• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 20 °C
  • Adana 22 °C
  • Antalya 22 °C

Yeni çıkan kitaplar ve editörün seçtikleri / 18 Ocak 2016

Yeni çıkan kitaplar ve editörün seçtikleri / 18 Ocak 2016
Yeni Çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi...

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim: [email protected]

-------------------------------------------

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular.

ABC Kitap sayfalarını okumadan kitapçı ve sahaf turuna çıkılmaz.

İşte haftanın yeni çıkan kitapları ve editörlerimizin bunlar arasından sizin için seçtiği üç eser. ABC izleyicilerine keyifli okumalar diliyoruz.

YENİ ÇIKANLAR


Janey Downshire, Naella Grew

ERGENLERLE İLETİŞİM SANATI

İş Bankası Kültür Yayınları

Gençler artık deneyim, bilgi ve erdemleri nedeniyle yetişkinlere koşulsuz güven, saygı ya da hayranlık duymuyorlar. Doğru ya da yanlış algıları ve görüşleri, internetin ve akranlarının etkisiyle şekilleniyor. İletişim devriminin ve dijital çağın etkisiyle, büyükler olarak görüş ve düşüncelerimizin özellikle de ergen çocuklarımızın yaşamı üzerindeki etkisi azalıyor.

Ergenlerle İletişim Sanatı 'nda yazarlar, bu değişen koşullarda çocuklarla ilişkilerde etkin ve yapıcı yaklaşımlar benimsememize ve gerilimi önleyecek farkındalığa ulaşmamıza yardımcı olmaya çalışıyorlar. Psikoloji, nöroloji ve biyokimya alanlarındaki son gelişmelerden damıttıkları birikimi, ebeveynler ve öğretmenlerin kolaylıkla kullanabilecekleri pratik stratejilere dönüştürüyorlar.

216 s.

İstanbul, 2016


Kemal Varol

UCUNDA ÖLÜM VAR

İletişim Yayıncılık

Ölüyorum. Bu kez sahiden ölüyorum. Gelecek misin yasıma? Boz Atlı Hızır gibi son nefesime yetişecek misin? Ucunda ölüm var Heves Ali'm, ucunda elbette ölüm var. Gelmeyeceksen, elini son kez omzuma koymayacak, alnımı öpüp yolculamayacaksan, bağışlanma dilemeyeceksen; adını aldığın Ali hakkına söyle bari: Sahiden sevdin mi beni? Kederli sözlerin, kurumuş gözlerin, tozlu yolların, saklanan mendillerin, içli kıpırdanmaların misafiri, cenazelerin duacısı, hikâyelerin sırdaşı… Dünya ölümlü, gün akşamlı… Son Ağıtçı, Heves Ali'yi arıyor. Evlerde, sokaklarda, dere boylarında, raylarda, uzayıp giden bozkırda… Heveeeessss diyerek susuyor. Bana hikâyeni anlat, ağıdını yakacağım.

Ucunda Ölüm Var, yarım asır süren bir aşk hikâyesi. Yalpalayan, şehirden şehire gezinen, derman arayan, sayıklayan, hatırlayan, rüya çağıran ince bir ah! Kemal Varol, maharetle memleketi anlatıyor, güneşin içinde doğup battığı bir roman anlatıyor. Masalsı, gürül gürül, ölmeye yatan.

227 s.

İstanbul, 2015


Bora Abdo

SENİ SEVİYORUM. ÇOK,

Doğan Kitap

"Yalnız olabilmek için bir kişiye daha ihtiyacı var her insanın"İstanbul'un hazin göğünün altında ayrılığın ve aşkın melankolik intiharı…

"Seni Seviyorum. Çok," dosyasındaki kesik ve titrek zamanların, eski yüzyılların, insanın tarihindeki akıl almaz aynılığın, değişmeyen hazin kıstırılmışlığını gördüğümde Bora'ya bu kitabın arka kapak yazısını yazmak istediğimi dair bir mektup kaleme aldım hemen. Üç ay sonra mektubu değil de kendisi geldi. Oturup, Büyükada'da, akşamın kızıllığında rakı içtik. O susuz içti gene. Fırtınayı dinledik. Karga sürülerini de.

