• BIST 110.543
  • Altın 174,353
  • Dolar 4,0897
  • Euro 4,9883
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 18 °C
  • İzmir 22 °C
  • Adana 22 °C
  • Antalya 24 °C

Yeni çıkan kitaplar / 9 Nisan 2018

Yeni çıkan kitaplar / 9 Nisan 2018
Yeni Çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi...

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim:
[email protected]

-------------------------------------------

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular.

Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

YENİ ÇIKANLAR

1-461.jpg

Kolektif
ROMANDA ESTETİK KALKIŞMA 3
Çok Partili Siyasi Yaşam (1964-1970) Toplumsal Değişimin Romanlara Yansıması
İnsancıl Yayınları

“Bizler Romanda Estetik Kalkışma adlı kitaplarla insanda temel duyuolan estetik duyuyu devindiriyoruz.
Tarihsel-toplumsal diyalektiği aksatmadan insanın yarattığı ürünler estetik ölçütlerle değerlendiriyoruz.
Neden böyle yapıyoruz

Hep söyledim…yıllardır söyledim. Türkiye'de güzel yargısı sanıya dayanır, bilgiyedayanmaz. Retorik yapılır.

Bizler bu yanlışın üstüne yürüyoruz. Roman mı değerlendireceksin. Önce yazarın dilini ele alacaksın…sonra karakterler..sırayla örge…olay nasıl örülür…çatışmalar…itki, izlek…toplumsal çözümleme. Bir de şuna bakacaksın. Yazar anlatıyor mu, gösteriyor mu. Temel ilke şudur. Yazar göstermeli.

(…)

İnsanlarda estetik algı..estetik hoşlanma belirli bir düzeye çıkmamışsa o toplumda kaba-sabalık egemendir. Bir romanın estetiksel kavranışıyla kaba-sabalıktan arınma başlar.”
Cengiz Gündoğdu

400 s. İstanbul 2018

2-397.jpg

Numan Aydınoğlu
NAİL’İ BIRAKAMAM
Epsilon Yayınları

Nâzım Hikmet’ten Mina Urgan’a, Sabahattin Ali’den Ruhi Su’ya kadar pek çok ismin yer aldığı bir dönem romanı.

Ortaokul yıllarında yazmanın büyüsüne kapılan, çıkardığı dergilerle haksızlığa başkaldıran, şiirleri nedeniyle Atatürk’e şikâyet edilen, 17 yaşında Nazım Hikmet’le koğuş arkadaşlığı yapan, 24’ünde Moskova’da yaşarken gelen bir telgraf emriyle büyük aşkı Taisa’dan çocuğunun doğumuna bir ay kala ayrılıp ülkeye dönen ve yıllar sonra aşkı yeniden Halet Çambel’de bulunca yaşamının şekli değişen, Zekeriya Sertel, Nazım Hikmet, Mina Ungan, Suat Derviş, Abidin Dino, Orhan Veli, Sabahattin Ali’nin yakın arkadaşı, mimar olmadığı halde Ağa Han Mimarlık ödülü alan…

-Nail Çakırhan

Sadrazam torunu olmasına karşın hayatı ve aşkı en olgun şekilde karşılayan,  lüks ve sefahat içindeki yaşamın büyüsünden kurtularak gerektiğinde Hitler’e meydan okuyacak kadar cesur, çadırlarda yatarak hedefine ulaşmak için çalışacak kadar idealist, eşkıyalar ile pazarlık yapacak kadar kendine güvenli, köy kadınlarını bir araya getirerek üretken kılacak kadar girişimci, yoksul çocukların okumasını organize edecek kadar Cumhuriyet kadını ve kocası mutlu olur düşüncesi ile onun ilk karısı Taisa’yı aramak için Rusya’ya gidecek kadar ậşık...

-Halet Çambel

Dursun ve Nesrin Paksoy’un çocukları. Bütün bu anıların sahibi. Nail Dayısı ve Halet Hanım Teyzesinin eline doğmuş vefalı bir dost. Âşık Veysel’den Ruhi Su’ya, Zekeriya Sertel’den Yaşar Kemal’e kadar birçok önemli isimle anılar yaşamış  ve Yaşar Kemal’in kitaplarına konu olmuş Uzun Ahmet’in torunu…

-Emre Paksoy

Ahmet Faik Paksoy ve Mehmet Savrun başta olmak üzere diğer ağaların yanında puantörlük, gece bekçiliği yapmış, daha sonra vekil öğretmenliğe geçmiş, zaman zaman yazdığı yazıları Adana’da çıkan dergilere göndermiş ve Ahmet Faik Paksoy’un kendisine davranışları nedeni ile Kadirli’yi terk ederek İstanbul’a gelmiş,  herkesin Yaşar Kemal olarak tanıdığı…

-Kemal Sadık

384 s. İstanbul 2018

3-288.jpg

Ahmet Say
KOCA KURT
Kor Kitap 

Ahmet Say'ın ustalığı, Türkiye'nin ekonomik-toplumsal yapısı hakkındaki bilgisini bilgiçliğe kaçmadan vermesinde. Bunu yaparken mizah yeteneğini de ortaya koymuş oluyor. Nice önemli doğruları kısa bir cümle içinde verebiliyor; gereksiz açıklamalara girmiyor, okurun anlayışına güveniyor.

