• BIST 102.258
  • Altın 189,999
  • Dolar 4,5836
  • Euro 5,3954
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 27 °C
  • Adana 26 °C
  • Antalya 25 °C

Yeni çıkan kitaplar ve editörün seçtikleri / 14 Kasım 2016

Yeni çıkan kitaplar ve editörün seçtikleri / 14 Kasım 2016
Yeni Çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi...

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim:
[email protected]

-------------------------------------------

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular.

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular.

'Aldatıldık' dememek için, 'aldanmamak' için ve ülkemizde ve dünyada olan bitenlerin farkında olmak için okumak ve daha fazla okumak gerektiğini bir kez daha hatırlatmakta bir sakınca görmüyoruz.

Kürk Mantolu Madonna'nın popçu Madonna olduğunu zanneden medya figürlerine ülkenin teslim edildiği bir dönemde, daha fazla okumanın bir ödev olduğunu bilen okurlarımıza yeni bir seçki sunuyoruz.

Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

Kitap dünyasındaki son gelişmelerden haberdar olmak için ABC Kitap sayfalarını takip etmeniz sizin için yeterli.

ABC izleyicilerine keyifli okumalar diliyoruz.

YENİ ÇIKANLAR

annelik-haritasi-005.jpg

Gülüş Türkmen

ANNELİK HARİTASI

Yeni İnsan Yayınevi

Pek çoğumuz ideal bir annenin varolmadığını biliyor. Ama olduğumuzdan daha iyi bir anne olabileceğini de seziyoruz. Gelin "ideal anne" yerine "olmak istediğimiz anne" diyelim. Ve elinizdeki kitapla bu yolculuğa çıkalım. 
Annelik Haritası ilk duyunca, kulağa garip gelebilir. Anlamak için yakınlaşmak, hatta daha iyisi denemek gerek. Sizin için neyin yararlı neyin zararlı olduğunu öğrenmek için başkalarının söylediklerine değil, kendi haritanızın söylediklerine bakmak çok önemli. 
Yıllardır blogger yazarlığından kitap yazarlığına, verdiği sayısız annelik atölyesi ve çalıştığı uzmanlara kadar birikimini öylesine kolay bir yöntemde sentezledi ki Gülüş Türkmen, size sadece uygulamak kalıyor.
"Annelik Haritası sizi yargılamadan, bir kalıba sokmaya çalışmadan, sizi yönlendiren güçleri ve duyguları algılamanızı, onları kontrol etmenizi sağlıyor. Haritanızda yapacağınız küçük bir değişiklik, bu değişiklikten kaynaklanacak davranış farklarının müjdecisi. Güncel hayatta birinin uyarması ya da önerisi üzerine fikir değiştirmek neredeyse imkansızdır. Annelik Haritası'nda bu değişikliği o kadar kolay kılan, kontrolün ve kararın tamamen size ait olmasıdır."
2010 senesinde Alternatif Anne Platformu'nu kuran Gülüş Türkmen, ilk kitabı Anneliğin Ötesi ile çok okundu, çok beğenildi. 
Annelik Haritası'ni duyunca, meselenin sadece anneyi ilgilendirdiğini düşünmeyin. Unutulmamalı ki baba, anne ile birlikte ebeveynlik yükünü bölüşmelidir. Ancak bu yolla, huzurlu, hemfikir ve hayatı kolaylaştıran bir ailenin yolu bulunabilir. Harita babalar için de yeni yollar açıyor. 
Çocuğunuzu yetiştirmek için ortalıkta yüzlerce fikrin uçuştuğu günümüzde, siz gelin Gülüş Türkmen'in rehberliğinde kendi yolunuzu çizin.
 

