• BIST 105.268
  • Altın 163,674
  • Dolar 3,9702
  • Euro 4,6602
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 10 °C
  • Adana 15 °C
  • Antalya 12 °C

Yeni çıkan kitaplar ve editörün seçtikleri / 18 Ekim 2016

Yeni çıkan kitaplar ve editörün seçtikleri / 18 Ekim 2016
Yeni Çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi...

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim:
[email protected]

-------------------------------------------

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular.

'Aldatıldık' dememek için, 'aldanmamak' için ve ülkemizde ve dünyada olan bitenlerin farkında olmak için okumak ve daha fazla okumak gerektiğini bir kez daha ghatırlatmakta bir sakınca görmüyoruz.

Ülkemizin sürüklenmeye çalışıldığı karanlığa karşı en etkili direniş alanlarından birinin 'okumak' olduğunu düşünüyor ve sizlere daha aydınlık günlerde daha çok kitaplı gelecek günler diliyoruz.

Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

Kitap dünyasındaki son gelişmelerden haberdar olmak için ABC Kitap sayfalarını takip etmeniz sizin için yeterli.

ABC izleyicilerine keyifli okumalar diliyoruz.

YENİ ÇIKANLAR

kuslar-yasina-giderf3ffa101d476948aace1ca3e78cc1c0e.jpg
Hasan Ali Toptaş
KUŞLAR YASINA GİDER
Everest Yayınları

Pırıl pırıl ışıyan Türkçesiyle Hasan Ali Toptaş, Kuşlar Yasına Gider'de romancılığına yeni bir boyut katıyor: anlatmıyor, söylemiyor; nefeslendiriyor. 

Kadirşinas otlarının mırıltısını, of dememenin ilmini, eldeyken kıymetini bilmenin erdemini, ömürden giden günlerin sabrını okudukça zihnimiz, gönlümüz havalanıyor. 

"Babalar, alınlarımıza yazılmış yalnızlıklardır" sözü yankılanıyor kulaklarımızda. 

Kuşlar Yasına Gider; atların koşması kadar doğal, kaleme iç çektirecek kadar merhametli bir roman.

"Toptaş'a yazarlık âdeta bahşedilmiştir." 
-ANDREW RIEMER, Sydney Morning Herald-

"Zaten o yıllarda burnumuzun ucunda gezinen bir mazot kokusuydu babam, kulağımızda çınlayan uzak bir motor sesiydi ve az evvel dediğim gibi, gitti mi gelmek bilmezdi bir türlü."

250 s. İstanbul 2016

cekoslovakya-1918-19788aa3421646f96ca9c50d7c24916c2a3d.jpg

Ernie Trory
ÇEKOSLAVYA 1918-1978
Yazılama Yayınları

"Çekoslovakya 1918-1978" komünist tarihçi ve yazar Ernie Trory'nin Çekoslovakya tarihi üzerine hazırladığı bir "kitapçık". Kitapçık yazarın kendi tanımı olmakla birlikte, sosyalizm tarihi içerisinde önemli dersler barındıran 1968 olaylarını, tarihi belgelerle ve kronolojik bir doğrultuda okura sunmakta. Sosyalist devlet olma yolunda ilerlerken, uluslararası sermayeyle kol kola girerek ülkesine ihanet edenler, sosyalizme inanmışların direnişi ve dayanışması da tanıklık etmeye değer nitelikte.

68 s. İstanbul 2016
 

adam83c663771b569907638ecaaaf2be583b.jpg
Yılmaz Özdil
ADAM
Kırmızı Kedi Yayınları


Kadın'ı okudunuz.
Bu da Adam.

Diyebilirsiniz ki...
Kadının karşılığı erkek değil mi?
Bence değil.

Çünkü, her kadın kadın ama...
Her erkek adam değil.

Herifleri yazmamayı tercih ettim!

