• BIST 109.330
  • Altın 156,133
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara -3 °C
  • İzmir 15 °C
  • Adana 9 °C
  • Antalya 12 °C

Yeni çıkan kitaplar / 17 Nisan 2017

Yeni çıkan kitaplar / 17 Nisan 2017
Yeni Çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi...

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim:
[email protected]

-------------------------------------------

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular.

Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

YENİ ÇIKANLAR

0001699176001-1.jpg

Sumru Uzun

MEVSİM APARTMANI

Bilgi Yayınevi

Mevsim Apartmanı, on iki farklı öykü, bu öykülere renk katan birbirinden farklı objeler ve karakterlerle okura kapısını aralıyor. Her öykünün temelinde iyiliği, umudu ve hayatın güzelliklerini hatırlatan minik ipuçları var. Farklı öyküler ve karakterlerle insanların yaşanmışlıklarına, anılarına ve yüreklerine dokunacak bir kitap.

“Lütfen kemerlerinizi bağlayınız ve koltuğunuzu dik duruma getiriniz. Mevsim Apartmanı’nda duygusal bir yolculuğa başlıyoruz.”

168 s. Ankara 2017

sarrasine_kkk.jpg

Honore de Balzac

SARRASİNE

Sel Yayıncılık

Balzac’ın 1830’da yayınladığı, öykü içinde öykü şeklinde kurgulanmış, aşkın ve cinsel kimliğin müphem yanlarını vurgulayan, edebiyat tarihinin doruk metinlerinden biri olan kısa romanı Sarrasine, sanatsal yaratının ıstıraplı doğasına, hadımlığa ve simgesel anlamlarına modern bir bakış sunmakta…

61 s. İstanbul 2017

0001696905001-1.jpg

Müge İplikçi

ÇOK ÖZEL İSİMLER SÖZLÜĞÜ

Can Yayınları

Çağdaş edebiyatımızın önemli ve özgün yazarlarından Müge İplikçi, Çok Özel İsimler Sözlüğü’nde, bizleri kadınlara, çocuklara, gençlere ve tabii ki erkeklere doğru kısa mesafeli bir yolculuğa çıkarıyor. Kitaptaki isimler ilk bakışta dünya hallerinin anlık fotoğrafları gibi görünse de sırtlandıkları hayat, içinde bulunduğumuz 21. yüzyılın haletiruhiyesini derinliğine aktarma konusunda hiç cimri değil. İsimleri “çok özel” kılan da bu zaten: sıradan insanların, kendi hallerinde yaşayıp gideceklerken üzerlerine binen yükün altında bükülüp dağılmış ruhları. Peki hayat bundan mı ibaretti? Elbette değil! Edebiyat da zaten bu yüzden var.

136 s. İstanbul 2017

0001698010001-1.jpg

Aydemir Balkan

TANIDIĞIM EŞSİZ İNSANLAR

Tarihçi Kitabevi

Aydemir Balkan’ı iki ay önce, 2017 Şubat’ında yitirdik. Ne yazık ki bu kitabını göremeden aramızdan ayrıldı. Aydemir kolay yazan, kolay okunan, üretken bir yazardı, iyi bir gazeteciydi. Galatasaray Lisesi’ni ve İstanbul Teknik 

Üniversitesi’ni birincilikle bitirdikten sonra 1950’li ve 60’lı yıllarda Cumhuriyet’in ve Akis’in Paris muhabirliğini yaptı, politikacılara Avrupa’dan ışık tuttu. Milli Birlik Hükümeti döneminde Paris Büyükelçiliği’nde Basın Ataşeliği görevini üstlendi. Gerçek mesleği mimarlıktı, gazeteciliğe veda ettikten sonra Paris’te Unesco Genel Merkezi’nde 25 yıl bilimsel dallarda görev aldı. Emeklilik döneminde de anılarını yazdı. Aydemir’in bu son kitabı, onun tanıma olanağı bulduğu dört büyük kişiyle, Atatürk’le, Nazım Hikmet’le, Yaşar Kemal’le ve Alparslan Türkeş’le anılarını içeriyor, onların bilmediğimiz yanlarını yansıtıyor. Kitabı merak ve ilgiyle bir çırpıda okuyorsunuz. Bu anıların geniş yankı uyandıracağına inanıyorum.

-Hıfzı Topuz-

192 s. İstanbul 2017

0001698201001-1.jpg

Salman Rushdie

MAĞRİPLİNİN SON İÇ ÇEKİŞİ

Can Yayınları

Salman Rushdie’nin bu sürükleyici romanı, kendini, “Ana rahmine düştüğüm andan itibaren, başka bir boyuttan, zaman tünelinden gelen bir ziyaretçi gibi dünyadan ve üzerindeki her şey ve herkesten iki kat hızlı yaşlandım. Ana rahmine düşmemle doğumum arasında dört buçuk ay vardı,” diye tanıtan bir Hintli-Yahudinin ağzından anlatılıyor. Moraes “Mağripli” Zogoiby, Koşin baharat tacirleriyle yeraltı dünyasını yönetenlerin melezi bir soyun son temsilcisi.

