• BIST 106.239
  • Altın 161,217
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 13 °C
  • Adana 13 °C
  • Antalya 12 °C

Yeni çıkan kitaplar ve editörün seçtikleri / 24 Ekim 2016

Yeni çıkan kitaplar ve editörün seçtikleri / 24 Ekim 2016
Yeni Çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi...

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim:
[email protected]

-------------------------------------------

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular.

'Aldatıldık' dememek için, 'aldanmamak' için ve ülkemizde ve dünyada olan bitenlerin farkında olmak için okumak ve daha fazla okumak gerektiğini bir kez daha hatırlatmakta bir sakınca görmüyoruz.

Kürk Mantolu Madonna'nın popçu Madonna olduğunu zanneden medya figürlerine ülkenin teslim edildiği bir dönemde, daha fazla okumanın bir ödev olduğunu bilen okurlarımıza yeni bir seçki sunuyoruz.

Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

Kitap dünyasındaki son gelişmelerden haberdar olmak için ABC Kitap sayfalarını takip etmeniz sizin için yeterli.

ABC izleyicilerine keyifli okumalar diliyoruz.

YENİ ÇIKANLAR

efendi-ile-usagi1b253740212cc033a15945dda3f88c8b.jpg

Tolstoy
EFENDİ İLE UŞAĞI
İş Bankası ve Kültür Yayınları

Lev Nikolayeviç Tolstoy (1828-1910):Anna Karenina, Savaş ve Barış, Diriliş'in büyük yazarı, yaşamının son otuz yılında kendini insan, aile, din, devlet, toplum, özgürlük, boyun eğme, başkaldırma, sanat ve estetik konularında kuramsal çalışmalara da verdi. Bu dönemde yazdığı roman ve öykülerinde yıllarca üzerinde düşündüğü insanlık sorunlarını edebi bir kurguyla ele aldı. Tolstoy, yarı otobiyografik denebilecek üçlemesinin (Çocukluk, İlkgençlik, Gençlik) devamı sayılabilecek Bir Toprak Sahibinin Sabahı'nda genç bir toprak sahibinin köylülerle ilişkilerini, tüm iyi niyetine rağmen cehalet ve güvensizlikten kaynaklanan güçlüklerle yüzleşmek zorunda kalmasını son derece çarpıcı bir dille aktarır. 

144 s. Baskı Yılı: 2016

sandman-1-preludler-nokturnler30560b11857e78b2646298b932355cf4.jpg
Neil Gaiman
SANDMAN 1-PRELÜDLER-NOKTÜRNLER
İthaki Yayınları

Tüm zamanların en iyi grafik romanı yepyeni ve yetkin çevirisi ile hak ettiği yerde!

Sandman macerasının bu ilk cildi grafik edebiyatta eşi benzeri görülmemiş bir efsanenin temelini atıp okurları rüyalarla kâbusların karanlık ve büyüleyici dünyasına, Rüyalar Kralı Morpheus ve diğer Sonsuzların mekânına götürüyor.

Tüm zamanların hem en popüler, hem de eleştirmenlerce en çok beğenilen grafik romanlarından biri olan Sandman, çizgi roman dünyasında olgun ve lirik fantezinin dönüm noktası oldu. Mecranın en aranan sanatçılarının birlikte resimlendirdikleri seri, modern ve antik mitolojilerin, çağdaş kurgularla, tarihi dramalarla ve efsanelerle beraber dokunduğu zengin bir karışım.

244 s. Baskı Yılı: 2016
 

ruzgar-ve-gokyuzu-sarilinca6da495d0208ebb75ee1374f0e3bbeb3d.jpg

Çağda Erzincan
RÜZGAR VE GÖKYÜZÜ SARILINCA
Tilki Kitap

Kitabın önsözünde yazar “…Bu kitap çocukluk masallarını unutmamış ve hala gerçek aşk denen efsanenin var olma umudunu yüreğinin saklı bir köşesinde taşıyanlara adanmıştır.” Sözleriyle okurlarına sihirli ve fantastik bir aşk hikayesinin sözünü veriyor. 

