• BIST 109.050
  • Altın 153,015
  • Dolar 3,8375
  • Euro 4,5051
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 17 °C
  • Adana 18 °C
  • Antalya 17 °C

Yeni çıkan kitaplar / 27 Kasım 2017

Yeni çıkan kitaplar / 27 Kasım 2017
Yeni Çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi...

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim:
[email protected]

-------------------------------------------

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular.

Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

YENİ ÇIKANLAR

1-359.jpg

John Le Carre
 CİNAYETİN PARILTISI
 Kırmızı Kedi Yayınevi

“Kötülerin uzun yaşaması ne fena,” dedi.

“Kötüler için yani.”

John Le Carré'nin Türkçeye ilk kez çevrilen romanı Cinayetin Parıltısı, okurları Güney İngiltere'deki küçük bir kasaba olan Dorset'e ve bölgenin seçkin yatılı okuluna götürüyor.

Polisiye edebiyatın benzersiz karakteri George Smiley, Londra'da köşesine çekilmişken, Dorset'te işlenen cinayet üzerine gizem dolu bir serüvene atılıyor ve “kimse tarafından fark edilmeme duası” etmekten bir süreliğine vazgeçiyor.

“Bir centilmen yaratmak, asırlar alan bir süreçtir” prensibine sıkı sıkıya bağlı bir okul… Öğretmenler, öğrenciler ve kasaba sakinlerini kuşatan tekinsiz atmosfer…

Le Carré tutkunları, Cinayetin Parıltısı'nı tıpkı diğer Smiley romanları gibi –Soğuktan Gelen Casus, Köstebek, Ölüme Çağrı– ellerinden bırakamayacak.

“Etkileyici, zekâ dolu, ironik, iğneleyici...”

Daily Telegraph

“Dickens ve Austen romanları gibi…”

Financial Times

176 s. İstanbul 2017

2-305.jpg

W. M. Spellman
ÖLÜMÜN KISA TARİHİ
Can Yayınları

Ölüm. Kültürümüzde “aman ağzından yel alsın”dan “söz ölüm getirmez”e kadar farklı şekillerde andığımız bir olgu. Pek çok kültürde de aynı çelişkilerle ifade ediliyor.

Bu kitapta ölüm farklı zaman dilimlerinde, farklı mekanlarda, farklı kültürlerde ele alınıyor, zengin bir panorama sunuluyor, kavramın tarihin akışı içindeki gelişimi anlatılıyor. Mezopotamya ile Mısır'daki ölüm algısı, Antik Yunan ve Roma'nın filozoflarının ruh ve beden üzerine tartışmaları, Budizm, Hinduizm, Taoizm gibi inanç sistemlerinin ölüm, ölü bedene ne olacağı, bir Öte Dünya'nın var olup olmadığına dair fikirleri, İbrahimi geleneğin üç dininin bu meselelere nasıl yaklaştığı gibi konular değerlendiriliyor. Bunların yanında intihar, modern cenaze evleri, ötenazi gibi konular da işleniyor.
Ve tabii hiçbir zaman geçerliliğini yitirmeyecek olan şu kadim soru: Bu, bir son mu yoksa bir başlangıç mı?

328 s. İstanbul 2017

3-219.jpg

Hazırlayanlar: Devrim Sezer, Nazile Kalaycı
SİYASALIN PEŞİNDE
Metis Yayıncılık

Klasik tragedyalar siyaset felsefesi ve psikanalizde sık sık yorum konusu olmuştur. Bu zengin metinlerden bazıları (Persler, Troyalı Kadınlar, Antigone, Oresteia, Eumenidler ve Yakarıcılar) burada ilk defa telif yazılarda, düşünce tarihiyle diyalog içinde ele alınıyor. Kitap kronolojik olarak uzak görünen ama içerdiği olaylarla gayet yakın duran bir geçmişe ait bu metinlerle çiftyönlü bir ilişki kurma amacını güdüyor: Bir yandan siyaset felsefesindeki tartışmaları ve günümüz problemlerini klasik tragedyaların ışığında irdelemek istiyor, bir yandan da “çağdaş tartışmalardan hareketle tragedyaları yeniden yorumlamak.

Yas, kolektif bellek, adalet, bağışlama, yurttaşlık ve toplumsal cinsiyet gibi konular üstüne düşünen herkesin ilgiyle okuyacağına inanıyoruz.

208 s. İstanbul 2017

4-151.jpg

Angela Davis
ANGELA DAVİS:BİR OTOBİYOGRAFİ
Karakarga Yayınları

Angela Davis, ABD'nin gelmiş geçmiş en büyük muhalif hareketi olan Kara Panterler'in en gür seslerinden. Bir feminist, bir vegan, bir direnişçi. FBI'ın “ABD'de en çok aranan 10 suçlu” listesinde yer almış bir devrimci.

Sıra dışı dava süreciyle eş zamanlı büyüyen mücadelesi, ulusötesi bir direniş haline geldi, siyahî özgürlük hareketinin bir sembolü oldu. Kişisel hikâyesi, binlerce kardeşinden herhangi birinin hikâyesi olarak kalabilirdi; sorunun renklerde değil sınıflarda, çözümün egemenlikte değil eşitlikte olduğunu bağırıp durmasaydı eğer.

