• BIST 105.268
  • Altın 163,674
  • Dolar 3,9702
  • Euro 4,6602
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 10 °C
  • Adana 15 °C
  • Antalya 12 °C

Yeni çıkan kitaplar ve editörün seçtikleri / 11 Temmuz 2016

Yeni çıkan kitaplar ve editörün seçtikleri / 11 Temmuz 2016
Yeni Çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi...

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim:
[email protected]

-------------------------------------------

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular.

'Profesör' ünvanı taşıyan akademi yöneticilerinin cehalete övgüler düzdüğü ve okuyan sayısının artışı karşısında 'hafakanlar bastığını' açıkladığı günümüz Türkiyesinde, kitaba ve kitabın aydınlığına daha çok ihtiyacımız olduğu çok açık!

Ülkemizin sürüklenmeye çalışıldığı karanlığa karşı en etkili direniş alanlarından birinin 'okumak' olduğunu düşünüyor ve sizlere daha aydınlık günlerde daha çok kitaplı gelecek günler diliyoruz.

Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

Kitap dünyasındaki son gelişmelerden haberdar olmak için ABC Kitap sayfalarını takip etmeniz sizin için yeterli.

ABC Kitap sayfalarını okumadan kitapçı ve sahaf turuna çıkılmaz.

ABC izleyicilerine keyifli okumalar diliyoruz.

YENİ ÇIKANLAR

sopenhaur.jpg

Arthur Schopenhauer
Arthur Schopenhauer- Bir Filozofun Huzurunda
Sel Yayıncılık

Arthur Schopenhauer: Bir Filozofun Huzurunda, Schopenhauer'in aşk, evlilik, toplum, akademi, arkadaşlık, tarih ve insanlığa dair fikirlerini tutkulu biçimde ortaya koyduğu söyleşilerden oluşuyor. Yolu; kendisine ve eserlerine karşı sürdürülen sessizlik politikasını bir komplo olarak değerlendiren, karşısındakilerin kişisel duygularına aldırış etmeyen, her şeye ve herkese karşı argüman üreten, hırslı, kibirli, sivri dilli fakat etten kemikten bir adamla kesişen bir dizi meslektaş ve çalışma arkadaşının gerçekleştirdiği söyleşilerden derlenen bu metin, okuyucuyu, radikal fikirlerini henüz tanıştığı kişilere söylemekten bir an olsun çekinmeyen düşünürle aynı masada karşı karşıya oturtuyor. 

19. yüzyıl felsefesinin en üretken düşünürlerinden Arthur Schopenhauer; Kant idealizmi ve Doğu mistisizminden beslenerek geliştirdiği, irade gücü ve tasavvura dayanan düşünce sistemiyle, felsefe tarihinde edindiği o heybetli paydadan ve "seçkinci", "sezgici", "iradeci" gibi disiplinel tanımlamalarından mı ibarettir? Bir düşünür toplumsal normlarla birebir örtüşen, ideal bir profil çizmek ve yaşantısını bu kalıplar çerçevesinde mi sürdürmek zorundadır?

Eristik Diyalektik'te haklı çıkma sanatının inceliklerini ustalıkla öğreten Schopenhauer'in bunu nasıl icra ettiğine tanık olacaksınız.

112 s. İstanbul 2016

siyahbayraklar.jpg

Joby Warrick
SİYAH BAYRAKLAR-IŞİD’İN DOĞUŞU VE YÜKSELİŞİ
A7 Kitap Yayınları

Siyah Bayraklar; The New York Times, The Washington Post ve People tarafından 2015'in en iyi ilk on kitabı arasında sayıldı.