"Peki, yaz" dedi ve gitti. Karım Ayşe Edipoğlu öldüğünde ?ki kendisi de çok iyi bir romancıdır? masasının çekmecelerinde notlarını bulup romanını kitaplaştırmış ve altı yaşında mor bir kamyonun çarparak öldürdüğü kızımızın adını verdiğim bir yayınevi kurmuştum.

Hayır, elbette ki karımı ben öldürmedim. Öldüremeyecek kadar seviyordum onu. "Seni Seviyorum. Çok," kitabı hakkında çok düşündüm. Öyküleri defalarca okuyup çözümledim. Hepsi birbirinden güzeldi. Bora'ya yine bir mektup yazdım. Üç ay sonra yeşil bir kaban buldum kapımın önünde. Sırt kısmında iğne iplikle işlenmiş bir cümle vardı.

128 s

İstanbul, 2016


Bora Abdo

ÖTEKİ KIŞIN KİTABI

Doğan Kitap

Büyükada'nın yalnız kışlarında ötekileştirilen yaslar ve kimlikler…

Lâçin çok üzülür diye duruyorduk heykel gibi. Bir anımız kalmamıştı geçmişte, ne bir gölgemiz, oturduğumuz yerde ölüyorduk. O gece Lâçin saç diplerimize yağdı. Kucaklarımıza küçük, kardan kediler yaptı. Alınlarını okşadık donmuş parmak uçlarımızla. İsimler verdik her birine. Kendi uydurduğumuz fırtına isimleri. Köpekler hep yağdanlıktır zaten fırtınası, kara kediler uğursuz değildir fırtınası, sobamızı söndüren bizden değildir fırtınası, göğsünde uyuduğumu unutma fırtınası, bana bir isim verme fırtınası, kardan kediler kısırlaştırılamaz fırtınası (…) seni çok özlüyorum fırtınası, hafta sonları geçmek bilmiyor fırtınası, kokona kediler fırtınası bu kediye Lâçin mavi küpesini takmıştı- giderim öleceğimi anladığımda fırtınası, mevsimli soğuklar, mevsimli soğuklar, mevsimli soğuklar…

136 s.

İstanbul, 2016


Wolfgang Schorlau

MAVİ LİSTE
Dengeler’in İlk Vakası

İletişim Yayıncılık

Devlet, büyük sermaye, gizli servisler ve onların düzen karşıtı silahlı örgütleri bile manipüle edebilen komploları hakkında, ürkütücü biçimde gerçekçi bir siyasi polisiye. Polislikten ve eşinden ayrılmış, başka bir şehre taşınmış, ufak ufak özel dedektifliğe soyunan bir yalnız adam… Demokratik Almanya'nın sanayisini özelleştirirken "kamu yararı" gözeten bir devlet kurumu ve bürokratlar… Özelleştirmenin bu "sosyal adaletçi" biçiminden memnun olmayan, güçlü bazı "çevreler"... Kızıl Ordu Fraksiyonu'nun, düzeni sarsacak bir eylem peşindeki bir hücresi… Emniyetin ve istihbaratın çatallanan yolları… "Derin devletin" dehlizleri… Wolfgang Schorlau, gerçek olayların titiz incelemesine dayanan romanlarıyla, kendine mahsus bir kulvar açtı. Hem belgesel kuvvetinde, hem de karakterleri, gerilimi, atmosferi, aşkı, cinselliği, sıkı arkadaşlık bağları, bar muhabbeti ile, has polisiye… "Schorlau, Georg Dengler ile devletin temelini sarsan bir karakter yarattı."

-Neue Ruhr Zeıtung-

339 s.