Çağda Erzincan 1982 İstanbul doğumludur. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olmuş ve öğrenimine 2014 yılında, İrlanda’da Griffith College’de Uluslararası Medya Yönetimi Masterı ile devam etmiştir. 

8.5 yıl boyunca çeşitli internet gazetelerinde Köşe Yazarlığı, Haber Müdürlüğü, Editörlük görevlerinde bulundu.
Kitabı yazarken kolay okunur olmasını hedeflediğini ve hepimizin bildiği dünya masallarından motifler kullandığını belirten Çağda Erzincan “Yaşadığımız dünya yeterince zor. Acı, ölüm, maddi olanaksızlıklar ülkenin sokaklarında kol geziyor. O yüzden masal tadında bir hikayeyle okurlarımı bir anlık gülümsetmek ve çocukluk zamanlarına götürmek istedim” dedi. 

Kitaptan;
“Adı Rüzgâr'dı… Adı Gökyüzü'ydü… İsimlerini giyinmişlerdi ruhlarına… Bir gün karşılaştılar ve dünya bir daha hiç aynı dönmedi. Ya sonsuz aşk varsa? Ya gerçekten ruhlar eşleriyle birlikte yaratılmışsa? Bu kitapta, büyük bir aşkın fantastik hikâyesini okuyacaksınız. Ünlü masal kahramanlarının motifleriyle süslenmiş, büyülü ve romantik bir yolculuğa çıkmak isteyenlere… Hala masal seven büyüklere ve gerçek aşka "zamana inat" inananlara!”

128 s. İstanbul 2016

33-devrimfea5acc6464324e59d85f1513554b65e.jpg

Canek Sanchez Guevara
33 DEVRİM
Encore Yayınları

33 Devrim, ünü bütün dünyaya yayılmış, sadece kendi coğrafyasında değil sınırları aşarak her yerde ikon haline gelmiş bir devrimcinin, Ernesto Che Guevara'nın torunu olmanın ağırlığıyla yazılmış bir metin. 

Orta yaşlarında, yalnız, kaybetmiş ve bıkmış bir adamın bilincinden süzülenler satırlara dökülüyor. Takılmış bir plağın tekrar eden ritmi eşliğinde, kahramanın tekdüze gündelik hayatını, sıkıcı iş yaşamını gözlüyoruz. 

Erken yaşta ölen Canek Sánchez Guevara'nın bu ilk ve tek romanı Küba devriminin ideallerine inanmış bir kuşağın hayal kırıklıklarını, Küba'nın sıradan insanlarının boğucu hayatlarını ve genç bir adamın uyanışını özgün bir tarzda anlatıyor. 

70 s. Baskı Yılı: 2016

sinema-kitabib2245ce9d522aec29eacb850ce7c7ce7.jpg
Kolektif
SİNEMA KİTABI
Alfa Yayıncılık

Chinatown kara film türünü altüst mü ediyor? Pulp Fiction'ın süreksiz bölümlerden oluşan olay örgüsü nasıl bir etki yaratıyor? Çoklu bakış açısı Rashomon'daki gerçeklik algısını nasıl sarsıyor? Sinema Kitabı son 100 yılın en iyi filmleriyle bu ve başka pek çok soruya yanıtlar sunuyor.

Hafızalara kazınmış film kareleriyle, dönem afişleriyle ve zekice hazırlanmış infografiklerle dolu, basit bir dille yazılmış olan Film Kitabı beyaz perdeyi onurlandırmış 100'den fazla filmin karakterlerini, olay örgülerini ve ana temalarını inceliyor.

İster coşkulu bir sinemasever olun, ister sadece biraz fikir edinmek isteyen bir sinema seyircisi, bu kitap en sevdiğiniz filmlere yeni bir gözle bakmanızı sağlayacak ve sizi kesinlikle kaçırmamanız gereken sinema harikalarıyla tanıştıracak. 

