• BIST 108.953
  • Altın 144,213
  • Dolar 3,4810
  • Euro 4,1086
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 25 °C
  • İzmir 28 °C
  • Adana 31 °C
  • Antalya 31 °C

Yeni çıkan kitaplar ve editörün seçtikleri / 30 Mayıs 2016

Yeni çıkan kitaplar ve editörün seçtikleri / 30 Mayıs 2016
Yeni Çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi...

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim:
[email protected]

-------------------------------------------

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular.

'Profesör' ünvanı taşıyan akademi yöneticilerinin cehalete övgüler düzdüğü ve okuyan sayısının artışı karşısında 'hafakanlar bastığını' açıkladığı günümüz Türkiyesinde, kitaba ve kitabın aydınlığına daha çok ihtiyacımız olduğu çok açık!

Ülkemizin sürüklenmeye çalışıldığı karanlığa karşı en etkili direniş alanlarından birinin 'okumak' olduğunu düşünüyor ve sizlere daha aydınlık günlerde daha çok kitaplı gelecek günler diliyoruz.

Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

Kitap dünyasındaki son gelişmelerden haberdar olmak için ABC Kitap sayfalarını takip etmeniz sizin için yeterli.

ABC Kitap sayfalarını okumadan kitapçı ve sahaf turuna çıkılmaz.

ABC izleyicilerine keyifli okumalar diliyoruz.

 

YENİ ÇIKANLAR

tutunmak.jpg

Gönül Çatalcalı
TUTUNMAK
Tekin Yayınevi

Gönül Çatalcalı, “Tutunmak” adlı kitabı Tekin Yayınevi’nden çıktı.

Hayat denen sonsuz deryada, değerlerin azgın dalgalar arasında yer değiştirdiğini bir aynanın gözünden yansıtırken ne öğretmektir derdi yazarın, ne sanat yapmak... Git gide büyüyen, göz alan kâğıt hışırtılarının altındaki yaranın fotoğrafını çekmektir amacı, buz dağının dev kütlesine ulaşmak... Zeytin karası aşklardan, su yeşili dostluklardan, rengi sarı, tadı yeşil ilişkilerden geçenlerin sesine kulak veriyor; kan kırmızı nar şerbetidir hayat onlara göre. Çatalcalı, kırmızının bin bir tonunu katar satırlarına, kıyı hikâyelerinde. Ak güvercinin kanadındaki kara lekeden sual eyler, hangi uçama-ma-ların izi olduğunu. Yerçekimine karşı koyamayanların yok olup gittiği bir dünyada güçsüz kanatların tüylerini fırçasıyla çoğaltır, sözcükleriyle besler. Çatalcalı hikâyelerinin sonuna gelindiğinde nokta acıtır, bıçak kesiği gibi… Oysa asıl orada başlamaktadır hikâyelerinin yolculuğu, okurun zihninde henüz doğmuş gibi, büyüyüp serpilecekmiş gibi…

"Kimseye kendini göstermek istemiyorum artık" dedi pasajın girişindeki ayna. "Her bakış benden bir şey götürüyor." Anlamaz baktığımı görünce derin derin soludu, "İçlerini de görebiliyorum nicedir, önümde duran çürük cevizlerin…" dedi. "Yansıttığımsa bambaşka, cilalı suretler…"

152 s. İstanbul 2016

timur.jpg

Timur Soykan
LİSTE
Kırmız Kedi Yayınları

Timur Soykan'dan, Türkiye'nin güncel siyasi hayatıyla yoğrulmuş, devlet kademelerinde dönen politik hesapları ve MİT, Cemaat, İktidar arasındaki güç ilişkilerini gün yüzüne çıkaran sürükleyici bir polisiye.

Devletin zirvesindeki köşkte genç bir komiser öldürüldü. Cesedin elindeki listeyi çekip aldı katil. İktidarın, gücün karanlık dehlizlerinde cinayetin en önemli deliliyle izini kaybettirdi. 

