• BIST 105.268
  • Altın 163,398
  • Dolar 3,9604
  • Euro 4,6498
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 4 °C
  • Adana 12 °C
  • Antalya 10 °C

Yeni çıkan kitaplar / 3 Temmuz 2017

Yeni çıkan kitaplar / 3 Temmuz 2017
Yeni Çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi...

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim:
[email protected]

-------------------------------------------

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular.

Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

YENİ ÇIKANLAR

1-279.jpg

Vamık D. Volkan
KÖRÜ KÖRÜNE İNANÇ
Asi Kitap

Vamık D. Volkan bu kitapta Bosna Savaşı'ndan İsrail - Filistin çatışmasına, köktendinci terörden 11 Eylül'e ve intihar bombacılarına dek artık hepimizi yakından ilgilendiren sorunları ele alıyor ve liderlerini inceliyor.
Atatürk'ten Stalin'e, Mandela'dan Milosevic'e, Bin Ladin'den Bush'a toplumları yönlendiren liderler ve kişilikleri üzerine eşsiz bir inceleme.
 
472 s. İstanbul 2017

2-238.jpg

J. Hakan Dedeoğlu
TIRNOVA 1883-RUMELİ KABUSU
Sırtlan Kitap


Tırnova 1883: Rumeli Kabusu, hem kendi üretimleri hem de Bant Mag. dergisindeki çalışmalarıyla tanınan çizer Sadi Güran ve müzisyen/yazar J.Hakan Dedeoğlu'nu bir araya getiriyor.
Kitap, 1883 yılında, Osmanlı döneminin resmi gazetesi Takvim-i Vakai'de yayımlanmış ve imparatorluğun Rumeli topraklarında yer alan Tırnova'da geçen, gerçek ve tüyler ürpertici bir olayı anlatan bir mektuptan ilham alıyor. Popüler kültür tarihinde de kendine yer edinen ve Osmanlı'da bilinen, ilk vampir/hortlak hadisesi olarak geçen bu esrarengiz olaya odaklanan kitap, mektupta anlatılanlara birebir sadık kalırken, tam olarak neler yaşanmış olabileceğini de hayal ederek anlatıyor.

64 s. İstanbul 2017

3-162.jpg

Michel Foucault
HERMENÖTİĞİN KÖKENİ
Kendilik Hakkında-Dartmouth Konferansları, 1980
Ayrıntı Yayınları

Foucault'nun eleştirel çalışmalarında kendilik problemi esaslı bir yer teşkil eder, elinizdeki kitap bu problemi enine boyuna tartışan, araya spekülatif düşüncesinin de dahil edildiği, zihin açıcı ve kışkırtıcı bir çalışma... 

Foucault, Kasım 1980'de, Dartmouth College'da “Hakikat ve Öznellik” ve “Hıristiyanlık ve İtiraf” başlıklı iki İngilizce konferans vermiştir. Bu konferanslarda, Antik Yunan ve Roma dönemindeki kendilik teknikleri, kendilik incelemesi ve vicdan yönetimi gibi konuları işlemiş, modern öznenin soykütüğünün ve bugün bile karakterimizi oluşturan kendilik meselesinin izinden gitmiştir.

Foucault, Dartmouth College'da verdiği bu konferansın bir benzerini Berkeley'de, Kaliforniya Üniversitesi'nde de vermiştir. Bunların yanı sıra, Foucault'nun daha önce hiç yayımlanmamış iki mülakatı da bu çalışmaya dahil edilmiştir.
Modern felsefi tartışmalarda önemli yer teşkil eden bir kitap.

144 s. İstanbul 201

4-115.jpg

İonna Kuçuradi
PERDENİN ARKASI
Kuçuradi Felsefe ve İnsan Hakları Vakfı Yayınları

İoanna Kuçuradi'ye göre, şiir çevirisinde başka bir dilde iletilmesi istenen, şiirin anlamı vesesidir

Ozan, göstermek-tanıtmak için iletmek istediğini –anlamı– kurduğu imgelerle, Sözcüklerden kurduğu imgelerle dile getirir. Bundan dolayı okuyucu, ancak kulak aracılığıyla, kendi sesini ya da başkasının sesini dinleyerek , bu imgelere ulaşabilir, böylece de ozanın iletmek istediğini anlayabilir. Şiirde kulak aracılığıyla görülür imge; çünkü anlamı taşıyan bu sesten imgedir.

Şiirde imge kuran sesi yaratan, iletilmek istenen anlama göre imgenin dillendirilişidir. Dile gelen, burada anlam değil, imgedir; anlam, ancak, o sözcüklerle kurulmuş imgelerle iletilir.

