• BIST 109.286
  • Altın 152,987
  • Dolar 3,8307
  • Euro 4,4999
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 18 °C
  • Adana 21 °C
  • Antalya 19 °C

Yeni çıkan kitaplar / 4 Aralık 2017

Yeni çıkan kitaplar / 4 Aralık 2017
Yeni Çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi...

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim:
[email protected]

-------------------------------------------

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular.

Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

YENİ ÇIKANLAR

1-364.jpg

Saltıkov Şçedrin
GOLOVLEV AİLESİ
Kor Kitap

“Burada kokmuş tuzlu etle beslerlerdi insanları, öksüzlerin kulakları nefretlik, dilenci, asalak, açgözlü gibi sözleri ilk kez burada duymuştu. Burada hiçbir şey cezasız kalmaz, hiçbir şey o katı, duygusuz kadının keskin gözlerinden kaçmazdı: Ne fazla bir lokma, ne düşürülüp kırılmış beş paralık bir oyuncak, ne yırtılan bir bez parçası, ve ne de eskitilmiş bir ayakkabı. Her aykırılığın düzeltilmesi, her bozulan şeyin onarılması ya azarlama, ya dayakla olurdu. ... Golovlevo’dan daha iğrenç bir yer, Golovlevo’daki yaşamdan daha iğrenç bir yaşam düşünülebilir miydi!”
 
Golovlev Ailesi; asil, soylu ama bir o kadar da yozlaşmış, sömürgeci bireylerin bir arada olduğu bir aile. Güçsüz, ikiyüzlü insanların toplamı. Onların gözlerinin gördüğü sadece ve sadece ceplerine düşecek payları, arsaları ve toprakları... Çözülmüş akraba ilişkilerinin, yozlaşmış ahlakın ve önlenemez yok oluşun kanıtı... Aileye birkaç kuşaktır damgasını vuran üç önemli özellik vardı: Avarelik, işe yaramazlık ve ayyaşlık. Bunlardan ilk ikisinin sonucu: Boşboğazlık, boş düşünceler üretme ve duygusuzluk.
 
Golovlevo’da bir zamanlar bir insan yuvası vardı; nasıl oldu da bu yuvanın içinde bir tek tüy bile kalmadı?

352 s. İstanbul 2017

2-309.jpg

Richard Sennett, Jonathan Cobb
SINIFIN GİZLİ YARALARI
Heretik Yayıncılık

Sadece ekonomik bir sömürüye tabi olduğunu ve düşük bir ücretle yaşamak zorunda bırakıldığını biliyorsak bir işçi hakkında çok az şey söylüyoruz demektir. Ama kıyafetinden ve konuşmasından dolayı küçük görülmekten korktuğunu, nasırlaşmış ve büyük ellerinden utandığı için başka insanların yanında ellerini saklamaya çalıştığını, çocuklarının kendisi gibi işçi olmasını istememesine rağmen işçi olduklarını görüp üzüldüğünü, üst-orta sınıftan insanların çoğu zaman kendisine selam vermeden geçip gittiğini, kendisine saygı gösterilmezken başkalarına sürekli saygılı davranmak zorunda kaldığını, ona ismiyle hitap edilirken başkalarına “bey” demek zorunda olduğunu biliyorsak, işçi olmanın kültürel anlamı konusunda çok daha fazla şey söylüyoruz demektir. Sennett ve Cobb, Sınıfın Gizli Yaraları başlıklı elinizdeki bu çalışmada “hayatın sadece ekmekle yaşanmadığına” ilişkin yığınla örnek sunmaktadır. Dolayısıyla bu çalışmanın önemi, sınıf bilincinin tek belirleyeninin işçilerin üretim sürecinde yaşadıkları deneyimlerden ibaret olmadığını, buna ek olarak işyeri dışında girilen toplumsal ilişkilerin, gündelik yaşam pratiklerinin, kültürel değerlerin sınıf bilincinin şekillenmesinde oldukça önemli olduğunu göstermesinde yatmaktadır.
 
