• BIST 106.116
  • Altın 146,769
  • Dolar 3,5271
  • Euro 4,1394
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 25 °C
  • İzmir 30 °C
  • Adana 30 °C
  • Antalya 30 °C

Yeni çıkan kitaplar ve editörün seçtikleri / 23 Mayıs 2016

Yeni çıkan kitaplar ve editörün seçtikleri / 23 Mayıs 2016
Yeni Çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi...

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim:
abcgazetesikitap@gmail.com

-------------------------------------------

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular.

'Profesör' ünvanı taşıyan akademi yöneticilerinin cehalete övgüler düzdüğü ve okuyan sayısının artışı karşısında 'hafakanlar bastığını' açıkladığı günümüz Türkiyesinde, kitaba ve kitabın aydınlığına daha çok ihtiyacımız olduğu çok açık!

Ülkemizin sürüklenmeye çalışıldığı karanlığa karşı en etkili direniş alanlarından birinin 'okumak' olduğunu düşünüyor ve sizlere daha aydınlık günlerde daha çok kitaplı gelecek günler diliyoruz.

Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

Kitap dünyasındaki son gelişmelerden haberdar olmak için ABC Kitap sayfalarını takip etmeniz sizin için yeterli.

ABC Kitap sayfalarını okumadan kitapçı ve sahaf turuna çıkılmaz.

ABC izleyicilerine keyifli okumalar diliyoruz.

YENİ ÇIKANLAR

hasan.jpg

Hasan Ali Toptaş
GEÇMİŞ ŞİMDİ GELECEK
Everest Yayınları

Hasan Ali Toptaş okurlarının uzun yıllardır arayıp da bulamadığı iki öykü kitabı vardır: Bir Gülüşün Kimliği ve Yoklar Fısıltısı. 

Otuz yıl sonra, Ölü Zaman Gezginleri'nde yer almayan bu öyküler, yeniden okurlarıyla buluşuyor. Toptaş'ın, acemiliğin A'sındayken kaleme aldığı öyküleri, "HAT yazısı"nın kökenlerine inmemiz, yolun ufkunu sezmemiz için bulunmaz nimetler...

"Varlığının bilincine varılsın ya da varılmasın, her insanın içinde bir orkestra vardır, diye düşünürüm ben. Vardır var olmasına da; kimisi şefini bulamadığı için insan ömrü boyunca bir tek nota çalamaz, kimisi de ilkel çalgılardan oluştuğu için insanı alıp bir yerlere götüremez." "İçimdeki Orkestra", Bir Gülüşün Kimliği

"Yaşadıkları kadar düşünüyorlardı artık ve tanrı hızla mevsim resimleri çiziyordu dışarıda; insanları her tabloda kullanıyor, yüzleri ancak kendisinin okuyabileceği çizgilerle dolduruyordu." "Ak Saçlı Çılgındılar", Yoklar Fısıltısı

112 s. İstanbul 2016

cin.jpg

Dr. Rıza Kadılar
ÇİN
Destek Yayınları

Çin dünya ekonomisinin öylesine önemli bir oyuncusu ki, Çin'i anlamak, Çin hakkında bir fikir sahibi olmak artık vazgeçilmez olmaya başladı. Günümüzde dünyanın her ekonomisi ve her sektörü Çin'in etkisi altında. Oysaki en büyük ticaret ortağımız olmasına rağmen Çin'in bu büyük etkisini ülkemizde biz maalesef pek hissetmeden yaşıyoruz.

Çin para birimi dünyada en çok kullanılan ilk sekiz para biriminden biri oldu, Çin kredi kartı sistemleri dünyanın bütün önemli merkezlerinde alışveriş yaparken kullanılıyor ancak maalesef ülkemizde hâlâ bunun izine pek rastlayamıyoruz. Ortadoğu'dan Batı dünyasına bütün ülkeler Çin'e ihracat yapmanın ve Çin'den gelecek direkt yatırım fonlarının peşindeyken bizim hem ihracatımız bir türlü gelişmiyor hem de bir iki istisna yatırım dışında Çin sermayesini hâlâ ülkemize çekmekten çok uzağız. Bu kadar büyük bir ülke, dünya genelinde en büyük iki ekonomik güçten biri ve binlerce yıllık zengin kültür birikimine rağmen Çin ile aramızda bu doğal ilişkiyi gerçekleştirecek platformlara sahip değiliz.