352 s. Baskı Yılı: 2016
 

kirmizi-kazak25eb990252a47f7c676b4d80b152316a.jpg
Meltem Gürle
KIRMIZI KAZAK
Can Yayınları

Kitaplarla iç içe geçmiş denemeleri okumak uzun sürer. Yıllar önce okuduğunuz kitaplar, elinizdeki denemelerle birlikte yeni boyutlar kazanır, derinleşir, zenginleşir. Okumadıklarınız yepyeni ufuklara çağırır. Bu nedenledir ki, okumadıklarınızı okumak, okuduklarınızı yeniden karıştırmak için sabırsızlanır, elinizdekini bırakır, "öteki metinler"le avarelik edersiniz.

Meltem Gürle'nin denemelerini de okumanız uzun sürecek, ara vereceksiniz, döneceksiniz, yeniden durup yeniden başlayacaksınız. Oturacaksınız, kalkacaksınız, araya başka kitaplar girecek. Elinizdeki kitabın kopyası eskiyecek ama okuduklarınız değil. Bu denemeler kendileri eskimeyecekleri gibi eskiden okuduklarınızı da tazeleyip yenileyecek.

424 s. Baskı Yılı: 2016
 

foucault-yu-marx-la-okumak5c43df17d212e43081c7b2e679500218.jpg

Jacques Bidet 
FOUCAULT’YU MARX’LA OKUMAK
Metis Yayıncılık

Marx ile Foucault'nun düşüncelerinin birbirine zıt olduğu, bağdaşamayacağı kabul edilir. Foucault'nun bir dönem Marksizme yakın dursa da sonrasında onu sert biçimde eleştirdiği, düşüncesinin temel kavramlarını Marksizme alternatif olmak üzere geliştirdiği bilinir. Yine de bu iki düşüncenin iletişime sokulması büsbütün imkânsız mıdır? Değilse bu iletişimin koşulları nelerdir? Dahası, böyle bir ilişkiden eleştirel düşünce adına elimize ne geçecek? Jacques Bidet içinde yaşadığımız dünyayı daha iyi anlayabilmemiz için işte bu gibi soruların cevabını arıyor: 

"Bu kitapta önerilen deney, Marx'ın ve Foucault'nun miraslarını melezleyerek işe koşmak. Zira ancak böyle bir birleşme ânı, böyle bir aşırı gerilim, söz konusu iki mirasın tüm potansiyellerini açığa çıkarıp her birine özgü hakikatleri sergileyebilir. En azından elinizdeki kitabın hipotezi bu olacak. Marx ve Foucault'nun, birtakım eklektik ayarlama ve uyarlamaların ötesinde, hangi şartlarda sıkı bir işbirliğine girebileceklerini saptamaya çalışacağım." 

208 s. Baskı Yılı: 2016
 

sira-disi-insanlarbbed65a08b0d2eeba59808f8d610a281.jpg

Eric Hobsbawm
SIRADIŞI İNSANLAR
Yordam Yayınları

Bu kitapta derlenmiş olan 26 makale, emek tarihine ilişkin öncü çalışmalardır. 

Eric Hobsbawm, 1950-1980 arasında yazdığı emek ve toplumsal protestolar tarihine ilişkin bu makalelerle yeni araştırma alanları açmış ve bunların, geniş kapsamlı zekice çağrışımları da içeren, standartlarını belirlemiştir. Bu kitaptaki makaleler, Britanya işçi sınıfının oluşumunu; emekçi âdetlerini ve geleneklerini; 19. yüzyıldaki ayakkabıcıların siyasi radikalizmini; devrimci hareketlerdeki kadın ve erkek imgelerini; makine kırıcılarını; devrim ve seksi; köylüler ve politikayı; şiddetin kurallarını ve Tom Paine'in sağduyusunu kapsıyor. 

Hobsbawm, daha yakın zamana ait yazılarında 1 Mayıs bayramlarını; Vietnam Savaşı'nı; sosyalizm ile avangard sanatı ilişkisini; Mario Puzo, mafya ve Sicilyalı haydut Salvatore Giuliano'yu ve Kristof Kolomb'un kültürel sonuçlarını inceliyor. Cazın yükselişi ve düşüşüyle ilgili düşüncelerini açıklarken, cazın efsanevi liderlerini de -Count Basie, Sidney Bechet ve Duke Ellington övgüyle anıyor. 

