• BIST 107.202
  • Altın 145,447
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 25 °C
  • Adana 26 °C
  • Antalya 25 °C

Yeni çıkan kitaplar ve editörün seçtikleri / 21 Mart 2016

Yeni çıkan kitaplar ve editörün seçtikleri / 21 Mart 2016
Yeni Çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi...

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim:
[email protected]

-------------------------------------------

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular.

Pazar günü Ankara'da 37 yurttaşımızın hayatını kaybettiği terör saldırısı nedeniyle, bu hafta kitap sayfamızı gecikmeli olarak yayınladık.

Ülkemizin sürüklenmeye çalışıldığı karanlığa karşı en etkili direniş alanlarından birinin 'okumak' olduğunu düşünüyor ve sizlere dahaaydınlık günlerde daha çok kitaplı gelecek günler diliyoruz.

Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

Kitap dünyasındaki son gelişmelerden haberdar olmak için ABC Kitap sayfalarını takip etmeniz sizin için yeterli.

ABC Kitap sayfalarını okumadan kitapçı ve sahaf turuna çıkılmaz.

ABC izleyicilerine keyifli okumalar diliyoruz.

YENİ ÇIKANLAR

hyt-001.jpg
Michael J. Sandel
PARANIN SATIN ALAMAYACAĞI ŞEYLER
Ekşi Kitaplar

Meşhur siyaset felsefecisi Sandel, piyasa ve paranın toplumda oynaması gereken rolü sorguluyor.

Michael J. Sandel, New York Times'ın çok-satanlar listesindeki "Paranın Satın Alamayacağı Şeyler" kitabıyla günümüzün en büyük etik meselelerinden birini ele alıyor: Her şeyin satılık olduğu bir dünyada yanlış bir şeyler yok mudur? Eğer varsa, piyasa değerlerinin, hayatın âit olmadıkları çeperlerine girmelerini nasıl engelleyebiliriz? Piyasanın ahlâkî sınırları nedir? Son yıllarda piyasa değerleri neredeyse hayatın hiçbir alanında piyasa dışı normlara yer bırakmadı. Sandel, piyasa ekonomisine sâhip olmaktan, pek de farkında olmadan, piyasa toplumu olmaya sürüklendiğimizi iddia ediyor.

Sandel, dünya çapında çok-satan kitabı Adalet'te gösterdiği gibi günlük hayatımızda karşılaştığımız zorlu ahlâkî soruları sarih ve coşkulu bir şekilde aydınlatmada usta bir yazardır. Şimdi Paranın Satın Alamayacağı Şeyler'de de piyasa güdümlü çağımızda eksik olan bir tartışmayı provoke ediyor: Demokratik bir toplumda piyasanın münasip rolü nedir ve piyasanın takdir etmediği ve paranın satın alamayacağı ahlâkî ve vatandaşlığa âit şeyleri nasıl koruruz?

304 s.
İstanbul, 2016

jk.jpg
Işıl Özgentürk
KEDİLERİN, MARTILARIN VE DELİLERİN ZAMANI
Kırmızı Kedi

Işıl Özgentürk çok yönlü bir yazar. Film senaryoları, çocuk kitapları, oyunları, öykü ve anı kitapları, köşeyazıları ve gazeteciliği ile adını geniş kitlelere duyurdu. Bu kitaptaki öyküler son çalışmaları. İçtenlikli ve etkileyici diliyle, hayatın içinden alınma konularıyla, acıtan gerçekçiliğiyle, kâh şiirsel kâh masalsı anlatımıyla belleklerde iz bırakacak bu öyküler Işıl Özgentürk'ün açtığı farklı dünyaları tanımak isteyenler için.