İki ülke arasında bu yakınlaşmayı sağlayacak girişimlere büyük ihtiyaç duyulduğu bir zamanda kaleme alınan bu kitapta oldukça teknik bilgilerle donatılmış bir içerikle Çin iş dünyasına, Çin'de iş yapmanın hukuki ve ekonomik çerçevesine, çok öz ve kısa bir şekilde Çin kültürüne ve yakın tarihine tanıklık ederken, uzaktan bakınca içinden çıkılması mümkün gibi görünmeyen Çinceyi öğrenmek için de yepyeni bir metodu öğreneceksiniz.

368 s. İstanbul 2016

oliver.jpg

Oliver Sacks
HAREKET HALİNDE
Bir Hayat
Yapı Kredi Yayınları

Dünya çapında ün kazanmasını sağlayan kitaplarında beyin ve sinir sisteminin tuhaflıklarını, insanın birbirinden zor durumlara uyum sağlayabilme becerisini anlatan Oliver Sacks, bu sefer kendini odağa alıyor. 

Sadece yıllarca hayret ve keyifle okuduğumuz vaka tarihçelerinin yazarı nörolog Sacks'ı değil, son ânına kadar dolu dolu yaşanmış bir hayatın öznesi olan Sacks'ı da tanıyoruz Hareket Halinde'de: Ailesiyle ilişkisinden İngiltere ve Amerika arasında bölünen hayatına, motosiklet, seyahat ve ağırlık kaldırma tutkusundan sevgililerine ve tanıdığı ünlü ünsüz pek çok sıradışı insana, Sacks hayatından her yönüyle, dürüstçe ve heyecanla bahsediyor. 

Motosikletini tek başına sürmeyi sevdiği yollarda, hayatının sonuna dek hastalarını ilgisiz bırakmadığı hekimlik hayatında, yazdığı binlerce sayfada durmak dinlenmek nedir bilmeyen bir insanın, daima hareket halinde bir hayatın hikâyesi. 

"Samimi bir kitap... Yaşam ve merhametle dolup taşıyor." 
*New York Times-

"Müthiş... Sacks kendini de başkalarını incelediği gibi inceliyor: Şefkatle, cesaretle, zekice, her halini kabullenerek ve dürüstçe." 
-Wall Street Journal-

348 s. İstanbul 2016

kuzguncuk.jpg

Gülsüm Cengiz
BOĞAZ’DAKİ MUTLU ÇOCUK KUZGUNCUK
Evrensel Basım Yayın

Kuzguncuk'un son 60 yıllık tarihi, Türkiye'nin tarihiyle benzerdir. Varlık Vergisi, 6-7 Eylül vb. olaylar nedeniyle, farklı halklardan ve inançlardan yurttaşlar bu topraklardan ayrıldılar. Buna karşın Kuzguncuk, ortak yaşam kültürünü koruyan ender semtlerden biridir. İnsan ilişkileriyle, doğal ve kültürel ortamıyla, cumbalı ahşap evleriyle, farklı inanç mekânlarıyla çok kültürlü İstanbul'un ve Türkiye'nin yaşayan belleği durumundadır. Kitapta geçmişte yaşanan güzelliklerin yanı sıra; günümüzde korunan değerler, yaşam alanlarının savunulması ve daha pek çok etkinlik yer alıyor, birlikte yaşam kültürünün geçmişten bugüne sürdüğünün canlı tanıklıkları olarak. Boğaz'daki Mutlu Çocuk Kuzguncuk, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinlikleri kapsamında yayınlandı. Yazar; 2012'de Rusçaya, 2015'te Sırp-Hırvatçaya çevrilen kitabında, çocukluk anılarından yola çıkarak semtin tarihsel, toplumsal ve kültürel yaşamına ışık tutuyor.

