• BIST 104.123
  • Altın 145,449
  • Dolar 3,4885
  • Euro 4,1695
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 21 °C
  • Adana 28 °C
  • Antalya 25 °C
SON DAKİKASivas'ta deprem

Yeni çıkan kitaplar / 10 Temmuz 2017

Yeni çıkan kitaplar / 10 Temmuz 2017
Yeni Çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi...

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim:
[email protected]

-------------------------------------------

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular.

Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

YENİ ÇIKANLAR

1-282.jpg

Fatih Oktay
ÇİN
İş Bankası Kültür Yayınları


Çin ekonomisi 2015 yılına, ülkelerarası fiyat farklılıklarını hesaba katarsak,ABD'nin önünde dünyanın en büyük ekonomisi olarak girdi. 80'li yıllarda ekonomisi Türkiye ile karşılaştırılabilir büyüklükte olan Çin, günümüzde dünyanın en büyük ihracatçısı, ikinci büyük ithalatçısı ve en büyük döviz rezervlerine sahip ülkesi konumunda bulunuyor.

Çin, dünyanın en büyük araba üreticisi ve pazarı, en büyük televizyon üreticisi ve pazarı, en büyük demir-çelik üreticisi ve pazarı, en çok internet kullanıcısı olan ülkesi, en büyük elektronik ticaret hacmine sahip ülkesi... Hatta, fakir, tutumlu ve az ile yetinen insanların ülkesi diye bildiğimiz Çin, dünyanın en çok lüks mal tüketilen ülkesi konumunda bulunuyor.

716 s. İstanbul 2017

2-241.jpg

Hasan Ali Toptaş
BAŞLARKEN YALNIZSIN, BİTİRDİĞİNDE DAHA DA YALNIZ
Everest Yayınları

Hasan Ali Toptaş'ın söyleşileri, genişletilmiş, yeni baskısıyla okurla buluşuyor.
HAT edebiyatını neredeyse bütün yönleriyle kapsayan bu söyleşiler, edebiyat ve yazarlık üzerine düşünen okurların şimdiden başucu kitabı oldu.
Binbir Gece Masalları'ndan kutsal kitaplara, sözlü kültürden modern edebiyata, Borges'ten Neşet Ertaş'a; Hasan Ali Toptaş'ın edebiyat ve kültür evreni bütün içtenliği ve derinliğiyle önümüze seriliyor.
Toptaş bu kitabıyla, Cioran'ın özlediği, “bir virgül uğruna ölünen” zamanlar için geleceğe sesleniyor...
“Bana göre, yazmak, her türlü iktidarın etkisi dışında yapılan, çok özel bir şeydir. İktidar devlet olabilir, iktidar okurun eğilimi, eleştirmenin bakışı, editörün anlayışı olabilir. Yazar kalemi eline alıp eğildiğinde kağıdın yüzüne kendi gölgesiyle birlikte bunlardan birinin gölgesi de düşüyorsa, bana göre yazılacak olan metin daha baştan zedelenmiştir.”

305 s. İstanbul 2017

3-165.jpg

Zülfü Livaneli
ELİA İLE YOLCULUK 
Karakarga Yayınları

Dünyaca ünlü sinema ustası ve yazar Elia Kazan, kendini bir Amerikalı ya da Yunan gibi değil, bir Anadolulu gibi hissederdi. Pek çok oyuncuyu da birlikte çalışmaya "Anadolu gülüşü" dediği yetenekle ikna ederdi.
Bu yetenek onu, hayatı boyunca taşıyacağı "işbirlikçi" etiketinden kurtaramadı. McCarthy dönemindeki hataları, onu ömür boyu kovaladı. Üçüncü Oscar’ını bile üzüntüyle kaldıran Kazan, belki biraz avunmak ve arınmak için annesinin dizlerine koşan bir çocuk gibi, memleketi Kayseri'nin yollarına düştü. Kaderini bilen ama ölmeden önce ona karşı mücadele eden bir Yunan trajedi kahramanı gibi.
Kadim Anadolu, bambaşka ilkelere sahip, farklı deneyimler yaşamış iki insanı, Zülfü Livaneli ve Elia Kazan'ı belki de tek ortak yolculuklarına çıkarmayı başardı.
 