“Kız kardeş” Angela, özyaşam öyküsünde, büsbütün karamsarlıkla kontrolsüz iyimserlik arasında bir nokta yakalıyor ve hepimize o noktadan sesleniyor; “Bu daha başlangıç.”

424 s. İstanbul 2017

5-084.jpg

Elias Canetti
SİNEK AZABI
Sel Yayıncılık

Edebiyattan sosyolojiye farklı alanlarda çok sayıda eser veren Elias Canetti, bu kez de yalnızlık, ölüm, iktidar ve dil temalarını işlediği Sinek Azabı’yla okur karşısında.

On yıllardır not aldığı ve daha önce yayınlanmamış aforizmalar, alıntılar ve hatıralardan oluşan bu eserde büyük edebiyatçı ve düşünürün zihninde beliren kıvılcımların ve düşünüş tarzının izini sürmek mümkün. Canetti eserini dilin müthiş kuvvetinin bilinciyle kaleme alırken, 20. yüzyılın büyük bilgesinin derin yaşam deneyimini değerlendirmek de okurlarına kalıyor.

“Her sözcüğün şiddetle etkilediği bir kurbanı vardır; bazen düşünüyorum da, galiba bütün sözcüklerin kurbanıyım ben. Yakayı sıyırabildiğim kelimeler, sadece kâğıda aktarabildiklerim; bunlar beni sakinleştiriyor; bu sözcükleri kullanmama müsaade edilmiş gibi; ölüp gittiğim zaman, beni artık tahrik etmeyeceklerinden eminim, her ne kadar o zaman bile, hatta asıl o zaman var olacaklarsa da.”

131 s. İstanbul 2017

6-069.jpg

Kolektif
DELİLİK VE EDEBİYAT
Bağlam Yayıncılık

“Delilik ve Edebiyat”, “Edebiyatın İzinde” üst başlığı ile ilki polisiye edebiyata, ikincisi fantastik ve bilimkurgu edebiyatına ayrılan serinin üçüncüsünü oluşturmaktadır. Kitapta romandan hikâyeye, psikanalizden delilik ve yazma arasındaki ilişkiye kadar birçok yazıya yer verilmiştir. Günümüz yazarlarıyla yapılan “Deliliği Yazmak” konulu bir soruşturma da deliliğin yazımı ve edebiyatta ele alınışı açısından ufuk açıcı sorular ortaya atmaktadır. Kitabın sonuna eklenen delilik ve edebiyata dair seçme kaynakça meraklı okur için bir başvuru niteliğindedir.
176 s. İstanbul 2017

7-059.jpg

Michel Onfray
DON KİŞOT İLKESİ
Everest Yayınları

Yolculuğa Övgü, Filozofların Karnı, Bir Putun Alacakaranlığı kitaplarıyla tanıdığımız Fransız filozof Michel Onfray, Gerçekleşmeyen Gerçeklik adlı kitabında, Cervantes’in Don Quixote’sinden hareketle “Donkişotluk” kavramı üzerine düşünüyor.

Onfray; paranoyak, kötü niyetli, saldırgan, her an değişebilir, inkârcı bir kişiyi olumlu bir örneğe, hatta yel değirmenleriyle savaşan yiğit bir şövalyeye, gerçek bir kahramana dönüştüren tuhaf bir simya olarak nitelendirdiği “Donkişotluk” ile Cervantes’in yarattığı kahraman arasındaki anlam kaymasından hareketle, gerçekleşmeyen gerçekliğin romanın yazarları, kahramanları ve okurları tarafından nasıl farklı şekillerde ele alındığını, gerçeklik zemininin ve algılanışının nasıl değiştiğini inceliyor.

“Don Kişot dünyayı dile getiren fikrin dünyadan daha gerçek olduğunu düşünen simgesel bir Platoncu olarak ortaya çıkmaktadır. Gezgin şövalye devler görürken, Sanço Panza bunların değirmen olduklarını söyleyecektir ama Don Kişot burada kendi gördüğünün, görünen şeyden daha doğru olduğunu söylemekte ısrar edecektir. Özetle, Cervantes’in kahramanının deliliği şu tür bir düşünme biçiminden kaynaklanmaktadır: Kendi fikrinin, gerçekliğin gösterdiğinden daha gerçek olduğuna inanmak —Thales’in başlattığı soydan gelen Batılı düşünürün sık sık yakalandığı işte bu hastalıktır…”

-MICHEL ONFRAY-

 160 s. İstanbul 2017

8-050.jpg

Blaise Pascal
RİSALELER
Pinhan Yayıncılık

Risaleler’in ortak tarafı Pascal’ın yaşamında belli durumlarla ilişkili olmaları ve toplamda onun bir tür otobiyografisini vermeleridir.  Felsefe tarihinin ilk röportajlarından birini de içeren, geometrik yönteme, felsefeye, ahlak ve siyasete ve dinsel duyarlığa ilişkin ayırt edici numuneler olan en bilindik yazılarını ya da sohbetlerini bir araya getiren bu derleme “Biz modernler, eskilerden daha fazlasını görüyoruz” diyen Pascal’ın düşünsel zenginliğinin, derinliğinin ve evrenselliğinin en güzel örneklerini sunuyor:

