• BIST 94.655
  • Altın 144,854
  • Dolar 3,5508
  • Euro 3,8707
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 16 °C
  • Adana 23 °C
  • Antalya 22 °C

Yeni çıkan kitaplar / 10 Nisan 2017

Yeni çıkan kitaplar / 10 Nisan 2017
Yeni Çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi...

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim:
[email protected]

-------------------------------------------

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular.

Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

YENİ ÇIKANLAR

9786051851204.jpg

Rosamund Bartlett

TOLSTOY

BİR RUS HAYATI

Lev Nikolayeviç Tolstoy (1828-1910) roman sanatının en büyük yazarlarından ve tarihin en etkili aydınlarından biridir. Bundan başka anarşist düşünür, devrimci eğitimci, ateşli yardımsever, savaş muhabiri, uzman çiftçi, arıcı, hatta hatta peygamber gibi sıfatlar da rahatlıkla kendisine yakıştırılabilir. Uzun süren yaşamı boyunca sadece yazmakla kalmamış, örneğin Rusya'daki korkunç kıtlığa karşı mücadele başlatmış; adaletsizliğe, militarizme, çarlık rejimine ve kiliseye meydan okumuş, otoriteye ve her tür baskıcı rejime karşı gelerek, Gandhi, Martin Luther King gibi, tarihin seyrini değiştirecek liderlere esin kaynağı olmuştur.
Rosamund Bartlett, bu çarpıcı Tolstoy biyografisinde, uçsuz bucaksız Rus topraklarına bile sığamayan bir devin ayak izlerini takip ediyor. Tolstoy'u, çarlık rejiminin sallantıda, dini kurumların çökmekte olduğu bir Rusya tablosunun içinde resmederek, romanlarını, düşüncelerini, inançlarını ve “pasif direniş” gibi görüşlerini bu bağlam içinde ele alıyor.

Buna ek olarak, kısa süre önce halka açılan Sovyetler Birliği Arşivleri'nden faydalanıp, bir öğreti olarak “Tolstoyculuk” hakkında yepyeni ve oldukça çarpıcı bilgiler ortaya çıkarıyor. Çağdaş ekoloji anlayışını, doğayla uyumlu yaşam arayışlarını derinden etkileyen “Tolstoyculuk” öğretisinin geçmişini, Bolşevik devriminde oynadığı rolü ve –takipçilerinin yaşadığı onca baskı ve kıyıma rağmen bugünlere gelişini gözler önüne seriyor.

536 s. İstanbul 2017

0001697946001-1.jpg

Cicero

YAŞLI KATO VEYA YAŞLILIK ÜZERİNE

İş Bankası Kültür Yayınları

Cicero (MÖ 106–MÖ 43) : Romalı büyük devlet adamı, hatip ve düşünür. Gençliğinde felsefe ve hukuk eğitimi aldı. Hitabet sanatındaki ustalığıyla consul'lüğe dek yükseldi. Roma'yı birey, geleneksel toplum düzeni ve devlet üçgeninde ele alan konuşmaları, felsefi ve teknik eserleriyle her çağın insanını etkilemeyi başarmıştır.

Cicero ölümünden bir yıl önce kaleme aldığı Yaşlı Cato Veya Yaşlılık Üzerine'yi yazdığında 62 yaşındaydı. Eserini Platon'u örnek alarak diyalog biçiminde kurgulamış, esas konuşmacı olarak da Latin edebiyatında Büyük Bilge olarak anılan Marcus Porcius Cato'yu seçmiştir. Cicero, Cato'nun şahsında yaşlılığın da çocukluk, gençlik, olgunluk gibi insan ömrünün doğal bir aşaması olduğuna, bu çağı bir yük gibi görmemek gerektiğine dair görüşlerini dile getirir.

80 s. İstanbul 2017

0001698136001-1.jpg

Soner Yalçın

SİZ KİMİ KANDIRIYORSUNUZ!

Kırmızı Kedi Yayınevi

Tarihin labirentlerinde, ezber bozan, şaşırtıcı bir yolculuk…

Ülkelerin dünü ve bugünü arasındaki kimi benzerlikler şaşırtıcıdır.

