• BIST 106.239
  • Altın 161,217
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 4 °C
  • İzmir 14 °C
  • Adana 12 °C
  • Antalya 12 °C

Yeni çıkan kitaplar / 30 Ekim 2017

Yeni çıkan kitaplar / 30 Ekim 2017
Yeni Çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi...

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim:
[email protected]

-------------------------------------------

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular.

Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

YENİ ÇIKANLAR

1-341.jpg

Erol Mütercimler
KOMPLO TEORİLERİ 4
İsyanlar İhtilaller Darbeler
Asi Kitap

KOMPLO TEORİSİ  yazmak  bir düşünme yöntemidir. Pek çok kişi tarafından da ne hikmetse son derece olumsuz karşılanır. Oysa komployu kuranlar görmemizi istedikleri her şeyi "aynanın önüne” koyarlar. Bizler bu görüntüyle uğraşırken aynanın arkasına bakmak hiç aklımıza gelmez.
Türkiye’de aynanın arkasını merak edenlerin başında gelen Erol Mütercimler,  2001 yılında KOMPLO TEORİLERİ adıyla ilk dergiyi çıkaran, yine  ilk olarak KOMPLO TEORİLERİ logosuyla    Habertürk  televizyonunda  2003 yılından itibaren ilgiyle izlenmiş olan  televizyon programını yapan  önemli bir akademisyen ve  gazetecidir.

Mütercimler, alışılmışın  tam tersine şunu söylüyor; eğer ortada komplo, yani gerçek olay yoksa "komplo teorisi” yazamazsınız!
KOMPLO TEORİSİ serisinin dördüncü cildinde özellikle Türkiye’de  son 60 yılda   ortaya çıkan isyanlar- ihtilâller  ile  askeri ve sivil darbeler, kısacası Türk milletine ve Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı kurulan komplolar aynanın arkasından önüne çıkarılmaktadır…

Batı’lı strateji merkezlerinin, Pentagon’un, NATO’nun, CIA’nın  karanlık koridorlarında yapılan planların Türkiye’deki işbirlikçisi olan cemaat ve tarikat önderlerine ek olarak üst rütbeli subay, politikacı, gazeteci ile çok sayıda akademisyenin  kurdukları komplolar,  bu kitapta açığa çıkarılmaktadır.
Neşeli  "Zeytin yağlı yiyemem aman…”  türküsünü besteletenler ile askeri ve sivil darbeleri yaptıranlar… Ergenekon, Balyoz, Askeri Casusluk, Poyrazköy Kumpaslarını ve  "15 Temmuz 2016” komplosunu kurduranlar aynı  odak  mensuplarıdır...
Okuyunca şaşıracaksınız.
Tüm komploların kolaylıkla uygulanışının nedeni proje partiler midir? sorusunun yanıtını merak edenlere…

540 s. İstanbul 2017

2-289.jpg
Koray Şerbetçi
TARİH NEYE YARAR?
Türdav Yayınları


"Şu gök kubbenin altında söylenmemiş söz yoktur derler. Sadece söz mü? Aslında gök kubbenin altında düşünülmemiş, denenmemiş şey de yok gibidir. İnsanoğlu değişim adına binlerce yıldır koşturur ama yolu dönüp dolaşıp hep aynı yere çıkar. 

Bu gün yeryüzünde kasım kasım kasılan modern insanın hali, Keloğlan masallarının başındaki tekerlemede dillendirilen:"Az gitmiş, uz gitmiş, dere tepe düz gitmiş, bir dönüp bakmış ki bir arpa boyu yol gitmiş." durumundan başka bir şey değildir. 
Aslına bakılırsa modern insan diye bir şey de yoktur. İnsan her zaman aynı insandır. Tarih kitaplarının ağzıyla konuşursak, Taş Devri'nin ilkel insanı ile dijital çağın son model insanı; tüm tutkuları, zayıflıkları ve kabiliyetleriyle aynı insandır. Tek değişen, dürtülerini tatmin etmek için kullandığı alet-edevatın farklılaşmasıdır o kadar…"
Şimdi bir düşünelim bir arpa boyu yol gitmemiş insanoğlunun serüveninde TARİH NEYE YARAR? 
Elinizde tuttuğunuz kitap Koray Şerbetçi imzasını taşıyor. Yazar, tarihin sadece satırlar arasında kalan bir öğreti olmadığını, okuyucusuna tarihi olayların perdelerini aralayarak anlatıyor…

