unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Doğan Yurdakul

Genetiği değiştirilmiş demokrasi

02.11.2015 11:01

Aynen mahkeme kararlarına saygılı olmak sözü gibi sandık sonuçlarına saygılı olmak sözü de egemenlerin kullandığı klişelerden biridir.

Merdan Yanardağın seçimde dijital hile yapıldığı, bu ülkede  artık Milli Piyango sonuçlarına bile güvenilemeyeceği saptamasına katılıyorum.

Çünkü dijital delil oyunlarıyla bir yıl Silivri zindanına tıkılmış biriyim. Çünkü AKPnin oyları, Bülent Arınçın tahmininin bile 6 puan üstünde!

Gıda maddeleri gibi, seçim sandığının da genetiğinin değiştirildiği bir ülkede yaşıyoruz. Ama ben yine de, açıklanan sonuçlar gerçekmiş gibi bir değerlendirme yapmaya çalışacağım. 

Seçimden önceki anketlere bakanlar AKP aşağı yukarı aynı sonucun çıkacağını bildiği halde neye güvenerek seçimi tekrarlatıyor? Kazanana kadar seçim mi diyecek? diye soruyordu.

Anketlerin fiyaskosu bir yana, AKPnin oyunu tuttu: beş ay içinde kurgulanan terörle HDPyi, milliyetçi söylemlerini elinden alarak MHPyi baraj altına indirmeyi amaçlamışlardı. İki partiyi baraj altına indirmeyi başaramadılar ama üç partiden oy devşirerek tek başına iktidarı kaptılar!  7 Haziran ile  1 Kasım seçim sonuçlarının karşılaştırılması bunu gösteriyor:

Resmi olmayan sonuçlara göre, MHPnin kaybı: % -2.4, HDPnin kaybı: %-2,4, Saadet Partisinin kaybı: %1,4. Üç partinin toplam oy kaybı: -% 8.1. AKPnin kazancı: %8.5. Bu toplamların arasında binde dört gibi bir eksik var ki, onu da seçime katılma oranının yüksekliği ile açıklamak mümkün.

Görünüşe bakılırsa, CHPli sandığa gitmez efsanesi yıkıldı, hatta 1 Haziranda bir kısım AKPlinin sandığa gitmediği bile düşünülebilir.

İller temelinde saptayabildiğim bazı ilginç sonuçlar var. İstanbulda HDP (-2.5) ve MHPnin (-2,9) emanet oyları CHPye + 1.5 ), AKPye (+8)  geri dönmüş!

O korkunç katliamın yaşandığı Ankarada AKPnin oyu 10.5 puan artmış! CHP yüzde 1, MHP 3.4,  HDP 1,8 gerilemiş. Yoksa buradan Ankaranın IŞİDi desteklediği gibi gülünç bir sonuç mu çıkarmalı?

Şaka bir yana, Ankaradan katliama tepki oyu çıkmaması hiç mantıklı görünmüyor. Demek ki Davutoğlu canlı bomba olayından sonra oylarımızda artış var derken bir bildiği varmış!

İzmirdeki sürpriz AKPnin oylarını 5 puan artırmış olması. CHPde de yüzde 2 artış var. MHP ve HDP ise 2 şer puan kaybetmiş. 

Bu arada muhafazakâr Kürtlerin HDPye emanet giden oylarının AKPye geri döndüğü iddia ediliyor. Eğer buna inanılacak olursa, sevinmek gerekir. Çünkü alt ve üst yapısıyla feodal kalıntılar HDPnin prangasıdır.

KARAMANIN KOYUNU, SONRA ÇIKAR OYUNU!

Ufukta görünen olasılık, MHPnin yarım yüzyıllık ideolojisi olan Türk-İslam sentezinin de artık AKPye geçmekte olmasıdır. Böylece Sünni diktası da yavaş yavaş Türk-Sünni diktasına yatay geçiş yapabilecektir. Zaten eskiden MHP militanlarının patentinde olan Tekbir de giderek AKP militanlarına geçiyor. 

Bundan dört ay önce Yurt gazetesinde yazdığım Çeteden koalisyon kaçırma (5 Temmuz) başlıklı yazımın bir bölümünde şöyle demiştim:

Bugüne kadar en kritik dönemeçlerde desteğini aldıkları MHPyi yine yanlarında buldular.  Çete ve ırgat dedikleri yüzde 60ın içinden yüzde 16yı kaçırabildiler. Yeni hedefleri, eskiden merkez sağa yaptıkları gibi, MHPyi de kendi içlerinde eritebilecekleri önyargısız soslu bir koalisyon olabilir. Tabanı eritilmiş liderler müzesinde Süleyman Soylu ve Numan Kurtulmuşun yanına Bahçeli veya Ekmeleddin İhsanoğlu da eklemlense AKP için kaymaklı ekmek kadayıfı olmaz mı?

O yazıyı MHPnin son turda oylamaya katılmaması sayesinde İsmet Yılmazın Meclis Başkanı seçilmesinden hemen sonra yazmıştım. Aynı Meclis Başkanı 1 Kasımdan dört gün önce Sivasta yaptığı konuşmada şöyle dedi: Eğer koalisyonlara bu ülkeyi muhtaç ederseniz o zaman evlatlarınıza iş bulabilmek zor olur. Engellimize bakabilmek çok zor olur. Yoksulumuza kömür dağıtabilmek çok zor olur. Yeşil kartlımıza ilacını vermek çok zor olur. Evlatlarımıza yeni iş yeri açabilmek de çok zor olur."

Sonuç: Sivasta AKP oyunu yüzde 10 artırdı, MHP yüzde 6,5 oy kaybetti!  Bahçeliye de MHP oy ve milletvekili sayısı itibariyle yeterli olmasa da TBMMnde temsil edilme imkanına yeniden kavuşmuştur demek kaldı.

Siz bakmayın Davutoğlunun sık sık Tekbir sesleriyle kesilen balkon konuşmasındaki birlik, beraberlik, demokrasi sözlerine, o konuşmanın satır aralarında şu cümle de var: Bugünkü sistemin Türkiyenin ihtiyaçlarını karşılamadığı apaçık ortadadır.

Aynı Davutoğlu, Ağustos ayı başında,  koalisyon görüşmeleri sırasında şunları da söylemişti: Türk demokrasi tarihi 30lardan 40lardan bugünlere, bir sarkacı temsil eder ve iki ucun birbirlerini desteklemek suretiyle çıkardığı krizlerle uğraşmak zorunda kalmıştır. 1950lerin sonlarına doğru düzeni yok sayan bir cuntalaşma bir kaosa yol açtı. Otoriterleşme, özgürlükler, kaos, tekrar otoriterleşme sarkacı o günden bugüne devam eder.

Tanımdaki sarkacın salınım ritmine bakacak olursak, kaostan sonra tekrar otoriterleşme geliyor.

 

 

 

 

Eğitim