• BIST 109.330
  • Altın 156,133
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara -3 °C
  • İzmir 15 °C
  • Adana 9 °C
  • Antalya 12 °C

Yeni çıkan kitaplar ve editörün seçtikleri / 20 Şubat 2017

Yeni çıkan kitaplar ve editörün seçtikleri / 20 Şubat 2017
Yeni Çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi...

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim:
[email protected]

-------------------------------------------

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular.

Aldatıldık' dememek için, 'aldanmamak' için ve ülkemizde ve dünyada olan bitenlerin farkında olmak için okumak ve daha fazla okumak gerektiğini bir kez daha hatırlatmakta bir sakınca görmüyoruz.

Kürk Mantolu Madonna'nın popçu Madonna olduğunu zanneden medya figürlerine ülkenin teslim edildiği bir dönemde, daha fazla okumanın bir ödev olduğunu bilen okurlarımıza yeni bir seçki sunuyoruz.

Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

Kitap dünyasındaki son gelişmelerden haberdar olmak için ABC Kitap sayfalarını takip etmeniz sizin için yeterli.

ABC izleyicilerine keyifli okumalar diliyoruz.

YENİ ÇIKANLAR

1-227.jpg

Walter Isaacson

GELECEĞİ KEŞFEDENLER

Domingo Yayınevi

Walter Isaacson, dünya çapında yankı yaratan Steve Jobs biyografisinin ardından en az onun kadar ilham verici bir kitapla geri dönüyor.

Geleceği Keşfedenler, makinelerin insanların zihin dünyasına ortak olacağı bir geleceği hayal ederek yola çıkmış ve adım adım içinde yaşadığımız dijital çağı inşa etmiş dâhilerin, yenilikçilerin, hacker’ların, girişimcilerin hikâyesi. Kimdi bu insanlar? Kafaları nasıl çalışıyordu? Tavan arası ya da garajlarına kapanıp her şeyi tek başına yapmış dâhilerden mi bahsediyoruz yoksa onları farklı yapan, yan yana gelip “ortak deha” yaratma becerileri miydi?

Isaacson’un benzersiz öykülendirme becerisi sayesinde sürükleyici bir roman tadında akan kitap, Lord Byron’ın yaklaşık iki yüzyıl önce yaşamış olmasına rağmen ilk yazılımcı kabul edilen kızı Ada Lovelace ile başlıyor ve Charles Babbage, Alan Turing, John von Neumann, Robert Noyce, Bill Gates, Steve Wozniak, Steve Jobs, Larry Page gibi pek çok etkileyici şahsiyetle devam ediyor.

Geleceği Keşfedenler, yaratıcılığın ve dünyayı değiştiren fikirlerin hangi koşullar bir araya geldiğinde yeşerebildiğini ortaya koyan muazzam bir rehber.

520 s. İstanbul 2017

2-193.jpg

Yılmaz Polat

CİA’NIN MUTEBER ADAMI

Telgrafhane Yayınları

Yılmaz Polat, titizlikle kaleme alınmış bu çalışmasında, Türkiye siyasetinin yeniden tasarlandığı CIA laboratuvarlarında, İslamcı siyasetin ve laik Türkiye karşıtı anlayışın nasıl kullanıldığını, bir virüs gibi ülkemize nasıl salındığını, başta Fethullah Gülen olmak üzere bu siyasetin aktörleri üzerinden ele alıyor ve ülkemiz üzerine oynan bu yıkıcı oyunu, çarpıcı gerçeklerle okura sunuyor.

“Yılmaz Polat'ın kitabında kanıtladığına göre, Graham Fuller'in ılımlı İslam'ı 1923 Cumhuriyeti'ne, Cumhuriyet laikliğine, Mustafa Kemal'e, Atatürk'e, bağımsız Türkiye'ye, Türkiye'nin üniter devletine, Kemalizm'e karşıdır.”