Politik hesapların piyonu olmuş, mesleğine ihanet etmiş bir polis katilin peşinde. Zavallı ruhunu gizleyen çelik zırhının içinde devletin bütün hücrelerine sızmış çetelere meydan okuyor. 

Güvenebileceği kimse yok ve kendisi namlunun ucunda. Katiller devletin her yerine çöreklenmişse, nasıl ulaşabilir gerçeğe? 

380 s. İstanbul 2016

 

faik.jpg

Faik Bulut
KİM BU FETHULLAH GÜLEN
Berfin Yayınları

1990 yılı başlarından itibaren Fethullah Gülen ve Cemaati ilgi alanımıza girmişti. Tecrübeli birkaç göz tehlikeyi sezmiş, kamuoyunu uyarmaya çalışıyordu. Faik Bulut dünden bugüne Gülenn cemaati için şöyle diyor;

“Gülen'in bütün kitaplarını okuyup, ulaşmak istediği hedefi, örgütlenme modelini ve şifreli dilini çözmeyi başarmıştık. 

Fethullah Gülen ve Cemaati hakkında şu tespitleri yapmıştık:
 

·  Ekonomik ve siyasi gücü tekelinde toplamayı ve tek başına iktidar olmayı hedefliyor.
 

·  Yargı, Ordu ve Emniyet saflarında örgütleniyor, kilit mevkileri ele geçirmeyi planlıyor.
 

·  Dini-imanı, kutsal değerleri kullanarak bir menfaat tarikatı, bir çıkar şebekesi örgütlüyor.
 

·  ABD'ye sırtını verip küresel bir aktör, küresel bir lobi olmayı hedefliyor.
 

·  "Altın Nesil" veya "Işık Süvarileri" adını verdiği bir müritler ordusu yetiştiriyor.
 

·  Kendi deyimiyle, erken atılan her adım sonlarını getireceği için de bu faaliyetlerini sabırla ve gizli örgütlenmeyle gerçekleştiriyor.

Bazı İslamcı çevrelerle liberal aydınlar dâhil pek çok kişi tespitlerimize karşı çıktılar:

"Hocaefendi'yi yanlış tanıtıyorsunuz. O hoşgörü timsalidir, diyalog yanlısıdır, barışçıldır, kendi halinde dini bütün, muhterem bir zattır…" mealinde sözler söylediler. Hakkımızda hakarete varan yazılar yazıldı, davalar açıldı, kitabımız toplatıldı.

Şimdi 2016 yılındayız:
 

·  O gün Fethullah Gülen ve Cemaati'ni savunanlar bugün yerden yere vuruyorlar.
 

·  Paralel Örgüt, Fethullahçı Terör Örgütü "FETÖ/PDY" davaları açılıyor.
 

·  Finans kaynakları kurutulmaya çalışılıyor; "Himmet" operasyonları yapılıyor.
 

·  Şirketlere, finans kurumlarına, medya kuruluşlarına el konuluyor.
 

·  Emniyet, yargı, bürokrasi ve ordu içindeki elemanları tasfiye edilmeye çalışılıyor.
 

·  AKP iktidarının ortağı oldukları, birlikte çalıştıkları dönemde işlenen tüm suçlar -yolsuzluk, yağma, Ergenekon, Balyoz, 3 Temmuz Şike davası- cemaatin üzerine atılıyor.

Bizce, AKP-Cemaat mücadelesi henüz bitmedi. İki cenah da eteklerindeki taşları dökmemiş görünüyor. Seyredip görelim: Belki de kavga yeni başlıyor.”