"Sürükleyici… Warrick, anlatılarını romancıya özgü enerji ve ayrıntılarla kurma yeteneğine sahip. Bu kitap; IŞİD'in fikir babalarından Ebu Musab el-Zerkavi'nin bu zamana kadar yazılmış en iyi portresini ortaya koyuyor. IŞİD'in kökleriyle, örgütün kötü ve dahi babasını merak eden okuyucular için Siyah Bayraklar'dan daha iyi bir başlangıç kitabı yok."
-Michiko Kakutani, The New York Times-

"Warrick; Zerkavi'nin içki âlemi yapılan Ürdün sokaklarından çıkıp nasıl dünyanın en acımasız cihatçılarından biri haline geldiğini kayıt altına alıyor. IŞİD militanlarının, ideolojilerinden infaz videolarına, tutsaklarına ve giydikleri tulumların rengine kadar tüm eylem ve sembolleri 2006'da öldürülen Zerkavi'ye ne derece borçlu olduklarını ortaya koyuyor. IŞİD militanları, Warrick'in kaynaklarından birinin söylediği gibi, Zerkavi'nin çocuklarıdır."
-The New Yorker-

"Warrick'in kitabı; bu zamana kadar IŞİD'in doğuşu ve yükselmesiyle ilgili yayımlanmış kitaplar arasında en titiz ve incelikli olanı. Siyah Bayraklar, önemli şahsiyetlerle dolu bir kitap. Ancak daha geniş bir bakış açısı ile tarihin akışına odaklanmaktan da geri kalmıyor."
-Thanassis Cambanis, The Boston Globe-

400 s. İstanbul 2016
 

haldun-002.jpg

Haldun Taner
AYIŞIĞINDA ŞAMATA
Yapı Kredi Yayınları

Ayışığında "Çalışkur" adlı öyküsünden Haldun Taner'in oyunlaştırdığı ve ilk kez 1977'de sahnelenen Ayışığında Şamata, yazarın deyişiyle, "yazarın koşullanmaları ile seyircinin bambaşka koşullanmaları arasındaki zıtlığı bir fars havası" içinde yansıtır.

Ayşegül Yüksel'in bu oyunla ilgili değerlendirmesi şöyledir:
"Taner, Ayışığında Şamata ile, Lütfen Dokunmayın'dan bu yana sürdürdüğü toplumdaki yanlış koşullandırmaları irdeleme ve doğru olarak algılanması gereken gerçekleri maskeleyen "yalan" balonlarını delme eyleminin bir başka çarpıcı örneğini vermektedir.

Ayışığında Şamata, Taner'in tüm oyunlarının temel çıkış noktasını oluşturan tersinleme yaklaşımının tam verimle değerlendirildiği, oyunculara, Sersem Kocanın Kurnaz Karısı'nda olduğu gibi büyük olanaklar tanıyan, güldürücü ve düşündürücü bir oyundur."

76 s. İstanbul 2016

metinsoy.jpg

Murat Metinsoy
İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI’NDA TÜRKİYE GÜNDELİK YAŞAMDA DEVLET VE TOPLUM
İş Bankası Kültür Yayınları

Türkiye, her iki dünya savaşı ertesi köklü dönüşümler geçirdi. İlki 600 yıllık Osmanlı hanedanına son verdi. İkincisi ise Tek Parti döneminin sonu oldu; Türkiye'de siyasi demokrasinin yolunu açtı. İkinci Dünya Savaşı'nda Türkiye tarafsız kaldı. Ancak, savaşın tüm olumsuzluklarını bilfiil yaşadı. Tek Parti döneminin toplumsal dengeleri büyük ölçüde hasar gördü. Milli Korunma Kanunu, Varlık Vergisi, Toprak Mahsulleri Vergisi, İş Mükellefiyeti gibi uygulamalar toplumsal katmanları iktidara karşı tavır almaya sevk etti. Devletin savaş içinde kararlarını hayata geçirme konusundaki zaafları belirginleşirken; kitlelerin gündelik yaşamda tepki ve direnişleri de çığ gibi arttı. Gerek çok partili sisteme geçişte, gerekse 1940'ların ikinci yarısında gündeme gelen sosyal politika alanındaki reformlarda toplum tabanında gözlenen yılgınlık ve tepkiler önemli bir rol oynadı. 