240 s. İstanbul 2016

halime.jpg
Rıfat Ilgaz

HALİME KAPTAN

Çınar Yayınları

100 Temel Eser listesinde de yer alan Halime Kaptan'ı bugün bu ülkede yaşayan herkesin okuması gerekir…
Rıfat Ilgaz'ın unutulmaz eseri Halime Kaptan, yeni kapak tasarımı ve gözden geçirilmiş yeni baskısıyla Çınar Yayınları'nca yeniden yayımlandı.
Rıfat Ilgaz, tarihte örneğine az rastlanan bir kahramanın hikâyesini anlatıyor Halime Kaptan'da. Bir kadın kaptanın fırtınalar, azgın dalgalar ve korsanlarla mücadele ederek İnebolu'ya cephane taşımasının romanıdır bu.
Kurtuluş Savaşı yılları… Eli silah tutan bütün erkekler cepheye gönderilmiştir. 
Köyde yalnızca yaşlılar, kadınlar ve çocuklar kalmıştır. Herkesin tuza, şekere, ekmeğe hasret kaldığı o günlerde Halime geçimini sağlamak için sandalla Karadeniz'e açılır. Erkek kılığına girerek oğlu ve iki tayfasıyla çıktığı ilk seferinde bin bir zorlukla mücadele eder. Bu zorluklar onu yıldırmaz; Karadeniz'e tutkuyla bağlanır Halime… 
Halime Kaptan, Türk kadınının ülkesi için denizlerde verdiği mücadelenin ve Kurtuluş Savaşı'na cephane kadar, dalga dalga "umut" taşımasının da bir belgeselidir.

164 s. İstanbul 2016

dunyaya-kafa-tutan.jpg

Ali Karatay

DÜNYAYA KAFA TUTAN KÖY

Metis Yayıncılık

Kürenin üzerinde 37° 22' 16¨ Kuzey, 4° 57' 29¨ Batı noktası: Marinaleda. Asteriks'in köyünü hatırlatan bu Endülüs köyü bildiğimiz dünyaya kafa tutuyor: Burada insanlar kâr için değil, insanca bir hayat sürmek için çalışıyorlar.
Marinaleda'da köyle ilgili kararlar herkese açık genel toplantılarla alınıyor. Çiftliklerin ve üretim tesislerinin mülkiyeti ortak. İnsanlar ömür billah konut kredisiyle cebelleşmek yerine, kooperatifin sağladığı malzemeyle ve eş dost yardımıyla kendilerine bir ev inşa etmeyi öğreniyor, çok cüzi bir miktara barınma imkânına sahip oluyorlar. Ayda bir gün köyü geliştirmek için ücretsiz çalışıyor, köylerinde bir polis kuvveti bulundurmaya ihtiyaç duymuyorlar. Yani dünya üzerinde küçücük bir nokta olmasına rağmen, bir köyden çok daha fazlası Marinaleda: siyasal bir örnek, başka bir dünyanın mümkün olduğunun somut bir örneği. Arsız bir bireyciliği ve müşterek kaynakların özelleştirilerek yağmalanmasını teşvik eden liberal uygulamaların hiçbir alternatifi olmadığı iddiasını çürütebileceğimizin yaşayan bir kanıtı. Kuşkusuz bu noktaya bir günde gelmedi Marinaleda: Bu kitapta okuyacağınız, toprak işgalleri, açlık grevleri, "kamulaştırma" ve eylemlerle geçen uzun bir mücadele tarihi var.Albert Camus bir zamanlar İspanya için "Başkaldıran insanın anavatanı, en büyük başyapıtların imkânsıza karşı haykırışlar olduğu yer," demişti. Marinaleda, adaletsizliğe ve eşitsizliğe başkaldırısıyla tam da Camus'nün söz ettiği türden bir başyapıt: Barış yolunda süregiden bir ütopya.

224 s. İstanbul 2016

 

bildigin-gibi-degil-osmanli.jpg

Mustafa Alp Dağıstanlı

BİLDİĞİN GİBİ DEĞİL-OSMANLI

Can Yayınları

Bir üçgenin iç açılarının toplamı kaçtı?
"Fast food" var mıydı?
Kimler sakal bırakamazdı?