Elbette memleketin tüm adamlarını sıralayıp, bir kitaba sığdırabilmek imkânsızdır...
Peki nedir?
Farklı zamanlarda, farklı ortamlarda yaşayan, hatta birbirleriyle hiç tanışmamalarına rağmen,
ortak zihniyetin, ortak karakterin, ortak paydasıdır Adam.

Yıkılsın diye karşıdevrim kazmalarıyla kolonlarına kolonlarına vurulan Türkiye, bugün hâlâ ayakta duruyorsa... İşte bu adamların ortak karakteri, ortak zihniyetinin sırtında duruyor.

512 s. İstanbul 2016

tutkue7441db4bbf19289d39bd528d2e82d72.jpg

Jeanette Winterson
TUTKU
Sel Yayıncılık

Jeanette Winterson deniz kıyılarından kanal kentlerine, karla kaplı dağlardan sıcak meydanlara uzanan bir masal anlatıyor: Sadakatin, aidiyetin, arayışın ve bulamayışın zorlu yollarından geçerek tutkuya dönüşen bir masal. Tutkunun yalnızca aşkta, aşkın ise yalnızca karşı cinste arandığı bir hikâyeyi reddederek çıplak gerçeği hayallerin büyülü dünyası üzerine kuruyor.

Savaşın yıkıcılığı, düş kırıklığının sarsıcılığı, kavuşamamanın burukluğu farklı coğrafyalardan gelerek yolları kesişen ve hangi yöne giderse gitsinler daima kendilerine çıkanların keskin anlatısında hayat buluyor.

Hayata karşı oynanan kumarda aldığımız riskleri incelikle süzüyor Winterson. Sonuçta "Neyi tehlikeye attığın neye değer verdiğini gösterir."

182 s. İstanbul 2016

votka-pera5c1396e18cc04196c88eafdaa956b3f0.jpg

Aybike Ertürk
VOTKA PERA
Destek Yayınları

"Kırmızı ışıkta sokak çocuklarının etten duvar ördüğü Chevy Impala gelinle damadı nereye götürüyordu bilmem; ama beni 87 yazına, çocukluğumun en kral günlerine götürmüştü. İnsan olmanın yükünü çekmediğim, gözlerimi Samantha Fox takvimiyle şenlendirdiğim, Erenköy Mürüvvet Apartmanı'ndaki güzel günlere... O zamanlar babam ölü değildi ve onun ölümünün ardından gerçekleşen felaketler zinciri hayatımı altüst etmemişti daha..."

Bu hikâyedeki defolu mal benim. Ruhum ihraç fazlası tişört gibi delik deşik. Vazgeçtim... Pes ettim... Yaşamak için mantıklı bir sebebi olmalı insanın... Pera'nın aşkı yaşama sebebim olabilir miydi bilmiyorum ama kesinlikle denemeye değerdi...

"Boğaziçi Köprüsü'nün korkuluklarında, kollarımı iki yana açıp kendimi boşluğa bırakmadan önce tepemde parıldayan güneşe bakıp gülümsedim. Meğer dünyanın son günü ne kadar huzurlu, ne kadar da muhteşem bir eylül günüymüş..."

Geride bıraktığımızı zannettiğimiz ama usul usul ardımızdan gelip yanı başımızda biten, çocukluğumuzun toplamından ibaret, tüm psişik düğümlerimizin gelip de bir yumakta toplandığı şey değil midir hayat dediğimiz?

Romanın son sayfasına geldiğinizde, size bir armağan verilmiş gibi hissedeceksiniz.

320 s. İstanbul 2016
 

iris6469d234f09b8d0a6beacb74ecad6518.jpg

Meltem Yılmaz
İRİS-DÖRT MEVSİM YALNIZLIK VE BİR KADIN
Destek Yayınları

İkinci kitabı "Soraya" ile Berlin Film Festivali Books at Berlinale'ye seçilen 11 yazar arasına giren Meltem Yılmaz'dan yine baş döndürücü bir roman! 