Murat Metinsoy'un kitabı işte bu zor yılların toplumsal öyküsünü gündeme getiriyor. Olaylar dizinini tabandan irdeleyerek; kitlelerin yaşam deneyimlerini, serzenişlerini, gündelik yaşamdaki direnişlerini vurgulayarak… Otoriter dönemlerde bile toplumun gündelik mücadelelerinin ve taleplerinin siyasete etki edebileceğini ortaya koyarak…
-Zafer Toprak, Boğaziçi Üniversitesi-

584 s. İstanbul 2016

cst.jpg

Cahit Sıtkı Tarancı
AVUÇLARIMA SIĞMIYOR YILDIZLAR
Can Yayınları

Cahit Sıtkı Tarancı, 1 Ocak 1953 tarihli bir mülakatta kendisine yöneltilen, “Hayatınızdan kısaca bahseder misiniz?” sorusuna şu cevabı veriyor: 1910’da Diyarbakır’da doğdum. İlkokuldan sonra İstanbul’a gittim. Fransız mektebinde, Galatasaray’da, Mülkiye’de okudum. İki seneye yakın bir müddet Paris’te bulundum. Uzun zamandır mütercim olarak çalışmaktayım. Evleneli bir yıldan fazla oluyor. Güzel şiir yazmaktan başka ihtirasım yoktur.

Bütün hayatını “ilk ve son aşkı” şiir temeli üzerine kurmuş gerçek bir edebiyat emekçisi olan Cahit Sıtkı Tarancı’nın şiirleri, mektupları ve öyküleri dışında kalan yazıları ve mülakatları, Avuçlarıma Sığmıyor Yıldızlar’da bir araya getirildi. İlk olarak 1995’te Yazılar başlığıyla basılan bu değerli eser, şairin edebiyat anlayışına dair sevenlerine önemli bilgiler sunuyor.

suatd.jpg

Suat Derviş
BEHİRE’NİN TALİPLERİ
İthaki Yayınları

İlk olarak 1923’te yayımlanan Behire’nin Talipleri, Suat Derviş’in erken dönemine ait öykülerden oluşuyor. Mehmet Rauf’un o yıllarda gelecek vaat eden bir isim olarak selamladığı Derviş, gerek kitaba ismini veren öyküde, gerekse “İstanbul Hanımları Niçin Dedikoduya Sebep Olurlar?” öyküsünde, dönemin toplumsal dokusunu oluşturan farklı bireylerin dünyalarına, evlilik kurumuna, sosyal yaşantıda ekonomik gücün koyduğu sınırlara dair güçlü gözlemlerde bulunuyor ve bunları yer yer dozunda bir mizah eşliğinde sunuyor.

Behire’nin Talipleri, gözlerini henüz tam anlamıyla sokağa çevirmemiş olan bir Suat Derviş’le tanıştırıyor bizleri..

jane.jpg

Jane Hathaway
OSMANLI HAKİMİYETİNDE ARAP TOPRAKLARI
İş Bankası Kültür Yayınları

Osmanlı tarihçiliğinde özellikle Mısır ve Yemen konusundaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Jane Hathaway, Osmanlı Hâkimiyetinde Arap Toprakları 'nın üç yüz yılını (1516-1800) anlattığı bu mükemmel sentez eserinde şu önemli saptamayı dile getiriyor: "Osmanlı tarihi ve kurumlarını anlamadan, 1516 ve Birinci Dünya Savaşı arasındaki Arap toprakları tarihini anlayamayacağımızı bugün eskisinden çok daha açık bir şekilde görüyoruz. (…) Dört yüzyıl, 'işgal' diye etiketlenemeyecek kadar uzun bir dönemdir." 

Hathaway, Arap topraklarında 19. ve 20. yüzyıllarda yükselen milliyetçi akımların ve kurulan ulus-devletlerin peşisıra, Osmanlı hâkimiyetini bu topraklardaki uygarlığa hiçbir katkısı olmamış bir "işgal dönemi" diye niteleyen ve artık zaman aşımına uğramış tarih anlayışının yanı sıra, bu yaklaşımın revize edilmiş daha gelişkin türevlerini de çürütüyor. Bu dönemi günümüzün modern Ortadoğu'sunun temellerinin atılmasında büyük payı bulunan muazzam bir sosyal, kültürel, politik ve ekonomik değişim dönemi olarak değerlendiriyor. 

Arap ve Osmanlı arşivlerini çok üretken bir biçimde kullanan yazar, söz konusu değişimlerin izini sadece politik elit ve siyasal tarih içinde değil, çarşı esnafından aşiretlere, loncalardan vakıflara, köylülerden kadınlara, etnik ve dinsel azınlıklara kadar çok çeşitli toplumsal kesimler ve alanlarda sürüyor. 