269 s. İstanbul 2017

3-221.jpg

Enrique Vila-Matas
KASSEL’DE MANTIK ARAMAK
Can Yayınları

Almanya'nın merkezinde, Avrupa'nın göbeğindeydim ve her şeyin on yıllar önce ölmüş olduğu, buz kestiği ve toprağın altında kaldığı gerçeği başka hiçbir yerde buradaki kadar bariz görünür değildi, kıtamız esaslı, affedilmez büyük hatalarına razı geldiğinden beri böyleydi.
Kassel'de tuhaf şeyler oluyor: Şehir, bilinmeyen bir mantığın önünü açan bir mantıksızlığa davet ediyor bizi. “Sanat hayat gibi gelip geçerken” geride bir satır, bir ezgi, hafızamızda yer eden, kişiliğimizin parçasını oluşturan imgeler bırakıyor. Çivisi çıkmış bir dünyada, sanatın öldüğüne hükmeden uğursuz seslerin aksine, Enrique Vila-Matas hâlâ sanatla zincirleme reaksiyonlar yaratılabileceğine dair umudunu koruyor.
Kassel'de Mantık Aramak'ta Vila-Matas, avangardla ilişkisini ve Documenta etkinliğine katılımını alışılmadık bir kurmacaya dönüştürüyor. Sayfaların arasından ince bir mizahla seslenen, mantık kurmak üzere mantıksıza davet eden, Dalí'den Nietzsche'ye, o bildiğimiz işbirlikçiler korosu aslında.

288 s. İstanbul 2017

4-152.jpg

Sultan Tarlacı
SUÇ VE BEYİN
Beyin ve Suça Nörobilimsel Bakış
Destek Yayınları

Bu kitap 15 Temmuz darbe girişimini insan davranışı, sosyal sinirbilim, suç, fedakârlık ve kahramanlık üzerinden nörobilimsel bir bakışla ele almaktadır.
Aynı zamanda terörist beyni, kitlesel eylemler ve büyük toplumsal olayların arka planındaki görünmesi zor nedenleri bilimsel olarak analiz etmektedir.
İnsanlar Habil-Kabil'den beri neden şiddet gösterirler?
Doğuştan mı suçlu oluruz yoksa suç toplumsal mıdır?
İçimizde taşıdığımız sürüngen beyni bize neler yaptırır?
Sağ-sol beyin arasındaki savaş siyasal savaşlara nasıl yol açar?
Sağ-sol beyin dengesi nasıl sağlanır?
Elektromanyetik dalgalarla toplumsal başkaldırılar yapılabilir mi?
Mehdilik beklentisi neden tembelliğin diğer adıdır?
Günümüzde mehdilik iddiasında bulunanlar kimlerdir?
Akıl hastalığı ve mehdilik ilişkisi nedir?
Guru ya da mehdi olmanız için ne gerekir?
Teröristlerin ve psikopatların beyni neden farklı çalışır?
FETÖ'nün cemaat büyüklüğü nasıl hesaplanır?
Cemaatlerde itaat ve ötekileştirme nasıl olur?

384 s. İstanbul 2017

5-085.jpg

Fazıl Say
AKILLA BİR KONUŞMAM OLDU
Doğan Kitap

İnsan iyi hissederse iyi yaşar.
“İyi” ile sarmalandığında iyi şeyler üretir. İyi hissetmeyi, iyiye inanırsa bulur.
 
“İyi”yi kimi insan Tanrı'da bulur, kimisi meleklerde. Kimisi çiçeklerde, kimisi ağaçlarda. Kimisi aşkta, kimisi sevgilide, kimisi çocuklarda,  kimisi müzikte, kimisi fizikte.
 
İyiden aldığımız güçle yaşarız. İyinin dokunduğu yerden filizleniriz. 
İyiden aldığımız güçle yaptıklarımız “umut” olur. Tabular ve önyargılarla insanlar birbirini düşman ilan ediyor. Çok da iyi bir dünya değil aslında burası.
 
Yine de umutlarınızı yok etmeyin. Bu evrende iyi de var. Sabırlı ol. Güçlü ol. İçine çek nefesi. Hayatı, iyiyi içine çek.
“Evrendeki iyiden asla vazgeçme.”

