• BIST 109.745
  • Altın 143,907
  • Dolar 3,4795
  • Euro 4,1022
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 21 °C
  • İzmir 27 °C
  • Adana 30 °C
  • Antalya 34 °C

Yeni çıkan kitaplar ve editörün seçtikleri / 5 Aralık 2016

Yeni çıkan kitaplar ve editörün seçtikleri / 5 Aralık 2016
Yeni Çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi...

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim:
[email protected]

-------------------------------------------

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular.

Aldatıldık' dememek için, 'aldanmamak' için ve ülkemizde ve dünyada olan bitenlerin farkında olmak için okumak ve daha fazla okumak gerektiğini bir kez daha hatırlatmakta bir sakınca görmüyoruz.

Kürk Mantolu Madonna'nın popçu Madonna olduğunu zanneden medya figürlerine ülkenin teslim edildiği bir dönemde, daha fazla okumanın bir ödev olduğunu bilen okurlarımıza yeni bir seçki sunuyoruz.

Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

Kitap dünyasındaki son gelişmelerden haberdar olmak için ABC Kitap sayfalarını takip etmeniz sizin için yeterli.

ABC izleyicilerine keyifli okumalar diliyoruz.

YENİ ÇIKANLAR

sorgu-002.jpg

Adnan Öztel

SORGU

Aydınlanma-Dostluk-Gerçeklik

İnsancıl Yayınları

Adnan Öztel'in 'Sorgu' yapıtı, bir kitabın nasıl okunması gerektiğine çarpıcı bir örnektir. Öztel, rastgele okuma yapmaz, okuduklarını sorgular, katharsis yapar, yeni saptama vecönerilerde bulunur. Elinizdeki kitabın Aydınlanma bölümünde Adnan Öztel, günümüz 'Sol'unu eleştiriyor, eleştirmekle yetinmiyor, Marksist felsefeyi, sanatı ve estetiği, etik dostluğu yadsıdıkları sürece devrimin olanaklı olmayacağını temellendirerek göstermeyi deniyor. Gerçekçilik bölümünde, gerçekçi edebiyatın, toplum üzerindeki büyük etkisini örnekleyerek tartışıyor. Sorgu, Türkiye Solunun aydınlanma ve sanat kavrayışına katkıda bulunacak bir yapıt, gerçekçi yapıtlar için yola çıkacaklara kılavuz niteliğindedir.

96 s. İstanbul 2016

aeden9ab8268ddd85a258f26eb64b972afce9-002.jpg

Akilah Azra Kohen

AEDEN-BİR DÜNYA HİKAYESİ

Destek Yayınları

Geri dönmüyorlardı! 
Artık niye Dünya'da olduklarını biliyorlardı.
Yaşam enerjisinin bu şekilde yağmalanmasına izin vermeyeceklerdi, ne pahasına olursa olsun ona sahip çıkacaklardı.
Evrende hata yoktu, tesadüf yoktu!
Nihayet anlamışlardı.
İnsan doğulmaz, insan olunurdu.
Masalla gerçeği ayırt edebilecek okurlara...

616 s. İstanbul 2016

yeni-bir-yasam-001.jpg

Fehmi Yurdal

YENİ BİR YAŞAM

İnsancıl Yayınları

"Roman, öykü yansıtmaları yaşamın bir özetidir… Yaşamda yağmurun yağması ya da bir başka olgu kişiyi ilgilendirmiyor olabilir…Romanda öyküde böyle değil. Her nesne olay örgüsünden çıkmalı…her nesne işlevli olmalı. Fehim Yurdal'ın öykülerinde her nesne işlevli…Sözgelimi Şaşkın'da …İnsani yaratıcılık insanlık kültürüne bir katkıdır. Fehim Yurdal gerçekçi yapıtıyla bu katkıyı yapmıştır. Bunun gizi nedir… Yazarımız tikelliği aşıp, insan türüyle ilişkiye giriyor. Tikel bilinçle tür bilinci diyalektik birliğini kuruyor. Bu bireyselliği varsıllaştırır. İnsana katkı bu yoldan eyleme geçer…Sevincim bunadır'