400 s. İstanbul 2016

ericfrom.jpg

Cevat Özyurt
ERİC FROMM’UN İNSAN VE TOPLUM ANLAYIŞI
Hece Yayınları

Erich Fromm, refah toplumunun insanını homo consumens olarak tanımlar. Bu yeni insanın dini tüketim, mabetleri ise alış-veriş merkezleridir. Modern insan kendisiyle baş başa kalmaktan korkmaktadır. Bu nedenle ya işle ya da eğlence ile meşguldür. Her iki durumda da ekonomik bir eylemde bulunur; iş yaparken üretir, eğlenirken tüketir. Eğlenceden alınan zevk, harcanan paranın miktarıyla ölçülür. Homo consumens için her şey tüketim ürününe dönüşür. Bu insan kültürü yaşamaz tüketir, kitapları okumaz tüketir. 

Modern insan, kapitalist üretim sisteminden dolayı korkak ve yabancılaşmış hale gelmiştir. Kapitalist sistem, bireyin içinde kendini aciz hissettiği ekonomi ve bürokrasi devlerini yaratmıştır. Bunun sonucunda, bireylerin toplumsal hareketlere aktif katılımı azalır. Bireylerin kapitalist toplumdaki başarısı, sistemle uyumuna ve beklendik biçimde "evet" ve "hayır" diyebilmesine bağlıdır.

Hümanist ve bütüncül bir sosyal bilim paradigması geliştirmeye çalışan Fromm, hayatını modernitenin sorunlarını anlamaya ve bu sorunlara çözümler bulmaya adamıştır. Modern insanın bunalımının psikolojik, sosyolojik ve antropolojik temelleri üzerinde durmuştur. Modernitedeki yabancılaşma sorununun çözümünü, insanın içsel aydınlanması ile toplumun bilim, teknoloji, ekonomi ve siyaset alanlarındaki köklü dönüşümünde görmektedir. Dönüşümün iki ön koşulu; din, felsefe ve bilim çevrelerinin işbirliği yapmaları, "hakikat"e ve insan doğasına uygun bir rasyonelliğin benimsenmesidir. 

Bu kitap, sosyal bilimcilerin toplumsal hayatın gözlemcisi olmaktan öte, insani sorumlulukları olduğunu hatırlatan Fromm'un sesini kalıcı kılma çabalarına bir katkıdır.

304 s. İstanbul 2016

paz.jpg

Octavia Paz
ÇİFTE ALEV
Everest Yayınları

Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Octavio Paz'dan, ilkgençliğinden olgunluk çağına kadar izini sürdüğü aşk, erotizm ve cinselliğin farklı görünümleri üzerine düşünsel bir yolculuk. Paz, insanoğlunun ölüme meydan okumak için bulduğu en güçlü yanıtlardan biri olan aşk ve erotizmin billurlaşma, yüceltme, saptırma ve yoğunlaşma anlarına odaklanıyor. Antik çağlardan günümüze, Sappho'dan Dante'ye, Marquis de Sade'dan Fourier'ye, Madame Bovary'den Ulysses'e uzanan bir coğrafyada aşk ve erotizmin edebiyatı beslemeyi sürdüren çifte alevinin ışığında kışkırtıcı ve derin bir keşfe çıkıyor.

-Çağdaş edebiyatımızın ustalarından Tomris Uyar'ın Türkçesiyle.-

Denemenin yüz sayfa kadar süreceğini tasarlamıştım, ama yazdıkça yeni görünümler açıldı önümde. Ne var ki, yazı zorlayıcı bir kendindenlikle büyümeyi sürdürüyordu. Sonunda aynı doğallık ve aynı zorlamayla sözcükler tükendi. Gözlerimi ovuşturdum: Bir kitap yazmıştım. Sözümü tutmuştum. (...) Alev 'ateşin en incelikli bölümüdür, yukarı doğru çıkar ve bir piramit biçiminde yükselir.' İlk, asal ateş, yani cinsellik, erotizmin kırmızı ateşini püskürtür ve bu ateş de yükselip başka bir ateşi, titrek ve mavi bir ateşi besler: Aşk ateşini. Erotizm ve aşk: Hayatın çifte alevi."
-Octavıo Paz-