İstanbul, 2016


Washington Irving

UYKULU KUYTU SÖYLENCESİ

(Seçme Öyküler)

İthaki Yayınları

19. yüzyıl Amerikan edebiyatının en sevilen öykücülerinden olan Washington Irving (1783-1859), yarattığı gotik atmosferin yanı sıra ironik üslubuyla da öne çıkan bir yazar. Bu seçkide, 1999'da Tim Burton tarafından sinemaya uyarlanan "Uykulu Kuytu Söylencesi" ve Rip Van Winkle'la birlikte "Lanetli Ev", "Şeytan ile Tom Walker", "Hortlak Damat", "Alman Öğrencinin Serüveni", "Gibbet Adası'ndan Gelen Konuklar" isimli öyküleri de bulacaksınız. "Bu gölgeler içinde yitmiş yörede, insanların birbirlerine ateş başlarında anlattıkları binbir ürkütücü hikâye, Uykulu Kuytu'nun Başsız Süvarisi diye bilinen hayalet etrafında döner…"

144 s.

İstanbul, 2016


Kolektif

CEPHEDEN ANILAR

(Orhan Savaşçı' nın THKP-C Anıları)

Ayrıntı Yayınları

Dev-Genç'ten, Karadeniz bölgesinden, Ereğli, Ege ve Kocaeli bölgesi işçi kesiminden, Çukurova'dan, sanat dünyasından ve Silahlı Kuvvetler'den gelen gençlerdi. Ülkelerini sömürenlere karşı tereddüt etmeden toplandılar ve sadece bir yıl gibi kısa bir yaşam süresi olan THKP-C'yi kurdular. Bir yıllık yaşama yıllarca konuşulacak eylemleri ve öyküleri sığdırdılar, kendilerinden sonra gelenlere ilham kaynağı oldular. Yenildiler. Ne var ki, yenenler ve yandaşları onların öyküsünü tersyüz ederek anlattılar, anlatmaya da devam ediyorlar. Bununla birlikte yenilenler de kendi gerçeklerini açığa çıkarıyorlar, direnerek ve anlatarak... Orhan Savaşçı, THKP-C Genel Komitesi'nde askerleri temsil eden bir üyeydi. Bu kitap onun gözünden THKP-C'nin kuruluşunu, kurucularını, eylemlerini ve yaşadıklarını anlatıyor. Anlatılanlarda nezaketi, tevazuyu ve gururu göreceksiniz...

208 s.

İstanbul, 2015


Nurcan Baysal

EZİDİLER-73. FERMAN KATLİAM VE KURTULUŞ

İletişim Yayıncılık

"21. yüzyılda insanlık boğazlandı ve dünya bunu canlı canlı izliyor. Şimdi kıştır. Havalar soğuktur. Kıyafet yok. Soba yok. Biz çocuklarımızı düşünüyoruz. Asıl 'Büyük Şey' yaşandı geçti. Yaşadıklarını anlatmıyorlar. Asıl 'Büyük Şey'i söylemiyorlar. Ben açlıktan ölmem. Ben soğuktan da ölmem. Kampta şuyumuz yok, buyumuz yok diyenler de haklı, biliyorum. Çünkü çocukları var. Çocukları aç. Ama unutma ve unutturma! Asıl 'Büyük Şey' arkada kaldı."

IŞİD'in katliamlarından kaçarak Şengal Dağı'na sığınan Ezidiler, dünya kamuoyunun gündemine, gönderilen yardım helikopterlerine "tutunmaya" çalışan insanlar olarak girdiler. Tutunmaya çalıştıkları aslında helikopterler değil yaşamın kendisiydi; kimilerinin satranç tahtası olarak kimilerinin ise bataklık olarak tarif ettiği bir coğrafyadan umuda yolculuğun sarsıcı bir portresiydi basında çıkan bu kareler…

Ama o kadarla kaldı. IŞİD, Suriye, Rusya ve ABD denklemine kilitlenen Ortadoğu'nun makro gündeminde ufak bir detay olarak görülen Ezidilerin kimseye anlatamadığı "Büyük Şey" neydi? 73. Ferman olarak nitelendirdikleri ve kaybettikleri eşleri, dostları, çocukları ve sevdikleriyle sınırlı olmayan bu muazzam felaketin boyutları nelerdi?