-Cengiz Gündoğdu-

94 s. İstanbul 2016

muzikte-cinsellik-ve-toplumsal-cinsiyet3b29c6108f15369db00d448529f8f9b1-002.jpg

Fırat Kutluk

MÜZİKTE CİNSELLİK VE TOPLUMSAL CİNSİYET

H2o Kitap

Artık klasik müzikte de "star"lar var, tıpkı popüler müzikte, caz ve rock'ta olduğu gibi. Bir kültürel değişim yaşanıyor ve bu değişimle özellikle kadınların ve eşcinsellerin cinselliği öne çıkarılıyor. Darbukalı Bach'ın, Cazcı Bach'ın yanına cinselliği çağrıştıracak bir sıfatla, Çıtır Bach ekleniyor. Yeteneğin yanına güzelliği, çekiciliği hatta şuh olmayı gerektiren bir dönüşüm bu. Asansörde Mozart, akvaryumda Chopin, şömine alevleri eşliğinde Vivaldi dinleyebiliyoruz; kahvaltılık Debussy, akşam yemekleri için Strauss seçkileri; peki, ya erotik Lizst ya da porno Beethoven?

Bu kitapta müzikte cinselliğin yerini sorgulayıp değişen müzik kültüründe cinselliğin kullanılmasının gerekli olup olmadığı yadırganmaksızın ele alınırken dikkatimiz futbol karşılaşmaları öncesi statlarda arya söyleyen müzisyenlere, eşcinselliğini keşfettiğimiz ailemizin bestecilerine, müzikte eşcinsel duyarlığa ve eşcinsel müzikolojinin müzikte cinselliğe bakışına yönlendiriliyor.

Rock müzikte erkek egemenliğin, erkeksiliğin değil erkekliğin baskınlığı konuşulurken burada karşımıza çok sert bir soru çıkarılıyor: Rock erkek müziği midir? Bir o kadar sert bir yanıta hazır olmak gerek.

Kitabın son bölümünde dansın cinsellik çağrışımı ve içeriği önümüze çıkıyor. Dansı öğrenme-öğretme ve uygulama sürecinde davranışların içerdiği cinsel şifrelere odaklanıyoruz.Müzikte kimi önemli konuların tartışıldığı kışkırtıcı bir inceleme…

128 s. İstanbul 2016

saray-daki-gizli-tarikat0367727f70a1f10d8cf7e150c930e38d-002.jpg

Erdal Sarızeybek

SARAY’DAKİ GİZLİ TARİKAT

Destek Yayınları

Bir tarikat düşününüz:
Özal'dan Erdoğan'a üç cumhurbaşkanı... Özal'dan Erbakan'a üç başbakan...
Binlerce bürokrat, binlerce işadamı...
Bu sadece tarikatın siyasi ve ticari cephesidir.
Öte yanda...
Mehmet Zahid Kotku'dan Cübbeli Ahmet Hoca'ya binlerce din adamı... Gümüşhanevi'den İsmailağa'ya binlerce tekke...
Bu ise tarikatın dini cephesidir.
Ve...
Sevr'den BOP'a... Şam'dan Musul'a... Osmanlı'dan Cumhuriyet'e ve de günümüze...
Bu da tarikatın küresel cephesidir.
Biz burada siyasete, ticarete ve inançlara yön veren ve ardında iki yüz yıllık tarihsel süreç olan bir tarikattan bahsediyoruz.
Ve biz bir tarikatın, nasıl olup da insanlarımızın kutsal inançları üzerinde oynayarak bunu siyasi, askeri ve ekonomik güce dönüştürebildiğini ve bu gücü de devlet yönetiminde nasıl kullanabildiğini anlamaya çalışıyoruz.
Bugün Türkiye'de herkes darbeyi konuşuyor ama darbenin hedefinde nasıl bir güç olduğunu kimse görmek istemiyor. Oysaki bugünü anlayabilmenin yolu düne bakmaktan geçiyor.
Elinizde tuttuğunuz kitap bu tarihsel süreci tüm ayrıntılarıyla deşifre eden ve bugün Türkiye'de yaşanılanlara güçlü bir ışık tutabilen "belgesel" bir çalışmadır.