176 s. İstanbul 2017

3-206.jpg

Sadık Usta
ÜTOPYA VE MASALBİLİM
Librum Kitap

Masallar sadece çocuklar için yazılmaz, aksine onları en çok yetişkinlerin okuması gerekir; çünkü en çok onların hayallere, fanteziye ve geleceğe dair umuda ihtiyacı var. Masal ve ütopyanın izinde; dört insan... dört coğrafya... dört keşif...
Sadık Usta, bu eserinde ninelerimizden, dedelerimizden dinlediğimiz kadim masalların nasıl ve hangi ihtiyaçtan kaynaklandıklarını ve bunların tarihsel-toplumsal işlevlerinin ne olduğunu, Binbir Gece Masalları’ndan çevirdiği sekiz örnekle masaldan yola çıkarak inceliyor. Antoine Galland’ın Şam’ın egzotik pazarlarında bulduğu Binbir Gece Masalları’nın hikâyesini; Johann von Goethe’nin İtalya’yı dolaşarak masalbilimini nasıl ortaya çıkardığını; ünlü masalbilimci, Profesör Theodor Benfey’in nasıl Avrupa’nın en büyük kütüphanelerinde Hint masallarının elyazmalarını keşfettiğini öğreneceğiz.
 
224 s. İstanbul 2017

4-141.jpg

Kolektif
EN UZUN GECE
Asi Kitap


Ahmet Yavuz, Barış Doster, Barış Yarkadaş, Gürkan Hacır, Mehmet Ali Güller, Mehmet Ruşen Gültekin, Naim Babüroğlu, Tolga Gürakar ve Ümit Zileli’nin kaleminden “En Uzun Gece”.

Demokrasi tarihimizin ‘EN UZUN GECE’sini okumaya hazır mısınız? Tüm gerçekleriyle... Tüm çıplaklığıyla... 15 Temmuz, demokrasimizin en derinden yara aldığı bir darbe girişiminin tarihi oldu. 250 insanımız yaşamını yitirdi, binlerce kişi ise yaralandı. Bu cinnet gecesinden geriye sadece bombalanmış Meclis binamız ve kamu kuruluşlarımız değil, aynı zamanda örselenmiş bir demokrasi ve kırılmış bir parlamenter sistem de kaldı.

Peki 15 Temmuz’un darbecileri, böylesi bir çılgınlığa nasıl kalkıştılar? Bir avucu geçmeyen asker ve subayla tarihte benzeri görülmemiş gözü dönmüş vahşeti nasıl yaptılar? Bu cesareti nereden buldular? Peki ya bir tarikatın mensupları Türk Silahlı Kuvvetleri gibi bir cumhuriyet ocağına nasıl kümelendiler? En etkili rütbelere nasıl yükseldiler? Birbirlerinin yükselmesi ve rütbe alması için nasıl taktikler izlediler? TSK dışından kimlerden nasıl destek aldılar? Cemaatçilerin böyle kudretli noktalara gelmesi devletin bir zaafımı yoksa tercihi miydi?Gerçekten 15 Temmuz davul zurna çalarak mı geldi?
 
232 s. İstanbul 2017

5-075.jpg

Richard Yates
YALNIZLIĞIN ONBİR HALİ
Yüz Kitap

Richard Yates, Amerikan Rüyası’nın altın yılları 1950’leri anlattığı öykülerinde, o rüyada kendine bir yer bulamayanların sarsıcı portrelerini çiziyor.

Yalnızlığın On Bir Hali, savaş sonrası New York’unun taksi şoförlerini, yazar namzetlerini, banliyöde yaşayan erkeklerini ve onların tatminsiz, ihmal edilmiş eşlerini, savaş gazilerini, ofis çalışanlarını anlatıyor. İster orta sınıf, ister bohem olsunlar, ister kentte ister banliyöde yaşasınlar, bu insanların çoğu cesaretsizlikten kaynaklanan derin bir yalnızlıktan mustarip; bu öykülerin kahramanları denememenin utancını, deneyip de başarısız olmanın hayal kırıklığına tercih ediyorlar.