544 s.İstanbul 2016

 

hill.jpg

George Hill
Kıbrıs Tarihi - Osmanlı ve İngiliz İdaresi Dönemi 1571-1948
İş Bankası Kültür Yayınları

Elinizdeki kitap, bu eserin Osmanlı ve İngiliz idareleri dönemini konu alan dördüncü ve son cildinin titiz ve eksiksiz bir çevirisidir. Yunanca, Fransızca, İngilizce ve çok daha sınırlı olarak Türkçe birincil ve ikincil kaynaklara dayanan Hill, yaşadığı zamanın ruhunu yansıtır şekilde siyasi açıdan taraflı bir eser vermiştir. Fakat erişilmesi çok güç zenginlikteki kaynakçasıyla bu çalışma, hâlâ bir veri bankası niteliğindedir ve kıymetinden hiçbir şey kaybetmemiştir. Kıbrıs Tarihi, Erken Modern Çağ 'dan 20. yüzyılın ortasına dek Kıbrıs'ın nüfusu, idari-mali yapısı, Rum ve Türk toplumları arasındaki ilişkiler ve siyasi-diplomatik gelişmeler gibi temel konularda vazgeçilmez bir kaynak olmayı sürdürmektedir.

Kıbrıs'ın 1878'de hayli tartışmalı bir süreçle Osmanlı idaresinden çıkışı ve İngiliz hâkimiyetine girişi, 20. yüzyılda yaşanacak tüm gerilim ve çatışmaların da başlangıç noktası olarak kabul edilebilir. Bu nedenle, Kıbrıs ile ilgilenen herkes için adanın bu iki döneminin, Osmanlı ve İngiliz hâkimiyetlerinin tarihinin iyi bilinmesi büyük önem taşımaktadır. Kıbrıs'ta, hem ada toplumlarının hem de çeşitli ülkelerin karıştığı çatışmalı mazi ve birçok ihtilafın hâlâ sürmesi gibi sorunlar nedeniyle, Türkçede Kıbrıs tarihine dair modern eserlerin büyük kısmı ister istemez siyasi bir bagaj taşımakta, oluşturulan kamuoyu algısında ise kulak verilecek eserler "taraf"larına göre değerlendirilmektedir. Kıbrıs tarihyazımını kökten etkilemiş başlıca kaynağın, İngiliz arkeolog ve tarihçi Sir George Hill'in dört ciltlik anıtsal Kıbrıs Tarihi 'nin yetmiş küsur yıldır Türkçeye asla çevrilmemiş olması başka türlü izah edilemez.

764 s. İstanbul 2016

 

lazistan.jpg

Nikolay Marr
LAZİSTAN’A YOLCULUK
Aras Yayıncılık

Ünlü Rus dilbilimci Nikolay Marr'ın Laz dilini kayıt altına almak için 20. yüzyılın başında öğrencisi ve yaveri Tihonov'la birlikte Türkiye Lazistanı'na yaptığı yolculuğun notları ilk kez Türkçede.

1910 yılında İmparatorluk Bilimler Akademisi Bülteni'nce yayımlanan, Marr'ın bugünkü Doğu Trabzon, Rize ve Artvin'i kapsayan Türkiye Lazistanı'na dair gözlemlerini içeren raporda, sadece yazarın Lazca ile ilgili tespitleri değil, aynı zamanda yöredeki yaşantıyla ilgili hazine değerindeki aktarımları da yer alıyor. Bölgeyi yüz yıl öncesinin koşullarıyla deneyimleyen Marr, dilbilim çalışmalarını Laz halkıyla Lazca konuşarak sürdürmeye çalışırken, bir yandan da yöreye dair izlenimlerini kayıt altına aldı. Marr'ın raporunda paylaştığı bu tanıklıklar arasında çeşitli portreler, farklı halk gruplarının birbirleriyle ilişkileri, kültürel ve folklorik öğeler, günlük yaşam ayrıntıları, ekonomi ve siyasi durum da yer alıyor.

Lazistan sancağında geçirdiği zamanı biliminsanı titizliğiyle okurlarına aktarmaya gayret eden Marr, bugün artık yitip gitmiş bir zamanı ve kadim bir coğrafyanın kendine has özelliklerini yazıya dökerek, günümüz için bulunması imkânsız pek çok bilgiyi bir araya getiriyor. Marr'ın kaleme aldığı metin, bilimsel bir rapor olarak da, bir seyahatname olarak da son derece eğlenceli, doyurucu bir okuma vaat ediyor.