384 s. İstanbul 2016

ben-buradan-okuyorum9b40e83b8374b8466b4e40549f3c7162-002.jpg

Tim Parks

BEN BURADAN OKUYORUM

Kişilerin Değişen Dünyası

Metis Yayıncılık

Kurmacaya ihtiyacımız var mı? Her kitabı ille de bitirmemiz mi lazım? Yeni mecra ve formatlar okuma deneyimimizi nasıl etkiliyor? Bakış açımızı onaylamak için mi, yoksa sorgulamak için mi okuruz? "En büyük" romancılara kim, neye göre karar veriyor? Uluslararasılaşma eserlerin içeriğini nasıl etkiliyor? Yazar biyografileri ne işe yarar? Roman yazmak artık bir "iş" haline mi geldi? Tim Parks Ben Buradan Okuyorum'da bu sorulara cevap ararken, yıllara yayılan eleştirel okumalarından yararlanarak edebiyat ve edebiyatın amacı hakkındaki varsayımlarımızı altüst ediyor.

Birbirini tamamlayan bu otuz yedi metin "uluslararası" romanın ortaya çıkışıyla "yerel" edebi üslupların nasıl kaybolduğunu, piyasa güçlerinin "ciddi" kurmacayı nasıl şekillendirdiğini, çevirinin hesapta olmayan etkilerini, edebiyat eleştirisi alanındaki sıkıntıları, yazarların hayatları ve eserleri arasındaki sorunlu ilişkiyi inceliyor. Parks, zihin açıcı yakın okumalarla ve tekrar tekrar dönüp kendine bakarak, yazarların ve okurların bir taraftan yeni küresel sistemin, diğer taraftan bu sistemin alametifarikası olan romanın baskısından kaçıp kaçamayacakları üzerine düşünüyor. Okuyan, yazan, çeviriyle uğraşan herkesin aklından geçirdiği sorulara dair kuşatıcı bir kitap bu. 

224 s. İstanbul 2016

uzun-yasam-iksiri756c30887b1fac4d9d4261a3161f15a3-002.jpg

Honore de Balzac

UZUN YAŞAM İKSİRİ

Can Yayınları

Dünya edebiyatının anıtsal ismi Honoré de Balzac, kısa hayatına sığdırmayı başardığı yüzden fazla eseri önce günlük gazetelerde yayımlamış, sonra da "İnsanlık Komedyası" başlığı altında toplamıştı. Bu derlemeyi oluşturan altı öykü de 1830-1840 yılları arasında yazılmıştır. Beş öykü, Fransa'nın 19. yüzyıldaki toplumsal yapısının tarihsel resminin çizildiği "İnsanlık Komedyası"nın "Felsefi İncelemeler" bölümünde, "Pierre Grassou" isimli son öykü ise "Paris Hayatından Sahneler" bölümünde yer alır. Bu altı öykünün ortak özelliği resimden bahsetmeleri; kendilerini bir resim kadar renkli, ayrıntılı ve net bir tablo olarak ortaya koymalarıdır. "Uzun Yaşam İksiri", "Kızıl Han", "Cornélius Usta", "Deniz Kıyısında Bir Dram" adlı öykülerin bir Delacroix tablosu etkisi yaratması tesadüf değildir. Edebiyata getirdiği toplumsal ve gerçekçi çerçeveyle gerçekçiliğin kurucusu kabul edilen Balzac'ın bu derlemedeki öyküleri, estetik güçlerinin yanı sıra birer romanesk macera olmaları dolayısıyla da son derece çarpıcıdır.