Rushdie, okurlarını Mağriplinin hikâyesi eşliğinde Hindistan’dan İspanya’ya uzanan bir yolculuğa çıkarırken, bir yandan da Hindistan’ın iç politikasındaki, toplumsal yaşamındaki ve Hint alt kıtasındaki değişimleri aktarıyor. Salman Rushdie, Mağriplinin Son İç Çekişi’nde İspanyol ressam Francisco Pradilla y Ortiz’in 1492’de Granada’nın düşmesiyle ilgili bir tablosunda ele aldığı efsaneden esinlendi. İspanya’daki son Mağripli hükümdar XII. Muhammed, Granada’yı terk etmek zorunda kalınca son bir kez dönüp arkasına bakar ve içini çeker. 

Bunun üzerine annesi şöyle der: “Erkek gibi müdafaa edemediğin şey için kadın gibi ağlama.”.

552 s. İstanbul 2017

0001698603001-1.jpg

Sait Faik Abasıyanık

AZ ŞEKERLİ

İş Bankası Kültür Yayınları

Sait Faik Abasıyanık’ın yapıtlarını okumamak için neden yoktur. Her zaman nasıl yeni baskı yapıyorsa her zaman okunabilir de..

“Yerimden kalktım. Aynaya doğru ilerledim. İki hanımın sessizce beni dikizlemelerine aldırış etmeden baktım. Perişan bir haldeydim. Yüzüm sapsarıydı. Gözlerim kıpkırmızı. Kenarlarından fırlayan saçlarımı toplamak için şapkamı çıkarınca şöyle parmaklarımla bir tarasam elimde kalacaklarını sandım. Şapkamı giyip kenarlardan fırlayan saçları içeriye tıktım. Dışarı çıktım. Vapur Kadıköy'den kalkmış geliyordu. Haydarpaşa İstasyonu'na baktım. Kocaman kapılarından ötede kırmızı yeşil fenerli, demiryollu, trenli, yolculu, meraklı, düşünceli, perişan, yerini bulmaya çalışan bir âlem vardı. Her gün yüzlerce tren binlerce hikâye getiriyor, binlerce hikâye alıp gidiyordu.” “Hikâye Peşinde” adlı öyküden.

112 s. İstanbul 2017

0001697992001-1.jpg

Ulrich Heyden

OLİGARKLARIN SAVAŞI

Ukrayna İçin Bilek Güreşi

Yazılama Yayınları

Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından eski Sovyet ülkelerinde kapitalist düzen kurulduktan sonra kapitalizmin egemenliği çeşitli araçlarla pekiştirildi. Ancak Ukrayna’da son yıllarda yaşananlar, faşizmin hüküm sürmesi nedeniyle özgün bir örnek oluşturdu. Ukrayna’da bugün saldırgan milliyetçilik, toplumsal yaşamın bütün alanlarına sirayet ediyor.

Nazi artığı çeteler her türlü şiddeti uyguluyor ve gerici hükümet bu çetelerden de yararlanarak iktidarını sürdürüyor. Yıllar sonra Avrupa’nın bağrında faşizm yeniden hortlamış durumda. Bu kitapta, Alman gazeteci-yazar Ulrich Heyden Ukrayna’da son yıllarda yaşanan gelişmeleri etraflıca ele alıyor ve tüm çıplaklığıyla okurlara sunuyor.

160 s. İstanbul 2017

0001695314001-1-001.jpg

John Berger

SANATLA DİRENİŞ

Metis Yayıncılık

Öyle bir adam düşünün ki çok güzel olsun… Güzelliği; taa içinden, kalbindeki sıcaklıktan yüzündeki aydınlık gülümsemesine kadar yansısın. Şu an yazdığım kalemi bana hediye eden ve beni yazmaya teşvik eden birisi olsun. O kadar güzel ki! Bana bu değerli, keyifli anları yaşatabiliyor. “Günbegün bütün dünyada, medya ağı gerçeklerin yerine yalanları koyuyor.

En başta siyasi ya da ideolojik yalanlar yok (onlar sonra geliyor), insan hayatının ve doğal hayatın aslında neden oluştuğuna dair görsel, somut yalanlar var. Bütün yalanlar tek bir devasa sahtekârlıkta toplanıyor: hayatın kendisinin bir meta olduğu ve onu satın almaya gücü yetenlerin, tanımı gereği onu hak edenler olduğu varsayımı! Çoğumuz bunun yanlış olduğunu biliyoruz ama bize gösterilenlerin pek azı direncimizi güçlendiriyor.” Berger’a göre sanat tam da bunu yapıyor, yani direncimizi güçlendiriyor.