İşte, bu ‘bir anlamı dille imgeleştirme', yani bir anlam ile imgesi arasında belirli bir dille kurulan ilişki, bir şiirin ‘ses'ini oluşturur. ‘Sesi' yaratan, bir dilin imgeleştiren kullanılışıdır: dille anlamı imgeleştirirken, sözcüklerin seçimiyle, yanyana getirilişiyle, birleştirilmesiyle, değiştirilmesiyle yaratılır ‘ses'. Ve bu ‘ses' anlamı iletir; ozanın gösterdiğine, tanıtmak istediğine bu ‘ses'le ulaşılır.

112 s. İstanbul 2017

5-047.jpg

Gustave Flaubert
BİBLİYOMAN
Palto Yayınevi


Bir zamanlar Barcelona'nın güneş girmeyen dar bir sokağında; hani şu soluk yüzlü, ruhsuz, gözleri çukur adamlardan; hani şu Hoffman'ın rüyalarında deştiği şeytani ve tuhaf varlıklardan biri yaşardı. Bu, kitap satıcısı Giacomo'ydu. Henüz otuz yaşında olmasına rağmen, çoktan yaşlanmış ve bitkinleşmişti. Uzun boyluydu, ama yaşlı bir adam gibi beli bükülmüştü. Saçları uzundu, ama ağarmıştı. Elleri güçlü ve kaslıydı, ama kurumuş ve kırış kırıştı. Üstü başı perişan ve eski püsküydü. Beceriksiz ve utangaç bir tavrı vardı. Yüzü solgun, üzgün, çirkin ve silikti. Nadir ve tuhaf kitapların satıldığı müzayede günleri hariç, insanlar onu sokakta çok görmezlerdi.

50 s. İstanbul 2017

6-041.jpg

Michel Crubellier, Pierre Pellegrin
ARİSTOTELES
Filozof ve Bilme Meselesi
Yapı Kredi Yayınları

Günümüzde, birçok biçimde Aristotelesçi olunabilir. Gerçi istesek de istemesek de zaten Aristotelesçiyiz. Bunun nedeni, Aristoteles’in zihinsel ve entelektüel manzaramızda sahip olduğu  tarihsel ağırlığın, başka hiç kimseninkiyle kıyas kabul etmiyor olmasıdır.
 
Gözümüzün önünde gelişme kaydeden her disiplinin Aristotelesçi bir temeli vardır. Aristotelesçi olmanın bir nedeni de Aristotelesçiliğin bir tezler bütününden ziyade bir felsefe yapma biçimi olmasıdır. Bir başka deyişle, hem özneyi bilinen nesneye ve bizatihi bilgiye göre konumlandırma, hem de kelimenin coğrafî anlamıyla bilmenin haritasını çizme durumu söz konusudur.
 
Dolayısıyla Aristoteles felsefesindeki kırılmaları tespit etmek, birleşme noktalarını ve geçişleri bulmak ve farklı yerlerde bulunan aynı şemaları teşhis etmek gerekir. Bu kitap da Aristoteles’in eserlerinin bütününe “bilme meselesi” doğrultusunda bir güzergâh çizmeyi öneriyor.

376 s. İstanbul 2017

7-035.jpg

Aaron Nommaz
YAHUDİ CASUS JOZEF NASİ
Destek Yayınları

Osmanlı’nın okullarda öğretilmeyen övünülecek tarihi.
Neden Osmanlı’nın en güçlü 5 padişahı Avrupa’da yakılma tehlikesiyle yaşayan Yahudilere kucak açtı ve Nasi’yi davet etti?
Katolik Avrupası’nda yakılma tehlikesiyle yaşayan soydaşlarını nasıl Osmanlı’da hürriyete taşıdı?
Nasi ile Rönesans’ta Portekiz, Anvers, Lion, Venedik, Ferrara, Dubrovnik ve İstanbul saraylarında bir gezinti.
 
Bu kahraman hakkında yazılan ilk ve tek Türkçe eserdir. Hazin bir hikâyeydi “Kanuni’nin Yahudi Bankeri Dona Gracia”. Engizisyondan kaçıp da Osmanlı topraklarına yerleşen ve Kanuni’nin bankerliğine, Hürrem Sultan’ın ise dostluğuna nail olan Dona Gracia’nın yaşamını okurken onun geride, ülkesinde bıraktığı ailesinden kimi insanları nasıl bir akıbetin beklediği hepimizin zihninde bir soru olarak kalmıştı. Bu romanda ise Dona Gracia’nın yeğenlerinden Jozef Nasi’nin, halasının yolundan ilerleyerek aynı amaç doğrultusunda kendisine kucak açan Osmanlı ülkesine yaptığı meşakkatli yolculuğun öyküsünü tarihi gerçekler ışığında bir solukta okuyacaksınız...