120 s.
İstanbul, 2015

hyt1.jpg
Saffet Murat Tura
BEYNİN GÖLGELERİ
(Bir Psikiyatri Felsefesi)
Metis Yayıncılık

Saffet Murat Tura’nın “Beynin Gölgeleri” adlı çalışması Metis Yayıncılık’tan çıktı. Sözü Tura’nın yazdıklarına bırakalım;

"Öznellik problemine ayırdığımız bu uzun tartışmanın sonunda nöro-biyolojik (nöro-bilimsel), nörolojik ve psikiyatrik olgu durumlarına dayanarak şunu söylemiş oluyoruz: naif gerçekçi tutumumuzda diş ağrımızı, şu masanın üstündeki kırmızı domatesi, bilincimizi, bedenimizi, uzayı, uzak yıldızları, başka insanları, ağaçları 'ben' duygumuzu ve daha pek çok şeyi içeren bu dünya, beyinde onu kuran nöral faaliyetlerle ontolojik olarak özdeş fenomenal bir dünyadır. Beyin bir özne değil de biyolojik bir organ olduğundan kurucu öznesi olmayan ve fiziksel gerçekliği kendi sunum biçiminde temsil eden bu fenomenal dünya özdeş olduğu nöral faaliyetler üzerine hiçbir fiziksel-nedensel etkiye sahip olmadığı için epifenomenaldir. "

-Saffet Murat Tura-

352 s.
İstanbul, 2016

hjy.jpg
Mehmet Rifat
BARTHES, PROUST, BAUDELAİRE VE ÖTEKİLER
Yapı Kredi Yayınları

Geçmişe doğru uzanan bir süreçteki üç modern klasik yazar üstüne, Barthes, Proust ve Baudelaire üstüne ayrıntılı yorumlarla açılıyor kitap.

Onları Éluard, Camus, Orhan Pamuk, Güven Turan'ın yapıtları hakkında eleştirel denemeler izliyor. Ardından üzerinde tek tek durulmuş yazar, metin, olay, olgu ve kavramlara ilişkin çözümlemeler, gözlemler, öneriler geliyor. Sondaki "Özel Ek" de kitabı kapatan bir yorumu, "entelektüel" kavramının yorumunu sunuyor. Barthes, Proust, Baudelaire ve Ötekiler okurlar için de "Günlerin Getireceği Hazlar" olacak.

176 s
İstanbul, 2016

hyt2.jpg
Enzo Traverso
YAHUDİ MODERNİTESİNİN SONU
(Muhafazakar Bir Dönüm Noktasının Tarihi)
Ayrıntı Yayınları

Yahudi toplumunun modernite ile olan gerilimli ilişkilerindeki dönüşümlerin tarihsel olaylara atıfla çözümlendiği bu kitap, söz konusu halka ilişkin olarak üretilmiş yerleşik kanaatleri sarsıyor.

Tarihsel süreç içinde Yahudi toplumu, genellikle yerleşik medeniyetlerin kurucu "ötekisi", dışsal "kötülük" unsuru olarak anlamlandırılmıştır. Söz konusu kurucu "ötelik" modernitenin daha başlangıç dönemlerinden günümüze kadar uzanan bir hat içinde çeşitli şekiller almış olsa da, Yahudi toplumuna ilişkin algı ve imgelerde de zamanla kimi kırılmalar yaşanmıştır. Yahudi Modernitesi adlı çalışma, eleştirel stratejisiyle işte bu kırılma dönemlerini ve bunların artçı etkilerini mercek altına alıyor. Yirminci yüzyılın başlarında, özellikle de Büyük Ekim Devrimi sonrasında Yahudi toplumunun entelektüel ve politik açılardan sol-sosyalist dünya görüşüyle olan temasları, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ve İsrail devletinin kurulmasıyla birikte bir başka nitelik kazanmıştır:

Bugün, Yahudi dünyasının ekseni Avrupa'dan Amerika Birleşik Devletleri'ne ve İsrail'e kaymış durumda. Antisemitizm artık ulusal kültürleri biçimlendirmiyor, bu durum yerini 21. yüzyıl başlarındaki hâkim ırkçı form olan islamofobiye ya da İsrail-Filistin çatışmasının doğurduğu yeni Yahudi düşmanlığına bıraktı. Liberal demokrasilerimizin "medeni din"ine dönüşmüş olan Holokost'un hafızası, eski parya halkını, demokratik Batı'nın kendi ahlaki erdemlerini ölçtüğü bir tarih mirasının korunan küçük bir azınlığı haline getirdi. Paralel olarak, Yahudi diyasporasının belirgin özellikleri - hareketlilik, şehirlilik, metinsellik ve dokunulmazlık-, bu özelliklerin var olduğu küçük azınlığı da normalleştirerek küreselleşen dünyaya yayıldı. Buna karşın, Yahudi tarihinin kendisine aykırı bir biçimde, "Yahudi sorununu" devletçi ve milliyetçi formda tekrar icat eden de İsrail oldu.