Halk, padişahı görünce neden hasır yakardı?
Hınzır, eğlenceli ve merak uyandırıcı… Bildiğin Gibi Değil serisinin ilk kitabı olan Osmanlı, yanlış bilinen "doğrulara", bildiğimizi düşündüğümüz "hakikatlere", soru-cevap şeklinde hazırlanmış yapısıyla müdahale ediyor.
Mustafa Alp Dağıstanlı, hem meraklısı için hem de tarihe başka bir yönden bakmak isteyenlere kıvamı yerinde, neşeli bir üslupla "Osmanlı dünyasının ne büyük bir çeşitlilik, ne şaşırtıcı gerçekler barındırdığını" gösteriyor.

280 s. İstanbul 2016

cumhuriyet-senin-icin.jpg

Orhan Gökdemir, Enver Aysever

CUMHUR’İYET SENİN İÇİN

Tekin Yayınevi

Cumhuriyet Senin İçin...
Ey boğaz tokluğuna çalıştırılan emekçi, eğitim hakkı elinden alınmış ve imam hatiplere sıkıştırılmış öğrenci, eve kapatılıp çocuk fabrikası yapılmaya çalışılan kadın, kalabalıklardan farklı inanç taşıdığı için itilip kakılan, inancı siyasal amaçlara katık yapılan, parkı-ormanı-denize kıyısı yağmalanan, şort giyiyor diye tekmelenen, ötekileştirilen, sürüye katılmak istemeyen... Ey boyun eğmeyen, senin için bu cumhuriyet!
Enver Aysever ve Orhan Gökdemir bu kitapta cumhuriyeti var edenleri ve cumhuriyetin var ettiklerini tartışıyor. "Cumhuriyet Senin İçin" cumhuriyete bir saygı duruşu ve cumhuriyet için bir direniş çağrısı…

Cumhuriyet Senin İçin...
Meclisin açılması ve Anayasa'nın uygulanması için dağa çıkanların, 31 Mart'ta gericiliğe karşı mevzi alanların, 1908'de "hürriyet" nidalarıyla Selanik'te ve İstanbul'da sokağa dökülenlerin, Çanakkale'de yedi düvele direnenlerin, gözünü kırpmadan Anadolu'da filizlenen büyük isyana katılanların, cepheye sırtında cephane taşıyanların, sultanları tahtından indirenlerin, hilafeti kaldırıp tarihin çöplüğüne atanların, bağımsızlık için can verenlerin can alanların yoktan var ettiği cumhuriyet, senin için bu kavga!

312 s. İstanbul 2016

hayatin-kirilganligied57e7b53e529618bb4fc265780741c7.jpg

William E. Connolly

HAYATIN KIRILGANLIĞI

Ayrıntı Yayınları

Çağımızın önde gelen teorisyenlerinden William E. Connolly bu kitabında, ekonomi piyasalarını kendi kendini organize edebilen yegane süreçler olarak görmenin yanlışlığını ortaya koyarak, yaşadığımız gezegenin oluşumuna katkısı olan çeşitli ekolojik oto-organizasyon sistemlerine ve bunların, dolayısıyla da varoluşun, neoliberalizm adı altındaki yıkımına odaklanıyor: Neoliberalizmin savunucuları genellikle yalnızca otomatik süreçlerden ve özgür bireysel davranışlardan bahsediyor olsalar da, aslında bu sistem muntazam bireylerden oluşan bir millet üretmeye çalışan bir tür biyo-politikadır. Neoliberalizm, sözde başarısının gerektirdiği boyun eğmeyi ve oto-kısıtlamayı üretmek için hayatın içine derinden nüfuz eden ideolojik bir makineye dönüşmek zorundadır. Yanıbaşında işleyen süreçlere hiç dokunmadan fotoğraflarını çeken bir kamera değildir yalnızca.
Friedrich Hayek, Michel Foucault, Immanuel Kant, Friedrich Nietzsche gibi birçok düşünürün görüşlerine de başvurarak sermayenin yayılması, yoğunlaşması ve istilası karşısında ezilen insan ruhunu kurtarmak adına özgürlük fikrini yeniden ele alıyor Connolly.