272 s. İstanbul 2017

6-070.jpg

Sarah Tomley
FREUD BU İŞE NE DERDİ?
İş Bankası Kültür Yayınları

Orta yaş krizi alameti kırmızı Ferrari hakkında Carl Jung’un neler diyebileceğini merak etmiş miydiniz? Ya da B. F. Skinner’ın, neden sürekli telefonunuzu kontrol ettiğinizi açıklarken söyleyebileceklerini? Bay/Bayan Doğru’yu ararken, hiç Erich Fromm’dan yardım istemek aklınıza geldi mi? Kısmen psikolojiye giriş kısmen de hayat kılavuzu sayılabilecek bu kitap, neden olduğunuz kişi olduğunuz, yaptığınız şeyleri neden yaptığınızla ilgili aydınlatan ve iç görü kazandıran bilgiler sunuyor; Melanie Klein, Donald Winnicott, Fritz Perls ve daha pek çok psikanalist ve psikoloğun bu konulardaki tavsiyelerine yer veriyor.
 
192 s. İstanbul 2017

7-060.jpg

Osman Balcıgil
BEN SABAHATTİN ALİ
Genç Destek Yayınları

KÜRK MANTOLU MADONNA, İÇİMİZDEKİ ŞEYTAN ve KUYUCAKLI YUSUF romanlarının yazarı Sabahattin Ali’nin casusluk hikâyelerini aratmayan yaşamöyküsünü BEN SABAHATTİN ALİ adlı kitabında eşsiz bir roman kurgusu içinde kaleme alan Osman Balcıgil, Sabahattin Ali’yi bu kez gençler için yazdı.
ELA GÖZLÜ PARS CELİLE, YEŞİL MÜREKKEP ve İPEK SABAHLIK gibi çok satan biyografi romanlarının usta yazarı Osman Balcıgil’in gençler için uyarladığı BEN SABAHATTİN ALİ, Sabahattin Ali’nin öğrencilik yılları, Almanya’ya gidişi, siyasi görüşü, özel yaşamı, askerlik dönemi, hapishane süreci ve istihbarat ajanları tarafından izlendiği günleri tüm açıklığıyla ve lezzetli bir üslupla anlatıyor...

88 s. İstanbul 2017

8-051.jpg

Jose Saramago
TOPRAĞIN UYANIŞI
Kırmızı Kedi Yayınları


José Saramago’nun çocukluk deneyimlerinden taşıdığı izlerle tartışmasız en kişisel, en mahrem yapıtı. Hayal dünyasının yatağını oluşturan anıların kök tuttuğu amansız bir coğrafyanın insanlarını anlatıyor. Yirminci yüzyılın başında Portekiz’in güneyindeki Alentejo eyaletinde yaşayan Mau-Tempo ailesinin üç kuşak süren hikâyesi boyunca, hayat mücadelesi veren yoksul ve topraksız köylülerin maruz kaldıkları sömürüye ve uğradıkları onca zulüm ve işkenceye rağmen hiç kaybetmedikleri isyan ve direniş ruhuna tanıklık ediyoruz.
Saramago’nun deyimiyle “yaşam karşısında takınılan doğal ağırbaşlılık” Alentejo’nun uçsuz bucaksız düzlüklerindeki çetin koşullar içinde başlı başına bir erdeme dönüşüyor.

392 s. İstanbul 2017

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Editörün seçtikleri / 4 Aralık 201704 Aralık 2017 Pazartesi 15:35
  • Yeni çıkan kitaplar / 4 Aralık 201704 Aralık 2017 Pazartesi 12:24
  • Editörün seçtikleri / 27 Kasım 201727 Kasım 2017 Pazartesi 19:26
  • Haftanın Kitabı: "Hacettepe Eczacılık Nerede?"27 Kasım 2017 Pazartesi 17:31
  • Haftanın çok satan kitapları / 27 Kasım 201727 Kasım 2017 Pazartesi 08:52
  • Yeni çıkan kitaplar / 27 Kasım 201727 Kasım 2017 Pazartesi 08:02
  • Suriye kazandı, kazandık!26 Kasım 2017 Pazar 00:21
  • Haftanın çok satan kitapları / 20 Kasım 201720 Kasım 2017 Pazartesi 15:37
  • Editörün seçtikleri / 20 Kasım 201720 Kasım 2017 Pazartesi 15:17
  • Yeni çıkan kitaplar / 20 Kasım 201720 Kasım 2017 Pazartesi 13:30
  • 123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)