unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Eren Erdem

Devlet Bahçeli referandum olursa AKP ile savaşacak mı?

24.08.2017 15:32

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bugün yaptığı açıklamasında; Erbil yönetiminin referandum kararının savaş sebebi sayılması gerektiğini söyledi. Peki Sn.Bahçeli bu referandumun yapılması halinde, sadece ve sadece AKP Hükümetinin buna sebep olabileceğini bilmiyor mu?

Muhtemelen biliyor. Ama ben biraz açayım meseleyi.

Kuzey Irakın referandum kararının tek ve biricik nedeni, Erbil yönetiminin yaşadığı büyük ekonomik krizdir. Malumunuz, Kuzey Irak bütçesinin %65i memur maaşlarına gitmektedir. Çünkü çalışan nüfusun %75 memur yapılmıştır. Bu devasa rakam karşılığında sadece %10luk bir bütçe yatırıma ayrılabilmiştir. Bölgesel yönetimin en büyük gelir kaynağı ise petrol satışından aldığı %17lik paydır. Malumunuz; evvelemirde Bağdat ile Erbil arasında bu husus bir krize yol açmıştı. Bu krizin aşılması; 2 Aralık 2014 tarihinde yapılan anlaşma ile son bulmuştu. Anlaşmaya göre Erbil, Kerkük petrolü dahil olmak üzere günlük 550bin varil petrolü Irak üzerinden ihraç edebilecek, bu gelirin %17si Erbile aktarılacak, ayrıca memur maaşları da Irak tarafından ödenecekti.

Lakin Bağdat bu anlaşmaya uymadı. Aylık 1 milyar dolaylarında bir gelir bekleyen Erbil yönetimine; Ocak ayında 250, şubat ayında 300, mart ayında ise 400 milyon dolar alabildi.

Özetle, Bağdatın bu tutumu Erbilin memur maaşlarını dahi ödeyemez hale gelmesini sağladı. Büyük bir kriz baş gösterdi.

VE DEVREYE ERDOĞAN GİRDİ!
Bu kriz yaşanırken Barzani Şubat sonunda Türkiyeyi ziyaret etti. Ve memur maaşlarını ödeyebilmek için 500 milyon dolar borç aldı. Halihazırda Erbil ile Türkiye arasında 2013 yılında petrolün Ceyhan üzerinden satışına yönelik bir anlaşma yapılmıştı bile. Ve Türk Enerji Bakanlığı yetkilileri 2014 itibariyle sevkiyatın başladığını, gelirin Halkbankasında tutulduğunu duyurmuşlardı. Erbil yönetimi bu anlaşma üzerinden, kesintiye uğrayan payını Türkiyeden alabilecekti. Bağdat yönetiminin payı da Bağdata gidecekti. Bu büyük kıyak elbette karşılıksız yapılmıyordu. AKP hükümeti de buradan nasibini alıyordu.

BAĞDAT TEPKİ GÖSTERDİ!
Bağdat yönetimi bu duruma ciddi tepki gösterdi. Erbili kendisiyle yaptığı anlaşmaya uymamakla itham etti. Erbilin %17lik payın ödenmediği yönündeki iddiasına karşı, Bağdat yönetimi Erbilin günlük 550 bin varil anlaşmasına sadık kalmadığını, Türkiye ile yapılan anlaşma üzerinden bu rakamlara ulaşılmadığını, ihraç edilen petrol payının Erbile aktarıldığını söylüyordu. İş kızışmıştı.