-Özdemir İnce-

168 s. İstanbul 2017

3-126.jpg

Merdan Yanardağ

BİR ABD PROJESİ OLARAK AKP

Operasyon Partisi

Kırmızı Kedi Yayınları

Merdan Yanardağ, elinizdeki kitapta AKP'yi iç dinamiklere dayalı bir siyasal hareket olarak değerlendirmekle birlikte, ABD tarafından projelendirildiğini ve iktidara taşındığını ileri sürüyor. 

AKP'nin, emperyalizmle uyum içinde hareket ederek iktidar olunabileceğini düşünen Siyasal İslamcıların partisi olduğunu belirten Yanardağ, bir tür “suç ortaklığı”na dikkat çekiyor. 
Ilımlı İslam, Büyük Ortadoğu Projesi ve Yeni Muhafazakârlık (Neo-Con) ile AKP arasındaki ilişkilerin de ele alındığı Bir ABD Projesi Olarak AKP, Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğiyle özdeşleşen AKP'nin öyküsünü, 15 Temmuz darbesine uzanan çizgide gözler önüne seriyor.

AKP'nin çok yönlü bir analize tabi tutulduğu kitap, 2000'ler Türkiyesi’nin bir öyküsü niteliğinde.

254 s. İstanbul 2017

4-090.jpg

Krokodil, Elezart, Smert İvana İliça, Dostoyevski, Andreyev

RUS ÖYKÜLERİ

Kırmızı Kedi Yayınları

“Taşlama yapılarak yüceltilen, kılı kırk yaran bürokrasi, ‘Timsah’taki tamamlanmamış fantezinin temel konusudur. Öykünün ortamı düşseldir ve karabasana dönüşmek üzeredir. Bu seçkide, Andreyev ve Dostoyevski arasında aşinalık bulunduğu düşüncesinin keyfi olduğu hükmüne varılabilir. Bununla beraber, hazin dürtülerin ve düşman bir dünyanın teselli kabul etmediği görüşünün örtüştüğünü gözlemlemek mümkündür. Kişisel bir gerçekmiş gibi dünya anlayışımızı değiştirebilen ‘Elazar’ öyküsü, kendi aynasında

Andreyev’in acı verici kaderini yansıtır.

Bu seçkinin son öyküsünün edebiyatın bize sunabileceği en takdire şayan öykülerden biri olduğunu söylemek abartı değil. Önceki iki öyküde fantastik öğe baştan itibaren belirgindir; ‘İvan İlyiç’in Ölümü’nde kaçınılmaz ve şaşırtıcı olan doğaüstü ifşaat tıpkı ruhun son deneyimi gibi bize öykünün sonunda ulaşır.”

Jorge Luis Borges

188 s. İstanbul 2017

5-036.jpg

Metin Üstündağ

UGH!

Çınar Yayınları

Türkiye’de pek çok yeniliği büyük bir cesaretle başlatan, dokunduğu her şeyi sanata, edebiyata çeviren, çok okunan kaliteli dergilerin beyefendisi Metin Üstündağ’ın (kısaca: Met Üst) uzun süredir kitapçılarda bulunamayan kitabı ugh!’un yeni baskısı yayımlandı…

Mizah ve kültür sanat dünyamızın bir nevi Pele'si, Maradona’sı, Messi'si Metin Oktay'ı, Takoz Recep'i, Metin Kurt'u ve Hami'si Met Üst’ün ‘bütün eserleri’nin Çınar Yayınları tarafından yayımlanacağını iki ay önce müjdelemişti.

Çınar Yayınlar’nın Bir Delinin Mal Beyanı’yla başladığı Met Üst’ün ‘bütün eserleri’ne bir başka efsane kitapla devam ediyor: Ugh!

Ugh!’ta, “Gün gelir mutluluğu buluruz” diyerek erteleyip durduğumuz biricik hayatımızın elimizden nasıl kayıp gittiğini kendine has üslubuyla şiirleştiriyor Met Üst.

beyaz adam işlerine göre kurar yaşantısını..

kızılderili ise düşlerine göre

her şey biraz eksik kalıyor.. Ugh!

