• BIST 110.413
  • Altın 174,198
  • Dolar 4,0861
  • Euro 4,9815
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 18 °C
  • İzmir 22 °C
  • Adana 22 °C
  • Antalya 24 °C

Yeni çıkan kitaplar / 26 Mart 2018

Yeni çıkan kitaplar / 26 Mart 2018
Yeni Çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi...

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim:
[email protected]

-------------------------------------------

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular.

Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

YENİ ÇIKANLAR

1-449.jpg

Brian Morris
ANTROPOLOJİ EKOLOJİ VE ANARŞİZM
Çeviren:Baran Karsak
Kolektif Kitap

Anarşist antropolojinin en önemli isimlerinden Brian Morris'in uzun yıllara yayılan makalelerinden oluşan bu derleme antropoloji, ekoloji ve anarşizm arasındaki yakın bağlar üzerinden hem insan öznesinin toplum ve doğayla ilişkisini hem de anarşizmin düşünsel ve politik düzlemde ortaya çıkış biçimlerini inceliyor.

Morris yardımlaşma, medeniyet, karşılıklılık, hâkimiyet, maneviyat, bireycilik, kimlik gibi insan öznesinin toplum ve doğayla ilişkisinin temel meselelerini avcı toplayıcı toplumlardan günümüze dek ele alırken sosyal bilimlerin farklı alanlarından konuyla ilgili belli başlı tartışmaları ve yapıtaşı metinleri analiz ediyor.

“Brian Morris'in derin ekolojiyi hedef alan sıradışı eleştirisine ekleyebileceğim çok az şey var… İsabetli olduğu kadar içgörülü… Yazılarını eğitici bir deneyim olarak gördüm.”

- Murray Bookchin

328 s. İstanbul 2018

2-385.jpg

Julius R. Van Milligen
OSMANLIDAN İNSAN MANZARALARI
Çeviren:Osman Yıldız
Doruk Yayınları

İstanbul'da bankerlik yaptığı bilinen Julius R. Van Millingen'in 1800'lü yılların ortasında yazdığı Osmanlıdan İnsan Manzaraları kitabı, Osmanlı topraklarında doğmuş, yaşamış bir İngiliz'in özgün gözlemlerinden oluşan bir eser.

Osmanlı İmparatorluğunun son döneminde yaşamış bir insanın bakışıyla Arnavutların, Tatarların, Pomakların, Bulgarların, Kırgızların, Lazların, Ermenilerin, Yunanlıların, Ulahların, Yahudilerin, Çingenelerin, Suriyelilerin, Dürzilerin, Marunilerin, Bedevilerin, Türklerin karakterleri, dini inançları, kıyafetleri, yemek anlayışları ve tarihleri üzerinde duruluyor. Yazarın gündelik hayata dair gözlemlerine sokak hayvanları ve insanların hayvanlara karşı olan yaklaşımları bile giriyor. Renkli ve karmaşık Osmanlı toplumun kültür tarihine dair ilginç bir okuma.

104 s. İstanbul 2018

3-282.jpg

G. A. Cohen
KENDİNİN-SAHİBİ OLMAK ÖZGÜRLÜK VE EŞİTLİK
Çeviren:Fahri Bakırcı
Epos Yayınları

Adalet nedir? Marksizmin adalet hakkında söyleyecek sözü var mı? Marksistlerin özgürlük ve eşitlik düşüncesi var mıdır? Marksistler neden kapitalist özgürlüğü sadece kapitalizmin hatalarından yararlanarak eleştirirler?

Kölelik ve feodalizmden bütünüyle farklı olarak kapitalizmle birlikte hem insan bedeninin niteliği hem de insan özgürlüğünün temelleri konusunda çığır açıcı bir döneme girilmiş oldu. Kapitalizmden önce insanın bedeni ve emeği, tam olarak köle sahibine ya da beye/ağaya/aristokrata aitti. Önce köleciler sonra da feodaller, insan bedeni üstündeki kontrolü zor/şiddet aracılığıyla sağlıyordu.