"Gülsüm Cengiz'in Kuzguncuk'u şair imgeleminden çıkmıştır. Ancak o, kendi görüşlerini, bu arada semtin geleceğiyle ilgili kaygılarını dillendirirken, gereksinimi duyulan direniş ruhunun toplumcu anlayışın ilkelerinden doğduğunu sürekli hissettiriyor bize. Bu sese kulak vermeli!"
-Tülin Tankut-

208 s. İstanbul 2016

siyah.jpg

Mükoma Wa Ngügi
SİYAH YILDIZ NAİROBİ
Ayrıntı Yayınları

Kenya, Meksika ve ABD üçgeninde uluslararası derin örgütleri de içine alan dev bir sarmaldan sağ çıkmaya ve daha da önemlisi ülkelerini yaklaşan felaketten kurtarmaya çalışan Ishmael ve O'nun sinematografik detaylarıyla okura nefes aldırmayan hikâyesine tanıklık edeceksiniz bu romanda...

Ishmael ve O, zorlukla ayakta tutabildikleri Siyah Yıldız Dedektiflik'in nihayet sağlam bir davaya hazır olduğunu düşündükleri sırada, tahayyül edebileceklerinden çok daha "sağlam" ve büyük bir davanın içine düşerler. Kenya'da başkanlık seçimi yaklaşmakta, ABD'de Obama adaylığını ilan etmekte ve Afrika'nın hemen her köşesinde olduğu gibi Nairobi'de de etnik gerilim bir dip akıntısından büyük bir fırtınaya evrilmek için fırsat kollamaktadır.

288 s. İstanbul 2016

yan.jpg

Ian McEwan
ÇOCUK YASASI
Yapı Kredi Yayınları

Londra'da yaşayan, Yüksek Divan Aile Hukuku Dairesi'nin en başarılı ve ünlü hâkimlerinden Fiona Maye, özel hayatındaki kriz karşısında çaresizdir: Kocası Jack onu genç bir kadın için terk etmektedir. Fiona tam bu sırada kendini Adam Henry davasının hâkimi olarak bulur. On yedi yaşında bir lösemi hastası olan Adam, tedavisi için elzem olan kan naklini günah olduğu gerekçesiyle reddetmektedir. Onun kişisel haklarına saygı göstermekle bu hakları çiğneyerek hayatını kurtarmak arasında kalan Fiona, bir sonuca varabilmek için Adam'la görüşmeye karar verir. Bu görüşme ikisinin de hayatını değiştirecektir. 

"Çocuk Yasası", inançlarla kanunların kırılganlığına ve insanlar arasındaki mesafelere dair, içe işleyen, unutulmayacak bir roman. Roza Hakmen'in Türkçesiyle.

152 s. İstanbul 2016

siddet.jpg

Byung-Chul Han
ŞİDDETİN TOPOLOJİSİ
Metis Yayıncılık

Han'ın kitabı, eski toplumlardan günümüze şiddetin tarihsel değişiminin temel uğraklarını tespit eden felsefi bir anlatı. Yazar bunu yaparken şiddetin tarih boyunca inatla kalıcılık göstermesini araştırmış bir dizi düşünüre, Sigmund Freud, Carl Schmitt, Walter Benjamin, René Girard, Giorgio Agamben, Gilles Deleuze, Michael Hardt ve Antonio Negri'nin tezlerine eleştirel bir gözle uğrayarak kısa ve özlü bir hikâye kuruyor. Şiddetin Topolojisi, bakış açımızı tekrardan sorgulamamıza ve değiştirmemize neden olan o kısa ama etkili felsefi uyarılardan biri.