104 s. İstanbul 2017

9-036.jpg

Isaac Asimov
VAKIF
İthaki Yayınları

1941 yılında genç bir bilim insanı ve yazar olarak Isaac Asimov, Edward Gibbon’ın yazdığı Roma İmparatorluğu'nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi’nden etkilenerek çağının çok ötesinde bir destan yazdı: Galaktik İmparatorluk’un çöküşü ve feodalizmin dönüşü, İkinci Galaktik İmparatorluk dönemindeki güvenli ortamdan geçmişe bakan bir bakış açısıyla anlatıldı. İşte bu süreç sonucunda “Tarih tahmin edilebilir mi?”, “Toplum nasıl yönetilmeli?” ya da “İmparatorluklar neden yükselir ve çöker?” gibi soruları sormaktan çekinmeyen destansı Vakıf Serisi ortaya çıktı.

Galaktik İmparatorluk’un altın çağıydı. Binlerce yıldır gezegenler bu kadim medeniyetçe yönetiliyordu. Ancak bir adam, imparatorluğun çökeceğini öngörme cüretini gösterdi: Psikotarih biliminin öncüsü Hari Seldon. Tahminlerine göre galaktik savaş kaçınılmazdı. Bu durumu olabildiğince ertelemek adına iki Vakıf kurdu; biri imparatorluğun sahip olduğu binlerce yıllık bilgiyi korumakla yükümlüydü, diğerinin ise ne yeri ne de amacı biliniyordu. İmparatorluk çökmeye başlayınca Galaktik Ansiklopedi üzerinde çalışan Birinci Vakıf sakinleri, Seldon’ın onlar için tahminlerinin de ötesinde bir rol biçtiğini anlayacaktı.

İthaki Yayınları, Vakıf Serisi’ni yayımlanma sırasına göre yayımlamaya devam edecek.

304 s. İstanbul 2017

10-023.jpg

Sarah Bakewell
VAROLUŞÇULAR KAHVESİ
ÖZGÜRLÜK, VAROLUŞ VE KAYISI KOKTEYLERİ
Domingo Yayınevi

Ulusal Kitap Eleştirmenleri Ödülü’nü kazanan, “Nasıl Yaşanır ya da Bir Soruda Montaigne'in Hayatı”nın yazarındanParis, 1933. Üç genç arkadaş, Jean-Paul Sartre, Simone de Beauvoir ve Raymond Aron, Montparnasse’ta bir barda kayısı kokteyllerini yudumlarken, Aron içkisini göstererek, “Bu kokteyl üzerinden felsefe yapabilirsin!” der.

Sartre, bu ilham verici andan yola çıkarak, yaşam –aşk ve tutku, özgürlük ve varoluş, kafeler ve garsonlar, dostluk ve devrim ateşi– hakkındaki kendi sıra dışı felsefesini yaratacaktır. Bu felsefe, Paris’te büyük bir heyecan dalgası yaratıp dünyayı kasıp kavuracak, 1968 öğrenci ayaklanmalarından sivil haklar mücadelesine kadar birçok toplumsal harekete damgasını vuracaktır. 

Varoluşçular Kahvesiçağdaş varoluşçuluğun hikâyesini insanlar, zihinler ve fikirler arasında kurulan tutkulu bir ilişki olarak anlatıyor. Sarah Bakewell hayat hikâyeleri ile düşünceleri harmanlayarak, bizleri yaşama dair olduğu kadar yaşamları değiştiren, neyiz ve nasıl yaşamalıyız gibi önemli soruları ele alan bir felsefenin kalbine götürüyor.

“Şahane... Titizlikle kaleme alınmış ve zihin açıcı. “Düşünen” herkese öneriyorum.”

- Library Journal -

440 s. İstanbul 2017

 

f2-028.jpg

 

 

 

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Editörün seçtikleri / 4 Aralık 201704 Aralık 2017 Pazartesi 15:35
  • Yeni çıkan kitaplar / 4 Aralık 201704 Aralık 2017 Pazartesi 12:24
  • Editörün seçtikleri / 27 Kasım 201727 Kasım 2017 Pazartesi 19:26
  • Haftanın Kitabı: "Hacettepe Eczacılık Nerede?"27 Kasım 2017 Pazartesi 17:31
  • Haftanın çok satan kitapları / 27 Kasım 201727 Kasım 2017 Pazartesi 08:52
  • Yeni çıkan kitaplar / 27 Kasım 201727 Kasım 2017 Pazartesi 08:02
  • Suriye kazandı, kazandık!26 Kasım 2017 Pazar 00:21
  • Haftanın çok satan kitapları / 20 Kasım 201720 Kasım 2017 Pazartesi 15:37
  • Editörün seçtikleri / 20 Kasım 201720 Kasım 2017 Pazartesi 15:17
  • Yeni çıkan kitaplar / 20 Kasım 201720 Kasım 2017 Pazartesi 13:30
  • 123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)