Kapitalizmle birlikte zor ortadan kalktı. İnsan, kendi bedeni ve emeği üzerinde “sınırsız” kontrole sahip oldu. İnsanın kendi “varlığı” üzerindeki kontrolü özgürlük olarak adlandırıldı; özgürlük sayısız belgeden oluşan sözleşmelerle kayıt altına alındı. G. A. Cohen bu kitapta, özgürlük-eşitlik ve adaleti zamandan bağımsız olarak ele alıyor.
Liberallerle-sosyal demokratlar, liberallerle-liberteryenler, liberteryenlerle-Marksistler, reel Marksistlerle-Marksistlerin kapitalizm ve özgürlük kavrayışları arasındaki farkları anlatıyor. Yazar “aradaki farklar”ı göstererek Marksistlerin neden liberteryenler gibi düşündüklerini açıklıyor.

410 s. İstanbul 2018

4-192.jpg

Tim Marshall
COĞRAFYA MAHKUMLARI
Çeviren: Meltem Erkman, Mert Doğruer
Epsilon Yayınları

Coğrafi şartlar tüm liderleri kısıtlar. Siyasi ve diplomatik tercihler, dağlar, nehirler, denizler ve binalarla şekillenir. Evet, küresel olayları takip etmek için insanları, fikirleri ve eylemleri anlamalısınız, ama coğrafi şartlardan haberiniz yoksa resmin bütününü asla göremezsiniz.

• Putin neden Kırım'a takıntılı?
• ABD'nin küresel güç olması kader miydi?
• Çin'in stratejik odağı neden dışarıya kayıyor?
• Avrupa bir gün gerçekten tam bir birlik olabilecek mi?
• Arap Baharı'nın Orta Doğu için anlamı neydi?

Coğrafya Mahkumları geçmişi, günümüzü ve geleceği dikkate alarak, dünya tarihini belirleyen en önemli faktörlerden birini vurguluyor.

289 s. İstanbul 2018

5-113.jpg

Liji Pulcu Çizmeciyan
İSTANBUL’DA KAYIP ZAMANLAR 2
İş Bankası Kültür Yayınları

Liji Pulcu Çizmeciyan, İstanbul'da Kayıp Zamanlar'ın ikinci cildi ile kaldığı yerden İstanbul ve kendi öyküsünü anlatmaya devam ediyor. Notre Dame de Sion'dan mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İngiliz Filolojisi bölümüne beş yakın arkadaşıyla birlikte giden Çizmeciyan 1940'ların üniversite çevrelerini, arkadaşlıkları, entelektüel çevrelerdeki dedikoduları genç bir öğrenci gözünden anlatıyor.

İngiliz Filolojisi'nden mezun olduktan sonra rotasını çizmeye çalışan Çizmeciyan bu arayışı sırasında eğitim hayatından hiç kopmaz. Mezuniyetinden bir yıl sonra bu kez İÜ Fransız Filolojisi bölümüne kaydını yaptırır. Prof. Riri Kemalof'un önerisiyle doktora tezi olarak Marcel Proust'u seçen Çizmeciyan için yeni bir dönem başlar. İstanbul'da Kayıp Zamanlar 2'de Çizmeciyan'ın İstanbul'unda başlayan yolculuğu, Marcel Proust'un izinde Paris sokaklarında devam ediyor.

1958'de Cezayir olaylarının Paris sokaklarını kasıp kavurduğu günlerde Çizmeciyan, Centre National de la Recherche Scientifique (CNRS) Fransız Bursu'yla doktoraya hazırlandığı için Paris'tedir. 1971 yılında Notre Dame de Sion'a Fransız Edebiyatı hocası olarak dönen ve emekliliğine kadar da aynı okulda öğretmenlik yapan Çizmeciyan'ın sımsıcak anlatımıyla İstanbul'da Kayıp Zamanlar'ın izini sürmeye devam ediyoruz.