Romanın başkahramanı İris, büyükşehrin kalabalığına sıkışmış genç bir kadındır. Sıradan evliliği, sıra dışı bir olayla altüst olduğunda, onu içinde IŞİD'in de bulunduğu tehlikelerle dolu bir yolculuk bekler...

"Kartlar, arkalarında parlak birer çizgi bırakarak havada dans ettikten sonra halının üstüne düştüklerinde, yan komşuda Chopin çalıyor, yaz yağmurunun ince damlaları pencereden süzülüyordu. 
Cinnet… 
Bilinçaltımın en derininde kopan bir cinnetin tiz sesiydi duyabildiğim. 
Cinnet… 
Adım adım odanın sonuna doğru gittim. 
Cinnet… 
Yerdeki çantadan telefonu çıkardım.
Cinnet… 
Telefondan o numarayı buldum. 
Cinnet... 
Numarayı tuşladım.
Cinnet… 
Kuru bir erkek sesiydi telefonu açan. Bir katilin soğuk soluğu vardı nefes alıp verişlerinde. 
Evet?
Merhaba. Sizinle görüşmek istiyorum.
Kimsiniz?
Önemi yok. Görüşelim lütfen, size bir teklifim var."

280 s. İstanbul 2016
 

medeniyetin-otesi02c7a67892e6621771c4018b005cad95.jpg

Daniel Quinn
MEDENİYET ÖTESİ
İNSANLIĞIN YENİ BÜYÜK MACERASI
Maya Kitap

Daniel Quinn, düşünülmeyecek olanı düşünüyor. Bir bisiklet üretmenin, bir otomobil tasarlamanın, bir çift ayakkabı yapmanın tek bir doğru yolu olmadığını hepimiz bilsek de, tek bir doğru yaşam biçiminin var olması gerektiğine ve ne olursa olsun, bunun bizim sürdürdüğümüz yaşam biçimi olduğuna inanmış durumdayız. 

Medeniyetin Ötesi, Daniel Quinn'in çok satan romanı İsmail'de ortaya koyduğu fikirlerin gerçek hayatta uygulanması konusunda bir rehber niteliği taşıyor. Mayalar ve Olmekler gibi eski medeniyetlerin yanı sıra sirk toplulukları gibi modern dünyadaki alternatif yaşam örneklerini inceleyen Quinn, çeşitliliği baskılamak yerine teşvik eden yeni bir toplum modeli arayışında bize rehberlik ediyor. Medeniyetin Ötesi "Yeni Dünya Düzeni"nden ziyade, insanların kendi kaderlerine hükmetmesine olanak veren ve onların kendi yaşam biçimlerini -uzak bir ütopik gelecekte değil- hemen şimdi yaratma özgürlüğüne sahip olmalarını sağlayan "Yeni Bireysel Dünya Düzeni" hakkındadır. 

Medeniyetin Ötesi dünyayı nasıl kurtarabileceğinize dair en elle tutulur, gerçek, uygulanabilir ve hayata geçirebileceğiniz fikirleri içeren kitap. Daniel Quinn yüzyılımızın en büyük ve sezgileri en güçlü düşünürlerinden biri olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Dünyanın kabile düzenine geri dönmesi: Ne kadar da sıra dışı bir olasılık! 
-Thom Hartman-

208 s. İstanbul 2016

anarsi-cografya-modernitef9043def637295187575b794f627df54.jpg

John Clark- Camille Martin
ANARŞİ, COĞRAFYA, MODERNİTE
Can Yayınları

Kimi insanları tek bir sıfatla, tek bir tanımlamayla anlatmak zordur. Élisée Reclus (1830-1905) için ise bu imkânsız. En başta, on binlerce sayfayı aşan katkısıyla coğrafya sahasının en önde gelen, beşerî coğrafyanın ise kurucu isimlerinden biri; adı Godwin, Bakunin, Kropotkin'le beraber anılan bir anarşizm kuramcısı, inandıklarını teori düzeyinde bırakmayıp doğrudan yaşamında uygulayan yorulmak bilmez bir eylemci...