Richard Yates o benzersiz gözlem gücüyle hüznü ve yalnızlığı sade ve hakiki bir dille anlatmayı başarıyor.


“Yates, Dublinliler’in New York versiyonunu yaratmış adeta.” 
The New York Times

“Bir Amerikalı tarafından yazılmış en iyi öykü kitabı.”
Kurt Vonnegut

İstanbul 2017

6-063.jpg

Altay Öktem
THOMAS DÜŞERKEN
Can Yayınları


Düşüşüne önceden karar vermişti demek istiyorum. Bilerek kendini uçurumdan aşağı bıraktı. Derinliğin dördüncü boyutunun da fotoğrafını çekmiş, sanat hayatının zirvesine ulaşmıştı. Geriye beşinci boyut kalıyordu. Beşinci boyutun çekilmesi için bizim bir araya gelmemiz gerekiyordu. Uçurumdan yuvarlanması, sana ve bana, ayrı ayrı yazılmış birer mektuptu aslında.
Bütün dünyanın sapkın olarak tanıdığı, kollarını kullanamadığı için ayaklarıyla fotoğraf çeken ve küçük yaşta konuşma yetisini kaybetmiş olan dâhi fotoğrafçı Thomas Dumas, İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla Polonya’dan kaçmak zorunda kalan bir ailenin çocuğudur. İspanyol bir modelin fotoğraflarını çekerken uçurumdan yuvarlanır… Bu ölümün ardından yolları kesişen model Maria ve Thomas Dumas’ın biyografisini yazmakta olan sanat tarihi profesörü Anders, ünlü fotoğrafçının ölümünün sırrının peşine düşerler.
Paris’ten Münih’e, oradan da İstanbul’a uzanan nefes kesici bir maceraya tanık oluyoruz.

160 s. İstanbul 2017

7-053.jpg

Margaret Atwood
NAM-I DİĞER GRACE
Doğan Kitap

19. yüzyıl Kanadası'nda İrlanda göçmeni, 16'lık hizmetçi Grace Marks. Patronunu ve metresini öldürmekle suçlanıyor. Bu vahşi cinayette suç ortağı James McDermott, asılırken bütün suçu bu kızıl saçlı güzele yıkıyor. Basın, Kilise, politikacılar, ahlakçılar, ruhun peşinden koşan İspirtizmacılar, bilinci keşfetmeye çalışan bilimciler el yordamıyla bir “cani”nin portresini tamamlamaya çalışırken, Grace melek mi şeytan mı olduğunu ele vermeyen ifadesiyle hikâyesini müphemliğin sınırında tutmayı başarıyor.
Margaret Atwood gerçek bir olaydan yola çıkarak yazdığı Nam-ı Diğer Grace'te “melek” ve “şeytan” olarak kadın algısıyla inceden inceye dalgasını geçerken, bu edebi Mona Lisa portresiyle 19. yüzyıl bilimini, ahlakçılığını çaresiz bırakıp insan ruhunu, ancak edebiyatın, sanatın görebileceği o derinliğe, suçun toplumsallığının tam ortasına çekiyor.

632 s. İstanbul 2017

8-046.jpg

Roberto Bolano
MÖSYÖ PAİN
Can Yayınları

Mösyö Pain, akşam saat onda Latin Mahallesi’ndeki Café Victor’da bekleniyorsunuz. Bu bir ölüm kalım meselesi. Lütfen ciddiye alınız.
 
1938 baharında Paris’te bir hastane odasında yatan Perulu şair César Vallejo’nun hıçkırık nöbetini kimse geçiremeyince başvurulan kişi, Franz Mesmer’in takipçisi, okült bilimler meraklısı Pierre Pain olur. Ancak ortaya çıkan iki İspanyol, şairi tedavi etmemesi için onu ikna etmeyi başarınca Mösyö Pain kendini labirentimsi sokaklar ve koridorlarda, anlamını çözmekte zorlandığı bir kovalamacanın ortasında bulur.
 