280 s. İstanbul 2018

4-194.jpg

Oscar G. Brockett, Robert J. Ball
TİYATRONUN TEMELLERİ
Çeviren:Nezihe Selda Öndül
Karakalem Kitabevi Yayınları

Tiyatronun Temelleri esas olarak iki farklı derse hizmet etmek amacı gütmektedir: Tiyatro alanında uzmanlaşmak isteyen kişilere (geleceğin tiyatrocularına) temel oluşturacak genel bir giriş dersi ve seyirci koltuğunda oturan kişilere (geleceğin tiyatro izleyicilerine) tiyatroyu daha iyi anlama ve kavrama yönünde genel bir çerçeve sunacak olan bir tiyatro eleştirisi dersi. Bu iki ders benzer konuları ele almasına rağmen, genellikle farklı noktalara vurgu yapar. Eğitimciler genelde ellerindeki malzemeyi bireysel amaçlarına uyacak şekilde kullanır, bu yüzden biz de tiyatroya akıllıca örgütlenmiş, kapsamlı bir bakış sağlamayı amaçladık. Ancak eğitimciler bizim seçtiğimiz dizilişi ya da kitapta yer verdiğimiz her ayrıntıyı kullanmak zorunda değiller. Bazı eğitimciler yalnızca ikinci bölümün bazı kısımlarını kullanmak isterken, diğerleri öncelikle üçüncü bölümü okutmak ya da iki bölümü aynı anda ele almak isteyebilir. Bütün bunlardan bağımsız olarak bizim amacımız, eğitim sürecinin nasıl düzenleneceğinden ziyade, tiyatroya giriş ya da tiyatro eleştirisi derslerine uygun konularla ilgili yararlı tartışmalar sunmaktır.

Birinci Bölüm tiyatronun doğasına dair temel meseleleri ve özellikleri, seyircinin rolünü, teatral performansların değerlendirilmesinde etkili olan farklı etkenleri ve dramatik yapı ve üslupları ele alır. İkinci Bölüm tiyatronun geçmişinde ve bugününde var olan, çeşitli teatral deneyimlere göz atar. Bu deneyimlerden anlaşıldığı üzere, yaratıcı dışavurumun hayati bir örneği olarak tiyatro, içinde bulunduğu kültürü yansıtırken bir taraftan da bu kültürle birlikte evrim geçirir. Üçüncü Bölüm günümüz tiyatro üretim süreçlerine bir bakış sağlar, bu süreçte kullanılan ilkeler, uygulamalar ve yöntemlere ışık tutar.

Bu kitabı okuyacak olan çoğu kişinin hem oyunları okuyacağını, hem de gösterimlere katılacaklarını farz ediyoruz. Tercihen, öğrenciler önce metinleri okumalı daha sonra oyunların gösterimlerini görmelidir. Bu genelde mümkün değildir, ancak bir oyunu okumak ve daha sonra sahnede izlemek, oyun metninin basılı hali ve onun sahnelenmiş hali arasındaki farkı ortaya koyar drama ve tiyatro arasındaki fark budur.

496 s. İstanbul 2018

5-115.jpg

Julia Kristeva, Philippe Sollers
GÜZEL SANATLARIN BİR DALI OLARAK EVLİLİK
Çeviren:Aysel Bora
Yapı Kredi Yayınları

Ağızlarından çıkan her sözcüğü sanat, edebiyat ve felsefeye bağlayabilen bir çiftten entelektüel evlilik, özgürlük ve ötesi...

Evlilik çoğu zaman taraflardan birinin kurban konumunda olduğu bir çatışmadır. İnsanlar birtakım hesaplarla ya da aldatıcı hayallere kapılarak evlenir; zaman, kitabına uygun bu kırılgan sözleşmeyi yıpratır, evlilik bozulur, insanlar yeniden evlenir ya da karşılıklı hayal kırıklıkları arasında çakılıp kalır.

Burada öyle bir şey yok: Her iki taraf da eşit olarak, birbirini sürekli olumlu etkileyerek kendi yaratıcı karakterini koruyor. O halde burada düzen meraklısı ama çözülen toplumun kabul etmekte zorlandığı yeni bir aşk sanatı söz konusu. Her türlü gericiliğe karşı bir sosyal eleştiri ve özgürlüğe düzülen şiirsel bir güzelleme olarak evlilik? Deneyin.