VE BARZANİ TÜRKİYEYE GÜVENEREK…
Ve Barzani, nasılsa Türkiye üzerinden petrol satarım diyerek bağımsızlık bahsini açtı. Tam tartışmalar alevlendiğinde Erdoğan; bu Irakın iç meselesidir demişti. Erbil yönetiminin sözcüsü Safin Dizayi ısrarcı bir dille; Türkiyenin referandum olsa bile, hiçbir şekilde petrol anlaşmasından geri adım atmayacağını kendilerine bildirdiklerini söylemesi meseleyi daha farklı bir boyuta çekmişti. Akabinde Haziran ayında Ankarada bir etkinlik düzenlendi. SETAnın düzenlediği etkinliğin adı; IKBYde bağımsızlık arayışı idi. Katılımcılar ise; Türkiye

Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Başdanışmanı İlnur ÇEVİK, Hisham AL-ALAWI (Irak Ankara Büyükelçisi), Hamza CUBURİ (Nahrain Center Eski Müdürü),Hemin HAWRAMİ (IKBY Başkanı Başdanışmanı) şeklindeydi. Barzaninin başdanışmanı Hawrami; bağımsızlık referandumunun gerekçelerini anlattıktan sonra, Erdoğanın Başdanışmanı; referanduma, Irakta istikrarsızlık olabileceği endişesiyle karşı olduklarını, ama referandum yapılması halinde HİÇBİR YAPTIRIM uygulamayacaklarını ifade etmişti. Manası şuydu; referanduma karşıyız, ama referandum yapılsa bile petrol anlaşmasını sürdüreceğiz. (İlgili etkinlik; https://www.setav.org/etkinlikler/ikbyde-bagimsizlik-arayisi/)

ZATEN REFERANDUMUN YAPILMASININ TEK KOŞULU…
Komiklik tam burada başlıyor. Referandumun yapılıp İKBYnin bağımsız olabilmesinin tek yolu; Türkiyenin petrol alımını sürdürmesidir. Yani siz; ben karşıyım referanduma, ama petrolü almaya devam edeceğim dediğinizde, referandumu yap demiş olursunuz. İran sert tepki gösterse de bir yaptırım gücü yok. Barzaninin bağımsızlık yolculuğunda tek gücü; petrolü Türkiye üzerinden satabilmesi. Eğer Türkiye; benim muhatabım Iraktır, ben petrolü Iraktan alırım derse, İKBY asla referandum yapamaz. Yani, Erdoğan çıkıp referanduma karşıyım derken, sadece halkı kandırmaktadır. Halkı aldatan, milli duygularla alay eden bir politika yapmaktadır. Ama diğer taraftan da petrolü alacağız diyerek referandumun yapılmasını sağlamaktadır. Yani İKBY referandumu Türkiyeye bağlıdır. Türkiyenin tavrı tamamen belirleyicidir.

MEVLÜT ÇAVUŞOĞLUNUN BAĞDAT ZİYARETİ!
Çavuşoğlu dün Bağdata gitti. Ve bir açıklama yaptı; biz Irakın toprak bütünlüğünden yanayız. Referanduma karşıyız. Akıllara zarar bu açıklamayı yaparken yüzünde en ufak bir kızarıklık görmedim. Referanduma karşı olmak; referandumun olmasını istememek demektir. Referandumun olmaması için Türkiyenin ben petrolümü Iraktan alıyorum demesi gerekir. Eğer; ben referanduma karşıyım, ama Barzaniden petrol alacağım diyorsanız bunun manası; referandum yapılmalıdır olacaktır. Çünkü olası bir referandumda oluşacak yönetim, güneyinde Irak, doğusunda İran ve batısında Suriyenin yer aldığı bir coğrafya olacaktır. İran ve Suriye hattında petrol akışı imkansız iken, tek yol, tek imkan Ceyhan hattıdır. Bu hat üzerinden petrol satışı varsa referandum vardır, yoksa referandum yoktur. Bütün mesele budur.

ŞİMDİ DEVLET BAHÇELİYE SORUYORUM
Referandum bir savaş sebebidir derken, Barzaniyi mi, AKPyi mi kastettiniz? Yani kiminle savaşma sebebi? Tüm meşruiyetini AKPnin tutumundan alan bir referandumun olması halinde, kime savaş açacaksınız?

Eğitim