72 s. İstanbul 2017

6-031.jpg

Özlem Anar

AŞIK KEDİ

Çınar Yayınları

Özlem ve İhsan Oktay Anar’ın evine yerleşip oradan biz insanoğlunun 
halipürmelalini anlatan bir kedinin maceraları…

“Bazı insanların kendileri için söylediklerinin tersine, asıl biz kedilerin hayatı romandır. Hem de ne roman! Alaaddin’in lambası gibi sihirli sayılırız. Eğer bizi biraz okşayacak olursanız, içimizdeki cin, yani bizzat biz, uyanır ve size masal yahut hikâye fısıldamaya başlarız. Hemingway, Dickens, Shaw, Poe gibi şimdi kim olduklarını hatırlamadığım kişilerin de kedileri varmış ve bunlar senelerce, kedilerinin fısıldadıkları hikâyelerle geçimlerini sağlamışlar. Yaptıkları aslında intihal! Ama biz kediler tokgözlü canlılarız. Fazla bir şey istemeyiz: Biraz süt, biraz mama veya ciğer; birazcık da, onu bunu kırıp dökme izni.”Özlem Anar, Âşık Kedi’de bir kedinin gözünden biz insanların garipliklerle dolu dünyasını anlatıyor. Her kedi gibi çokbilmiş bir kedi bu… Kimi zaman kucağımıza uzanıp mırıltılarıyla bize tarifi imkânsız bir huzur sunarken, kimi zaman da o sivri tırnaklarıyla ruhumuzu tırmalamaktan korkmayan bir kedi…

Âşık Kedi, şu fani dünyayı nasıl daha yaşanır bir hale getirebileceğimizin ipuçlarını veren bir roman.

Kedimizin, İhsan Oktay Anar’ın hiç bilinmeyen yönlerini merak edenlere de pek çok sürprizi var.

188 s. İstanbul  2017

7-027.jpg

M.Melih Güneş

SUYUN ŞAVKI

Leipzig’de Bir Aile ve Nazım Hikmet

Yapı Kredi Yayınları

Nâzım’la Geçen Hayatlar

M. Melih Güneş’in Nâzım Hikmet araştırmalarının yeni kitabı Suyun Şavkı: Leipzig’de Bir Aile ve Nâzım Hikmet Yapı Kredi Yayınları’ndan çıktı.

Melih Güneş, bu kez 1950’lerde Türkiye’den siyasi nedenlerle ayrılmak zorunda kalmış bir Hayk ve Anjel Açıkgöz ailesi üzerinden Nâzım Hikmet’in Avrupa’deki izini sürüyor. Kitabın en önemli özelliği, Hayk Açıkgöz tarafından çekilmiş Nâzım Hikmet fotoğrafları albümü.

Cevat Çapan önsözünde Suyun Şavkı: Leipzig’de Bir Aile ve Nâzım Hikmet kitabını şöyle tanıtıyor:

“Melih Güneş Suyun Şavkı başlıklı bu yeni kitabında 1950 yılında bir daha dönmemecesine doğup büyüdükleri topraklardan yurtdışına çıkmak zorunda kalan Hayk ve Anjel Açıkgöz’ün Samsun’dan başlayıp Leipzig’de sona eren uzun yolculuğunu ve Nâzım Hikmet’le kurdukları o güzel dostluğun öyküsünü̈ anlatıyor. Bu öykü aynı zamanda Nâzım Hikmet’in Moskova’ya gittikten sonra çeşitli nedenlerle TKP’nin değişik kademelerinde çalışan, onunla iş birliği yapan ya da onun yardımıyla daha iyi koşullara kavuşan yoldaş bellediği insanların da tanıklığını açıklıyor.

Böylece bu güzel kitabı okurken Nâzım Hikmet’in Türkiye’den ayrıldıktan sonra onunla benzer bir yazgıyı paylaşan sürgündeki dostlarıyla nasıl bir hayat yaşadığını, çıktığı yolculukları, katıldığı toplantıları, dost evlerinde memleket yemekleri yerken, Ruhi Su türküleri dinlerken duyduğu mutluluğu paylaşıyorsunuz.”

