unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Mehmet Ali Güller

Fıratın Doğusu karşılığında Menbiç-Kandil hediyesi

09.06.2018 23:50

Erdoğan ile ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson arasında Şubat ayında Ankarada yapılan tercümansız/diplomatsız görüşmede içeriği resmen ve tam olarak açıklanmayan ve devlet katında kayda alınmayan bir mutabakata varılmıştı.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD ile Menbiç ve Fıratın doğusu konusunda mutabakata vardıklarını söylemekle yetinmiş ve Türk-Amerikan Çalışma Grubu oluşturulacağını duyurmuştu.

Bu çalışma grupları, daha sonra yapılan müzakereler neticesinde bir yol haritası belirledi. Neydi o yol haritası?

Hükümetin Anadolu Ajansına yaptırttığı habere göre yol haritası üç aşamalı idi: Birinci aşamada, 30 gün içinde YPG Menbiçi terk edecek. İkinci aşamada, 60 günde ABD-Türk Ortak Denetimine geçilecek. Üçüncü aşamda, 60 gün içinde yerel yönetim kurulacak.

Ardından bu yol haritasını onaylamak üzere Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile ABDnin yeni Dışişleri Bakanı Mike Pompeo 4 Haziranda Washingtonda bir araya geldiler. Ve görüşmenin ardından Çavuşoğlu medya üzerinden Türk kamuoyuna anlaşmaya vardık müjdesi verdi!

Peki anlaşma tam olarak neydi? Hükümetten bu konuda kapsamlı bir açıklama yok.

YPG ASLINDA ÇEKİLMİYOR VE SİLAH TESLİM ETMİYOR
Fakat sahaya yansıyanlardan ve ortaya çıkan yeni durumlardan anlaşmanın içeriğini ortaya koyan kimi kanaatlere varabiliyoruz.

1. Tamam YPG Menbiçten çekiliyor; bunu ABD de teyit etti, YPG yetkilileri de… Ama aslında YPG Menbiçten çekilmiyor.

Şundan: YPG çekiliyor ama Menbiç Askeri Konseyi yerinde kalıyor. Kimler var bu askeri konseyde? DSG, yani Suriye Demokratik Güçleri. Kim bu DSG? Ana omurgasını YPGnin oluşturduğu örgüt!

2. Peki YPG ABDnin verdiği silahları teslim ediyor mu? Evet ediyor ama aslında hayır etmiyor.  Çünkü YPG silahlarını Menbiç Askeri Konseyine teslim ediyor!

3. Tüm bu işler yol haritasında belirtildiği gibi 60 günde sonuçlanıyor mu? Hayır, Çavuşoğlunun açıklamasına göre 6 aylık bir süreç olacak.

ABDNİN SURİYENİN KUZEYİNİ PAYLAŞMA TEKLİFİ
Peki en önemli konu olan Fıratın doğusu konusu ne olacak?

Çavuşoğlu, Tillersonla yapılan görüşmeler neticesinde 9 Şubatta şöyle demişti: ABD ile Menbiç ve Fıratın doğusu için mutabık kaldık.

O zaman İbrahim Kalın-H. R. McMaster, Nurettin Canikli-James Mattis ve Mevlüt Çavuşoğlunun tercümanlığında -kaydı tutulmayan- Tayyip Erdoğan-Rex Tillerson görüşmelerini analiz etmiş ve şu sonuca varmıştık: ABD AKPye Suriyenin kuzeyini paylaşmayı teklif etti.

Menbiçte varılan mutabakatın açıklanmayan esas boyutu işte budur. AKP Menbiç konusunda, hem de seçim öncesinde, kamuoyunu tatmin edecek bir taviz kazanacak ama karşılığında da Fıratın doğusundaki YPG varlığını kabullenme yoluna girecek.

ABDNİN ERDOĞANA ÇİFTE HEDİYESİ
Ne diyor bir zamanlar AKPnin akıl hocası olan Henri Barkey?

Menbiç Erdoğan için seçimler yüzünden önemliydi, ABD Erdoğana hediye verdi. (Sputnik, 9 Haziran 2018)

Peki ABDnin Erdoğana hediyesi sadece Menbiç mi? Pompeo görüşmesinden sonra Kandile operasyon ilan edilmesine bakılırsa, hediye kutusu daha da büyük.

16 yıldır Kandile operasyon yapmayan, dahası Kandile müzakere için heyetler gönderen hükümet, seçime 16 gün kala Kandile operasyona başlıyor!

Fakat mesele şu ki, gazetelere yansıyan istihbarata göre Öcalanla yapılan pazarlıklar neticesinde Kandildeki elebaşlar yer değiştirdi ve bölge kısmen boşaltıldı. (Ahmet Takan, Yeniçağ, 6 Haziran 2018)

Nitekim Kandildeki kimi elebaşları Suriyede ortaya çıkmaya başladı. Örneğin Hürriyetin haberine göre dün Kandilden biri daha önce, ikisi yeni gelen üç isim Suriyede öldürülmüştü. (hurriyet.com.tr, 9 Haziran 2018)

HEM RUSYAYLA HEM DE ABDYLE BİRLİKTE YÜRÜNEMEZ
Denilebilir ki, PKK bunca yıldır ana karargâhı olan Kandili neden boşaltsın?

Öncelikle tamamen bir boşaltma ve teslim etme durumu zaten yok. Fakat stratejik düzlemde esas olan şu: Kandil, toprağı olmayan PKK için kritik önemdeydi. PKKnin şimdi toprağı (Kuzey Doğu Suriye) var ve Kandil önemini korumakla birlikte artık eskisi gibi kritik önemde değil.

Dolayısıyla ABDnin Fıratın doğusu karşılığında Menbiçte ve Kandilin eteklerinde tavizler vermesi, taktik kayıp olarak görülebilir ama esasta stratejik kazançtır!

Ve dolayısıyla Ankara, dün Irakta olduğu gibi bugün de Suriyede meselenin esasında kaybetmektedir!

Türkiyenin Amerikan Koridorunu bozma potansiyeli taşıyan ve kısmen bunu sağlayan askeri hamlelerine rağmen neden böyle olmaktadır? Yanıtı Irakta da yapılan hatadadır. Türkiye 1995te Çelik Harekâtı ile 1997de Çekiç Harekâtı ile ABDnin Barzanistanına müdahale etmiş, ama sonuçta Barzanistanı tanıyarak kaybetmişti.

Çünkü Ankara ABDyle hareket ederek ABDnin projesini engelleyemeyeceğini görememişti!

Benzer durum bugün de geçerli. Erdoğanların Esad düşmanlığı ve Şamla anlaşmamaları, ABDyi sürekli Suriyeye askeri müdahaleye çağıran tutumları, Pentagonun attığı füzeleri alkışlamaları hatta az bulmaları, AKPyi döne dolaşa ABDnin stratejik girdabına sokuyor!

Dahası Ankaranın önünde şimdi çifte problem var:

Zira Suriyede hem Rusyayla hem de ABDyle birlikte yürüyebilmek, askeri kapasiteyi ve diplomatik becerileri fazlasıyla aşıyor!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Eğitim