Osmanlı Padişahı Abdülaziz'in 30 Mayıs 1876'da askeri darbeyle tahttan indirilmesi ile Cumhuriyet döneminde ağır ekonomik kararlar alan hükümetlerin başına gelenler benzerdi.

Protestanlığın yayılmasında Osmanlı'nın rolü neydi?

İngilizler, Osmanlı istihbarat örgütünü neden ve nasıl kurdu?

MHP'nin 2000'li yıllarda başörtüsünü desteklemeye başlaması şaşırtıcı değildi, çünkü Ülkücü harekette yaklaşık 50 yıl önceki Nihal Atsız-Alparslan Türkeş ayrılığıyla birlikte tarihsel dönüşüm yaşanmış, oy uğruna İslam motifinden yararlanmaya karar verilmişti.

Geçmişte ülkenin sosyo-ekonomik ve siyasi hayatında önemli rol oynayan tarikatların bugün geldiği nokta ne?

Dünün Akıncı Gençler'i bugün ne yapıyor?

AKP'lilerin eşleri neden örtündü?

Dincilerin, Mehmed Âkif Ersoy'la ilgili yalanı nasıl son buluyor?

Türk “Che Guevera”lar nasıl ortaya çıktı?

Doğruyu bulmak, zekâ ve bilgi meselesinden çok, kişilik ve ahlak sorunudur.

374 s. İstanbul 2017

0001697116001-1.jpg

Müjdat Gezen

GÜLE GÜLE DÜNYA BEN BURDA KALIYORUM

Kırmızı Kedi Yayınevi

Müjdat Gezen’in kaleminden kitabı;

“Kitabımın ismi Güle Güle Dünya Ben Burda Kalıyorum... ‘Burda'nın ortasındaki ‘a' harfi konuşma dilinde düşüyor ya, o nedenle konuşur gibi olsun istedim bu kitap... Ama dünyaya, ‘Hoşça kal,' demek istemediğimi de anlatmaya çalıştım.”

Müjdat Gezen yeni kitabı Güle Güle Dünya Ben Burda Kalıyorum'u dünden bugüne, çocukluğundan şimdisine, ülkenin hallerinden sanata kadar anılarıyla, düşünceleriyle dokuyor. Keyifli bir sohbet ortamında okurunu kâh güldürüyor, kâh hüzünlendiriyor.

“Bu memlekette artık üç şeye güvenim yok diyorum. Bir: Adalet. İki: Hoşgörü. Üçüncüsü mü?.. Artık onu da siz bulun... Aklınıza herhalde üç yüz şey geliyordur...”

176 s. İstanbul 2017

protesto-kapak-003.jpg

James M. Jasper

PROTESTO

Ayrıntı Yayınları

James Jasper Protesto'da, Zweig'ın tabiriyle “insanlığın yıldızının parladığı anlar” olarak protesto hareketlerini, bilhassa kültürel ve duygusal boyutlarıyla gözler önüne seriyor. Şu temel soruyla koyuluyor yola: “İnsanlar hangi motivasyonlarla, hangi duygusal ve kültürel süreçlerden geçerek birer protestocuya dönüşürler?” Jasper bu soruya cevap ararken, öncelikle toplumsal hareketleri inceleyen teori ve yaklaşımların sınırlılıklarını döküyor ortaya. Bireylerin psikolojik durumları ve dürtüleri ile siyasi yönelimleri arasında adeta doğrusal bir nedensellik ilişkisi öngören psikolojik yaklaşımlara olduğu kadar, insan unsurunu bütünüyle yok sayan ve meseleyi salt tarihsel ve yapısal bağlamlar içerisinde tartışan büyük anlatılara da söyleyecek birkaç sözü var. Ve bunlara karşılık ortaya koyduğu alternatif bir bakış açısı da: Bu “kültürel” yaklaşımın başlangıç noktasını “öznenin bakış açısı, hisleri, hedefleri ve eylemleri, istediklerini elde etmeye çalışırkenki tercihleri” ile birlikte içinde bulunduğu toplumsal, tarihsel ve fiziksel koşullar oluşturuyor.