220 s. İstanbul 2016
 

ferite.jpg

Ferit Edgü
BULUŞMALAR
Yazarlar/Ressamlar
Sel Yayıncılık

Ferit Edgü, Buluşmalar: Yazarlar / Ressamlar'da Camus'den Beckett'e, Sait Faik'ten Mehmet Günsür'e, Rembrandt'tan Dubuffet'ye, Bedri Rahmi'den Avni Arbaş'a, yazarlarını ve ressamlarını bir araya getiriyor. Bazı kitapları okurken yazarın düşüncelerine dalıp gidiyor, bazı resimleri seyrederken de kendi düşüncelerine. Onlarla birlikte edebiyat yollarına düşüyor, onlar eşliğinde sanatın gizlerini aralıyor. Edgü'nün coğrafyasında yolculuk etmek isteyenlere...

"Eski Orta Asya Türk geleneğine göre, bir hükümdar öldüğünde öte dünyada yalnızlık çekmemesi ve yolunu sürdürmesi için olsa gerek, atıyla ve hatunuyla gömülürmüş. Doğrusu, öte dünyaya inanmasam da, kitaplarım ve resimlerimle gömülmek isterdim ben. Bu yaşamı bana onlar dayanılır kıldığına göre, ölümü de haydi haydi dayanılır kılacaklarına inandığımdan..."

210 s. İstanbul 2016

belatarr.jpg

Jacques Ranciere
BELA TARR, ERTESİ ZAMAN
Lemis Yayınları

Béla Tarr'ın 2011 yılında Torino Atı ile yönetmenlik kariyerine nokta koymasından kısa bir süre sonra bu metni kaleme alan Rancière, yönetmenin filmlerine ve sinema anlayışına derinlikli bir yorum getiriyor. Rancière'in müstesna gözlem ve yorumlama gücünün edebî bir anlatımla buluştuğu bu metin, okuru hem Béla Tarr filmlerindeki pek çok ayrıntıya hem de yönetmenin filmografisine yeni bir gözle bakmaya davet ediyor.

"Ertesi zaman, artık hiçbir şeye inanmayanların tekdüze ve hırçın zamanı değildir. Bu, inancın ?hayat onu diri tuttuğu sürece? boy ölçüştüğü saf, maddi olayların zamanıdır."

"Ertesi zaman, ne geri kazanılmış aklın ne de beklenen felaketin zamanıdır. Bu, tüm hikâyelerin ertesi zamanıdır, hikâyelerin öngörülen bir son ve gerçekleşen bir son arasında kestirmeler açtığı duyusal yüzeyle doğrudan ilgilenilen bir zaman. Tüm beklentilerin boşluğunu telafi etmek için güzel cümleler kurulan veya güzel planlar çekilen bir zaman değildir. Bu, bekleyişin kendisiyle ilgilenilen bir zamandır."

78 s. İstanbul 2016

EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

remzi.jpg

Remzi İnanç
ORTAK BELLEĞİMİZDİR DOSTLAR
Ürün Yayınları

Daha önce yayınladığım Gün Gördüm Yüzler Gördüm (1998) ile Kar Altında Güller Var (2002)´den sonra şimdi de Ortak Belleğimizdir Dostlar... İlk ikisi gibi bu da çoğunlukla anı/portre ağırlıklı yazılar demeti. Yine tanıklığım ve izlenimlerim yanı sırai okuduğum, dinlediğim anektodlar ile dostlarımızın yazdığı anılar... Böylelikle, benzer ortamlarda karşılaşıp aynı havayı soluduğumuz için "ortak belleğimiz" dediğim birçok güzel ve aydınlık insanı anlatıyorum.

Yazmaya oturduğum da ülkemizin az tanınan, çok tanınan ama güçlerince etkinliği olan bir bölük aydınla, edebiyatçı ve sanatçının rötuş istemeyen gerçekçi fotoğrafı çıktı ortaya. Tabii bir de toplumsal yapımızın çağdaş eleştirisi...