"Geç modernitenin başarıya ve performansa odaklı öznesi, kendi dışın-daki bir iktidar kurumunun baskısına maruz kalmadığı ölçüde özgürdür. Ama gerçekte bir kul kadar da özgürlükten yoksundur. Dış baskı nihayet aşıldığında, içerideki basınç devreye girer. Başarıya ve performansa odaklı yaşayan özne, bir depresyon geliştirir. Şiddet azalmadan sürmektedir. Yalnız ağırlık noktası içeri kaymıştır. Egemenlik toplumundaki kelle alıcı kuvvet yani dekapitasyon, disiplin toplumundaki deformasyon ve başarı ve performans toplumundaki depresyon, şiddetin topolojik dönüşümünün birer aşamasıdır. Şiddet giderek içselleştirilir, ruhsallaştırılır ve böylelikle görünmez hale gelir. Giderek Öteki'nin veya Düşman'ın olumsuzluğunu üzerinden atar ve insanın kendisine yönelir." 
-Byung-Chul Han-

152 s. İstanbul 2016

enis.jpg

Enis Batur
İBLİSE GÖRE İNCİL
Kırmızı Kedi

Birdenbire başlıyor: Yağmur, yağmur sonrası, yağmur sonrası kokusu. Gölgemizi sürdürüyoruz geceboyu; başımızı kaldırsak o unutulmaz gök, umulmaz, ölümlü toprak eğsek başımızı, kanayan göğsünden.

Uzaktan yangın sandığımız bir serinlik vuruyor topal bir çocuğa olanca yanlışlığı ile bakan yüzümüze: Toplanıyoruz bir anda, aynaları gizlemeye gözlerimizin kuytu irisinde, toplanıyoruz ve birdenbire başlıyor: Sessizlik, ışık, ve havalanıyor çözümlenmez kuşu içimizin.

372 s. İstanbul 2016

sait.jpg

Sait Faik Abasıyanık
MAHKEME KAPISI
İş Bankası Kültür Yayınları

Sait Faik bu kez bir ay boyunca izlediği adliye mahkemelerindeki “tutukluların” öykülerini yazıyor. Bu kişiler Sait Faik’in bildik evreninin bildik yüzleri: kimsesizler, yoksullar, işsizler, balıkçılar, oyun olsun diye hırsızlık yapan çocuklar… Ve öte yanda yargının soğuk yüzünü yansıtmaktan uzak, iyicil yargıçlar çıkar karşımıza. Suçlu olarak mahkemede bulunan çoğu kişiyi, önce insan olduğunu anımsatan ayrıntılarla, onların önce bir oğul ya da bir baba olduğunu vurgulayarak anlatır Sait Faik. Aslında ona göre ortada suç da yoktur, suçlu da. Okura da hepsini tahliye etmek düşer…

172 s. İstanbul 2016

oktay.jpg

Oktay Yıldırım
ASTSUBAY HAKKINDA HER ŞEY
Kaynak Yayınları

Orhun Yazıtları’ndaki astsubay kimdi?
Osmanlı’da kamu düzenini kimler sağlıyordu?
İttihatçıların Sadrazamı Mahmut Şevket Paşa astsubaylara neler vaat etti?
Astsubay’ın kılıcına ne oldu?
Atatürk’ün en yakın silah arkadaşı da bir astsubaydı.
Milli Mücadelenin kahraman astsubayları neden bilinmiyor?
Gedikli Zabit nasıl Gedikli Erbaş’a dönüştü?
Paşalık sistemini savunan ve köy enstitülerini kapatan devrim karşıtları astsubaylara ne yaptı?
Astsubay isminin 12 Eylül darbesiyle ne ilişkisi var?
Astsubaylar hangi hukuksuz düzenlemelerle mağdur edildi?
Haksızlıkların altında yatan gerçekler ve OYAK sorununun içyüzü…
Deniz Gezmiş astsubay haklarını neden savundu?
Astsubaylara “Mao’nun askerleri” diyen general kimdi?
Astsubaylara “Menderes’in askerleri” diyen komutan kimdi?
Astsubay neden tabanca taşıyamaz, neden üniversiteye giremez?
Türk ordusunda milli sistem nasıl olmalı?
Ortak okullar, ikili sicil sistemi ve sadece layık olanların yükselmesi nasıl olacak?
Bürokrat değil, Gazi generaller dönemi nasıl başlayacak?
Astsubaylar ne istiyor?

