• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 14 °C
  • Adana 13 °C
  • Antalya 13 °C

Yeni çıkan kitaplar / 9 Ekim 2017

Yeni çıkan kitaplar / 9 Ekim 2017
Yeni Çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi...

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim:
[email protected]

-------------------------------------------

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular.

Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

YENİ ÇIKANLAR

1-328.jpg

Irvin D. Yalom
GÜNEŞE BAKMAK / ÖLÜMLE YÜZLEŞMEK
Pegasus Yayınları

Ölüm korkusu insanları hayvanlardan ayıran şeydir; her din, her kültür bu korkuyu yatıştırmaya çalışmaktadır. Yalom, yaşadığımız anksiyetelerin çoğunun özünde ölüm korkusunun yattığını söylüyor. Bunu anlamamız ise genellikle bir “uyanma deneyimi” sayesinde gerçekleşir: bir rüya, yakınını kaybetme, hastalık, travma, yaşlanma… 

Kendi ölümlülüğümüzle yüzleşince önceliklerimizi yeniden belirler, sevdiklerimizle daha derinden iletişime geçer, hayatın güzelliklerini daha çok takdir edip kendimizi gerçekleştirmek için gerekli riskleri almaya daha istekli oluruz. 

Irvin Yalom, “Ben de herkes gibi ölümden korkarım… Bir türlü kurtulamadığımız karanlık gölgemizdir o bizim,” diyor. Ancak bu eserinde ölümle yüzleşen hastalarının çoğunun hayatlarını nasıl değiştirdiğini ve zenginleştirdiğini, onlar için gerçekten önemli olan kararları nasıl verdiklerini mercek altına alıyor. Yalom kitabı için, “Karamsar bir kitap değil bu… daha çok her anın ne kadar değerli olduğunun bilinmesini umuyorum,” diyerek, ele aldığı konunun önemini vurguluyor. 

256 s. İstanbul 2017

2-283.jpg

H.G. Wells
DUVARDAKİ KAPI
Kırmızı Kedi Yayınevi


“Wells, fantastik bir öykünün tek bir fantastik olayı içermesi gerektiği düşüncesindeydi; bu görüş mucizelere kolaylıkla teslim olmayan kuşkucu bir döneme rastlar.

Kitap için seçmiş olduğumuz beş öykü bu sağgörü kuralına uyar. Yazarın imgelem gücünün yarattığı 
mucize kusursuzdur.

Verne'in ileride gerçekleşecek şeyleri önceden haber veren düşlerinden farklı olarak, Wells kendisinin gerçekleşmeyen düşleriyle övünç duydu. Gerçekten de, hayvanların insana dönüşeceğini ya da bir aracın gelecekle ilgili keşiflerde bulunacağını hiç kimse önceden kestiremez.
Wells'i yüzyılımızın başında keşfetmiş olmaktan üzüntü duyuyorum. O şaşırtıcı, kimi kez de korkunç mutluluğu duyumsayabilmek için onu şimdi keşfetmeyi isterdim. ”
- Jorge Luis Borges

144 s. İstanbul 2017

3-200.jpg

Mark Twain
ÇİFTE KAVRULMUŞ BİR DEDEKTİFLİK ÖYKÜSÜ
Alfa Yayınları


Mark Twain genellikle Tom Sawyer ve Huckleberry Finn ile bilinir. Oysa kısa öyküleriyle Amerikan edebiyatının kurucularındandır. Altına hücum döneminden açgözlü küçük kasabaların düzenbazlığına, insanların gerçek yüzünü gözler önüne sermiştir. Taklit edilemez bir nüktedanlıkla ince ince anlatır, hazırcevaplılığı öyle şaşmaz öngörüler içerir ki, bütün itirazları baştan boşa çıkarır. Ne de olsa Hemingway'in dediği gibi, “Amerikan edebiyatının kaynağıdır.” “İyi kitap okumadıktan sonra okuma yazma öğrenmenin ne yararı var ki” lafı ona mal edilmiştir. Sizi üçüncü iyi edebiyata davet ediyoruz.
Borges'in dediği gibi, “Kendisi ne kadar büyük bir yazar olduğunun farkında olmasa da Mark Twain büyük bir yazardı. Belki de büyük kitaplar yazmak için böyle olması gerekiyordur.”

232 s. İstanbul 2017

4-138.jpg

Louis Ferdinand Celine
TAKSİTLE ÖLÜM
Yapı Kredi Yayınları


“Kitap nihayet yayımlanıyor. Biçeminden haberdarsınız zaten - bu, Yolculuk'tan çok daha ötesi.”
L.-F. Céline'den J. Garcin'e mektup, 21 Nisan 1936
Fransız yazar Louis-Ferdinand Céline'in ikinci romanı olan Taksitle Ölüm, Gecenin Sonuna Yolculuk'tan dört yıl sonra, 12 Mayıs 1936'da yayımlandığında eleştirmenler tarafından kıyasıya eleştirilmiş, günümüzdeyse birçok yorumcu tarafından Céline'in gerçek başyapıtı olarak kabul edilmiştir.
Céline, yer yer otobiyografik anlar da içeren bu romanında, hayatını büyük bir yokoluşa adamış Ferdinand'ın hikâyesini anlatıyor. Paris sokakları, pasajlar, tezgâhtarlar, kuyumcular, hayat kadınları, uçan balonlar, tuhaf bilimsel fikirler, sinir krizleri, kayıtsızlık ve hiçlik de cabası…
Yayımlanışından tam 81 yıl sonra Türkçeye ‘‘bulaştırılan'' Taksitle Ölüm küfürbaz, asi, provokatif, müptezel, haz düşkünü, sınır ihlali yapan, kaotik bir metin.
Hayatta dikiş tutturamayanların, dahası tutturmak istemeyenlerin başucu kitabı…