128 s. İstanbul 2016

 

hasmet-001.jpg

İbrahim Yıldırım
Alçıtepe Ailesin  IinSon Ferdi – Dokuzuncu Haşmet
Doğan Kitap

2013 yılının Haziran ayında tuttuğu takımın formasını giyerek Taksim'e çıkan eski bir direnişçinin anlattıklarını merkeze alan, Türkiye'nin isyan tarihini hatırlayıp hatırlatan bir roman…
 
Dokuzuncu Haşmet, 2013 yılının Haziran ayında tuttuğu takımın formasını giyerek Taksim'e çıkan eski bir direnişçinin anlattıklarını merkeze alan, Türkiye'nin isyan tarihini hatırlayıp hatırlatan bir roman…

İbrahim Yıldırım son romanında, hem konak benzeri çok eski ahşap bir evde yaşayan unutulmuş şair Haşmet Alçıtepe'nin tutkularını, acılarını, pişmanlıklarını okurla paylaşıyor, hem de Alçıtepe ailesinin bitmekte olan öyküsüne odaklanıyor… Kısacası Dokuzuncu Haşmet, kayıplara karışan Türkiye'yi anlatan; futbol, şiir ve direniş anılarıyla dolu bir roman…

256 s. İstanbul  2015

eco.jpg

Umberto Eco
KRALİÇE LOANA’NIN GİZEMLİ ALEVİ
Doğan Kitap

İlk baskısı 2005 yılında yapılan Kraliçe Loana'nın Gizemli Alevi HC özel baskısı ile tekrar okurlarıyla buluşuyor…

"'Hayatınla ilgili bir şeyler yaz' dedi Paola. 'Yirmi yaşındayken neler yapıyordun?' Şöyle yazdım: 'Yirmi yaşındaydım. Kimsenin, bu yaşın en güzel yaş olduğunu söylemesine izin vermem.' Doktor, komadan çıktığımda aklıma ilk gelen şeyin ne olduğunu sordu. Şöyle yazdım: 'Gregor Samsa bir sabah uyandığında kendini yatakta kocaman bir hamamböceğine dönüşmüş olarak bulur.'"

"Kraliçe Loana'nın Gizemli Alevi, geçmişi arayışın romanı. Bir romanın sınırlarını aşan, büyüleyici bir deneme. Gölgelerin doldurduğu, Don Bosco'nun ve Lili Marlen'in sesiyle canlanan bir sahne, bir Broadway sahnesi. Savaş sonrası belleğine kaygı dolu, sürükleyici bir yolculuk."
-Gazetta di Parma-

"Kraliçe Loana'nın Gizemli Alevi, bir yaşamöyküsü değil, bir kuşağın anılarından oluşmuş bir kitap. Masallarla, yazınsal alıntılarla ve halk şarkılarının sözleriyle harmanlanmış bir öykü. Miki Fare, Mandrake, Mussolini ve göğüsleri çıplak Josephine Baker... İkinci Dünya Savaşı yılları İtalyası'yla ilgili her şey."
-La Stampa-

450 s. İstanbul 2016

ulas.jpg

Ulaş Kaplan
Şiddeti Yenmek Eğitimle Gelişmek
Türkiye'nin Temel Sorunları Köklü Çözümleri
Varlık Yayınları

Ulaş Kaplan şiddet ve eğitim gibi iki temel sorunumuzu bilimin ışığında inceleyerek köklü çözümler sunuyor. Şiddetin evrimsel kökenlerini ve sosyal psikolojik kaynaklarını inceliyor. Özgür ve güçlü bir karakterin inşasında izlememiz gereken demokratik eğitim hedefini belirlemeye çalışıyor. Aileden okula eğitimin çeşitli basamaklarını sorguluyor, okuru yeni yöntemlerle tanıştırıyor.