Nurcan Baysal "Büyük Şey"i, 73. Ferman'ı steril bir tarafsızlıkla aktarmıyor, Ezidilere tercüman olmakla da yetinmiyor. Ezidilerin kalbi Laleş'e yolculuk ederek, onların içinden ve onlarla birlikte konuşuyor, anlatıyor. Ortadoğu uzmanlarının insanlığımızdan eksilten, "büyük resmi" görmeyi salık veren tutumlarına inat, sessiz kalınmaması gereken bir katliam için tükenmez bir sebatla çağrıda bulunuyor.

278 s.

İstanbul, 2016


Michael Lowy, Robert Sayre

İSYAN VE MELANKOLİ

(Moderniteye Karşı Romantizm)

Alfa Yayıncılık

Romantizm nedir? Her şeyden önce modern kapitalist toplumun yaşam tarzına karşı bir direnme biçimi. Romantizm bir muhalefet olarak çıkıyor karşımıza, öyle ki pazar ekonomisi ve endüstri devriminin yarattığı modern uygarlığa karşı koyuyor ve bunu da şiir, sanat, siyaset ve felsefeyle direnerek yapıyor. Hayal gücünün akla üstün olduğu bu büyük reddediş, yeni bir insan toplumu biçiminin aranışı aynı zamanda.

On dokuzuncu yüzyıldan gelen romantizm algısı, karşıt görüşlü düşünürler arasında da, Mayıs 68 hareketinde de ortaya çıkıyor ve zamana ayak diremeye devam ediyor. Bugün dahi parçalarını şehirlerde, direnişlerde görebileceğimiz bir umut olarak beliriveriyor.

Nihayetinde geçmiş zamanın anısı, gelecek zaman için yürütülen mücadelede silah olarak kullanılacaktır.

305 s.

İstanbul, 2016


Sabahat Akkiraz

HAPPA NİNENİN MASALLARI

Çerçeve Yayınları

Televizyonun olmadığı, radyoların ancak elektrik olduğunda çalıştığı çocukluğumun kuşkusuz en önemli anları; soba başında Happa ninemin anlattığı masallardı. Annesinin ve ninesinden dinlediği ve kendisininoğlu ile torunlarına anlattığı bu masallar çocuk dünyamın unutulmaz karelerindendir.

Kızkardeşim Fatoş Akkiraz ilebu masallarıyeğenlerimize anlatıyoruz hala. Sonra neden bu masalları paylaşmıyoruz dedik? Başka evlerde başka çocuklarda bu masalların dünyasında uykuya dalmalı diye düşündük. Ben hatırladığımı Fatoş'a anlattım, eksikkalanı o hatırlayıp tamamladı ve tıpkı sevgi gibi, ekmek gibi, türkü gibi çoğalttık ve paylaştık.

Artık "Happa Nine'nin Masalları" artsın ve hiç eksilmesin. Gökten üç elma düştü, bakalım kimin başına?