296 s. İstanbul 2017 

8-028.jpg

Kemal Özer
YARALI KARANFİL
Toplu Şiirler
1959-2008
Mylos Kitap


"Edebiyata adım attığı ilk yıllarda İkinci Yeni'nin kurucu şairleri arasında yer alan Kemal Özer, çarpıcı imgeleri sağlam bir yapıyla birleştiren şiirleriyle dikkat çeker. 1960'ların toplumsal aydınlanma döneminde, radikal bir dönüşümle militan öznenin şiirini alabildiğine sade bir dille kaleme almaya başlar. 1980 darbesinin ardındansa bir olgunluk dönemine girerek bütünsel bir imgenin peşinde, uzun soluklu ve toplumsal meselelerle iç hesaplaşmanın arayüzünde metinler üretir. Türk şiirinde toplumculuğu özgürleştirici bir şekilde yorumlamış, kişisel serüvenini şiire ideolojik doğrultusundan uzaklaşmadan yansıtmış ve kendini sürekli yenileme cesareti göstermiş ender figürlerdendir. Görünen o ki bu ayrıksı, üretken ve devrimci ozanın külliyatı güncelliğini uzun bir süre daha koruyacak." -Efe Duyan-

676 s. İstanbul 2017

9-018.jpg

Ural Nadir
NASIL KORUNABİLİRDİK?
Şiddete Uğrayan Kadınlar ve Çocuklar
İletişim Yayınevi

“Herkes dayak yemekten ya da o akşam kavga etmekten yorulmuş bitmiş, uyuyup kalıyordu öylece. Babanın enerjisi tükenene kadar kavga bitmiyordu. (...) Kavga olduğu zaman herkesi suçlu olarak, kendini mağdur olarak gördüğü için... bağırır bağırır küfreder, döver söver, sonra da şurada betonun üzerinde yere uzanırdı. (...) Daha sonra arabada yatma huyu çıkardı. Kavgayı eder, söver, bağırır çağırır, gider arabada yatardı. Ertesi gün gelirdi kavgaya şöyle devam ederdi: siz bana onu yaptınız, bunu yaptınız, arabalarda yattım.”

Çocukluğu şiddet ortamında geçen Ç.'nin anlatımından Ev içi şiddet hakkında ayrıntılı ve gerçekçi bir tablo çizen bu kitap olanca yakıcılığıyla “istikrarını” koruyan bu meselenin magazinleşerek kanıksamaya uğramasına karşı bir çabanın ifadesi.

Çalışma, ev içi şiddeti bir deneyim olarak inceliyor: Şiddetin “takvimi” nedir, nasıl başlıyor, nasıl işliyor, nasıl bir döngüsü var? “Nedenler” neler - “gerçek” nedenlerden öte, “bulunan”, “tutunulan” ve algılanan nedenler? Mağdurlar, uğradıkları şiddeti nasıl yorumluyor ve anlamlandırıyorlar? Baş etme mekanizmaları nelerdir, nasıl işliyor?

Şiddete uğrayan kadınlar yanında şiddet ortamında yetişen çocukların deneyimlerine ve tanıklıklara dayanan bir inceleme... Sonunda ayrıntılı önerilerde de bulunuyor: Ne yapılabilir, kim ne yapabilir?

Genç yaşta hayatını kaybeden Ural Nadir'in, meslekî ilgilerin ötesine geçen gösterişsiz empatisini, şefkatini taşıyan bir metin...

271 s. İstanbul 2017

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Editörün seçtikleri / 13 Kasım 201713 Kasım 2017 Pazartesi 16:26
  • Yeni çıkan kitaplar / 13 Kasım 201713 Kasım 2017 Pazartesi 16:23
  • Ayşenur Arslan'ın son kitabı Darbe'nin Lütfu Tele1 Kitap'ta09 Kasım 2017 Perşembe 15:23
  • Haftanın çok satan kitapları / 6 Kasım 201706 Kasım 2017 Pazartesi 13:51
  • Editörün seçtikleri / 6 Kasım 201706 Kasım 2017 Pazartesi 13:48
  • Yeni çıkan kitaplar / 6 Kasım 201706 Kasım 2017 Pazartesi 13:40
  • Haftanın Kitabı: "Çin'in Yönetimi"06 Kasım 2017 Pazartesi 13:34
  • Haftanın çok satan kitapları / 30 Ekim 201730 Ekim 2017 Pazartesi 14:56
  • Haftanın Kitabı: "Opera Kahkahası"30 Ekim 2017 Pazartesi 14:51
  • Editörün seçtikleri / 30 Ekim 201730 Ekim 2017 Pazartesi 14:39
  • 123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)