Livaneli'nin büyülü satırlarından okuyacağımız bu sıra dışı yolculuğu, M.K. Perker'in muhteşem çizgileriyle izleyeceğiz.
 
120 s. İstanbul 2017

4-117.jpg

Nevşah Fidan Karamehmet
TÖZ
Destek Yayınları

Nevşah Karamehmet’in  “Nefs” üçlemesinin TİN’den sonraki ikinci kitabı olan TÖZ’de Fatma’nın, Selim’in, Cengiz’in, Aslı’nın, Asu’nun, Behçet’in, Esra’nın, Kerim’in, Ahmet’in, Gülşah’ın, Arthur’un, Excalibur’un, Merlin’in, Tutmosis’in, Hatşepsu’nun ve RA’nın sarmal zaman döngüsü içinde birbirine değmeden ama birbirinin tesirini duyarak akıp giden öyküleri, eşsiz bir tanrısallaşma tecrübesine dönüşüyor.
Dünya denen çoktan yaşanmış ve bitmiş bir sanrının içinde burada bulunma amacını hatırlayabilmeyi başaranların tanrısallaşmayla tekâmül edecek olan yolculuklarına rehberlik eden Nevşah Karamehmet’in felsefe, bilim, teknik, duygu ve deneyim dolu romanı TÖZ, anlatım zenginliğiyle de öne çıkmayı başarıyor...
 
208 s. İstanbul 2017

5-048.jpg

Isabel Allende
JAPON SEVGİLİ
Can Yayınları

Alma’yla Ichimei’ye göre bitmek bilmeyen bir süre boyunca, karşılıklı gönderilen bu mektuplar o gizli buluşmaların yerini almıştı. Alma’nınkiler, ayrılık yüzünden acı çeken bir kadının samimi ve kederli mektuplarıydı; Ichimei’nin mektuplarıysa durgun ve billur, berrak bir su gibiydi, ama paylaştıkları o tutkulu aşk satır aralarında yürek gibi çarpıyordu. Bu mektuplar Alma’ya Ichimei’nin o zarif iç dünyasını, heyecanlarını, düşlerini, özlemlerini ve ideallerini apaçık gösteriyordu; aşk buluşmalarından çok, bu mektuplar sayesinde onu tanıyabilmiş, sevebilmiş, arzu edebilmişti.
1939’da Polonya Nazi işgaline uğrayınca ailesi sekiz yaşındaki Alma Belasco’yu San Francisco’da rahat bir yaşam süren akrabalarının yanına gönderir. Dünyanın savaşa tutuştuğu dönemde Alma ile ailenin Japon bahçıvanının oğlu Ichimei Fukuda arasında masum bir aşk filizlenmeye başlar. Pearl Harbor saldırısının ardından ABD’nin ülkedeki Japonlara muameleleri, kamplara kapatılan birçok Japon’unki gibi iki âşığın hayatını da altüst eder. Onlarca yıl sonra ortaya çıkan gizemli mektuplar, kökeni neredeyse yetmiş sene öncesine dayanan olağanüstü bir tutkuyu ortaya çıkarır.
Japon Sevgili, Şilili yazar Isabel Allende’nin kaleminden kıtalara ve nesillere yayılan bir aşk, aidiyet ve kader hikâyesi.
 
336 s. İstanbul 2017

6-042.jpg

Sevgi Soysal
Derleyen: İpek Şahbenderoğlu
VENÜSLÜ KADINLARIN SERÜVENLERİ
İleitşim Yayıncılık

Venüslü Kadınların Serüvenleri Sevgi Soysal’ın TRT’de çalıştığı dönemde yazdığı oyun, makale ve yazılarını bir araya getiriyor. 1965 ila 1971 yılları arasını kapsayan bu dönem, aynı zamanda Soysal’ın 12 Mart’ı izleyen yıllarda yazarlık çizgisini belirleyecek olan siyasi ve feminist hattın da filizlendiği bir süreç. Yazar farklı edebi türlerde kaleme aldığı metinlerinde kadınlık meselesi, geleneklerin toplum üzerindeki baskısı gibi temaları işlerken, dudağının kenarına yerleştirdiği gülümsemeyle okurlarını itiraz etmeye, harekete geçmeye, yenilenmeye davet ediyor. Bir kez daha Sevgi Soysal metinlerinin zamanı aşarak bugüne seslendiğine şahit oluyoruz.
 