360 s. İstanbul 2018

6-093.jpg

Bozkurt Güvenç
NEREDEN BAŞLAYALIM
Eğitimin Abc’si
Kırmız Kedi Yayınları

İstanbul Teknik Üniversitesi'nin ardından ABD'de Georgia Tech, Massachusetts Institute of Technology (MIT), Columbia Üniversiteleri ve Japonya'da devam eden eğitim ve öğretim hayatı boyunca edindiği birikimi Türkiye'de yaymayı hedefleyen Bozkurt Güvenç yol göstermeyi sürdürüyor.

Mimar, insanbilimci ve eğitimci kimliğiyle, bilgilerini ve hayat tecrübesini, gözlemleriyle harmanlayarak her gün karşılaştığımız sorunların temeline iniyor ve kalıcı bir çözüm vaat ediyor. Başlangıç noktası ise: Eğitim. Bozkurt Güvenç, yeni kitabı Nereden Başlayalım-Eğitimin ABC'si'nde Türkiye'nin kurtuluş reçetesini yazıyor.

144 s. İstanbul 2018

7-082.jpg

Juan Carlos Onetti
ARTIK FARK ETMEDİĞİNDE
Çeviren: Nurhayat Çalışkan
Alakarga Yayınları

Bazen Don Chon diye çağırırdı beni, kimi zamansa patroncuk. Bazen de sarışın kız anılarımı kurcalamaya gelirdi. Hikâyeler anlatmamı isterdi, ben de birkaç bozukluk verip fevkalade yalanlar anlatırdım ona.

Karısı tarafından terk edilen, hayatla çok da bağı kalmamış bir adamın, gazetede gördüğü “İhtirasları hiçbir sınır tanımayan ve seyahat etmeye hazır bir adam için iş telifi” ilanıyla hayatının yönü bir anda değişir. Olduğu yerden çok uzaklara giderek, bilmediği yaşamlara, ilkel şartlara, ensest ilişkilere şahit olur. Büyük usta Onetti’nin Artık Fark Etmediğinde’sini elinizden bırakamayacaksınız.

232 s. İstanbul 2018

8-067.jpg

Adnan Binyazar
SÖZÜN ONURU
Can Yayınları 

Genellikle yaratıcı aklın özgür yolunu etkili bir söylemle arayan deneme, içerik yönünden de, düşünceleri, duyguları gölgeleyen her türlü yasağı delip bilgiyle, gözlemsel ayrıntılarla, gerçek kanıtlarla, okuyanı sormaya-sorgulamaya-yorum yapmaya yöneltir. Denemenin beslenme alanı bilgidir, bilginin insan yaşamındaki yeridir.

Usta edebiyatçı Adnan Binyazar’ın yeni denemeleri, Sözün Onuru başlığıyla okurların karşısında. Edebiyatın aracı sözdür, hele bir düşünce yazısının sözüyse bu; sözün onuru, yazar için her şeyden önemli olmalıdır. Elinizdeki kitap, sözün onurunu onlarca yıl taşımış bir kalemden çıkma. Sanat, edebiyat, siyaset, günlük yaşam üzerine okunması gereken kitap...

 336 s. İstanbul 2018

9_1.jpg

9_2.jpg9_3.jpg

Fakir Baykurt
ÖZÜM ÇOCUKTUR,
KÖY ENSTİTÜLÜ DELİKANLI,
KAVACIK KÖYÜNÜN ÖĞRETMENİ,
Literatür Yayıncılık

Fakir Baykurt, 65 yaşına kadar olan yaşamını bölüm bölüm yazdı. İlk üç kitabını ele aldık. Pek çok olayı, insanı özenle anlattı. Acısıyla tatlısıyla bir nehir roman çıktı ortaya. Yazınımızda örneği az. Akçaköy'de o yüksek göklerin altında doğan, yoksulluk yüzünden köyün sığırını sıpasını güden çocuk, evlerinde bir tek kitap olmadığı, anası babası okuma yazma bilmediği halde nasıl ünlü bir öğretmen; yapıtları sahneye, perdeye aktarılan, yabancı dillere çevrilen bir yazar oldu? O öğretmen, o yazar nasıl çalıştı, savaştı? Fakir Baykurt doğruları ve yanlışlarıyla birlikte hepsini ortaya serdi.