248 s. İstanbul 2016

alaca.jpg

Stephenie Meyer
ALACAKARANLIK YAŞAM VE ÖLÜM
Epsilon Yayınları

Isabella Swan kasvetli Forks kasabasına taşınıp gizemli ve çekici Edward Cullen'la tanıştığında, nefes kesici ve korku dolu bir dönüşüm yaşar. Porselen teni, altın gözleri, büyüleyici sesi ve doğaüstü özellikleriyle Edward hem karşı konulmaz hem de son derece gizemlidir. 

Bella'nın bilmediği şeyse, onunla yakınlaştıkça kendisini ve çevresindekileri daha da çok tehlikeye attığıdır. Ve artık geri dönmek için çok geçtir…

Baştan çıkarıcı ve son derece sürükleyici Alacakaranlık serisi, milyonların aklını başından alarak bir klasik haline geldi ve genç yetişkin edebiyatının tanımını değiştirerek, okurların yıllardır özlemini çektiği bir fenomene dönüştü. 

Bu özel çifte basım, orijinal romanın yeniden tasarlanmış versiyonunun yanı sıra, yazarın önsözünü de içeriyor. Yaşam ve Ölüm'ü okumak için bu kitabı ters çevirin. 

Beaufort Swan kasvetli Forks kasabasına taşınıp gizemli ve çekici Edythe Cullen'la tanıştığında, nefes kesici ve korku dolu bir dönüşüm yaşar. Porselen teni, altın gözleri, büyüleyici sesi ve doğaüstü özellikleriyle Edythe hem karşı konulmaz hem de son derece gizemlidir. 

Beau'nun bilmediği şeyse, onunla yakınlaştıkça kendisini ve çevresindekileri daha da çok tehlikeye attığıdır. Ve artık geri dönmek için çok geçtir… 

Alacakaranlık'ın onuncu yılında Stephenie Meyer, Yaşam ve Ölüm'ü, ikon haline gelmiş bir aşk hikâyesinin, okuyucuyu hem şaşırtacak hem de büyüleyecek, cesur ve merak uyandıran yeniden tasarlanmış versiyonunu okurlarla paylaşıyor. Bu özel çifte basım, orijinal romanın yanı sıra, yazarın önsözünü de içeriyor. Alacakaranlık'ı okumak için bu kitabı ters çevirin.

790 s. İstanbul, 2016
 

EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

lenin.jpg

Alexander Rabinowitch
BOLŞEVİKLER İKTİDARDA
Yordam Yayınları

Bolşevikler İktidarda, Alexander Rabinowitch'in pek çok yorumcu tarafından en kapsamlı ve başarılı 1917 Sovyet Devrimi incelemesi olarak görülen üçlemesinin son kitabıdır. Üçlemenin önceki kitaplarında devrime giden yolu ve devrim anını zengin ayrıntılarla aktaran Rabinowitch, bu kez, 1991 sonrası erişime açılan yeni arşivlerden de faydalanarak, Sovyet iktidarının ilk yılına odaklanıyor. Kitapta, muza?er bir devrimin muktedir bir devlete, "isyancıların yöneticilere" dönüşme sürecine; geri adım ve ileri hamleleri, zafer duyguları ve yenilgi kaygıları, ittifakları ve ayrışmaları, kısacası tüm coşku ve gerilimleriyle tanıklık ediliyor. Sosyalist iktidarın Birinci Dünya Savaşı, açlık, işsizlik, karşı-devrimci komplolar tarafından kuşatılmışlık duygusu içinde hayatta kalma çabasını anlatan kitap, "devrimin çocukları" arasındaki ayrışmalara da yakından bakıyor. Barış, emekçi kitlelerin siyasete katılımı, temel özgürlükler, anayasa gibi başlıklarda dönemin sosyalist partileri arası açılar ve sertleşen çatışmalar, bu incelemenin kadrajına giriyor. 

Üçlemenin yine Yordam Kitap tarafından basılan Devrime Doğru ve Bolşevikler İktidara Geliyor ciltleriyle birlikte bu kitap, çok sayıda veriyi bir belge yığınına dönüştürmeden derleyerek ve akıcı bir kurgu içinde öyküleyerek Sovyet iktidarının ilk yılında yaşananlara dair yeni bir ufuk kazandırıyor.