544 s. İstanbul 2017

5-070.jpg

John Locke
KELİMELERİN SUİSTİMALİ
Tefrika Yayınları


“Kurnazlık bana göre çok gereksiz bir yetenektir ve bilgiye giden yolda zıt yönü takip etmektir”
John Locke
John Lock'a göre yeni doğmuş bir insanın zihni boş bir levhadır (tabular rasa). Sonraki süreçte edindiğimiz fikirler ise duyularımız yoluyla elde edilir. Kelimelerin Suistimali'nde bu fikirler basit ve karmaşık fikirler olarak iki grupta incelenmektedir. Locke'a göre fikirler algılarımızın desteğiyle bilincimizi oluştururlar.
John Lock'un yüzlerce yıl önce ileri sürdüğü düşünceler, günümüzde de rahatlıkla karşılık bulmaktadır. Doğru bilgi ve düşünce için kelimelerin gerçek anlamında kullanımının ne kadar önemli olduğu konusunda John Lock'a hak vereceğinizi düşünüyoruz.

128 s. İstanbul 2017

6-059.jpg

Ece Temelkuran
İYİLİK GÜZELLİK
Can Yayınları

Pek yakında tıpkı bizim gibi Batı dillerinde yaşayan insanlar da tanık olacakları sarsıcı kötülük temsillerinden sonra kendilerine yeniden şunu soracaklar, “İnsan iyi midir? Kötü müdür?” Bu, yeniden, kalabalıkların konuştuğu bir şüphe olacak, “Yoksa insanlar kötü müdür?”
Bu, yıkıcı, acı verici bir şüphe. Sadece insanın içine ortak hayatla ilgili korku saldığı için değil, bu soruyu soran da insan olduğu için. Korku ve şüphe karşılıklı ilişkileri ve bireyi böyle çürütücü bir döngü ile yıkar ve sonunda kötülüğü ilk kez kimin başlattığı unutuluncaya kadar insanlık bu çukurda yuvarlanır durur. Daha kötüsü ise şu: “Yoksa insan kötü müdür?” şüphesi insanı iyi ve kötü arasında kısır bir ikiliğin içine sıkıştırır. İkilikten düşünce çıkmaz, hayal çıkmaz, hikâye çıkmaz. Hikaye ikiliğin ötesinde başlar.
İkiliklerin tartışıldığı, kahramanların rol aldığı tragedya çağından, insanın karmaşık öyküsünün sürekli yeniden karıldığı modern topluma ulaşmış olan düşünceyi aynı ikiliye yeniden sıkıştırmamak için... Belki de bunca sert gerçeğin karşısında yazının ve kitabın sağladığı tek direnç noktası bu.
Ece Temelkuran'ın yazılarından derlediğimiz bu kitap, yeni bağlamıyla kültürün, sanatın gerekliliğine ve yaşamsallığına ilişkin eşsiz bir fırsat.

160 s. İstanbul 2017

7-048.jpg

Boris Vian
PEKİN’DE SONBAHAR
Sel Yayıncılık


“Bu kitap ne sonbahar ne de Çin’le ilgili elbette. Dolayısıyla zaman ve mekân benzerlikleri birer tesadüften ibarettir.”
 Absürdün, şenliğin, oyunbazlığın ve varoluşçuluğun imkânlarını zorlayarak edebiyat laboratuvarında çılgın deneyler yapan Boris Vian, Pekin’de Sonbahar romanı hakkında okuruna gereken uyarıyı arka kapağa düştüğü bu notla yapar.
 
Pekin’de Sonbahar, okuru tüm canlılığıyla “yaşayan” Paris’ten uçsuz bucaksız bir yokyere, Egzopotamya çölüne doğru bir yolculuğa sürükleyen ve çölde başlamış anlamsız bir demiryolu inşa projesinin ortasına birçok başkarakterle birlikte bırakıveren kurgusuyla, her seferinde daha da şiddetlenerek yeniden patlayan coşkulu bir kahkaha gibi edebiyat alanında beliriverdiğinde, edebiyat çevreleri ve eleştirmenler bunun sürekli oluşum halinde bir yapıt olduğunun farkına varamamışlardı.
 