224 s. İstanbul 2016

baskaldiriyorum-oyleyse-varizf3d5beddb469808024fd4fb796c6010a-002.jpg

Onur Behramoğlu

BAŞKALDIRIYORUZ ÖYLEYSE VARIZ

Tekin Yayınevi

Onur Behramoğlu, Başkaldırıyorum Öyleyse Varız demek için başkaldırının binbir rengi ve görünümünü hatırlattığı yazılar toplamında beyaz Toroslara, normlara uygun karanlık adamlara, kadından korkanlara, cana kıyanlara, kitap yakanlara, baktıkça hepimizi insanlığımızdan utandıranlara, din örtüsüyle sarılıp sarmalanan her bir kötülüğün faili olanlara sesleniyor: 

"Türkiye, bir ruh hastalığının adı olmasın diye direnen, diklenen, çarpışanlarız biz! Karşı koyanlarız! Kararlı direnişin başkaldırıdan da önemli olduğunu bilen Gorki'nin Ana'sı, Aytmatov'un Cemile'si, İnce Memed, Kuyucaklı Yusuf'uz biz!
Siz kimsiniz?"

192 s. İstanbul 2016

ali-003.jpg

R. İhsan Eliaçık

ALİ ŞERİATI

Tekin Yayınevi

Ali Şeriatî'nin, çağdaş İslam düşüncesinin en çarpıcı, yenilikçi simalarından birisi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Onun insanları çağırdığı "öz" İslamın yenilikçi özüdür. Ali Şeriatî "öze dönüş" derken "gelenekçi" değil "yenilikçi" bir İslam anlamaktadır. 

Şeriatî'nin zihnindeki "öze dönüş" kavramı, Kur'an'ın mesajına ve peygamberin sade hayatına dönüş demektir. Sınıfların, parçalanmaların, hiyerarşilerin ortadan kaldırılıp eşitlikçi bir toplum kurulmasını amaçlar, bunu "öze dönüş" olarak görür.

Muhammed İkbal ve Cemaleddin Afgani'nin fikirlerinden etkilenmiş olan Şeriatî, Afgani ve Abduh tarafından başlatılan İslami özgürlük ve uyanış hareketinin devam ettirilmesi gerektiğinin farkındadır. Bunu bir süreç olarak görmüş ve İran coğrafyasında kendi üzerine düşeni ifa ederek sorumluluğunu yerine getirmek istemiştir. 

Diğer yenilikçilerin çoğu gibi bir yandan Batı'yla boğuşup diğer yandan gelenekle hesaplaşarak iki cephede mücadelesini sürdürmüş olan Şeriatî'nin zihin dünyasında yaptığımız bu kısa yolculuk gösteriyor ki birçok alanda yenilik arayışlarına giren, adeta çırpınan, sorumlu bir Müslüman aydınla karşı karşıyayız.

140 s. İstanbul 2016

soytari-ozgurlugu3583701148fc44dd3fb8e8bd6a497177-001.jpg

Nursel Köse

SOYTARI ÖZGÜRLÜĞÜ

Destek Yayınları

"Dünya bir karnaval yerine dönüşsün isteyenler, içindeki soytarının şarkı söylemesine izin verir."
Beyazperdenin bukalemun kadını Nursel Köse, "Kral çıplak!" diyebilen o muzır tavırlı, sivri dilli, bedeni IQ'suna dar gelen tatlı soytarısıyla ilk kez tanıştırıyor okuru.
Soytarının güçlü bir silahı var elinde:
Mizah! 
Mizahla eleştirir, yerer, işaret eder, farkındalık yaratır ve uyuyan toplumları dürtüp uyandırır soytarı. Ciddiyetin kalın duvarlarını aşar, mayınlı bölgelerde özgürce dolaşır ve yaralanmadan çıkar. Kolay affedilir, hoş görülür ve pek sevilir.