320 s. İstanbul 2016

sinemayi-seven-adamfff70bd6c2a1cb37dd9c2f251c76dbde.jpg

Mithat Alam

SİNEMAYI SEVEN ADAM

İletişim Yayınları

Son senelerin en önemli Japon yönetmeni olarak kabul edilen Koreeda Hirokazu'nun 'After Life' diye bir filmi var. Bu film bence en iyi filmlerinden bir tanesi değil ama teması çok enteresan. Bence daha iyi yapılabilir ve bir başyapıt olabilirdi. Ölümden sonra kişiler
araf olarak kabul edebileceğimiz bir yere geliyorlar. Ve orada herkese yanlarında götürebilecekleri tek bir hatırayı seçme hakkı veriliyor. Seçtikleri anıları artık sonsuza kadar onlarla olacak; onu hep hatırlayacaklar, bilecekler, yaşayacaklar." 
Sinemayı Seven Adam, Mithat Alam'ın şahsi hikâyesiyle beraber Boğaziçi Üniversitesi'nde kurduğu film merkezinin de hikâyesini, üstelik birinci ağızdan aktarıyor. Umut Barış Dönmez'in hazırladığı ve yürüttüğü söyleşiyle şekillenen kitapta, Mithat Alam sevmediği iş yaşamından kopup sevdiği sinemaya dair meşgalelere nasıl "bulaştığı"nı zevkle anlatıyor. Bir yandan filmler ve yönetmenler, oyuncular hakkında muazzam bir sohbete tanıklık ederken diğer yandan sinema tarihine, Mithat Alam Film Merkezi'nin kuruluşu ve gelişimine, Film Merkezi'nde yapılan işlere, Merkez'den yetişen sinemacılara uzanan kapsamlı bir dökümün sunulmasına da şahit
oluyoruz.
Sinemayı Seven Adam sadece bir insanın hikâyesini anlatmıyor; insanların yaptıkları "iyi" işlerle kendi hayatlarını olduğu kadar başkalarının hayatlarını da nasıl zenginleştirdiğini gösteriyor...

392 s. İstanbul 2016

devlet-teorisi87c0083d2ffd65fe4c494f51569e1935.jpg

Bob Jessop

DEVLET TEORİSİ-KAPİTALİST DEVLETİ YERİNE OTURTMAK

Epos Yayınları

Devlet Teorisi'nde B. Jessop, "tanrının yeryüzündeki yürüyüşü" olarak da tarif edilmiş olan devletin "modern" halini anlatıyor.
Devletin rolü, yeryüzünde temsil ettiği yaratıcısının varlığı kadar tartışmalıdır. Tabiî önemli bir farkla, tanrının varlığı/yokluğu üstüne büyük tartışmalar vardır, ama devletin varlığı konusunda bir tartışma söz konusu değildir.
Tartışmalar, devletin tanımı ve ortadan kaldırılması ya da içeriğinin (dayanaklarının) değiştirilmesine ilişkindir. 
Devlet vardır ve çok kudretlidir, kapitalizmle eşzamanlı olarak yerleşen modern devlet daha kudretlidir: -Büyüktür-yücedir-sonsuzdur-her yerdedir-her şeydir-hem soyut hem de somut bir varlıktır, milletin kendisidir-vatan ve vatandaştır-.
Modern devletin kudretini ifade eden somut bileşenlerin (yasama meclislerinin işleyişi, uyrukları-yönettikleri, ordu, polis, bürokrasi, vergilendirme sistemi ve icrası, sermaye dolaşımının işleyişi ve icrası, eğitim-öğretim sistemi ve icrası, dinî kurumların düzeni ve icrası) kurumsal, "gerçek somut nesneler" ve topluluklar halindeki örgütlenmeleri mükemmeldir. Modern devletin varlığı kurumsal örgütlenme boyutuna hayatî ölçüde bağlıdır. 
Zaten temel problem de burada başlamaktadır: Devletin varlığı neye dayanmaktadır? Kurumsal örgütlenme olarak nasıl işler? Devletin farklı bileşenleri nasıl düzenlenir? Ne ile düzenlenir? Devletin "toplum", "politika" ve "ekonomi" ile ilişkisi nedir? Devleti çekip çeviren "bir şey", "bir yer" var mıdır? Ya da devlet, toplumsal-ekonomik ilişkilerle birlikte tarihsel süreçte mi belirlenir? "Devlet-demokrasi" ve "Devlet-kamu-özel" arasındaki yasal ayrım nasıl işler? Devlet özerk midir?