- Philippe Sollers

Julia (1941, Bulgaristan, Sliven doğumlu) ile romanlarında inanılmaz tuhaflıkların altını çizen Philippe'in (1936, Fransa, Bordeaux doğumlu) 1966 yılının Paris'inde karşılaşma şansları neydi? 68 Mayısı'ndan hemen önce, o sırada ve sonrasında birbirlerini sevme şansları? Peki 1967'den bu yana evli kalma şansları? Çok az, ihtimaller hesabı yapılsa 0'dan sonra astronomik bir sayılar dizisi eklemek gerekirdi...

- Julia Kristeva

104 s. İstanbul 2018

6-095.jpg

Volokolamsk Şosesi
MOSKOVA ÖNLERİNDE 
Çeviren:Naime Yılmaer
Yordam Yayınları

İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi ordusu, Polonya, Danimarka, Norveç ve Fransa'yı işgal etmiş, Kuzey Afrika'ya yönelmişti. Asıl hedefinin Sovyetler Birliği olduğunu yıllar önce yazdığı Kavgam'da ilan eden Hitler, tüm bu işgallerin bunun bir ön hazırlığı olduğunu ifade ediyordu. Nitekim 1941 Haziran'ında Nazi ordusu, tarihin en geniş çaplı askerî harekâtı sayılan ünlü Barbarossa Harekâtı'na kalkışmış, Almanlar Sovyet topraklarına girerek Moskova'ya doğru ilerlemeye başlamıştı.

“İşgale karşı vatan savunması”nın yanı sıra “faşizme karşı sosyalist direniş”in epik destanı Moskova Önlerinde, bu tarihî günleri anlatır. Savaş muhabiri olan Aleksandr A. Bek'in, Kazah komutan Momiş-Uli ile yaptığı röportajı temel alan eser, tamamen gerçek kişi ve olaylara dayanmaktadır. Bu tarihî belgesel anlatı, Bek'in usta kalemiyle, heyecanla okunan, nefes kesici bir yapıta dönüşür.

General Panfilov'un askerî dehasının örneklerini gördükçe, Momiş-Uli'nin Kazahistan steplerinden edindiği avlanma deneyimlerini savaş alanına uyarlayışını okudukça, Kızıl Ordu askerlerinin savaşa sadece askerî teçhizatla değil, psikolojik olarak da hazırlanışını izledikçe, Almanların savaşı kaybetme sebebinin “Rus kışı”ndan (ya da daha bilinen ifadesiyle General Kış'tan) fazlası olduğunu anlayacaksınız.

Moskova Önlerinde, benzersiz bir okuma deneyimi vadediyor. Hem de bir solukta!..

608 s. İstanbul 2018

7-084.jpg

Roger Cotterrell
HUKUKBİLİMİN POLİTİKASI
Çeviren:Saim Üye
Pinhan Yayıncılık

“Her hukuk öğrencisi, konuya dair metinler ve tartışmalar üzerine eleştirel bir yorum içeren bu kitabı okumaya teşvik edilmelidir… Hukuk felsefesi metinlerinin farklı yorumları daha önce ileri sürülmüş olsalar da, Cotterrell'in sentezi ve tefsiri en güçlü ve en etkileyici yorumu sunuyor… [Cotterrell] hukukbilim alanının politik bir bağlamda anlaşılması gerektiği tezini ortaya koyuyor ve ufuk açıcı biçimde savunuyor.”

- International Journal of the Sociology of Law

“Cotterrell'in kitabı, hukukbilime yeni başlayan yetkin hukuk öğrencilerinden tutun, hukukçulara, politikanın ve politika felsefesinin hukuki veçheleriyle ilgilenen sorgulayıcı zihinlere kadar uzanan bir okur yelpazesi için ciddi bir ilgi konusu olmalıdır… Kitap hukuk teorilerini öyle ilginç, alışılmadık ve anlaşılır bir tarzda tarayıp sunuyor ki, okunmasını zorunlu kılıyor.”

- Legal Studies

Hukukbilimin Politikası - Hukuk Felsefesine Eleştirel Bir Giriş, hukukbilimin ne hakkında olduğunu, ne yapmaya çalıştığını, bunu nasıl yaptığını ve en önemlisi sonuçlarının hukuk pratiğinin gündelik sorunlarıyla ve büyük sosyal, ahlaki ve politik meselelerle nasıl ilgili hale getirilebileceğini araştırıyor. Hukuk teorisine yönelik genel yaklaşımları örneklemek ve söz konusu teorinin profesyonel ve politik bakımdan kullanıma sokulma biçimlerini araştırmak üzere kaynakları seçime tabi tutuyor.

