unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Cüneyt Ayral

BDSM

29.08.2016 13:02

BDSM seks literatüründe acı çekmeyi ve acı vermeyi sevenler için kullanılan bir deyim.

Sevişmeyi bu tür algılayanlar, pek çok farklı biçimlerde birbirlerine acı çektirirken, diğerleri de acı çekmeyi sevenlere bunu uyguluyorlar.

BDSM Fransada pek çok kulüpte ya da özel evlerde uygulanıyor. "Zaman Bitti" romanımda, "Benim Parisim" adlı kitabımda ve daha başka yazılarımda da belirttiğim gibi SADO-MAZO ilişkilerin geçerli olduğu bu kulüplerde insanlar birbirlerini çeşitli biçimlerde aşağılıyorlar, dövüyorlar, farklı aletler kullanarak, bir türlü işkence uygulayarak cinsel doyuma ulaşmayı deniyorlar.

Dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi Fransada da bu tür oyunlarda kullanılan aletlerin, giyim tarzının satılmakta olduğu pek çok mağaza var. Yani kimileri bu işten ciddi olarak para kazanmaktalar!

Türkiyede de, internetten öğrendiğimize göre, var olan bu cinsel tatmin yöntemi, daha çok evlerde ve olabildiğince gizli olarak sürdürülüyor.

Sadistlik ve Mazohistlik insanların içinde olan duygular, ancak insan bu duygularını terbiye edebilecek akla sahip, o nedenle bu duygularını açığa çıkartanlara sapkın diyebiliyoruz. Çünkü onlar kendilerini kontrol etmekten aciz durumdalar veya sadistlikleri ortaya çıkıyor, insanlara zulüm ediyorlar, ya da mazohistlikleri ortaya çıkıyor ve zulüm görmekten rahatsız olmak bir yana, neredeyse zevk almaya başlıyorlar.

Bugün dünyada en büyük felaketlerden birisi olarak algılayabileceğimiz savaşlar ve terörist eylemleri de insanların içindeki bu engellenmesi güç duygularla açıklayabiliriz.

Bir kısım güçlü insan sadizmi yol ve yöntem olarak kullanırken, bir kısmı da bununla baş etmeyi denemek, baş kaldırıp kabul etmemek yerine, baş eğmeyi ve mazohistler gibi bu acıyı çekmeyi kabullenmeyi seçiyorlar.

Savaşı ve terörizmi destekleyenleri de, benim aklım BDSM kulüpleri olarak algılıyor, yani insanların karşılıklı olarak birbirlerine yaptıklarından para kazananlar da onlar, çünkü BDSM kulüplerine girmek ve orada bulunmak hayli pahalı...

Meseleye kendi özelimizden baktığımız zaman, gayet iç kapayıcı, yürek dağlayıcı bir görüntü ile karşı karşıyayız...

Sadistler aldatıldık – kandırıldık diyorlar yani sadist eylemlerini bilinçsizce yapmış olduklarını itiraf ediyorlar ki bu gerçekten, özellikle devleti yönetenler açısından korkunç bir durum, yönetilenler açısında ise açıklanması çok güç bir algı yanılgısı.

Bu acıyı bilinçli ya da bilinçsiz olarak çekmekte olan mazohistler açısından ise durum hayli ilginç...

Bugünü hazırlayanların temellerini sağlamlaştıran yetmez ama evetçiler, sıra ile yazmakta oldukları yazılarında aldatıldık – kandırıldık diyebiliyorlar, bir kısmı da sosyal medyadaki paylaşımları ile bugün bizi yönetenleri amansızca eleştirmeyi sürdürüyorlar, ancak onların yerleşmesindeki, yeşermesindeki katkılarını göz ardı ediyorlar, kendilerini görmezden geliyorlar.

Sadistlerin şaklattığı her kamçı darbesinin ardından sosyal medyada çığlıklar atmakta olan mazohistler ise, mesajları ile karşı çıkıyor olmaktan ciddi bir zevk alıyorlar ve kurtuluşa katkı sunduklarını sanıyorlar.

Oysa hem yönetenler, hem de yönetilenler açısından tam bir sado-mazo ilişkiler ağı haline gelmiş olan toplumsal yaşantımızın düze çıkabilmesi için, insan olma vasfımızı öne çıkartıp, sapkın ilişkiler ağından kendimizi, aklımızı kullanarak çıkartabilmeliyiz, aksi halde sado-mazolara hizmet sunanlar ellerini oğuşturmaya devam edecek ve bizim kandırılmışlığımızdan servet edinmeyi sürdürecekler, biz ise hep birbirimizi dövecek ve kimimiz dövüyor olmaktan kimimiz de dövülüyor olmaktan zevk almayı sürdüreceğiz.

Eğitim