Mösyö Pain, Edgar Allan Poe öykülerini anımsatan puslu ortamları ve esrarlı karakterleriyle Roberto Bolaño’nun hayal gücünün karanlık katmanlarını yansıtıyor.
 
152 s. İstanbul 2017

9-032.jpg

George Saunders
ARAFTA
Delidolu Yayınları

“Herkes acı çekiyordu ya da çekmişti ya da çekecekti. Hayatın doğasında vardı bu.”
 
Ölmek nasıl bir şey? Yaşayan en iyi öykücülerden biri olarak gösterilen George Saunders, uzun süredir merakla beklenen ilk romanında, bu can alıcı sorunun yanıtını arıyor. Oysa bu sorunun yanıtı meçhul; kimsenin bilmediği, bilse bile insanlara nasıl aktaracağını bilemediği, gizemli bir yanıt bu. Arafta kalan kişi, Amerikan İç Savaşı’nın kahramanı, eski başkan Abraham Lincoln’ın oğlu Willie Lincoln; ve ona eşlik eden onlarca başka hayalet… Herkes geriye dönmenin, Lincoln ise devam etmenin ve huzura kavuşmanın peşinde. Ancak bilmedikleri önemli şeyler var: Bazı darbeler, kırılgan insanlara fazla ağır gelebilir; darbeler insanı bitirebilir ya da zirveye taşıyabilir… Ezber bozan kalemiyle George Orwell, Kurt Vonnegut gibi yazarlarla karşılaştırılan George Saunders’ın, Lincoln’ın yedi yaşındaki oğlunu kaybetmesinden yola çıkarak, teatral bir atmosferde ve deneysel bir anlatım biçimiyle kurguladığı bu olağanüstü etkileyici kitap, ölüm, kayıp ve yas kavramlarına okurun hiç alışık olmadığı bir perspektiften yaklaşırken, dönemin Birleşik Devletleri’nin arka planını anlatmaktan da geri kalmıyor.  Folio Ödüllü yazar, klasik roman kalıplarını yıktığı Arafta'da, sanat tarihinin heykel başyapıtlarından Michelangelo’nun ünlü Pietà eserine de çeşitli göndermelerde bulunuyor. Amerika ile aynı anda Türkiye’de de yayımlanan Arafta, zihin zorlayan kurgusu, alışılmadık biçimi ve acıyı bile bir mizah ögesi haline getirebilen üslubuyla, okurun önünde yepyeni ve deneysel bir patika açıyor.
 
456 s. İstanbul 2017

10-021.jpg

Kolektif
TARIK AKAN- ÜLKEMİN GÜZEL YÜZÜ
Can Yayınları

Türkiye’de bir oyuncu olmanın, sanatçı olmanın gereklerinin en önemli yerlerinden bir tanesini yüklenilmesi gereken bir görev olarak üstüme almışım ben. Ülkenin laik, demokratik, çağdaş bir yapıya oturması için neler lazımsa, onlar için bir şeyler yapılması gerektiğine inanan bir kişiyim. Bunları da seçtiğim ve olmak istediğim bütün filmlerin içerisine sokmuşumdur. Çünkü benim dünya görüşüm bu. Buna inanıyorum. Başka türlü bu toplumun rahata kavuşması imkânsız diye düşünen kişilerdenim. Bunu bir görev olarak koyuyorum kendime.
Ülkemizin çağdaş zamanlarından bir fırtına gibi gelip geçen bir sima… 

Sinemamızın ortasına düşen bir yıldız… Sonunda ülkenin en zor zamanlarında politik tercihleriyle halkının yanında yer almış, halkının çıkarları için mücadele etmiş bir aydın... Bu kitap Tarık Akan dostlarının, izleyicilerinin, okurlarının ve yoldaşlarının bir vefa borcu olarak onun birinci ölüm yıldönümü için hazırlandı. Akan’ın yıllarca emek verdiği Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı’nın katkılarıyla…

320 s. İstanbul 2017

f3-011-002-002-001.jpg

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)