Bunların yanında, görüşleri çağının çok ötesine uzanan bir düşünür Reclus. Kapitalizmin, tüketim toplumunun mantığının nerelere uzanabileceğini şaşırtıcı bir keskinlikle analiz ediyor, Avrupa merkezciliğe eleştirel yaklaşıyor, özellikle ırkçılık üzerinden insan haklarının, devamında kadın haklarının, çocuk haklarının, hayvan haklarının ne kadar önemli olduğunun altını çiziyor, insan varoluşunun doğanın karşısında değil, içinde olduğunu vurgulayarak çok sonraları tartışılmaya başlanacak ekolojik boyutun can alıcı değerini daha o zamandan teslim ediyor. 

Klasik niteliği kazanmış metinleri okumanın, hatta tekrar tekrar, bazen araya zaman koyarak okumanın gerekliliğine inanıyoruz, bu çerçevede Reclus'nün seçilmiş yazılarını orijinal dilinden çevirisiyle, konunun uzmanı John Clark'ın kapsamlı giriş yazısıyla birlikte okurlarımızı sunuyoruz. Reclus'nün kimi düşünceleri bugün yazıldıkları döneme göre çok daha anlamlı, çok daha üzerinde düşünülmeye değer.

352 s. İstanbul 2016
 

sii-islam-tarihibc6b13a8d9aabcd4beeecfd4ef17227d.jpg

Farhad Daftary
Şİİ İSLAM TARİHİ
Alfa Yayıncılık

Şii İslam dünyası son zamanlarda Ortadoğu'yu, dolayısıyla bütün dünyayı etkileyen kriz ve çatışmalardan dolayı sürekli gündemde. Bu sayede Şii Müslümanlık tarih ve geleneğinde yer alan Müslüman topluluklar hakkında çok az şey bilndiği ortaya çıktı. Oysa Şii âlimler, şairler, filozoflar ve diğer bilim insanları İslami düşünce ve kültüre ciddi katkılarda bulunmuştur. Sayısız Şii hanedanı ve aile sanatçılara ve âlimlere hâmilik yapmıştır. Bütün bunlara karşın Şii İslam, Doğuda ve Batıda öne çıkmamıştır. Önde gelen İslam tarihçilerinden Daftary elinizdeki kitabıyla Şiiliğin gelişmesinin eksiksiz bir dökümünü verirken pek çok yanlış anlamayı da düzeltiyor. Şii İslamın oluşum döneminin ardından dünya çapında milyonlarca inananı bulunan dört toplumun tarihini aktarıyor: Oniki İmamcılar, İsmaililer, Zeydiler ve Nusayriler.

300 s. İstanbul 2016
 

yasiyoruz-sessizce16645a070dce4b8f85514ec47ff07cdb.jpg
Şükrü Erbaş
YAŞIYORUZ SESSİZCE
Kırmızı Kedi Yayınları

İki kişilik bir yalnızlığım fotoğraflarının önünde
Birisi alıp götürdüğün, öteki bırakıp gittiğin.

Bu kitap, bizim sagu, mersiye, ağıt geleneğimize, göç edeni de burada tutan, yaşatan yepyeni bir özellik getiriyor. Üç kadim kavram, yaşamın üç büyük izleği, aşk, yalnızlık ve ölüm, şiirden şiire iç içe geçerek birbirinin kapısını çalıyor. Sonra üçü birlikte gelip hepimizin hayatına doluyor. Yaşıyoruz Sessizce, aşkın, emeğin ve dünyanın ölümle bir daha yüceltildiği bir varoluş simyası.
-Şeref Bilsel-

Sarkaç durdu. Kapı yok.
Ayna buğulanmıyor.
Tanrı bitti.

Ölüm değil büyük ceza
Her zerresi yalnızlık
Bir dünyayı sevmek hâlâ.

