unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Torun Ahmet Türkmen

Günün gerçeği: Ya ateş olunacak ya da pervane olup ateşte yanılac

16.06.2016 08:27

Pervane böceğini sanırım hepimiz biliriz. Hani yanan bir ateş gördüğünde onun cazibesine kapılıp kendini içgüdüsel olarak içine atıp yanan böcek. Ne yazık ki Türkiye toplumunun en azından belirli bir kısmı aynı pervane böceği gibi kendisini yanmakta olan ateşin içine  hem de düşünmeden atmakta kararlı gözüküyor. Kuşkusuz bu kesimin bu noktaya gelmesinin nedenleri konusunda tartışılması gereken birçok noktanın olduğunu,  demokratik güçlerin ve özellikle kendisini solda tanımlayan partilerin sorumluluklarını bu noktada özellikle belirtmekte yarar var. 

Aydınlıklar gereğini yapmazsa karanlıklar o boşluğu doldurur. Hem de fazlası ile. bugün olan bu. Bu gerçeğimiz. Ama aynı zamanda bir başka gerçeğin de olduğunu görelim. Ülkede yaratılan ve daha da derinleşme eğilimi ortada olan karanlık tabloyu gören ve bu süreci tersine çevirmek isteyen güçlerin olduğu gerçeğini. Tahribat, yıkım büyük olsa da umut da günden güne büyüyor. Çünkü süreç bu güçlerden yana bir şekilde gelişiyor. Çünkü  iç ve dış politikada hükümetin hareket alanı her geçen gün daha da daralıyor.

Yaşadığımız yakın süreçte bunları gören Erdoğan ve AKP iktidarı yeni bir strateji geliştirmeye çalışıyor. İç ve dış Düşmanla aynı anda mücadele edemeyeceğini düşünerek dış politikada bugüne kadar izlediği çizgide ciddi değişikliğe gitmeye başladı. Suriye politikasında Kırmızı çizgimiz dediği tüm noktaları görmezden gelmeye başlıyor. Suriyedeki oyunda artık olmadığını bilerek hareket eder gözüküyor. Sanırım çok uzak olmayan süreçte Katil Esetten, Devlet Başkanı Esat politikasına geçecek, en azından sessiz kalacak gibi duruyor. Rusyaya gülücük göndermeye başladı. AB ile sonuç alamayacağını bilmesine rağmen yumuşama sinyalleri gönderiyor. ABDde devam etmekte olan Sarraf davasının üzerini küllemeye çalışıyor. Kısacası; zaman kazanmaya çalışıyor.

Peki neden?

İç ve dış cephede aynı anda mücadele edecek gücü kendisinde bulamıyor. Tüm gücünü, İç politikada iktidarda kalabilmesinin olmazsa olmaz koşulu olarak gördüğü, kontrol ettiği yeni sistemi tümden yasal zemine oturmak için dönüşümleri gerçekleştirmeye ayırıyor. Saldırganlığı ve yasa tanımazlığı bir kat daha arttırıyor. Toplumsal ve siyasal sistemde yeni değişiklikler için adımlar atıyor. Ordu ile yakın zaman önce attığı adımları yok sayarak tam tersine ittifak için girişimlerini arttırıyor. Aynı zamanda Kürt bölgelerinde uygulattığı vahşeti uygulamak zorunda kalanları yasal bir zırha bürümeye çalışıyor.

İşte böylesi  bir süreçte ülkemizdeki demokratik, özgürlükçü, barıştan, kardeşlikten, insan haklarından yana tüm güçler ve özellikle CHP ve HDP gibi kendisini solda tanımlayan partiler bir tavır almak zorunda. Uzun söze gerek yok. YA ATEŞ OLACAKLAR YA DA PERVANE OLUP BU ATEŞTE YANACAKLAR.

Zaman daralıyor. Bunu bilelim.              

Eğitim