176 s. İstanbul 2016

oluler.jpg

Meltem Gürle
ÖLÜLERLE KONUŞMAK
İletişim Yayınları

Meltem Gürle doktora tezinden yola çıkarak hazırladığı bu kitapta, Oğuz Atay’ın, başyapıtı Tutunamayanlar’ı yazma serüvenine ışık tutuyor. Gürle romanın ortaya çıkışına katkısı olan dünya edebiyatına ait metinlerin izini sürerken, yazarın bunları nasıl modernliğin diline ve mantığına dönüştürdüğünü gösteriyor.

“Yazmak, her zaman geçmişle bir diyaloğa girmek anlamına gelir. Bir romancı, eserlerini ortaya çıkarırken kendini daha önceki yazarların ayak izlerini takip ederken bulur, ki bu biraz da ölülerle konuşmak gibi bir şeydir. Doğu’da yaşayan bir romancı ise, kendini yalnızca geçmişle değil, Batı ile de bir diyalog içinde bulur ister istemez. (...) Doğulu sanatçı, yaratma pratiğinde şu ikilemle karşı karşıyadır: Bir yandan kendine sadık kalmak ve özgün malzemesini mümkün olan en saf haliyle aktarmak ister, diğer yandan yalnızca kendinden önce söylenmiş sözlerin değil, bu sözlerin içinde yer aldığı Batılı formların da ağırlığını duyar üzerinde. Doğu’da yeni bir söz söylemek, belki de bu nedenle Batı’da olduğundan daha zordur.”

339s. İstanbul 2016

feridun.jpg

Feridun Andaç
BİR GÜZ GÜNEŞİ GİBİ
Dafne Kitap


Feridun Andaç “Bir Güz Güneşi Gibi” adını verdiği bu kitabıyla, yazıda biriken bir dünyanın dilini kuran yazarlara dönüyor yüzünü.

Modern edebiyatın kurucuları olarak adlandırabileceğimiz kimliklerin yaşamda ve yazıdaki tanıklıklarını, kuşaklar arası yolculuklarını bizlere gösterirken, başlı başına bir edebiyat okuma kitabı sunuyor.

Her bir yazarın yazı/yaşam deneyimlerinden süzülüp gelenlerin izlerinde usta bir anlatıcının yorumu/bakışı Bir Güz Güneşi Gibi'nin dokusunu oluşturuyor.

Yazının geleceğini kurmada bir kalıt niteliği taşıyacağına inandığımız kitap, yazınsal belleği oluşturan büyük bir birikimin ilk halkası. İkinci kitap Zaman Burcundaki Sözler/Yüzler/İzler'le tümlenecek bu birikimde çağdaş edebiyatımızın coğrafyasında iz bırakan yazarların yazınsal portrelerini bulacaksınız.

302 s. İstanbul 2016
 

EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

kemalt.jpg

Kemal Tahir
NOTLAR:SANAT EDEBİYAT II
İthaki Yayınları

Sanat-Edebiyat Notları'nın 2. kitabı, Kemal Tahir'in "köy romanı" üzerine düşüncelerinin yanı sıra, dünya romanına ve sanatına dair gözlemlerini de içeriyor.

"Köyü bilmek, yalnız köyde doğup köyde yaşamak işi değil, bir yazarın içinde doğup büyüdüğü toplumu topyekûn görüp öğrenmesi, anlaması, daha önemlisi, öğrenip anladıklarından kendi işinde gerçek yeni terkiplere gidebilmesi işidir…

Yakın bir gelecekte eserlerimiz üzerinde sahici köylü aydınları ile bizzat yazdığımız köylüler düşünecekler, eleştirmeler yapacaklar, kararlara varacaklardır.Asıl şaşmaz, affetmez hüküm, o günün gaddar hükmüdür. Romanı uyduranların, uydurabilirim sananların vay haline!"

Elinizdeki ciltte Kemal Tahir'in 1969 yılında Unesco Milli Komisyonu'nda yapmayı planladığı, bugün aynı zamanda belge değerine sahip olan konuşmanın metnini de bulacaksınız.