Bu soruların cevapları konusunda (idealizmle materyalizm arasında devam eden mutlak devlet ayrımı bir yana) siyasal düşünceler ve akımlarla bağlantılı sayısız fikir ve pratik vardır. Ayrımlar devletin ne yaptığı ile ve devlete karşı mücadele süreçleri ile ilgilidir.
Devlet Teorisi'nde Marksist devlet yaklaşımları ve Marksist olmayan önemli yaklaşımları değerlendiren Jessop, modern devlet teorisine yeni bir yaklaşım getirmektedir.
Devlet Teorisi devlet ve modern devletin anlaşılması için kullanışlı bir çerçeve sağlıyor. 

488 s. İstanbul 2016

caz-cok-zorbc892cd9d06cc13c0f4e788b698aac1b-001.jpg

Batu Akyol

CAZ ÇOK ZOR

Kara Plak Yayınları

Batu Akyol, 2013 yılında kamera arkasına geçerek onlarca müzisyen ve müzik yazarıyla cazın Türkiye'deki yolculuğuna dair tanık olduklarını, yaşadıklarını konuşmuş ve "Türkiye'de Caz" belgeselini hazırlamıştı. Müzisyenler, konserler, albümler, festivaller, caz icra edilen farklı yerler hakkında çok değerli bir sözlü tarih çalışması olan bu filme sığmayanlar Caz Çok Zor'da bir araya geliyor; Türkiye'de cazın tarihini anlatırken Türkiye'nin tarihine de ışık tutuyor.
Emin Fındıkoğlu caz hikâyelerinin yanında tiyatro oyunları için yaptığı aranjmanları anlatırken, Sadettin Davran'dan Emel Sayın'ın programı bittiğinde arkasında çalan müzisyenlerin caz bara, jam session yapmaya gittiğini dinliyoruz. Murat Beşer caz'ın bir soğuk savaş silahı olarak nasıl kullanıldığını anlatarak bizi ABD'ye götürüyor. Dan Morgenstern hikâyeyi karşı taraftan tamamladıktan sonra Ertegün kardeşlerin yarattığı efsaneyi, Atlantic Records'u, Arif Mardin'i, İlhan Mimaroğlu'nu anlatıyor... On sekiz bellekten süzülen anılar, yap boz parçaları gibi kocaman bir resimde bir araya geliyor.

Murat Beşer Sadettin Davran Baki Duyarlar Muvaffak "Maffy" Falay Emin Fındıkoğlu Önder Focan Kerem Görsev Dost Kip Can Kozlu Joe Mardin Dan Morgenstern Tuna Ötenel Ali Perret Cüneyt Sermet Orhan Tekelioğlu Okay Temiz Sabri Tuluğ Tırpan Hülya Tunçağ

240 s. İstanbul 2016

naim-efendi-nin-hatirati-ve-talat-pasa-telgraflari83b519f52787d3d112d08b5a2a0f8eed.jpg