164 s. İstanbul 2017

8-023.jpg

Samuel Moyn

SON ÜTOPYA-TARİHTE İNSAN HAKLARI

Koç Üniversitesi Yayınları

“İnsan hakları” denince herkesin aklına en üstün ahlak ilkeleri ve siyasi idealler gelir. Dahası bu yüceliğin insanlık tarihi kadar eski olduğu düşünülür. Fakat bu programın ne kadar yakın zamanda tedavüle girip yaygınlaştığının farkına varmak insanda çarpıcı bir etki bırakır. Bu siyasi idealin kendine bir alan açabilmesi için sadece ütopyaların değil, genel olarak siyasi projelerin ıskartaya çıktığı bir döneme, yirminci yüzyılın son çeyreğine gelinmesi gerekiyordu. İnsan haklarının alamet-i farikası, 1970’lerde bir anda nereden geldiği anlaşılmadan sahneye çıkmış olmasıdır.

İnsan hakları saf hümanist bir hareket midir? Devletlerin ya da hükümetlerin, özellikle de Soğuk Savaş döneminde, ihtilaf halinde oldukları diğer devletleri sıkıştırmak için başvurduğu bir koz olarak mı değer kazanmıştır, yoksa kerameti kendinden menkul bir taban hareketi midir? Başka bir dünyanın mümkün olduğu düşüncesinin yeni biçimi, bir “son ütopya” mıdır, yoksa başkası olmayan bir dünyanın daha iyi ve ahlaklı hale getirilmesi çabası mıdır?

-Samuel Moyn, Harvard Üniversitesi’nde tarih profesörü ve Humanity dergisinin yayın kurulu üyesi.

272 s. İstanbul 2017

9-013.jpg

Özdemir İnce

OPERA KAHKAHASI

Ve Yayınevi

Çağdaş Türk şiirinin usta şairi Özdemir İnce, yeni şiir kitabı Opera Kahkahası'yla güçlü bir şiir fırtınası estiriyor. Çağına tanıklık etmekle kalmayıp müdahale eden, ayağa kalkan, direnen, dövüşen, yenileyen... sarsıcı ve büyük bir şiir.Bin adet basılan ve tüm nüshaları numaralanan kitaptaki şiirlere ressam Ekrem Kahraman'ın resimleri eşlik ediyor.

Biri dünya nerede diye sormuş,

sözcüğün içindedir demiş öteki.

Yanlıştır, kara hurafedir,

sözcüğün dışında da vardır

düş, yani rüya gibi, bal arısı gibi.

Her dilde bir düş sözcüğü vardır –

ama sen düşme karamsarlığa –

biri ötekinin içinde ve dışında.

Olacaksan düş yorumcusu, râvî ol,

rüya ve rivayet mebzuldur memlekette,

şaman desinler sıfatsız adına.

Duyarsan, gocunma sakın.

Herkes düşlerine benzer, derler:

Benzesin benzersiz benzesin…

120 s. İstanbul 2017

10-008.jpg

Flann O’Brien

ZOR HAYAT

Everest Yayınları

İki yetim kardeşin, annelerinin ölümünün ardından, Dublin’de yaşayan üvey dayıları Bay Collopy’nin yanına taşınmalarıyla başlayan Zor Hayat’ta, yazarın iddiasına göre “hiçbiri kısmen de olsa kurmaca olmayan” karakterlerin hikâyesi iki katmanda ilerliyor. Bir yandan Katolik Kilisesinin doktrinlerine kafa tutan Collopy’nin kadın hakları için verdiği mücadeleyi, diğer yandan aile ve eğitim kurumlarına isyan bayrağını çeken Biraderin kendi akademisini kurup yayıncılık endüstrisine balıklama atladığı serüvenini kendine has mizah diliyle anlatan O’Brien, absürd parodinin en özgün örneklerinden birini sunuyor okura.Collopy’nin cansiparane çalıştığı proje, romanın son sayfalarına kadar gizemini koruyor, mizahın dozu giderek artıyor. Parodinin alabildiğine absürd bir finalle taçlandığı Zor Hayat’ta 1890’ların İrlandasında tabir caizse “kutsal olan her şey [kahkahayla] dünyevileşiyor”. Kaskatı, asık suratlı, yavan, ölü söylemlere yaslanan kurumların maskesi alaşağı ediliyor.