280 s. İstanbul 2016

patience.jpg

Daniel Clowes
PATIENCE
Karakarga Yayınları

En İyi Özgün Senaryo dalında Oscar'a aday gösterilen Ghost World'ün (Hayalet Dünya) yazarı Daniel Clowes'un son eseri. Patience, şiddetli yıkımlardan en derin kişisel hassasiyetlere uzanan; yazarın kendi eserlerine özgü, olağanüstü bir incelikle yol alan saykodelik bir bilim-kurgu aşk hikayesi. Bu 180 sayfalık, tamamı renkli orijinal grafik roman, Daniel Clowes'a hayatının en canlı ve nefes kesici sayfalarından birkaçını çizme ve şimdiye kadarki en merak uyandırıcı, şaşırtıcı ve etkileyici öyküsünü anlatma fırsatı tanımış. Baştan sona tamamı renkli illüstrasyonlarla kaplı.

184 s. İstanbul 2016

dortrapor-001.jpg

Derleyen: Necip Azakoğlu
DÖRT RAPOR
Müttefik Kuvvetler Komisyonu'nun (ABD, Büyük Britanya, Fransa, İtalya) "Yunan Mezalimi"ni Araştırma Raporları 1919-1921
Tarihçi Kitabevi

Necip Azakoğlu’nun derlediği DÖRT RAPOR/Müttefik Kuvvetler Komisyonu’nun (ABD, Büyük Britanya, Fransa ve İtalya) “Yunan Mezalimi”ni Araştırma Raporları1919-1921, Tarihçi Kitabevi etiketiyle raflardaki yerini aldı.Çalışmada, Amerika, İngiltere, Fransa ve İtalya devletlerinin temsilcilerince oluşturulan komisyonun 1919 yılından 1921’e kadar Ege ve Marmara’da yaptığı araştırmalar sonucu hazırladığı ortak raporlar yer alıyor.Bu raporlarda, Türklere karşı yapılan cinayetlerin ayrıntılı bilgilerini görüyoruz. Bu anlatılar sayfalar sürüyor…Kitaptaki ‘Dört Rapor’dan ilki; Müttefik Kuvvetler “İzmir ve Çevresi İşgal Bölgesi’ndeki Yunan Mezalimi’ni Araştırma Komisyon Raporu (1919).

İkinci Rapor, 1921 yılına ait “Müttefik Kuvvetler ‘Yalova, Gemlik, İzmit Bölgesinde Yunan Mezalimi’ni Araştırma Komisyonu Raporu”.Raporların üçüncüsü ise “İngiliz Ordusu ‘İzmit Bölgesinde Yunan Mezalimi’ni Soruşturma Komisyonu Raporu” (1921).Dördüncü ve sonuncu rapor, “General Harbord: Ermenistan’da Amerikan Mandası Raporu” (1919).Çalışmada ayrıca Mustafa Kemal’in Komisyona Mektubu, D. General Harbord’un Mustafa Kemal’e Yanıtı, Sivas Kongresi’nin Bildirgesi, Sivas Kongresi’nin ABD Senato Başkanı’na Başvurusu, Avrupa, Küçük Asya ve Transkafkasya’da Yerleşik Türkiye Nüfusu ve Kaynakları gibi ek belgeler ve özgün raporlar da yer alıyor.

Aydın 1919

Yanmakta olan mahalleden dışarı çıkmaya çalışan çok sayıda Türk erkeği, kadını ve çocuğu, bu mahalleyi şehrin kuzeyi ile bağlayan tüm çıkış noktalarını tutmuş olan Yunan askerleri tarafından hiç sebepsiz yere öldürüldüler.

Bergama-Menemen 1919

17 Haziran'da Bergama'nın boşaltılmasından sonra Menemen'de toplanmış olan Yunan birlikleri, savunmasız Türklere karşı haksız ve gerçek bir katliama giriştiler. Belediye yetkilileri, 1000'den fazla Türk yöre sakininin öldüğünü belirtiyorlar. Ertesi gün bir Fransız subayı, yaptığı bir inceleme sonucunda 200 Türk'ün öldürüldüğünü ve 200 Türk'ün de yaralandığını kesin olarak saptadı.

272 s. İstanbul 2016

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)