Taner Akçam

NAİM EFENDİ’NİN HATIRATI VE TALAT PAŞA TELGRAFLARI

İletişim Yayınları

Osmanlı Ermenilerinin yok edilmesine dair tartışmalarda, imha kastını haiz merkezî bir planın olmadığı, Ermenilerin ölümüne sebep olan olayların rastlantılara dayandığı tezi, resmî görüş olarak yıllardır işlenir. Resmî görüşün doğru olduğunu ispat etmeye çalışanların en önemli uğraşlarından birisi, Ermenilerin imhasının merkezî kararlar neticesinde gerçekleştiğini gösterir hatırat ya da belgelerin sahte ya da üretilmiş olduklarını ispat etmeye çalışmaktır. 1921 yılında Aram Andonian tarafından yayımlanan, Osmanlı memuru Naim Efendi'ye ait Hatırat ve içinde yer alan resmî telgraflar da, sahte ya da Ermeniler tarafından üretilmiş oldukları iddiasıyla bir kenara atıldı; deyim yerindeyse yıllarca yok sayıldılar.
Taner Akçam, bu kitapta Osmanlı belgelerine dayanarak Naim Efendi adında bir Osmanlı bürokratının var olduğunu gösteriyor ve ilgili belgeleri yayımlıyor. Yine bunun gibi Naim Efendi tarafından yazılmış bir Hatırat'ın var olduğunu ilk defa açığa çıkartıyor ve bu Hatırat'ın daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış bölümlerini okuyucular ile buluşturuyor. Kitapta ayrıca, Talat Paşa'nın telgraflarının sahteliği meselesine ilişkin, Osmanlı arşiv belgelerinden hareketle yeni bir genel çerçeve çiziyor. Belgelerin sahteliği ile ilgili ileri sürülen önemli bazı tezlerin, örneğin şifreleme teknikleri üzerine söylenenlerin tamamıyla yanlış ve spekülatif olduklarını, ilgili Osmanlı belgelerine dayanarak gösteriyor.

278 s. İstanbul 2016

 

EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

287b.jpg

Taner Timur

MUTLAK MONARŞİ VE FRANSIZ DEVRİMİ

Yordam Yayınları

Dünya tarihindeki en büyük dönüşümlerden biri olan 1789 Fransız Devrimi bugün bize neler anlatıyor? Bu devrime yol açan koşullar nelerdi? Feodal monarşinin hegemonyasını ve devrime yol açan dinamikleri ayrıntılı olarak incelediğimizde nelerle karşılaşırız? İngiltere’de Parlamentonun evrimsel süreçler içerisinde oynadığı rol ile Fransa’da Genel Meclisin devrimsel süreçler içinde oynadığı rol kıyaslanabilir mi? Taner Timur, bu sorulara yanıt arar ve daha nice soruyu ve yanıt arayışını okurlarla paylaşırken, bugünden geçmişe bakma ihtiyacımızı şu sözlerle dile getirir: “Batı Avrupa’da sermaye birikimi, burjuvazinin doğuşu ve Aydınlanma süreçleri incelenmeden, dün ‘sömürge/yarı sömürge’, bugün ise ‘gelişmekte olan ülkeler’ denilen toplumları 

anlamak zordur. Tarih ve toplum araştırmalarında, genellikle yaygın anlayışın tersine, karmaşık birimler basit birimlerin anahtarını oluşturur ve ancak dünden bugüne değil, bugünden düne bakan bir yöntemle geçmişi daha iyi anlayabiliriz.” Toplum bilimleri, tarih ve felsefe alanlarında ufuk açan çalışmalarıyla 
tanıdığımız Taner Timur, bu kez Fransız Devrimi’ne, İngiltere’de ve Almanya’da yaşanan dönüşümlere,“mutlak monarşi”, “cumhuriyet”, “despotizm”, “Aydınlanma ve materyalizm”, “terör ve özgürlük”, “sınıf kavgası”, “din ve vicdan özgürlüğü”, “burjuva halkçılığı” gibi kavramlara ayrıntılı bir biçimde bakıyor. 
Timur’un, tarihe bakışımızı derinleştiren ve “kıyaslama” yöntemini öne çıkaran bu yeni çalışması, Fransız Devrimi’ni ve tüm devrimler tarihini yakından araştırmak isteyenler için gerçek bir hazine niteliğinde…