Ayrılık burcum...
Parmaklarım birer mihrap çırası
Gövdem bitene kadar tüteceğim başında

84 s. İstanbul 2016

anilarla-turkiye-gercegi83f37e4e38566d6fbf7042bf5eca99a9.jpg

Şerafettin Turan
ANILARLA TÜRKİYE GERÇEĞİ
Bilgi Yayınevi

Tarihe, dile ve kültüre ilişkin 100’ü aşan esere imza atan; Türk-İtalyan ilişkileri konusundaki araştırmaları nedeniyle İtalyan Hükümetince “Cavaliere Nişanı”yla ödüllendirilen; 1997’de Türkiye Bilimler Akademisi’nin (TÜBA) Bilim Ödülü’nü, 
Türk Devrim Tarihi/4 “Çağdaşlık Yolunda Yeni Türkiye” ile 1999 Sedat Simavi Sosyal Bilimler Ödülü’nü, Ankara Üniversitesi Hizmet Ödülü’nü (2005) ve 
Ankara Üniversitesi Çınarı Ödülü’nü (2013) alan; Fakülte Dekanlığı (1969-72), 
TRT Yönetim Kurulu Üyeliği (1972-78), Kültür Bakanlığı Müsteşarlığı (1978-79), 
Türk Dil Kurumu Başkanlığı (1977-83), Dil Derneği Başkanlığı (1992-2000) görevlerini başarıyla yürüten Prof. Şerafettin Turan, anıları eşliğinde 
Türkiye’nin 90 yıllık gerçeğine ışık tutuyor.


644 s. Ankara 2016
 


EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

0000000715436-1.jpg

Cengiz Gündoğdu
GERÇEKÇİLİĞİN ESTETİĞİ 
İnsancıl Yayınları

“Türkiye'de roman dendikte, kimi kişiler bu romanları özetlemişler...

Bu özete romandan bir parça eklemişler…

Özet, bir romanı var kılan öğe değildir. Türkiye'de özneler, roman denilen varolanla karşı karşıya gelmişler, ama romanı gerçekten var kılamamışlardır.

Her sanat yapıtı, nesnelerin estetik biçimlenmesiyle oluşur. Bu, roman için de böyle.

Bu romanın var kılınması ne demek… O romanı oluşturan öğelerin ayrıştırılmasıyla, romanı oluşturan öğelerin üstünde durmakla o roman gerçekte var kılınır.

Bu kitapta yapılan budur. Bu kitapla birlikte yazında Kopernik devrimi yapılmıştır. 

Bu kitap, cehalete karşı savaşımdır.” 

-Cengiz Gündoğdu-

312 s. İstanbul 2016
 

ya-sanat-ya-hayatbe21bf82ce7607082da88c4008dc84b1.jpg
Tzvetan Todorov
YA SANAT YA HAYAT
Sel Yayıncılık

Sanatçı, ister bir dahi olsun ister bütün zamanların en büyük yaratıcısı, sonuçta aynı havayı soluduğumuz, benzer çelişkilerle boğuştuğumuz bir insandır. Sanat ve edebiyat filozofu Tzvetan Todorov, bir sanat eserinin ilettiği mesaj ile yaratıcısının hayat tarzı ve gündelik yaşamı arasındaki ilişkiyi irdeleyerek çoğu zaman unutulan bu basit ve temel gerçeği son derece yalın ve berrak bir dille hatırlatıyor.

Genelde hepimiz gibi "geçinmek için" eser üretmek zorunda olan sanatçının gündelik yaşamla ilişkisini büyük ressam Rembrandt örneğini ele alarak aktaran Todorov, gerek ressamın tablo ve gravürlerinden bize uzanan insani değerleri gerekse sıradan bir hayat süren bu aynı kişinin eşleri, çocukları, yakınları ve komşularıyla arasındaki ilişkiyi gözler önüne seriyor. Ya Sanat Ya Hayat, aslında eserin de sanatçının da aynı hayatın içinden beslenerek karşımıza çıktığını gösterirken ikilemi tersine çeviriyor: Hem sanat hem hayat!