144 s.
İstanbul, 2016

eliz.jpg
Elizabeth Kolbert
ALTINCI YOK OLUŞ
Okuyan Us Yayınları

Hem samimi, hem eğlenceli, hem de bilgi dolu bu kitapta, New Yorker yazarı Elizabeth Kolbert, insanın, gezegenimizdeki hayatı, diğer hiçbir türün yapmadığı şekilde değiştirmesinin nedenini ve nasılını anlatıyor. Çok sayıda disiplinde yapılmış araştırmaları, yok olmuş türlerin tanımlarını ve kavram olarak yok oluşun geçmişini bir araya getiren Kolbert, gözlerimizin önünde yok olmakta olan türlere dair etkileyici ve kapsamlı bir hikaye sunuyor. Kolbert, altıncı yok oluşun insanoğlunun en kalıcı mirası olmaya aday olduğunu gösteriyor ve bizleri insan olmanın anlamını yeniden düşünmeye zorluyor.

Son yarım milyar yılda tam beş kitlesel yok oluş yaşandı; dünyada yaşam çeşitliliği aniden ve dramatik ölçüde azaldı. Peki gözlerimizin önünde yeni bir kitlesel yok oluş yaşanıyor olabilir mi?

Dünyanın dört yanında bilim insanları, dinozorların yok olmasına neden olan asteroit çarpmasından sonra en yıkıcı yok oluş süreci olduğunu öngördükleri altıncı yok oluşu gözlemliyor. Bu kez, felaketin nedeni biziz.

Altıncı Yok Oluş, dünyanın geleceğine dair; entelektüel tarih, doğa tarihi ve saha muhabirliğini bir araya getiren ve gözlerimizin önünde süregelen kitlesel yok oluşa dair güçlü bir anlatım sunan önemli bir kitap.

368 s.
İstanbul, 2016

dr.jpg
Paul Harding
BABAMIN YALNIZLIĞI
Timaş Yayınları

Saat tamircisi George'un son sekiz gününü anlatan Babamın Yalnızlığı, kahramanın geçmişine, epilepsi hastası babasıyla "kuramadığı" ilişkisine odaklanır.

Yaşlı bir adam ölüm döşeğindedir. Yatağını çevreleyen duvarlar çökmeye, pencereler menteşelerinden gevşemeye, tavan sıvası parça parça dökülmeye başlar. Hayatının enkazıdır içine gömüldüğü: Gazete kupürleri, parçalanan antika saatlerin yayları ve dişlileri, bir yün ceket, paslı aletler... Siyah gece bir kefen gibi üzerini örtmüş, yıldızlar gökten dökülmeye başlamıştır. George Washington Crosby ölüm döşeğinde acılar içinde halüsinasyonlar görmektedir.

Yaşamın ve ölümün kıyısında, zamandan ve mekândan bağımsız, saf hatıraların ve hafızanın hüküm sürdüğü bir dünyanın ürkütücü güzellikteki tasviri bu roman, yazarı Paul Harding'e Pulitzer Ödülü'nü kazandırmıştır.

224 s.
İstanbul, 2016

unnamed-4.jpg

Stefan Zweig
SATRANÇ
Bilgi Yayınevi

Stefan Zweig’ın sürgünde yazdığı, intiharından yalnızca günler önce yayımcısına ulaşan, sonuncu ve en tanınmış eserlerinden biri olan Satranç; tecrit altında bir insanın yaşadığı sıkıntıların boyutlarını güçlü bir anlatımla sunuyor.