Genç yaşından itibaren Ankara’nın 1960’lardaki canlı edebiyat dünyasının içinde çevirileri ve öyküleriyle yer alan Sevgi Soysal, ilk kitabı Tutkulu Perçem’i 1962 yılında yayımladı. 12 Mart’ın ardından uzaklaştırılmasına değin TRT Ankara Radyosu’nda program uzmanı olarak çalıştı. Radyo için yazdığı öyküleri kitaplaştırdığı Tante Rosa (1968) farklı üslubuyla edebiyat çevrelerini şaşırttı. Çocukluktan itibaren biçimlenen yönleriyle kadın-erkek ilişkilerini işlediği ilk romanı Yürümek’le (1970) TRT Sanat Ödülleri Yarışması Başarı Ödülü’nü kazandı. 1973’te yayımlanan Yenişehir’de Bir Öğle Vakti, 12 Mart ile bastırılmaya çalışılan gençlik hareketi ile Ankara’nın gündelik yaşamını devrilen bir kavağın etrafında kesiştirmesiyle büyük ilgi gördü ve 1974 yılı Orhan Kemal Roman Armağanı’nı kazandı. Adana’da sürgünde bulunan bir kadının gözünden 12 Mart’ı eleştirdiği romanı Şafak, 1975’te yayımlandı. Önce Politika gazetesinde tefrika olarak yayımlanan cezaevi anıları, Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu adıyla kitaplaştırıldı (1976). 1968 ile 1976 yılları arasında yazdığı öykülerini Barış Adlı Çocuk (1976) kitabında bir araya getirdi. Bu kitaptaki “Bir Ağaç Gibi” adlı öyküsüne de yansıttığı hastalığı nedeniyle, son romanı Hoş Geldin Ölüm’ü tamamlayamadan, 22 Kasım 1976’da öldü. Politika, Yeni Ortam ve Yenigün gazetelerinde yazdığı yazılar, Bakmak (1977) ve Türkiye’nin Kalbi, Kabul Günleri (2014) adlı kitaplarda toplandı. Londra’dayken BBC Türkçe Servisi için yazdığı Radyo Sohbetleri yıllar sonra kitaplaştırıldı (2005).
 
247 S. İstanbul 2017

7-036.jpg

Vecdi Çıracıoğlu
GLADYATÖR
Futbol Arenalarında Bir İsyanın Hikayesi Metin Kurt
İletişim Yayınevi

Metin Kurt, zarif, topla güzel akan, ne yaptığını bilen, akıllı bir açık oyuncusuydu. Aydınlık ve biraz da çapkın bakışlı, şahin gözlü, yakışıklı bir forvet. Taç çizgisinde sürat yapan, İngilizlerin tabiriyle kramponlarının altında tebeşir izi olan, klasik çizgi açığı. Hem de gole yakın. En solcu sağ açık.

Yıllar yıllar önce Metin Kurt, boş mukaveleye imza atma “töresine” başkaldırmış, bir sözleşmenin tarafı olarak reşit insan muamelesi görmeyi talep etmişti. Emek mücadelesinin aynı zamanda bir haysiyet mücadelesi olduğunu göstermişti bu tavrıyla.

Vecdi Çıracıoğlu, 2009 Abdullah Baştürk İşçi Edebiyat Ödülü alan çalışmasıyla futbolumuzun benzeri olmayan bir kişiliğini resmediyor. Soyunma odalarını, başkanları, topçuları, arsaları, parayı, yalanı dolanı, endüstriyel futbola direnen bir devrimcinin romanını anlatıyor.

Gladyatör, futbol arenalarında bir isyanın, Metin Kurt'un hikâyesi.