İçindeki çocuk yerine, içindeki soytarıyı keşfedenlerin nasıl da güçlü bir peri çubuğuna sahip olduğunu akla hayale sığmaz öykülerle anlatan oyuncu Nursel Köse, tiyatroyu, komediyi, trajediyi, aşkı, siyaseti, seksi, sosyal medyayı, sokağı, evi, bahçeyi, içerdekini, dışardakini, Almanya'yı, Türkiye'yi, gurbetçiyi, göçmeni akla zarar bakış açısıyla öylesine öyküleştiriyor ki, susturulmuş özgür soytarıların mizah dolu kalplerine yeniden hayat üflüyor.
Koşarken okumaya çalışmak kadar şizofrenik bir serüven...
"Kendimi dünyanın misafiri gibi hissediyorum, yerleşemedim bir türlü."

256 s. İstanbul 2016

ates.jpg

Mürüvet Yılmaz

ATEŞLE ERİMEK SUYLA DİRİLMEK

İnsancıl Yayınları

Mürüvet Yılmaz’ın şiirlerine özsözü Berrin Taş yazmış. Taş şöyle diyor;

“ Mürüvet Yılmaz’ın şiirlerinde devinen insanı görebilirsiniz. İnsana bakışı durağan değildir. Bu hareketlilik insani durumların şiirini yazdırıyor ona.

Şiirinde dikkati çeken insan görünümleri arasında “mapushane çocukları”, “ kıyıya vuran çocuklar”, “avuçlarında bilye saklayan çocuklar” dile gelir.

Direnen şiire, gerçekçi şiire değerli bir katkıdır.”

Tenim, teninde
Hayallerim, hayallerinde eridi
Vurgun iki yürek
Yaraken dünyanın tüm renklerini

Ben ve sen
Biz, yaşamın kendisiydik.
Bir gün
Geldiğin gibi gittin
Tenimde teninin kokusu
Duygularımda duyguların
Hayallerimde hayallerinin izi kaldı
renklerimiz 
savruldu yeryüzüne

96 s. İstanbul 2016


EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

dostoyevski37b568b114907063033a174bfef6445d-001.jpg

Joseph Frank

DOSTOYEVSKİ

Çağının Bir Yazarı

Çeviren: Ülker İnce

Everest Yayınları

"Stanford ve Prirıceton Üniversiteleri, Slav Dilleri ve Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü Onursal Profesörü Joseph Frank, tüm kariyerini adadığı hu önsezili yazarın etrafında kaynayan siyasal, dinsel meseleleri bütünüyle kavramış. 26yıllık bir çalışmanın ürünü olan bu eser, Dostoyevski'nin hayatının, eserlerinin ve yaşadığı dönemin bütünsel bir çetelesi niteliğinde." 
-Judith Armstrong The Age-"Dostoyevski: Çağının Bir Yazarı, entelektüel dinamikler ve büyük yazarın tutkulu, fikir güdümlü romanının sanatsal yönü üzerine en esaslı çalışma... Dostoyevski'nin karanlık öngörülerini, o vahşi yergisini yahut Karamazov kardeşler arasındaki bir tartışmayı anlamak için okur sadece metne değil ideolojik bağlama da hakim olmalıdır, işte bu iki hususta Joseph Frank'ten iyi kılavuz yoktur."

-Michael Dirda Wall Street Journal-

Joseph Frank'in beş ciltlik anıtsal çalışması Dostoyevski, büyük yazarın bugüne kadar tüm dillerde yazılmış biyografileri arasında en kapsamlı olanı ve hiç kuşkusuz yüzyılın en büyük yazar biyografilerinden biridir. Şimdi, Frank'in bu dev eseri tek cilt haline getirildi. Biyografi yazınını, düşünce tarihini, sosyal tarihi ve edebiyat eleştirisini -hatta teorisini- mükemmel bir şekilde harmanlayan, entelektüel kapsamı ve üslubu açısından bir benzeri olmayan Dostoyevski: Çağının Bir Yazarı büyük yazarın başyapıtlarını yaşamöyküsel, tarihsel, ama en önemlisi ideolojik bağlamı içerisinde ele alıyor. Bir biyografiden öte 19. yüzyıl Rusya'sının kültürel tarihini veren Dostoyevski, hem yazarın yaşadığı zengin dünyanın ayrıntılı bir resmini gözler önüne seriyor, hem de romanları hakkında belki de en kapsamlı, en içgörülü yorumları sunuyor. 