Yaşamın sürekli deviniminde kimliğimizle, kişiliğimize sinmiş renk, ses ve yüzleri yeniden anımsamakla, artık aramızda olmayan dostlara ait anıların bir bölümü olsun ölümün elinden kurtulacağını ümit etmek istiyoruz.
"Sürçü lisan ettiysek affolmaya"
-Remzi İnanç-

276 s. İstanbul 2015

will.jpg

Stephen Greenblatt
MUHTEŞEM WİLL
Everest Yayınları

"Bugüne kadar yazılmış en iyi Shakespeare biyografisi."
-John Carey, Sunday Times-

1580'lerde genç bir adam, küçük bir taşra kasabasından Londra'ya göç eder ve birkaç yıl zarfında, yalnızca kendi çağının değil tüm zamanların en büyük oyun yazarı olur. Hatta Borges, Melville ve Joyce gibi ustalara bakılırsa, gelmiş geçmiş en büyük yazarlardan biridir. 

Böylesi kısa bir zaman aralığında böylesi görkemli bir başarı nasıl mümkün olmuştur peki? Shakespeare nasıl Shakespeare olmuştur? 

Ünlü edebiyat kuramcısı ve tarihçi Stephen Greenblatt, 400. ölüm yıldönümünde andığımız William Shakespeare'i kaidesinden alıp yeryüzüne indiriyor; onu görmemizi, duymamızı, yaşadıklarını yaşamamızı sağlıyor. Modern dünyaya geçişte kritik bir evreyi temsil eden Elizabeth dönemi İngiltere'sinin zengin dokusunun içine yerleştirdiği bu hassas ve zeki genç adamın, insanı her yönüyle anlatan kudretli bir dehaya dönüşmesini adım adım takip ediyor. 

Ayrıca IV. Henry, Venedik Taciri, Othello, Romeo ve Juliet, Macbeth, Hamlet ve Kral Lear gibi başyapıtların arka planını anlatarak, bizlere bu şaheserleri yeni bir gözle okuma şansı veriyor. 

505 s. İstanbul 2016

nabokov.jpg

Vladimir Nabokov
YETENEK
İletişim Yayıncılık

"Sevmediğin bir yerden ayrılırken incecik bir hüzün yaşadın mı hiç ey okur? Kalp kırılmaz sevdiğimiz nesnelerle vedalaşırken olduğu gibi. Islak bakış gözyaşını tutarak çevrede dolanmaz, sanki terk edilen yerden titrek bir yansımayı yanında götürmek ister gibi; ama ruhun en iyi köşesinde canlandırmadığımız, zar zor fark ettiğimiz ve işte sonsuza dek terk ettiğimiz eşyalara karşı bir üzüntü hissederiz."

Yetenek
Müphemliği, şairaneliği, kelime oyunları ve yapısal özgünlüğüyle, Yetenek Nabokov'un diğer eserleri için bir yol haritası niteliğindedir.

Roger Boylan
Konusu ve üslubuyla erken dönem romanlarının en zengini.

367 s. İstanbul 2016

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
  • Editörün seçtikleri / 13 Kasım 201713 Kasım 2017 Pazartesi 16:26
  • Yeni çıkan kitaplar / 13 Kasım 201713 Kasım 2017 Pazartesi 16:23
  • Ayşenur Arslan'ın son kitabı Darbe'nin Lütfu Tele1 Kitap'ta09 Kasım 2017 Perşembe 15:23
  • Haftanın çok satan kitapları / 6 Kasım 201706 Kasım 2017 Pazartesi 13:51
  • Editörün seçtikleri / 6 Kasım 201706 Kasım 2017 Pazartesi 13:48
  • Yeni çıkan kitaplar / 6 Kasım 201706 Kasım 2017 Pazartesi 13:40
  • Haftanın Kitabı: "Çin'in Yönetimi"06 Kasım 2017 Pazartesi 13:34
  • Haftanın çok satan kitapları / 30 Ekim 201730 Ekim 2017 Pazartesi 14:56
  • Haftanın Kitabı: "Opera Kahkahası"30 Ekim 2017 Pazartesi 14:51
  • Editörün seçtikleri / 30 Ekim 201730 Ekim 2017 Pazartesi 14:39
  • 123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)