evlat00b625c726c0b4bc258de05202066760.jpg

Yasemin Özben, Ergün Poyraz

EVLAT

Bilgi Yayınevi

"Muhteşem Bir Kitap
Ergün Poyraz ve Yasemin Özben tarafından kaleme alınan EVLAT adlı kitapta, taciz ve tecavüz mağduru çocuklar, sokaklarda yatan, küçücük yaşta ağır işlerde çalıştırılan işçi çocuklar, cezaevlerindeki çocuklar, gelin çocuklar, uyuşturucu batağındaki çocuklar, savaştan kaçan, kaçamayan çocuk askerler ile daha pek çok çocuk sorunları, çareler ve çözümler titizlikle incelenmiş…

Atatürk'ün manevi evlatları, gençlere sözleri, anılarla ilgili bölümü okuduğunuzda günümüz Türkiye'siyle karşılaştırma fırsatını yakalayacaksınız.
Evlatlarımız hakkında muhteşem bir araştırma…
Okuyun pişman olmayacaksınız…"
-Emin Çölaşan-

368 s. İstanbul 2016

finnegan-uyanmasi87ffd422bd2a44debc785d9a9eaefacc.jpg

James Joyce

FİNNEGAN UYANMASI

Sel Yayıncılık

James Joyce, Ulysses'ı yazdıktan sonra on yedi yılı aşan bir uğraş sonucu Finnegan Uyanması'nı edebiyat dünyasına sunduğunda büyük tartışmalara yol açtı. İngilizce yazılmış en zor eserlerden biri kabul edilen, hemen her türlü konu, anlatım ve karakter kalıbını kırarak deyim yerindeyse çığır açan bu eser, ilk parçası yayınlandığından bu yana akademisyenlerin ve eleştirmenlerin çalışmalarına konu olmaya, üzerine yazılmış sayısız kitapla edebiyat alanında gündem yaratmaya devam etmektedir.
Türkçenin de dahil olduğu yaklaşık kırk dilin dağarının birleştirilmesiyle türetilmiş sayısız kelime, denizde kum misali söz oyunları, genellikle çokanlamlılık içeren cümleler, hem tarih ve mitolojiye, hem de edebiyat ve siyasete uzanan çok katmanlı göndermeler nedeniyle "çevrilemez" sayılan ve bugüne dek yalnızca altı dile çevrilebilen Finnegan Uyanması'nı dilimize ilk kez tam metin olarak kazandırdığımız için kıvançlıyız.

663 s. İstanbul 2016

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
  • Haftanın çok satan kitapları / 14 Mayıs 201814 Mayıs 2018 Pazartesi 15:40
  • Yeni çıkan kitaplar / 14 Mayıs 201814 Mayıs 2018 Pazartesi 15:21
  • Editörün seçtikleri / 14 Mayıs 201814 Mayıs 2018 Pazartesi 15:08
  • Haftanın çok satan kitapları / 7 Mayıs 201807 Mayıs 2018 Pazartesi 17:47
  • Editörün seçtikleri / 7 Mayıs 201807 Mayıs 2018 Pazartesi 15:36
  • Haftanın Kitabı: 'Gayrimilli Eğitim'07 Mayıs 2018 Pazartesi 14:43
  • Yeni çıkan kitaplar / 7 Mayıs 201807 Mayıs 2018 Pazartesi 14:20
  • Manevra yaparken sınırı geçti...Hapis cezası aldı03 Mayıs 2018 Perşembe 17:55
  • Yeni çıkan kitaplar / 30 Nisan 201830 Nisan 2018 Pazartesi 16:19
  • Editörün seçtikleri / 30 Nisan 201830 Nisan 2018 Pazartesi 15:45
  • 1234567
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)