New York’tan Buenos Aires’e gitmekte olan bir vapurda yolcular, dünya satranç şampiyonu Czentovic’in de onlarla birlikte yolculuk ettiğini öğrenince onunla oyun oynamak isterler. İlk oyunda, dünya şampiyonuna –doğal olarak– yenilen bu sıradan oyuncular; ikinci oyunda hiç beklemedikleri bir yardımla Czentovic’le berabere kalmayı başarırlar. Onlara yardım eden, hamleler sonrasını zihninde hesaplayabilen adamın, satranç oyunundaki ustalığının öyküsü ise sıra dışı ve çok hüzünlüdür.

104 s.
Mart 2016

unnamed-3.jpg
Franz Kafka
DÖNÜŞÜM
Bilgi Yayınevi

Dönüşüm, bir sabah uyandığında kendini kocaman bir böceğe dönüşmüş olarak bulan genç pazarlamacı Gregor Samsa’nın öyküsüdür. Samsa yıllarca köle gibi çalışarak anne-babasına ve kız kardeşine bakmıştır. Ancak o talihsiz sabahın ardından herkes tarafından dışlanacak, artık bir parçası olmadığı bir dünyada bulacaktır kendini.

Franz Kafka’nın en popüler eserlerinden olan Dönüşüm; herkesin okuması gereken, tuhaf, nükteli ve etkileyici bir dram.

104 s.
Mart 2016

eliot.jpg
J.H. Elliott
TARİHİ YAPANLAR TARİHİ YAZANLAR
 Tarihçi Kitabevi

İngiliz tarihçi Sir John Elliott tarafından yazılan ve tarih yazımı/metodolojisi alanında kaynak bir eser olan “Tarihi Yapanlar Tarihi Yazanlar” Tarihçi Kitabevi etiketiyle raflardaki yerini aldı.

Araştırmaya ve tarih yazınına adanmış yaklaşık altmış yılın verdiği bakış açısıyla, J. H. Elliott çalışmalarından bir adım uzaklaşıp tarih biliminin ilerleyişini değerlendiriyor. İspanya, Avrupa ve Amerika Anakarası tarihçisi olarak edindiği şahsi tecrübelerden yola çıkarak, tarihçilerin çalışmaları ve bu alanın 1950'lerden bu yana geçirdiği değişim üzerine ustalıklı ve keskin bir analiz yapıyor. Profesyonel tarihçiler, tarih öğrencileri ve zevk için tarih okuyanlar, Elliot'un bu zevkli eserinde, tarihi çalışmaların şekillenmesine dahil olan şeylere ve bu çalışmaların karşılığında fikir ve eylem dünyasını nasıl değiştirdiğine dair yeni bir anlayış bulacaklardır.

240 s.
İstanbul, 2016

EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

gulten.jpg
Gülten Dayıoğlu
YOKSA SEN MİSİN?
Altın Kitaplar

Bürküt 15. yüzyılda Orta Asya'da yaşayan bir Türkmen kızı. Doğuştan Şamanlık yeteneğine sahip. Kutsal Vooo Bataklığı'nda boğulmak üzereyken çamurdaki Anaşidalar ona uzaylı-insan niteliği kazandırırlar. Çünkü kendisine göksel güçler tarafından, insan soyunun yok olmaması konusunda önemli bir görev verilmiştir. Bengü ise 21. yüzyılda İstanbul'da yaşamaktadır. Kayak kazasında çığ altında kalır. Ruhu varlığından kıvılcım gibi sıçrayıp çıkar. Paralel evrenlerdeki geçmiş zaman katmanlarına savrulur. Orada Bürküt'e sığınıp onunla bütünleşir. Bürküt, ruh eşiyle birlikte Asya'da on yıl süreyle destansı serüvenler yaşar. Sonunda Oğuz Kağan'ın Çin'de yaptırmış olduğu efsanevi Beyaz Piramitler'e ulaşır. İnanışa göre piramitlerde, tüm dünyada barışı sağlayacak gizemli bir güç saklıdır. 2001 yılbaşı gecesinde, dünyayı şaşırtan bir olay yaşanır. On yıl önce yarı ölü hâlde, bitkisel hayata tutsak olan on beş yaşındaki Bengü birdenbire canlanır. Çünkü ruhu, Bürküt'ten ayrılıp kendisine geri dönmüştür. Amaaa!