Bu makaleler boyunca hepsi sıra dışı olan sıradan kadın ve erkeklerin yaşamları tutkulu bir ilgiyle ele alınıyor.

352 s. İstanbul 2016

 elleri-var-ozgurlugun71ab729b0c899a58b2a1e28a49a532e0.jpg
Oktay Rıfat
ELLERİ VAR ÖZGÜRLÜĞÜN 50 YAŞINDA
Numaralı Özel Baskı

Yapı Kredi Yayınları

Bakıyorum, ne yeteri kadar ağacım,
Ne çakılım, ne insanım yeteri kadar. 
Türlü giysilerle çıplağım, üşüyorum.

Elleri Var Özgürlüğün, Oktay Rifat'ın Garip'ten sonraki yedinci şiir kitabı. 1966 yılında çıkan kitap ozanın şiir serüveninde yeni bir yönelişe işaret eder. Garip'le çıktığı yolda Perçemli Sokak ile İkinci Yeni çizgisini belirleyen ozan, Elleri Var Özgürlüğün ile üçüncü atılımını yaparak toplumcu şiirin izlekleriyle bütünleşir. Kendi söyleyişini iyice derinleştirmiştir artık. Tarihten güncelliğe uzanan anlam katmanlarıyla, imge örgüsüyle insanlık durumunu şiirleştirmiştir. 

Elleri Var Özgürlüğün, bir özgürlük manifestosuyla açılır; Agamemnon adlı ilk bölüm antik Yunan destanlarıyla, tragedyalarla ilerler. Düşünceyle duygunun, imgeyle anlamın altın oranını bulduğu ikinci bölümdeyse sonraki kitaplarını müjdeleyen şiirler vardır. 

Oktay Rifat'ın ustalık belgelerinden Elleri Var Özgürlüğün, ortaya koyduğu etik sorgulamalarla yayımlanışının 50. yılında yepyeni anlamlara bürünüyor. 

76 s. İstanbul 2016
 

onat-kutlar-a-mektup-var5f1079846fd79529ab36cb2cd4451de6.jpg

Hazırlayan:Hülya Uçansu
ONAT KUTLAR’A MEKTUP VAR
Doğan Kitap

Onat Kutlar, ülkemizin hem önde gelen yazarlarından biri, hem de Türk Sinemateki'ni kurarak Türkiye'ye dünya sinemasını tanıtmak için nefer gibi çalışan ilerici bir aydındı.

Hülya Uçansu'nun derlemesiyle, ölümünden yirmi bir yıl sonra yakın dostları, sekseninci yaşını kutlamak amacıyla ona mektuplar yazarak hasretlerini dile getirdiler, paylaştıkları yaşam sürecini anlattılar.

Bu mektuplar en yakınlarının kaleminden "dostların ve dostlukların sevgilisi" Onat Kutlar'ı anlatıyor, Kutlar'ın çok özel bir insan olarak portresini çiziyor.

Adalet Dinamit, Adnan Özyalçıner, Ahmet Soner, Ahu Antmen, Ali Sirmen, Akgün Akova, Akten Köylüoğlu, Ara Güler, Arif Erkin, Arif Keskiner, Atay Eriş, Atila Alpöge, Atilla Dorsay, Aydın Engin, Aydın Sayman, Can Yücel, Celal Hosrovşahi, Cevat Çapan, Demir Özlü, Deniz Türkali, Doğan Hızlan, Ece Aksoy, Ercan Kesal, Erhün Kutlar, Erden Kıral, Ersin Salman, Ferit Edgü, Filiz Kutlar, Gençay Gürsoy, Handan Şenköken, Işıl Kasapoğlu, Işıl Özgentürk, Jak Şalom, Mazlum Çimen, Mehmet Ali Aydos, Melek Ulagay, Melih Fereli, Menderes Samancılar, Mete Akalın, Murat Belge, Mustafa Göçmen, Nevenka Hacıbaşıoğlu, Oğuz Makal, Oya Baydar, Ömer Pekmez, Ömer Tuncer, Özcan Alper, Refik Durbaş, Sennur Sezer, Serra Yılmaz, Sungu Çapan, Ülkü Tamer, Vecdi Sayar, Yaşar Kemal, Zeynep Avcı, Zeynep Oral, Zülfü Livaneli.