472 s. İstanbul 2018

8-070.jpg

Marcus Aurelius
KENDİME DÜŞÜNCELER
Çeviren:Yunus Emre Ceren
İş Bankası Kültür Yayınları

Marcus Aurelius (MS 121-MS 180): MS 121 yılında Roma'da doğdu. Fronto, Apollonius Chalcedonius gibi döneminin önde gelen hatip ve filozoflarından özel dersler aldı. MS 161-180 yılları arasında Roma İmparatoru olarak hüküm sürdü. “Stoacı İmparator”, “Filozof İmparator” gibi sıfatlarla anılan Marcus Aurelius, barışçı bir insan olmasına rağmen hükümdarlığının çoğunu seferlerde geçirdi. MS 169 yılı sonlarında Germen kavimlerine karşı düzenlenen bir sefer esnasında yazmaya başladığı Kendime Düşünceler, Stoacılık özellikle de Roma Stoası açısından büyük bir öneme sahiptir.Sağlam bir eşitlik ve özgürlük inancına sahip olan Marcus Aurelius imparatorluğu boyunca doğayı bilip anlayarak yaşamaya çalışmış, her şeyin ortasına insanı koymuştur. Günlük olarak kaleme alınmış bir özdeyişler ve düşünceler derlemesi denebilecek Kendime Düşünceler eserinde kendinden önceki caesarları ve filozofları eleştirmekle kalmayıp, kendi kendini de sorguya çekerek bir vicdan muhasebesi de yapar. Sonraki kuşaklara, kilise düşünürlerine, Rönesans'a da temel olan Kendime Düşünceler, Stoa felsefesinin anlaşılması açısından günümüzde de çok değerli bir kaynaktır.

156 s. İstanbul 2018

9-051.jpg

Mehmet Rifat
RUHLARIN İLETİŞİMİ
Proust ve Müzik
Yapı Kredi Yayınları

Hem müzikseverlere hem de Proust tutkunlarına ses­leniyor bu kitap. Müziksever olup da Proust tutkunu olmayanı ya da Proust tutkunu olup da müzik sevme­yeni düşünemeyeceğimize veya düşünmek istemeye­ceğimize göre, bu kitap açıkçası “Müziksever Proust Tutkunları”na sesleniyor.

Okurlar iki ana bölümden (Proust ve Müzik; Proust ve Besteciler) oluşan kitabın sayfalarında dolaşırlarken bir yandan müzik üzerine yapılmış en güzel, en çarpıcı, en ironik, en “hareli” yorumların Proust'un kaleminden çıktığını görecekler, öte yandan bu “büyük yazar”ın Bach, Beethoven, Berlioz, Boieldieu, Chabrier, Chopin, Debussy, Fauré, Franck, Indy, Massenet, Mozart, Saint-Saëns, Schubert, Schumann, Strauss, Stravinski, Wagner ve daha birçok besteciye ilişkin değerlendirmelerini, beğenilerini, eleştirilerini okuya­caklar.

Bu arada Proust'un “pek az müzisyende bulunan bir yeteneğe sahip” besteci olarak yarattığı Vinteuil'ün Sonat'ı ve Septuor'uyla ilgili önemli ipuçlarına da ula­şacaklar.

“Ruhlar arasında mevcut olabilecek iletişimin yegâne örneği müzik mi diye düşünüyordum.”

- Marcel Proust

160 s. İstanbul 2018

banner-035.jpg

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Yeni çıkan kitaplar / 16 Nisan 201816 Nisan 2018 Pazartesi 13:07
  • Haftanın Kitabı: 'Emre Kongar Seçkisiyle Nutuk'16 Nisan 2018 Pazartesi 13:02
  • Haftanın çok satan kitapları / 9 Nisan 201809 Nisan 2018 Pazartesi 16:31
  • Haftanın Kitabı: 'Emperyalizm ve Eşitsiz Gelişme'09 Nisan 2018 Pazartesi 16:19
  • Editörün seçtikleri / 9 Nisan 201809 Nisan 2018 Pazartesi 15:59
  • Yeni çıkan kitaplar / 9 Nisan 201809 Nisan 2018 Pazartesi 15:48
  • Haftanın Kitabı: Kürtler'02 Nisan 2018 Pazartesi 16:39
  • Editörün seçtikleri / 2 Nisan 201802 Nisan 2018 Pazartesi 16:29
  • Yeni çıkan kitaplar / 2 Nisan 201802 Nisan 2018 Pazartesi 16:15
  • Haftanın çok satan kitapları / 2 Nisan 201802 Nisan 2018 Pazartesi 16:04
  • 1234567
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)