unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Haluk Şahin

Aslında her şeyi biliyorlar

03.12.2015 10:53

Tarih, bu iktidarın sonunu Suriye takıntısının getirdiğini yazacak. Ortadoğu takıntısı da diyebiliriz.

Bu konuda uyarı görevini yerine getirmediğimiz söylenemez.  Her yanı binbir bubi tuzağı ve mayınla dolu Ortadoğuya nizamat vermeye kalkmanın akıl işi olmadığını pek çok kez yazdık.  Başkaları da yazdı, söyledi.

Hayır, en iyisini onlar biliyorlardı.  Keşke öyle olsaydı.  Ne bildiklerini bir yana bırakın, hiçbir şey anlamadıkları ortaya çıktı.

Ortadoğuda öyle berbat bir kapana düştüler ki, hiçbirimiz bu kadarını düşünemezdik. Hani, bazen gerçekler hayallere fark atar derler ya, aynen böyle bir durumla karşı karşıyayız. 

Ortadoğu ile o kadar uğraştılar ki, sonunda tüm dünyayı da Türkiyenin bir Ortadoğu ülkesi olduğuna inandırdılar. 

İşte bu perspektif kayması hatalarının başlıca nedeni oldu.  Evet, Türkiye kısmen Ortadoğu (eskiden Yakın Doğu diye bir laf da vardı)  ülkesi idi ama, aynı zamanda bir Akdeniz, Balkan, Kafkas ve tabii  Avrupa ülkesi idi.  Son 200 yıldır Avrupalı yanı ağır basıyordu. Ortadoğunun değil, Avrupanın hasta adamı idi.  Osmanlının son yüz yıldaki en önemli iki kenti de (İstanbul, Selanik)  Avrupa kıtasında yer alıyordu. Türkiye  Avrupa Konseyinin kurucu üyesi, Avrupa Birliğinin müzakereci adayı, Kuzey Atlantik Antlaşma Örgütünün (NATO) tam üyesi idi.

Ama iktidardakilerin gözü ve gönlü başka yerdeydi.

Daha çok dinsel ve mezhepsel nedenlere dayanan, halifelik ve imparatorluk düşlerine uzanan Ortadoğu takıntısı, uyarıldığı üzere, sonunda bizi bugün bulunduğumuz feci yere getirdi.  

Ama korkarım en kötü günleri henüz yaşamış değiliz.

Zavallı Suriyenin durumunu her geçenin bir yumruk patlattığı vur abalıya benzetiyorum.  İŞİD denen melanetin hava savunma sistemi yok ya, her canı sıkılan oraya uçak gönderip pilotlarına canlı antreman yaptırıyor.  Sonunda onlara İngiltere  ve hatta bu gibi konularda çok tutucu olan Almanya bile katıldı.  Habire vuruyorlar.

Oysa bu türden bombalamaların çare olmadığını,  üstelik çoluk çocuk sivillerin ölümüne yol açtığını herkes biliyor. 

Çözüm için kara harekatı lazım. Piyadenin karış karış ilerlemesi lazım.  Bunu kim yapacak?

Doğal olarak,  hiç kimse çocuklarını Der el Zor çölllerine sürmek istemiyor.  Bazıların Türk askerine bu açıdan alıcı gözlerle baktıklarını biliyoruz.           

                                                          ***

Bu arada karşılıklı müthiş istihbarat oyunları oynanıyor.  Rusların, İŞİD petrolünün Türkiyeye getirildiğine ilişkin uydu görüntüleri geçen hafta mı çekilmiş?

Elbette hayır!  Daha önce çekilmiş ve günü gelince kullanılmak üzere saklanmış.  (Casusluk ile gazetecilik arasındaki fark da tam işte bu noktada!  Biri saklamak, öteki toplumla paylaşmak üzere bilgi topluyor.)

Amerikan istihbarat örgütlerinin elinde de bu türden görüntüler olduğuna eminim.  İsrail dahil başka bazı istihbarat örgütlerinin de. Herkes gece gündüz Suriyeyi  (ve Türkiyeyi)  gözetliyor.  Eminim, yalnız orada çıkan petrolün nereye gittiğini değil, silahların nerelerden geldiğini de en ince ayrıntısına kadar biliyorlardır.

Eldeki bilgiler, kuşkusuz, şantaj amaçlı kullanıma çok açık.  Belki de öyle kullanılıyor.

Şu dönemde Obamanın Putine karşı Hayır, Türkiye doğru söylüyor, öyle şeyler yapmadı demek yerine  Evet, bizim elimizde de benzer görüntüler var! demesinin sonuçlarını düşünebiliyor musunuz?

Çok tehlikeli günlerden geçiyoruz.  Beni  en çok bu köşeye sıkışmışlık ve çaresizlik korkutuyor. 

Eğitim