448 s. İstanbul 2016
 

escobar-i-deviren-muhbir07e452350096440b1333e2ceb9526502.jpg
Robert Mazur
ESCOBAR’I DEVİREN MUHBİR
Beyaz Baykuş Yayınları

Bryan Cranston'ın başrolünde oynadığı bir Hollywood prodüksiyonu "The Infiltrator"a ilham veren gerçek yaşamöyküsü.

Robert Mazur yıllarını Medellin kartelinden bilgi sızdırarak geçirdi. Yıllarca arkadaşlık ettiği kara para aklayan işadamları, bankacılar onu Bob Musella olarak tanıdılar. Sözde zengin, filmlerdeki lüks hayatı yaşayan bir mafya üyesiydi. Hep beraber geceliği 1000 dolar olan otel süitlerinde partiler verdiler, dünyanın en iyi şampanyalarını içtiler, Rolls-Royce'larını sürdüler ve özel uçaklarla seyahat ettiler. Ama Mazur'un Armani takım elbisesi ve Renwick çantasının içindeki bant sürekli işlenen suçları kaydediyordu.

"Muhbir" Mazur'un uyuşturucu mafyasına hizmet veren bankacıları, yozlaşmış politikacıları, vergi kaçakçılarını ve teröristleri nasıl deşifre ettiğinin hikâyesi, dünyanın gelmiş geçmiş en büyük kartellerinden birinin yükselişi ve düşüşünü anlatan, inanılmaz bir modern tarih dersidir.

Ancak bir hayal ürününde olabilecek tehlikeli yalanlar, iş üstündeyken yakalanma ihtimalleri, kıl payı kaçışlarla dolu "Muhbir"i nefes nefese okuyacaksınız...

464 s. İstanbul 2016
 

EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

ucgen4b868c88cdff3ae09aeb289c273f9c94.jpg

Ercan Çiftçioğlu
ÜÇGEN
Destek Yayınları

"Zaman her şeyin tartıldığı en doğru terazidir. Sonuç kimileri için adaletli olmasa da..."

Bu roman, yalnız savaşçıların hikâyesidir... Zaferleri gibi yenilgileri, yaşamları gibi ölümleri de yalnız olanların hikâyesi... Tek başına... Yiğitçe... Darağacına çıkarılırken bile gölgelerinden başka eşlikçileri olmayanların, bir duvarın önüne dizildiklerinde üzerlerine çevrili tüfeklerin namlularından başka kimsenin onları görmediği, doğru ya da yanlış, ben böyle öğrendim, böyle yaşadım, ölümüm de böyle olmalı, dalları gökyüzünü kucaklayan ulu bir ağaç gibi, başı dik, onurlu ve tek başına diyenlerin hikâyesi...

* * *

"Tarih kaybedilen savaşların kahramanlık öyküleri, destanlarıyla dolu. Ben kaybedilmiş bir savaşın adı mezar taşına kazılı kahramanı olmak istemiyorum. Kazanılan bir savaşın, savaş meydanında kurda kuşa yem olmuş isimsiz bir neferi olmak benim rüyam. Kahraman olarak anılmasam bile... Onu benim bilmem yeterli... Ödülüm bu olmalı benim..."

376 s. Baskı Yılı: 2016
 

hz-omer-in-kur-an-daki-izlerieb574a8aa60494d49c083c686ac3562e.jpg
Arif Tekin
HZ. ÖMER’İN KUR’AN’DAKİ İZLERİ
Berfin Yayınları