335 s. İstanbul 2017

8-029.jpg

Jack Goody
MİT RİTÜEL VE SÖZ
Küre Yayınları

Jack Goody dünyanın önde gelen sosyal bilimcilerinden biridir. Geçtiğimiz yarı asırda antropoloji, tarih, sosyal ve kültürel çalışmalar gibi alanlardaki yazıları onu günümüzün en çok okunan, alıntılanan ve tercüme edilen akademisyenlerinden biri kılmıştır.
Mit, Ritüel ve Söz, mit, sözlülük ve okuryazarlık gibi birbiriyle ilişkili ve uzun bir süredir antropolojinin mihenktaşları olmuş konulara geri dönmektedir. Bu cilt, klasik makaleleri son döneme ait ve henüz yayımlanmamış eserlerle birleştirerek bu temalar üzerine geliştirilen, geçtiğimiz yarı asra ait en önemli yazıları bir araya getirmiştir. Ve dolayısıyla eleştirel okuma ve araştırmanın tarihini temsil etmektedir.
Goody, karakteristik bir biçimde açık ve anlaşılır bir üslupla modern antropolojinin temelini oluşturan kavramsal şemalara değinerek güncel teorik akımlara güçlü eleştiriler getirir. LoDagaa’daki Bagre miti üzerine yaptığı oldukça etkileyici çalışmalardan yola çıkıp çeşitlemelerin, imgelemin ve yaratıcılığın gücünü vurgulamış, bir yandan da metodoloji ve analiz sorunlarına dikkat çekerek sözlü ‘literatür’ün yapısalcı ve işlevselci yorumlarına meydan okumuştur. Derinlemesine bakabilen ve yer yer provokatif niteliğe bürünen bu makaleler yeni tartışmaları tetikleyecek, sosyal antropoloji hocaları ve öğrencileri için paha biçilmez bir bilgi kaynağı olacaktır.

221 s. İstanbul 2017

9-019.jpg

Bilge Karasu
NASIL YAZIYORSAM ÖYLEDİR
Kırmızı Kedi Yayınları


“Kırk beş yılı aşkın süren ve ne yazık ki erken gelen ölümüyle noktalanan yazı hayatı boyunca ortalığa çıkmayı sevmedi Bilge Karasu: Hiç görünmemeyi seçmemişti şüphesiz,
ama pek az röportaja yanaştı yaşarken, pek az söyleşiye kapısını aralık bıraktı.
Mustafa Arslantunalı’nın gerçekleştirdiği bu ‘son söyleşi’, birden fazla özelliğiyle, Karasu’nun olası vasiyetnamelerinden biri, belki en önemlisi olarak büyük önem taşıyor:
‘Usta’nın uzun uzadıya tartılmamış, kuşkular içinde durmadan sınanmamış, zaman içinde bir tür olgunlaştırma sürecinden geçirmediği tek bir cümlesi, yargısı çıkmıyor önümüze. Derin, sarsıcı, yakıcı belge.”

68 s. İstanbul 2017

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Editörün seçtikleri / 11 Eylül 201711 Eylül 2017 Pazartesi 14:26
  • Haftanın Kitabı: "Çin'in Yirminci Yüzyılı"11 Eylül 2017 Pazartesi 11:13
  • Yeni çıkan kitaplar / 11 Eylül 201711 Eylül 2017 Pazartesi 09:51
  • Editörün seçtikleri / 28 Ağustos 201728 Ağustos 2017 Pazartesi 14:16
  • Yeni çıkan kitaplar / 28 Ağustos 201728 Ağustos 2017 Pazartesi 14:02
  • Haftanın çok satan kitapları / 28 Ağustos 201728 Ağustos 2017 Pazartesi 13:54
  • Haftanın Kitabı: "Yaşam Sanatı"28 Ağustos 2017 Pazartesi 13:46
  • Haftanın çok satan kitapları / 21 Ağustos 201721 Ağustos 2017 Pazartesi 16:16
  • Editörün seçtikleri / 21 Ağustos 201721 Ağustos 2017 Pazartesi 16:09
  • Yeni çıkan kitaplar / 21 Ağustos 201721 Ağustos 2017 Pazartesi 15:51
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)