288 s.
İstanbul, 2016

krn.jpg
Karin Slaughter
DARMADAĞIN
Kırmız Kedi Yayınları

Dünya çapında yüksek satış rakamları yakalayan ünlü polisiyeci Karin Slaughter’ın özel ajan Will Trent karakteri etrafında gelişen sürükleyici serisinin devamı, Kırmızı Kedi’den çıkan (Paramparça ve Acımasız’dan sonra) üçüncü kitabı : Darmadağın.

Will Trent, Grant County’ye ulaştığında, karşısında kendisini korumaya kararlı bir polis teşkilatı bulur. Polis memuresi Lena Adams’ın sakladığı sırların yanı sıra, teşkilatın gözde polis şefinin ölümünün üzerindeki kuşkular henüz dağılmamıştır. Şefin ölümüyle dul kalan ve yıllar sonra Şükran Günü tatilinde ailesini görmeye kasabaya geri dönen Dr. Sara Linton, gözaltında yaşanan bir ölüm vakasını çözmek için Will Trent’in yardımına ihtiyaç duyar. Güvenlik güçleri bir yandan donmuş gölden çıkarılan bir genç kız cesediyle ilgili soruşturmayı yürütürken, Will Trent de kasabanın polis teşkilatını sanık sandalyesine oturtur. Kararlı ve karmaşık iki kadın arasındaki kişisel mücadelenin ortasında kalan özel ajan Will Trent, polis şefi Tolliver’ın ölümüne ilişkin gerçekleri ortaya çıkarmaya çalışırken çok daha tehlikeli, ölümcül bir sır perdesini aralayacaktır. Dünya çapında yüksek satış rakamları yakalayan usta polisiyeci Karin Slaughter’ın, özel ajan Will Trent karakteri etrafında gelişen sürükleyici serisi, Paramparça ve Acımasız’dan sonra şimdi de Darmadağın’la Kırmızı Kedi tarafından yayımlanmaya devam ediyor.

408 s.
Mart 2016

ht.jpg
Kolektif
DIŞARIDAN DÜŞÜNMEK
(Deleuze ve Guattari Perspektifinden Felsefe, Siyaset ve Sanat Yazıları)
Chiviyazıları Yayınevi

Acılı topraklarda yaşıyoruz, ölüm mahalleden kapı komşumuz oldu; hastanelere barış pankartlarında yaralılar taşınıyor… Düşündüklerini bağırarak dikte ettiren kaşarlanmış siyasetçiler akan kanı durdurma yeteneklerini çoktan yitirmiş durumdalar. "Dinsel, milliyetçi sağ"ın ve "devletsi örgütlenmelerle iktidarı ele geçirmeye talip olan sol"un düşünce biçimlerinde sorun var! Hem de çok!

Dışarıdan Düşünmek bu durumu saptayan, daha ötesi kimi önerilerde bulunan makalelerden oluşuyor. Bu topraklarda hemen hiç girişilmeyen bir çabaya, "düşünce"nin kendisini sorunsallaştırmaya girişiyor. Dolaylı ifadelerden kaçınarak, şairce, "Göte göt denir hâkim bey!" cüretkârlığında ve sarihliğinde yapıyor bunu. Zihnimizi, bedenimizi ve duygularımızı kendisine hapseden düşünceden beslenen "temsil"in her seferinde yeniden üretilen "haysiyetsiz" boyutunu deşifre ediyor.

Yazarlar: Ali Akay, Çetin Balanuye, Melih Başaran, Cengiz Baysoy, Sercan Çalcı, Mustafa Demirtaş, Fahrettin Ege, Süreyyya Evren, Ömer Faruk, Onur Eylül Kara, İlke Karadağ, Sinem Özer, John Protevi, Daniel W. Smith, Emre Sünter, Levent Şentürk, Hakan Yücefer

416 s.
İstanbul, 2016

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)