Vian’ın kendine has üslubunu konuşturarak mizahla trajiği absürtte birleştirdiği, anıştırmalar, ikilikler, belirsizlikler ve çelişkilerden beslenerek gerçekleştirilmesi imkânsız bir bütünlük yakaladığı, her okumada yeni anlamlar kazanan bu roman, “dünyaya işaret etmeye çalışan bir gizem yapıtı…”

302 s. İstanbul 2017

8-040.jpg

Maksim Gorki
ARTAMONOVLAR
İş Bankası Kültür Yayınları

Keskin gözlemciliği, capcanlı karakterler yaratma yeteneği ve Rus toplumunun alt sınıflarına ilişkin bizzat deneyime dayanan eşsiz bilgisiyle döneminin en önemli edebi kişiliklerinden biri olan Gorki, devrimden sonra da 1917 öncesi döneme ilgisini kaybetmeyen Sovyet yazarlarındandır.  Gorki 1925 yılında yayımlanan, en etkileyici ve en dramatik romanı olarak nitelenen Artamonovlar’da, devrim öncesi Rus kapitalizminin yükseliş ve çöküşünü işler. Toprak köleliğinin kalkmasından sonra özgürlüğüne kavuşan İlya Artamonov kendi işini kurar ve oğullarına çok çalışma ve alçakgönüllülük gibi değerleri aktarmaya çalışır. Gorki bu aile destanında Artamonovların küçük bir fabrikayla başlayıp işini büyüten eğitimsiz ama güçlü ve girişimci büyükbabadan, entelektüel ve devrimci toruna uzanan üç kuşaklık öyküsünü anlatır. 
352 s. İstanbul 2017

9-028.jpg

Yeşim Doran
AYNA AYNA
Küsurat Yayınları


Kayıplar olmadan fark edemediğimiz şeyler var. Kendimiz sandıklarımızın peşinde koşuyoruz. Kimsesiz kalsak da anlamıyoruz. Gerçekten ölüm kadar hiçleşmeyi başardığımızda bulunuyor aradığımızı bilmediğimiz. Eksik kalmış tarafımız. Keşke bu kadar geç uyanmasaydım.
Doran’ın kadın kahramanlarında en çarpıcı ortak özellik dünya ahvâli içinde yer-yön duygusunu yitirmiş, belki de bunu hiç edinmemiş olmaları. Okur, kitabın ilk bölümünde birbirinden bağımsız beş öykü okurken, ikinci bölümde ise yazarın kendine ait, özgün dünyasında gezintiye çıkıyor. Farklı üslubu ve bakış açısıyla sizi ilk sayfadan itibaren etkisi altına alan kitabı kapattığınızda çarpıcı bir anlatı serüvenini tamamlamış oluyorsunuz.
“Vardığımız yerler, çıkmadığımız yollar, inmediğimiz duraklar, kaçırdığımız trenler, hayali cihana değer, eşsiz seyahatlerimiz... Yeşim Doran, insan halleri, insanlık halleri üzerine kartpostallar yolluyor hayat yolculuğundan.  Ruhu aynanın karşısına koyuyor ve “Anlat” diyor, ‘Dök içini...’” 
- Kanat Atkaya -

94 s. İstanbul 2017

10-017.jpg

Michel Tournier
CUMA YA DA YABAN YAŞAM
Metis Yayıncılık


Issız bir adaya düşseydiniz hayatta kalabilir miydiniz? Nasıl karnınızı doyurur, nasıl korunurdunuz soğuktan ve sıcaktan?

Yalnızlığa ne kadar katlanabilirdiniz? Ya bir gün biri çıkıp geldiğinde ne yapardınız? Nasıl ilişki kurardınız onunla?

Bugün artık bir modern klasik olan bu yeniden yazımda, Michel Tournier’nin Robinson’u karşımıza Cuma’dan doğaya, insanlığa ve özgürlüğe dair dersler alan bir kahraman olarak çıkıyor. “Beyaz bir kelebek,” diyecek Cuma, “uçan bir papatyadır.” Öğrenmeye açık “küçük filozoflar” için… 

160 s. İstanbul 2017

f3-011.jpg

 

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Editörün seçtikleri / 4 Aralık 201704 Aralık 2017 Pazartesi 15:35
  • Yeni çıkan kitaplar / 4 Aralık 201704 Aralık 2017 Pazartesi 12:24
  • Editörün seçtikleri / 27 Kasım 201727 Kasım 2017 Pazartesi 19:26
  • Haftanın Kitabı: "Hacettepe Eczacılık Nerede?"27 Kasım 2017 Pazartesi 17:31
  • Haftanın çok satan kitapları / 27 Kasım 201727 Kasım 2017 Pazartesi 08:52
  • Yeni çıkan kitaplar / 27 Kasım 201727 Kasım 2017 Pazartesi 08:02
  • Suriye kazandı, kazandık!26 Kasım 2017 Pazar 00:21
  • Haftanın çok satan kitapları / 20 Kasım 201720 Kasım 2017 Pazartesi 15:37
  • Editörün seçtikleri / 20 Kasım 201720 Kasım 2017 Pazartesi 15:17
  • Yeni çıkan kitaplar / 20 Kasım 201720 Kasım 2017 Pazartesi 13:30
  • 123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)