O’Brien, Joyce’un “felcin merkezi” olarak tanımladığı Dublin’i sefaletin merkezi olarak yeniden tanımlıyor. Hastalıklı, içen, işeyen, kusan grotesk bedenlerin, her fırsatta doldurulup boşaltılan viski bardaklarının eşliğinde, klişelere ve içi boş bir retoriğin devridâim olduğu neşeli diyaloglara hapsolduğu, çürüyen bir sömürge başkentidir bu romandaki Dublin. Kara mizahını bu kaynaktan devşiren O’Brien, kendi tabiriyle “İrlandalı Katoliklerin geçmişlerinden devraldıkları kıyamet duygusunun” üstesinden yine kahkahayla geliyor.

158 s. İstanbul 2017

11-011.jpg

Feraye Sünev Çokgürses

BEYİNDEN RAHME TÜRKİYE

Destek Yayınları

Yazarın dilinden, “Beyinden Rahme Türkiye”;

“Tanrı’nın bir canlı yaratma mucizesini bahşederek tanrısal kıldığı kadınım.

Doğumundan ölümüne kadar ellerimle bedenlerine, sözlerimle yüreklerine dokunduğum kadınım.

Tapılması gerekirken tartaklanmanın reva görüldüğü kadınım.

Mutfaktan, ahırdan, tarladan, gece koyundan çıkmayan ve oğlanı bulana kadar peş peşe doğurmak zorunda bırakılan kadınım.

Oku ve uyan!

Bu kitapta seni yazdım.

Dövülen, taciz edilen, öldürülen seni yazdım.

Henüz memeleri kabarmamış kızlarımın gerdeğe itilişini, doğacak olanları, yeni doğanları, çocukları, genç kızları, anneleri ve babaları yazdım.

Çocuk yaşta tecavüze uğrayanı, sapkını, arsızı, kendi kanından bir kıza başka gözle bakabilen babayı, ağabeyi, amcayı, dayıyı yazdım.

En büyük servetin olan sağlığını emanet ettiğin sağlık sektöründe dönen akıl almaz kumpasları, akla ziyan halleri yazdım. Hekimin çalışma aşkını, meslek üstü fedakârlıklarını, yaşatılan her sıkıntıya rağmen hastasına merhametle bakanını, pervasızca harcananını, çaresizlik içinde kıvrananını, başa çıkamayıp yaşamdan kopanını yazdım.

Ülkem insanının yaşadığı iç yakan, yürek parçalayan olayları yazdım.

Oku ki gerçeklerle tanış. Tanış ki topluma büyük özveriyle şifa sunan doktoruna ve sağlığına sahip çık!“Uyan kadın!” diye bağıran bu kitap yediden yetmişe kadın erkek herkese ışık olsun, umut olsun. Nice vicdanını unutmuş, kalbini kurutmuş olanlara ders olsun. Kızlarımın, kadınlarımın dramatik yaşanmışlıklarını, mücadelelerini boynumun borcudur diyerek yazmaya devam edeceğim. Bilin ki okuyacağınız her yaşanmış hikâye gerçek Türkiye’dir.”

