unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Cüneyt Ayral

Macron niye / neyi kaybetti?

08.05.2017 13:15

Fransada Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turu da tamamlandı ve iki adaydan birisi olan Emanuele Macron seçimi %65,9 oyla kazandı.

Bir önceki yazımda, görünen o ki 7 Mayıs seçimlerinde %63-68 aralığında bir oy ile Fransanın en genç cumhurbaşkanı olabilecek.. diye yazmıştım, yanılmamışım...

Şimdi E. Macron Fransada 5inci Cumhuriyetin 8 inci ve en genç Cumhurbaşkanı olarak yemin edecek, 5 yıl görev yapacak / yapabilecek mi?

Macron bu seçimi kazanarak, erken siyasi yaşamına beş yıl sonra son verme kararını da imzalamış oluyor, çünkü onu Cumhurbaşkanlığına taşıyan oyların %45 ten fazlası emanet oylar, çünkü Macron bir siyasi hareketin lideri değil, yeni bir eylem gurubunun lideriymiş gibi davrandı yalnızca, çünkü Macron gelmekte olduğu Sosyalist Partiyi red ediyor ve merkez sağa da göz kırpmıyor, Fransanın hiç alışık olmadığı bir dilde Ekonomide liberalim, sosyal konularda sosyalistim diyor, çünkü Macron 39 yaşında ve deneyimsiz bir politikacı, Avrupa Birliğindeki kurt politikacılar için çok kolay bir yem, çünkü Macron çok aceleci, keşke diyorum, 16 yaşında aşık olduğu ve kendisinden hayli yaşlı olan eşini beklediği gibi bekleyebilseydi, partisini kurduktan, siyasi görüşünü kitlelere anlatıp kabul ettirdikten sonra bu işe kalkışsaydı, o zaman uzun soluklu bir Cumhurbaşkanlığı belki yapabilirdi.

Fransa Sarkozyyi de yaşadı, Hollandı da yaşayıp bitirdi. İkisi de siyasi bağlarına tam bağlılık göstermedikleri için, birer dönemde yok olup gittiler ve iz bırakamadılar, bıraktıkları izlerin hiç birisi kitleleri memnun eden izler değil.

Şimdi önümüzde Fransanın genel seçimleri var ve Cumhurbaşkanlığı seçiminin birinci turunda beklenenin üzerinde bir çıkış yapan komünist Melanchon çok sempati topladı, Macrona oy veren kitle içinde Melanchonun katkısı çok büyük ve bunu genel seçimlerde göreceğiz.

Öte yandan FN, Marie Le Pen %34,1 oy aldı, bu kendisi için bir rekoru oluştururken Fransa ve Avrupa için tam bir yüzkarası... Faşizmin, ayrılıkçılığın, huzursuz siyasi yaklaşımların nasıl kabul görmekte olduğunun, bu anlayışın artışının ispatı...

Marie Le Pen, eğer seçim öncesi söylemlerinde İslamcıları ötekileştirmeseydi, ABden ayrılacağına dair konuşmalar yapmasaydı, Fransanın aslını oluşturan göçmenlerle ilgili ileri geri konuşmasaydı, hiç kuşku yok ki Macronu rahatlıkla köşeye sıkıştıracak siyasi bir yeteneği vardı, ama eski angajmanları onu bu tür bir söyleme itince % 34,1 de kaldı ki, bu rakam bile Macronun karşısında çok ciddi bir başarıdır.

Fransa herşeye rağmen çok demokratik bir seçim yaşadı, sandıklarda hiç bir sıkıntı yaşanmadı, hiç bir yolsuzluktan, yasa dışılıktan söz edilmedi ve herkes seçim sonuçlarını saygıyla karşıladı. Ancak Fransa hiç beklemediği yeni bir dönemi daha 1inci tur seçimlerde başlatmıştı.

Avrupanın yegâne sosyalist ülkesi olan Fransa, Hollande yönetiminde özellikle Alman Şansölyesi Merkelin ciddi etkisi ile iyice sağa kaymış ve sosyal hakların bir kısmından ödünler vermişti, ekonomi bakanlığı sırasında bu gelişmeleri hayata geçiren de Macron olmuştu ve bunu halk unutmadı!

Le Penin özellikle göçmenler konusundaki yaklaşımı Macronun ikinci turdaki oylarının artmasına neden oldu, ama göçmenlerin hiç birisi Macroncu değil, herşeyden önce onun meydanlarda ne anlatmakta olduğunu henüz sokaktaki insan anlayabilmiş bile değil.

Macron bir zorunluluktan ötürü seçildi!

Ve siyasi yaşamının son 5 yılına girmiş oldu...

Bence bir ABD projesi olan Macronu öne sürenler, onu heyecanlandıranlar, acele tmesine neden olanlar ve kazanmasına yol açanlar Fransayı, gerçek demokrasiyi  ve Fransız seçmenlerinin davranış biçimini hiç iyi analiz etmemişler...

Macronu bekleyen çok ciddi sorunlar var. Cumhurbaşkanlığı yeminini ettiğinde Olağan Üstü Hal durumunda bir ülkeyi teslim alacak, bu ülke çeşitli cephelerde savaşmakta ve ekonomik olarak ciddi sıkıntıları var, halkın yüzü asık ve geleceğinden umutsuz, işsizlik çok yüksek, hayat günden güne pahalılanıyor. Eğer bunlarla uğraşabilecek ise ne alâ, ama beceremez ise, ciddi bir GREV kültürü olan, STKları çok iyi çalışan Fransada önümüzdeki beş yıl sokak eylemlerinden ve dev grevlerden kimse nefes bile alamaz.

Macron aceleci davrandı, bakalım neyi, nasıl becerecek...

Yaşayıp göreceğiz...

Eğitim