464 s. İstanbul 2016

yoldas.jpg

Dario Morgente
YOLDAŞ P38
Ceylan Yayıncılık

Arkadaşlığın, ölümün ve başkaldırının hikâyesi. Kayıp bir neslin insafsızca yok edilişi.

Chinotto, Rabarbaro ve Citron içiyorlar. Nazionali sigarası kullanıyorlar, FIAT'lara, 127'lere, 128'lere biniyorlar. A112'ye binen bile var. Siyaset adamları, Renault 4'lerle kaçırılıyor. Sol, daima arzu ettiği devrime oldukça yaklaşmış görünüyor. Roma'nın birçok semtinden biri olan Primavalle'de doğup büyümek, politik çalkantıların tam kalbinde olmak, tarihin hızla yanıp kül olduğu yerde olmak demektir.

Dört genç arkadaş içinse hayat, ilk 'proleter adalet' hareketlerinden başlayarak Kızıl Tugaylar'ın en korkulan gruplarından biri olan Primavalle Tugay'ının kurulmasına kadar uzanan dönem içinde çok daha hızlı akmıştır. Bacağından vurulan uyuşturucu satıcıları, ürkek aşklar, Devlet'in tam kalbine yapılan saldırılar ve 'Benelli'lerin tepesinde gerçekleştirilen koşuşturmalar arasında zaman, temposunu arttırarak ilerler ve yetmişler yerini seksenlere bırakır. Yeni on yılın, en süslü giysilerine bürünmüş, herkese istiridye ve şampanya sözü veren İtalya için zor geçeceği aşikârdır.

Bu arada silahlı mücadele devri sona ermekte, dört arkadaş için kaçınılmaz durgunluk dönemi başlamaktadır; fakat bu dönem, tahmin edilemez ölçüde dramatik ve kanlı olacaktır.

248 s. İstanbul 2016

utopya-001.jpg

David Graeber
KURALLARIN ÜTOPYASI
Everest Yayınları

Antropolog, düşünür ve aktivist David Graeber bu sorulara yanıt ararken günümüz bürokrasisinin güdümlediği tekinsiz ve şaşırtıcı ilişki türlerini inceleyip bunların biz farkına varmadan hayatımızı nasıl şekillendirdiğini gözler önüne seriyor. Gelgelelim oldukça riskli bir iddia ortaya atarak bürokraside sapkınca çekici ve hatta romantik bir unsur olabileceği görüşünü de irdeliyor. 

Sonu gelmeyen kurallara, düzenlemelere, prosedürlere ve bürokrasiye duyduğumuz arzunun kaynağı nedir? Nasıl oldu da internet çağında bile form doldurmaktan başımızı kaldıramaz hale geldik? Yoksa devlet şiddeti denen olgunun kaynağı burada mı?

Sağ kanat ekonomi siyasetinin yükselişinden Sherlock Holmes ve Batman gibi kahramanların iç dünyamızda bulduğu karşılığa kadar birçok güncel konuyu ele alan Kuralların Ütopyası, Foucault'nun, Marx'ın geleneğini sürdüren güçlü bir sosyal teori çalışması. Ancak popüler kültüre yönelik çarpıcı ve zeki analizleriyle de Zizek'i aratmıyor. 

Daha iyi, daha özgür bir yaşam hayal etmek arayışıyla çağımızın en temel sorunlarını ele alan Kuralların Ütopyası, resmi belgeler yığını altında ezildiğimiz günümüzde, örtük şiddet tehdidi altında boyun eğdiğimiz kurumlara, müesseselere yönelik ciddi bir sorgulama başlatıyor.

"David Graeber parlak ve son derece özgün bir siyaset düşünürü."
-Rebecca SolnIt-

"Kapitalizmin bürokrasiyle yaşadığı aşk macerasına karşı ince, canlı, ters bir taarruz."
-Cory Doctorow, BoIngBoIng-

256 s. İstanbul 2016

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)