224 s. İstanbul 2017

12-008.jpg

Adam John

GİZLİ SERVİSLER

Siyah Beyaz Yayınları

Dünyada istihbarat çok eski zamanlara dayanmaktadır. Genel olarak istihbarat askeri amaçlarla ortaya çıkmıştır. Tarihi kaynaklara göre en eski istihbarat teşkilâtı İtalyanlara aittir, İngiliz servislerinin kökü ise 650 yıl geriye dayanmaktadır. Türk tarihindeyse ilk casusluk hareketlerine, birçok kez dinlediğimiz Çinli gelinlerle yapılan evliliklerle Çinliler ve Hunlar arasında yaklaşık 1700 yıl önce rastlanmaktadır. Yıllar geçtikçe dünyada birçok devletin ortaya çıkışı, siyasi, ekonomik ve askeri ilişkilerin gelişmesiyle istihbarat teşkilâtlarına olan ihtiyaç artmış ve bu yapılanmalar günümüze kadar varlıklarını sürdürmüşlerdir. Tarih boyunca istihbarat bütün devletler tarafından kullanılmış ve devlet savunmasının ilk hattı olarak düşünülmüştür. Dünya Savaşları ve sonrasındaki Soğuk Savaş döneminde istihbarat, kurumsallaşmış ve profesyonel bir iş olarak yürütülmüştür. Soğuk Savaş'ın sona ermesiyle birlikte dünyada meydana gelen belirsizlik ortamı, yeni tehdit türlerinin ortaya çıkması ve bilgiye duyulan ihtiyacın artması gibi sebeplerden dolayı istihbarat servisleri kendilerini büyük bir değişimin içinde bulmuşlardır.

- İstihbarat Örgütleri Tarihi

- Milli İstihbarat Teşkilâtı (MİT)

- CIA (Merkezi Haber Alma Teşkilâtı)

- MOSSAD

- KGB/FSB

- GRU

- MI6

- Siber İstihbarat

Elinizdeki kitap var olduğu bilinen ilk günden bugüne kadar detaylı olarak size "İstihbarat Örgütleri"
hakkında bilgiler verecek, zengin bir çalışmadır.

320 s. İstanbul 2016

EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

13-004.jpg

Özdemir İnce

CUMHURİYET’İN ŞAİRİ NAZIM HİKMET,

CUMHURİYETSİZ ŞAİR NECİP FAZIL

Eksik Parça Yayınları

Özdemir İnce sözü olan bir şair, denemeci, edebiyat düşünürü. Güncel yazılarında dünya ve Türkiye gündemini ilgilendiren birçok konuyu ele alıp farklı yanlarıyla irdelemesi onun yakın tarihe bakışının da bir göstergesi. Bir yazar için olmazsa olmaz tarih bilincinin yolu onun da yazınsal söylemini aydınlatıyor. Gündeş siyasetin arenasında olup bitenler ise onun bu bakışının odağındadır hep. 
Cumhuriyet’in Şairi Nâzım Hikmet, Cumhuriyetsiz Şair Necip Fazıl adını verdiği yeni kitabının çıkış noktası da işte bu gündeşliğin siyasetteki kılcal damarlarını göstermeye dönüktür. Bir ideolojik söylem kurmak için yüzünü “şairin sözü”ne dönen bakışın neler içerdiği görmek/göstermek İnce’nin çıkış noktasıdır. O, burada, şairler karşılaştırması yerine; Cumhuriyet düşüncesiyle var olanla ayrıksı düşeni yan yana getirerek kimlere, niçin, ne adına işaret fişeği olabildiklerini anlatmaya çalışır.

Bugünün Türkiyesi’nin siyaset arenasında olup bitenleri de anlamaya dönük bir kitaptır Cumhuriyet’in Şairi Nâzım Hikmet, Cumhuriyetsiz Şair Necip Fazıl.  Bir yerinden başlayıp tartışılacak bir konuyu enine boyuna irdeleyen Özdemir İnce, polemik yaratmak yerine anlamayı/anlamlandırarak tartışmayı öne alıyor.