Sanat ve sanatçılar üzerine yazdığı samimi ve özgün denemelerden oluşan bu kitapta, sadece Michelangelo, Rembrandt, Degas, Van Gogh, Kahlo ve Brancusi gibi sanatçıların eserlerini değil, Fransa’daki on binlerce yıllık mağara resimlerini ve Mısır’daki Feyyum mumya portrelerini de ele alıyor Berger. Kitap ayrıca yazarın Subcomandante Marcos’la yazışmalarını ve kendi sunduğu bir radyo programının metnini de içeriyor. Bir bütün olarak bu derleme, sanatın insanın iç ve dış dünyası için, birey ve toplum için ne kadar vazgeçilmez ve sağaltıcı olduğunu hatırlatıyor bize. “Bugün, varolanı resmetmeye çalışmak umudu teşvik eden bir direniş eylemidir,” diyor Berger bir denemesinde. Bir diğerinde ise şöyle ekliyor: “Direniş eylemi, sadece bize sunulan dünya-resminin saçmalığını kabullenmeyi reddetmek değil, bu resmin geçersizliğini duyurmaktır. Cehennem içeriden geçersiz ilan edildiğinde, cehennemliği son bulur.”

192 s. İstanbul 2017

0001698315001-1.jpg

Keller Easterling

DEVLETDIŞI GÜÇ

Altyapı Mekanı ve İktidar

Metis Yayıncılık

“Altyapı” dediğimiz şey şehirlerimizi kontrol eden yeraltındaki kablo ve borulardan ibaret değildir, dört bir yanımızdaki mekânları gizliden gizliye belirleyen kurallardır aynı zamanda: serbest ticaret bölgeleri, akıllı şehirler, banliyöler ve alışveriş merkezleri gibi.

Devletdışı Güç bu mekânı kontrol eden yeni güçlerin haritasını çıkarıyor ve bu güçlerin neden ve ne şekilde devletin kapsama alanı dışında kaldığını gösteriyor. Kitapta kredi kartlarının kalınlık standardından dünyadaki en büyük ortak platform olan mobil telefonlara, habis bir ur gibi yayılan “serbest bölge” paradigmasına varıncaya kadar hayatımıza en çok etki eden altyapı alanları inceleniyor.

Modern habitatımızın betonuna, fiber optik kablolarına gömülü devletiçi ve devletdışı güçlerin bağlantı noktalarını ifşa eden Keller Easterling sonuç bölümünde bu iktidara direnme yolları üstüne düşünüyor. Mimarlar, şehir ve bölge planlamacıları kadar dünyanın gidişatını anlamak isteyenler için de.

256 s. İstanbul 2017

0001691285001-1.jpg

Hatice Aydoğdu

GÖĞÜNE SIĞMAYAN BULUT

EMİN ÖZDEMİR KİTABI

Akılçelen Kitaplar

Ankara Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu’nun, şimdiki adıyla İletişim Fakültesi’nin efsanevi hocasıydı. Varlığını borçlu olduğu Cumhuriyet’in temel projelerinden biri olan Köy Enstitüleri’nin birinde okudu. Ömrünü Dil Devrimi’ne adadı. 1966 

yılında üye olduğu TDK’da kapısına kilit vuruluncaya kadar çalıştı.

Onun yaşamı, başımıza gelen sadece iyi şeylerin değil, aynı zamanda yaşadığımız onca kötülüğün de öyküsü. Belki de onun yaşadıkları, yaşadıklarımıza ışık tutan ya da yaşadıklarımızın onun yaşantısında karşılık bulduğu bir öykü.

“Sözcüklerle örgütlenmiş”, hüzünlü ve lirik bir yaşam; kaybedilmiş bir Türkiye! “Güzel günler göreceğiz” ülküsüyle çıktığı yolda “tutsak düşmüş, ama teslim olmamış”.

O, engin deneyimi ve entelektüel donanımıyla, kapanan bir dönemin, soyu tükenen bir kuşağın son temsilcilerinden; yaşamıyla, ukdeleriyle, yapıtlarıyla, tanıklıklarıyla, gözlemleriyle…

Onun hikâyesinin onda saklı kalmaması için… Öğrencisi olarak ondan aldıklarımıza saygı duymak için…

460 s. İstanbul 2017

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Editörün seçtikleri / 4 Aralık 201704 Aralık 2017 Pazartesi 15:35
  • Yeni çıkan kitaplar / 4 Aralık 201704 Aralık 2017 Pazartesi 12:24
  • Editörün seçtikleri / 27 Kasım 201727 Kasım 2017 Pazartesi 19:26
  • Haftanın Kitabı: "Hacettepe Eczacılık Nerede?"27 Kasım 2017 Pazartesi 17:31
  • Haftanın çok satan kitapları / 27 Kasım 201727 Kasım 2017 Pazartesi 08:52
  • Yeni çıkan kitaplar / 27 Kasım 201727 Kasım 2017 Pazartesi 08:02
  • Suriye kazandı, kazandık!26 Kasım 2017 Pazar 00:21
  • Haftanın çok satan kitapları / 20 Kasım 201720 Kasım 2017 Pazartesi 15:37
  • Editörün seçtikleri / 20 Kasım 201720 Kasım 2017 Pazartesi 15:17
  • Yeni çıkan kitaplar / 20 Kasım 201720 Kasım 2017 Pazartesi 13:30
  • 123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)