 

 

Okurların beklediği Özyaşam sekiz kitaptan oluşuyor:

1. Özüm Çocuktur
2. Köy Enstitülü Delikanlı
3. Kavacık Köyünün Öğretmeni
4. Köşe Bucak Anadolu
5. Bir TÖS Vardı
6. Genç Emekli
7. Sıladan Uzakta
8. Dost Yüzleri (Portreler)

10-039.jpg

Kolektif
KARANLIKTAKİ KADINLAR
Bilgi Yayınevi

Yazarlar: Işın Beril Tetik, Aşkın Zengin Akkuş, Gülbike Berkkam, Orkide Ünsür, Zeynep Çolakoğlu, Seran Demiral, Özlem Ertan, Funda Özlem Şeran, Nurgül Çelebi Özmen.

Denge, bir sonraki dişil enerjinin yükselişine değin erk-baskısı altında ezilmeye mahkûm edilmişti. Zira cehennem dünyanın merkezinde yanmaya devam etmekteydi.”

Kadınlar bu kez tekinsiz öyküler anlatıyor…
Ama yakınarak, mağduriyeti yücelterek değil…
Kadınlığın hep bilinen ama bilmezden gelinen gücüyle…

Kız Kulesi’nde bulunan albino bebek, Maltepe’deki Bakireler Tapınağı, İstanbul’a gelen büyücü, Büyükada Rum Yetimhanesi’ndeki hayalet, Yerebatan Sarnıcı’ndaki Medusa, Üsküdar Toptaşı’nda Valide-i Atik Külliyesi’ndeki gebe kadınlar, Kadıköy’de Süreyya Operası’nda bir soprano, Caddebostan’ın gizemli geçmişindeki cadı bostanı, Ayasofya’nın dehlizlerinde Sofia’nın dönüşümü…

Hepsi dokuz ayrı kadının imbiğinden geçerek, dokuz ayrı öyküyle bu kitabın sayfalarında buluşuyor.

İstanbul’un her biri farklı bir sır barındıran köşesinde,
kadınların rehberliğinde gizemli, heyecanlı, gerilimli bir yolculuk…

216 s. İstanbul 2018

banner-027.jpg

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Yeni çıkan kitaplar / 16 Nisan 201816 Nisan 2018 Pazartesi 13:07
  • Haftanın Kitabı: 'Emre Kongar Seçkisiyle Nutuk'16 Nisan 2018 Pazartesi 13:02
  • Haftanın çok satan kitapları / 9 Nisan 201809 Nisan 2018 Pazartesi 16:31
  • Haftanın Kitabı: 'Emperyalizm ve Eşitsiz Gelişme'09 Nisan 2018 Pazartesi 16:19
  • Editörün seçtikleri / 9 Nisan 201809 Nisan 2018 Pazartesi 15:59
  • Yeni çıkan kitaplar / 9 Nisan 201809 Nisan 2018 Pazartesi 15:48
  • Haftanın Kitabı: Kürtler'02 Nisan 2018 Pazartesi 16:39
  • Editörün seçtikleri / 2 Nisan 201802 Nisan 2018 Pazartesi 16:29
  • Yeni çıkan kitaplar / 2 Nisan 201802 Nisan 2018 Pazartesi 16:15
  • Haftanın çok satan kitapları / 2 Nisan 201802 Nisan 2018 Pazartesi 16:04
  • 1234567
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)