208 s. İstanbul 2017

14-001.jpg

Ahmet Oktay

GİZLİ ÇEKMECE

Doğan Kitap

Ahmet Oktay’ı yanı başımızda gibi hatırlatacak bir kitap Gizli Çekmece…

Ahmet Oktay’ı saygıyla anıyoruz…                                        

Şair, gazeteci, Ahmet Oktay Gizli Çekmece’de bugün artık örneğine rastlanmayacak birdönemin hikâyesini anlatıyor.  1950’li yılların Ankarası’ndan 60’lı yılların İstanbulu’nun bohem hayatına, oradan darbeli günlere, 80’lerin basın camiasına götürüyor okuru. Sanat ve edebiyat dünyamızın tanınmış isimlerine resmigeçit yaptırıyor adeta… 

Ahmet Oktay kitabın önsözünde, “Okur bu kitapta, bir yerden sonra ‘rahmetli’ sözcüğünün kullanılmadığını fark edecektir. Metnin, bir ‘mezarlıktan’ geçiliyormuş izlenimini vermemesini istedim. Herkes yaşıyormuş gibi varsayılsın istedim. Ölmüşleri, yanı başımızdaymış gibi anımsayalım” diyor.

312 s. İstanbul 2017

15-006.jpg

Halil İnalcık

OSMANLI VE AVRUPA-OSMANLI DEVLETİ’NİN AVRUPA TARİHİNDEKİ YERİ

Kronik Kitap

15. yüzyılın ortalarından itibaren Osmanlı, Avrupa tarihini şekillendirmede çok önemli bir rol oynamıştır. Osmanlı’ya referansta bulunmaksızın raison d’etat, reel politik, güç dengesi ve hatta Avrupa kimliği gibi kavramları açıklamak mümkün değildir. Osmanlı ile Avrupa arasında karşılıklı etkiler aşikâr olduğu halde maalesef bu etkileşim Batı tarihçiliğinde çok fazla dikkate alınmamıştır.Hristiyan Haçlı geleneği, uzun süren savaşlara bağlı olarak gelişen düşmanlık, kültürel yabancılaşma gibi bazı tarihsel nedenlerden ötürü ve belki de Osmanlı’nın Aydınlanma sürecinin dışında kalması dolayısıyla Osmanlılar Batı tarihçiliğinde genellikle Avrupa ve Avrupalılığın karşıtı ve antitezi olarak ele alınmıştır. Oysa taraflar arasında çatışmadan çok daha fazlası mevcuttur.

Osmanlı Devleti’nin modern Avrupa’yı şekillendirmedeki etkileriyle birlikte Batı tarihindeki yeri ve Avrupa’yla arasındaki siyasi-ekonomik ilişkiler, sosyo-kültürel bir karşılaşma olarak en büyük tarihçilerimizden Halil İnalcık’ın kaleminden, Osmanlı ve Avrupa'da…

“15. ve 16. yüzyıllar Avrupa’sı, zamanın büyük politik-ekonomik gücü Osmanlı’yı hesaba katmadan anlaşılamaz.”

“Avrupa tarihiyle Osmanlı tarihi iki paralel tarihtir; bu nedenle iki dünyanın tarihi karşılaştırmalı olarak incelenmelidir.”

-Halil İnalcık-272 s.

İstanbul 2017

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Diğer Haberler
    • Editörün seçtikleri / 4 Aralık 201704 Aralık 2017 Pazartesi 15:35
    • Yeni çıkan kitaplar / 4 Aralık 201704 Aralık 2017 Pazartesi 12:24
    • Editörün seçtikleri / 27 Kasım 201727 Kasım 2017 Pazartesi 19:26
    • Haftanın Kitabı: "Hacettepe Eczacılık Nerede?"27 Kasım 2017 Pazartesi 17:31
    • Haftanın çok satan kitapları / 27 Kasım 201727 Kasım 2017 Pazartesi 08:52
    • Yeni çıkan kitaplar / 27 Kasım 201727 Kasım 2017 Pazartesi 08:02
    • Suriye kazandı, kazandık!26 Kasım 2017 Pazar 00:21
    • Haftanın çok satan kitapları / 20 Kasım 201720 Kasım 2017 Pazartesi 15:37
    • Editörün seçtikleri / 20 Kasım 201720 Kasım 2017 Pazartesi 15:17
    • Yeni çıkan kitaplar / 20 Kasım 201720 Kasım 2017 Pazartesi 13:30
    • 123456
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)