Kitabın ikinci bölümünde ise, bu kez bambaşka bir noktadan, sanat ile ahlak arasındaki yüzlerce yıllık çatışmadan yola çıkan Todorov, Iris Murdoch üzerinden dünyaya, hayata duyulan sevginin hem sanatın hem de ahlakın temelinde yattığını gösterirken, yine hem sanat hem hayat demektedir.

Bunca karmaşa ve kafa karışıklığı içinde yaşadığımız, sanatla hayatın bağını çoğu zaman kaçırdığımız günümüzde, ayakları sağlam bir zemine basan açık ve net çözümlemeler, yorumlar okumak, hayata ve sanata yeniden inanç duymak isteyen herkese...

112 s. İstanbul 2016
 

mulkiyeti-geri-almak167c4426a7afc310d41d9b9e55880e48.jpg
Derleyenler:Marysia Lewandowska, Laurel Ptak
MÜLKİYETİ GERİ ALMAK?
Koç Üniversitesi Yayınları

Hayatımızın tam ortasına, kısa, orta ve uzun vadeli vizyonumuza yerleşen mülkiyet, insanın hem kolektif hem de bireysel yaşantısında kendini tanımlamasını sağlayan bir olgu. Ancak insanlığın ekonomik, siyasal, hukuki, kültürel temelini oluşturan unsurlardan biri olan mülkiyetin tanımı sabit kalmıyor. Özellikle fikri mülkiyet kavramının oluşması ve 21. yüzyılda fikre biçilen ekonomik değerin maddi mülkiyete biçilen ekonomik değeri geride bırakması ile beraber mülkiyet üzerine düşünceler de gelişiyor, zenginleşiyor, değişiyor.

Marysia Lewandowska ve Laurel Ptak'ın derlediği Mülkiyeti Geri Almak? kültür, siyasal ekonomi, maddi olmayan üretim ve kamusal alan üzerinden mülkiyet kavramını anlamaya, kapitalist sistemin verdiği uyarıları değerlendirerek "Kültürün, bilginin sahibi kimdir ve günümüzde bunların üretiminin, dolaşımının koşulları, siyaseti ve ekonomisi nelerdir?" sorularının cevabını bulmaya çalışıyor.

Marysia Lewandowska, Polonya doğumlu, Londra'da çalışan bir sanatçı ve Stockholm'deki Konstfack'te kamusal alanda sanat profesörü.

Laurel Ptak, New York'ta yaşayan bir güncel sanat küratörü. Tensta konsthall'de yardımcı küratör ve New School'da ders veriyor 

278 s. İstanbul 2016

 

unnamed-040.jpg

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
  • Editörün seçtikleri / 13 Kasım 201713 Kasım 2017 Pazartesi 16:26
  • Yeni çıkan kitaplar / 13 Kasım 201713 Kasım 2017 Pazartesi 16:23
  • Ayşenur Arslan'ın son kitabı Darbe'nin Lütfu Tele1 Kitap'ta09 Kasım 2017 Perşembe 15:23
  • Haftanın çok satan kitapları / 6 Kasım 201706 Kasım 2017 Pazartesi 13:51
  • Editörün seçtikleri / 6 Kasım 201706 Kasım 2017 Pazartesi 13:48
  • Yeni çıkan kitaplar / 6 Kasım 201706 Kasım 2017 Pazartesi 13:40
  • Haftanın Kitabı: "Çin'in Yönetimi"06 Kasım 2017 Pazartesi 13:34
  • Haftanın çok satan kitapları / 30 Ekim 201730 Ekim 2017 Pazartesi 14:56
  • Haftanın Kitabı: "Opera Kahkahası"30 Ekim 2017 Pazartesi 14:51
  • Editörün seçtikleri / 30 Ekim 201730 Ekim 2017 Pazartesi 14:39
  • 123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)