Jasper, kendi teorik çatısının her bir dayanağını, 2011 Wall Street'i İşgal Et eylemlerinden Hindistan'daki Dalit hareketine, Amerikan Hıristiyan Sağı'ndan Mısır Devrimi'ne, feminist hareketten 18. yüzyıl İngilteresi'nde ortaya çıkmış Wilkes hareketine kadar çok farklı tarihsel dönem ve coğrafyalardan, çok farklı talepleri dillendirmiş protesto hareketleri bağlamında ele alıyor. Hareketin ilk ortaya çıkışından, örgütlenme aşamasında yaşadığı ikilemlere, medya ve siyasetçilerle olan ilişkilerinden yeni üye kazanma sancılarına, ortak anlam ve sembollerin üretilmesinden bütçenin yönetilmesine kadar detaylı ve bütünlüklü bir tablo koyuyor ortaya, üstelik bunu akademik dilin talepkârlığından uzak gündelik bir üslupla yapıyor.
İçinden geçmekte olduğumuz siyasi altüst oluşlar ve zemin kaymaları çağı gösteriyor ki gelecek günler, farklı protesto hareketlerine gebe ve bu kitap önümüzdeki hareketli günlere de ışık tutacak bir rehber niteliğinde.

256 s. İstanbul 2017

0001698486001-1.jpg

Halil İnalcık

TANZİMAT VE BULGAR MESELESİ

Kronik Kitap

Halil İnalcık’ın 26 yaşında yazdığı doktara tezi “Tanzimat ve Bulgar Meselesi” Kronik Kitap’tan çıktı.“Halil İnalcık'ın doktora tezi olan ve daha 26 yaşındayken tamamladığı ‘Tanzimat ve Bulgar Meselesi', hâlâ hem içerik hem de yöntem olarak alanında öncülüğünü koruyor. Tanzimat'ın ilanından sonra Bulgaristan bölgesinde çıkan ayaklanmaları, çözümlenemeyen toprak meselelerine ve köylülerin sıkıntısına bağlayan; çift taraflı arşiv ve kaynak araştırmalarına dayanan bir tezdir. Türk tarihçiliğinin Balkan ülkeleri arasında objektif ve bilimsel tahlil kapasitesine öncü olarak oturduğunu gösteren bir araştırmadır. Genç tarihçinin sosyal bilimlerde ulaştığı düşünce ve analiz kapasitesini gösterir.

Halil Hocanın ‘Tanzimat ve Bulgar Meselesi' aranan, kayıp bir muhalled eserdi. Bir öncü kitaptı. Kronik Kitap bu eseri bir anı baskısı olarak okuyucularına sunuyor.”

İlber Ortaylı

208 s. İstanbul 2017

0001692309001-1.jpg

Yılmaz Gruda

GELİR ERGEÇ

Berfin Yayınları

Yılmaz Gruda’nın “Gelir Ergeç” adlı romanı Berfin Yayınları’ndan çıktı. Gruda’nın kaleminden romanına ilişkin;

“Bilirsiniz, ‘sıradan’ da olsa; bir yazı’yı yazmak zorlu bir iştir!... Hele hele, bir ‘Kapak’ yazmak daha zorlu bir iştir! Bu ‘yazma’ eyleminin en ‘şedde’lisini yaşayanlara örnek, Büyük Fransız romancı’sı Güstav Filober’dir derler… Üstad, bir cümlede yer alacak bir sözcüğün en yetkinini bulmak için… rivâyet!... Paris’te, en az 2 adet tur atarmış!.. Kapak için… revnak!.. Allah bilir, bir dünya turu falan atardı her hâlde! Allah’tan, benim elimde kolayca ‘giriş’ yapabileceğim bir dayanak var: “Karşı Roman!” Kimselerin ‘işten / adamdan saymadığı… üzerine gitmediği’ bu dayanak’ım, anlaşılacağı üzre, ‘pazar’daki sayfalar dolusu ‘tuğla’ romanlara… bu romanların ‘kılişe’ sunum / anlatım biçim ve biçemlerine Karşı- idi!... Berfin-Bahar Dergisi, temel’de “Lâfın uzunu…” deyimi üzerine bina edilmiş olan örneklerini -yıllar, yıllar sonra ilk kez:- ‘tefrika’ eyledi! İşte elinizdeki “Gelir Ergeç” başlığını taşıyan bu -novella diyorlar… biz de diyelim:- tefrika eylenenlerin en sonuncusu!... Yeni pelesenklerimizden: “Derken?...” Ardı gelecek yani! Lâfı uzatmıyorum: Bu novella, kimi nesne’leri, kavram’ları adam’a yazdı / adam’dan saydı!.. 2 adet de ‘final’ kotarıp, gidişatı noktaladı. Roman olgusuna, bir de bu ‘novella’dan bakın!”