Hz. Ömer nasıl bir kişidir? Hz. Muhammed'le olan ilişkileri nasıldır? Kur'an karşısında nasıl bir tutum izlemiştir? Halifelik dönemindeki tutum ve davranışlarının ne kadarı İslam âlemince bilinmektedir? Arif Tekin, "Hz. Ömer'in Kur'an'daki İzleri" kitabında bu soruları yanıtlıyor. Yazar, bu kitabında, Hz. Ömer'in, birçok ayetin inmesindeki rolünü irdeliyor; Hz. Muhammed'le olan sıkı ilişkilerini ve halifeliği dönemindekini davranışlarıyla Kur'an hükümlerine uyup uymadığını araştırıyor. Konuyu özellikle Buhari ve Müslim'den verdiği sağlam kaynaklar eşliğinde mercek altına alıyor. Arif Tekin, Bakara, Nisa, Maide, Enfal sureleriyle Hz. Ömer arasındaki bağlantıları, ayetlerin sebep-sonuç ilişkilerine girerek açık ve net bir şekilde okuyucuya sunuyor. Hz. Ömer'in iktidar ve hâkimiyeti eline almak için dini, iktidar yolunda araç olarak kullandığını sağlam kaynaklarla açıklıyor. Yazar, sonuç olarak, küresel ve egemen güçlerin dini, siyasi ve ekonomik rant sağlamak için kullandıklarını önemle belirtiyor. Ülkemizde yaşanan olaylarla birlikte, İslam âleminin bugün içinde bulunduğu sosyal-siyasi-ekonomik durumuna baktığımızda, Arif Tekin'in ne kadar haklı olduğunu "Hz. Ömer'in Kur'an'daki İzleri" kitabını okuyarak daha iyi göreceksiniz. Arif Tekin'in de belirttiği gibi, "Özgürlüğün en büyük düşmanı, halinden memnun olan kölelerdir."

213 s. Baskı Yılı: 2016
 

elcilik-kenti685994e54c198478bf66d954c8456309.jpg

China Mieville
ELÇİLİK KENTİ
Yordam Yayınları

Bilim kurgu ve fantastik edebiyatın "Nobel"i sayılan Arthur C. Clarke Ödülü'nü üç kez kazanan tek yazar China Miéville'in Elçilik Kenti; dilbilim ile politikanın iç içe geçtiği bir tuhaf bölge, yazarın düşünsel, kurgusal ve biçimsel yetkinliğinin zirveye ulaştığı bir sanat yapıtı. Kitap 2012 yılında En İyi Bilim Kurgu Romanı seçilerek Locus Ödülü'nü kazandı.

Bazen'in kıyısında Herzaman'ın içinde bir dünyayı merkezine alan Elçilik Kenti, okuyucularını zaman ve uzamda benzersiz bir dalış macerasına davet ediyor. Roman, insanların, egzotların ve kendine özgü bir tür olan Ev Sahipleri'nin birlikte yaşadığı Arieka gezegeninde geçiyor. Arieka'da yaşayan bu farklı türlerin iletişiminin yegâne yürütücüsü ise birer genetik mühendislik ürünü olan Elçiler; ta ki beklenmedik bir başka Elçinin oraya gelişine dek… Kitabın baş karakteri dalgıç Avice Benner Cho, Dışarı'da yaşadığı maceralar ve edindiği deneyimlerden sonra döndüğü Arieka kadar karmaşık ve gizemli. Ariekalılar içinse bir "benzetme". Miéville'in, odağına dilin gücünü ve dilin sonsuza açılan ihtimallerini koyduğu bu romanında, incelikli bir diplomasiye, yeni elçinin varışıyla beraber farklılıkları bir arada tutan hassas dengelerin bozuluşuna; bir yandan da yeni bir dengenin doğum sancılarına tanık oluyoruz. Artık ne güvenebileceği bir aşkı ne de kendini güvende hissedebileceği bir evi olan, tüm ihtimallerle birlikte kaygan bir zeminde sürüklenen Avice ile birlikte…

"Bu genç yazarın kendisini göstermesini ve bilim kurgu sanatını, son zamanlarda 'güvenli' okuyuculuğa yatırım yapan yayıncılığın gerileticiliği ile postmodernizmin bütün formlar ve formsuzluklarla ortaya koyduğu hayret verici değişim ve gelişim vaatleri arasında sıkıştıran ataletin dışına çıkardığını görmek bir sevinç kaynağı. Elçilik Kenti tam anlamıyla yetkin bir sanat eseri." Ursula 
-K. Le Guin-

416 s. İstanbul 2016


 

unnamed-040.jpg

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)