112 s

İstanbul, 2015

EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ


Gökhan Atılgan

Melih Yeşilbağ

OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE TÜRKİYE’DE SİYASAL HAYAT

Yordam Kitap

Osmanlı'dan Günümüze Türkiye'de Siyasal Hayat'ı kendi kulvarındaki öteki kitaplardan ayıran başlıca özellik, "siyasal hayat"ı kavrayış biçiminde yatıyor. Siyasal hayatı, dünya-tarihsel bağlamı içine yerleştirerek, iktisadi koşullar ve kültür hayatıyla ilişkilendirerek ele alan kitap, bunların tümünün gerisindeki dinamiğin toplumsal sınıflar arasındaki ilişkiler ve çelişkiler olduğunu gözetiyor. Türkiye siyasal ve toplumsal tarihinin önemli dönemeçlerine göre ayrılan her bir bölüm kendi içerisinde dört aşamalı bir izleği takip ediyor: iktisadi ve toplumsal koşullar, siyasal gelişmeler, dünyayla ilişkiler ve kültür hayatında eğilimler. Bu izlek, Türkiye siyasi tarihinin olgu ve olaylarındaki ayrıntı zenginliğini belirli bir teorik perspektif ve analizle yerli yerine oturtmayı, ilişkilendirmeyi ve soyutlamayı mümkün kılıyor. Her bir dönemin özelliklerini yansıtan portreler, çerçeve yazılar, belgeler ve fotoğraflar da kitabın anlatımını zenginleştiriyor.

960 s

İstanbul, 2015


Stefan Zweig

GÖMÜLÜ ŞAMDAN

İş Bankası Kültür Yayınları

Süleyman'ın tapınağından çıkan, Yahudilerin kutsal emaneti yedi kollu şamdanın 455 yılında Roma'yı yağmalayan Vandalların eline geçmesi, kentin Yahudi cemaatinde şok etkisi yaratır. Cemaatin yaşlıları, olan biteni gelecek kuşaklara aktarması için o sırada yedi yaşında olan Benjamin'i de yanlarına alarak kutsal Menora'yı denizaşırı yolculuğuna uğurlarlar. Seksen yıl sonra aynı Benjamin, şamdanı Yahudilere geri vermesi için İmparator İustinianos'a yalvarmak üzere Bizans'a gider. İustinianos'un Kudüs'teki bir Hıristiyan kilisesine gönderdiği şamdan, orada kaybolmuştur. Ancak Zweig Gömülü Şamdan'da söylenceye bir gün yeniden kavuşma umudu barındıran bir final atfeder.

120 s

İstanbul, 2015


Mustafa Gazalcı

KÖY ENSTİTÜLERİ SİSTEMİ

(Mezunları Üzerine Bir Araştırma)

Bilgi Yayınevi

Köy Enstitülüler…

"Ellerinde nasır, yüzlerinde nur/ Yarına ümitle yürüyenler" (Orhan Veli Kanık)

Dr. Engin Tonguç'un önsözüyle;

Köy Enstitülerini kuran İsmet İnönü, Saffet Arıkan, Hasan Âli Yücel, İsmail Hakkı Tonguç'a; bu sisteme emeği geçen bütün yöneticilere, öğretmenlere, eğitmenlere, öğrencilere, kuruluşunun 75. yılında saygıyla...

272 s.

İstanbul, 2016

---------------------------------------0---------------------------------------

HAFTANIN KİTABI

HAFTANIN ÇOK SATANLARI

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Yeni çıkan kitaplar / 9 Ekim 201709 Ekim 2017 Pazartesi 11:43
  • Haftanın Kitabı: "Bütün Şiirleri: Direnç"09 Ekim 2017 Pazartesi 10:28
  • Haftanın Kitabı: "Beyaz Zambaklar Ülkesinde"02 Ekim 2017 Pazartesi 10:32
  • Editörün seçtikleri / 2 Ekim 201702 Ekim 2017 Pazartesi 10:24
  • Yeni çıkan kitaplar / 2 Ekim 201702 Ekim 2017 Pazartesi 10:00
  • Haftanın çok satan kitapları / 2 Ekim 201702 Ekim 2017 Pazartesi 09:53
  • Haftanın çok satan kitapları / 25 Eylül 201725 Eylül 2017 Pazartesi 10:21
  • Yeni çıkan kitaplar / 25 Eylül 201725 Eylül 2017 Pazartesi 09:44
  • Editörün seçtikleri / 25 Eylül 201725 Eylül 2017 Pazartesi 09:20
  • Haftanın Kitabı: "Kur'an'ın Tarihçesi ve Yazım Serüveni"25 Eylül 2017 Pazartesi 08:14
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)