320 s. İstanbul 2017

0001696848001-1.jpg

Eugen Weber

KÖYLÜLERDEN FRANSIZLARA

Heretik Yayıncılık

Eugene Weber'in bu ölümsüz eseri, devrim sonrası Fransa'sında modern ulus devletin ve Fransız kimliğinininşa sürecini bütün detaylarıyla ele alıyor.

Köylülerden Fransızlara, büyük ölçüde kırsala hapsolmuş, "barbarlartarafından meskûn" edilmiş ve karmakarışık kültürlerle malûl bir ülkenin 19. yüzyılın ikinci yarısından sonranasıl bir dönüşüm geçirdiğini adeta bir kuyumcu titizliğiyle irdeliyor. Bu sayede bize modern anlamda Fransız kimliğinin yaygın ve zorunlu eğitimin, mecburi askerlik hizmetinin ve bilhassa da ulaşım hizmetlerinin ve kitle iletişim araçlarının kırsala girmesiyle birlikte temayüz ettiğini gösteriyor. Bu kitabın bilhassa Avrupa kıtasında modern ulus devlet inşası süreçlerini anlamamız açısından temel bir referans olduğunu söylemek mümkün. Kitlelerin gündelik hayatlarından bir hayli etkilenen Weber, o bildik canlı ve nüktedan üslubuyla geçmişi erişilebilir

ve şimdiyle ilişkili kılmayı başarmıştır. Köylülerden Fransızlara bu üslubun bütün özelliklerini taşıyor. 19. yüzyılın ikinci yarısından sonra Fransız kırsalının adeta canlı bir resmini çizen Weber, bu dünyanın 20. Yüzyılın ilk çeyreğine kadar ulus devletin modern dünyasına nasıl entegre olduğunu renkli bir dille okuyucuya sunuyor. Hiç şüphe yok ki modern ulus-devlet ve milli kimlik inşası literatürünün en temel ve çarpıcı eserlerinden birini elinizde tutmaktasınız...

776 s. İstanbul 2017

0001697163001-1.jpg

Czeslaw Milosz

TUTSAK EDİLMİŞ AKIL

MonoKL Yayınları

Czeslaw Milosz’un sözleriyle “Tutsak Edilmiş Akıl”;

 “Şimdi yersiz yurtsuzum. Haklı bir ceza. Ama belki de, “ebediyete kadar tutsak olanlar” benim dudaklarımla konuşsunlar diye doğmuşumdur, değil mi? Ne diye kendimi gerektiğinden fazla sakınacakmışım ki ve devlet yayınevinden çıkan Polonya şiiri klasikleri antolojilerinde adım geçsin diye, şairin belki şair oluşunun tek gerekçesini oluşturan şeyden vazgeçecekmişim ki?

Arkadaşım, çıplak gücü, ona çeşitli isimler vererek onaylıyor. Yollarımızı ayırdık. Kendimi kaybedenlerin mi yoksa kazananların mı tarafında bulduğum, umurumda bile değil. Tek bir şey biliyorum: Eğer arkadaşım, zaferin tatlı meyvelerini yiyecekse, yerküre uzun yüzyıllar için planlı şekilde imar edilecekse, o güne kadar yaşayacaklara yazık. Şimdi yataklarında uyuyorlar ya da aptal eğlencelere veriyorlar kendilerini ve gerçekten her bir eylemleriyle yok oluşa hizmet etmeye uğraşıyorlar.

Yalnız, onları yok edecek olan şey, onlardaki insanı özgürleştirmeyecektir. Eğer arkadaşım, tapındığı gücün bir zorunluluk olmadığına inanacak güçte olursa, gezegenimiz korkunç savaşlar ve kanlı devrimler dönemine girecektir, ama arayış bitmeyecek ve umut kalacaktır.”

- Czeslaw Milosz 

240 s. İstanbul 2017

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)