"Joseph Frank'in, Dostoyevski'nin yazdığı ortama -bir yanda kişisel, bir yanda sosyal, kültürel, tarihsel, edebi ve felsefi ortama- ışık tutma çabası zaferle sonuçlanıyor." 
-J. M. Coetzee, The New York Review of Books-

"Bu kitap, Joseph Frank'in gelmiş geçmiş en büyük romancılardan biri olan Dostoyevski'nin başlıca biyografi yazarı olduğunun kanıtıdır." 
-David Foster Wallace-

"Bu sıradışı biyografi ironiyi de büyük fikirleri de okurlar için capcanlı ve anlaşılır kılmayı başarıyor. Büyük bir yapıt, araştırma açısından da, sanatsal olarak da…"
-M A. S. Byatt-

-Anıtsal bir eser." 
-René Girard-

Dostoyevski: Çağının Bir Yazarı'nın aldığı ödüller: > National Book Critics Circle, En İyi Biyografi Ödülü > Los Angeles Times, En İyi Kitap Ödülü > Modern Language Association, James Russell Lowell Ödülleri
-Christian Gauss Ödülleri > St. Petersburg, Avrupa Üniversitesi, Etkind Ödülü-

997 s. İstanbul 2016

feto-darbesi-1478876985-005.jpg

Doğu Perinçek

FETÖ DARBESİ

Kaynak Yayınları

Bu kitap, Fethullahçı Gladyo’yla yarım yüzyıldır verilen mücadelenin birikimini içeriyor. FETÖ’yü anlayabilmek ve anlatabilmek için, onunla mücadele etmiş olacaksınız.

FETÖ’yle birlikte ülkeyi yönetmiş olanlar, Fethullah Gülen’den ödül alanlar, FETÖ’yle hâlâ ittifak içinde bulunanlar, FETÖ’yle el ele ABD’nin iktidar planlarına alet olanlar, FETÖ gerçeğini bilemezler ve açıklayamazlar. Onların bulunduğu konum, FETÖ olgusunu ve Atlantik ilişkilerini örtbas etmeyi gerektiriyor. Onlar yaptıkları işbirliğini, düştükleri aymazlığı ve hatta ihaneti mazur gösterme çabası içindedirler. Bütün Atlantik güçleri için geçerlidir bu saptama.

Perinçek, bu kitabın altındaki imzasını şöyle tanımlıyor:
“Bizler FETÖ’yü savaş alanlarında tanıdık. Siyaset adamı, bürokrat, kumpasçı, polis, savcı, işkenceci, hapishane müdürü, gardiyan kimlikleri altında tanıdık. O nedenle bu kitap, bir bakıma 40 yıllık bir mücadelenin özetidir.”
Bu kitapta FETÖ Darbesi, NATO’nun yeraltı örgütüne karşı ömür boyu mücadele eden Doğu Perinçek tarafından anlatılıyor.

FETÖ’nün oluşumu, yükselişi ve inişi, ezilmesi, geleceği, Türkiye’nin önündeki süreçte FETÖ’nün konumu, tekmili birden bu kitapta. Yalnız bilgi değil, sürecin açıklanması, hepsi bu kitapta.

202 s.İstanbul 2016

turkiye-solunun-kisa-tarihi057cea5068797c03d11c4ae4bbec8ca2.jpg

Şenol Çarık

TÜRKİYE SOLUNUN KISA TARİHİ-DENİZLERİN YOLU

Asi Kitap

12 Eylül öncesinde sosyalist ve devrimci örgütlerin kaç fraksiyona bölündükleri hep tartışma konusuydu.
Kimine göre 49 kimine göre 54…
Askeri darbeye kadar hızla artan sayıda ve her geçen gün birbiri içinden bölünen yapılarıyla Türkiye Sosyalist Hareketi esaslı bir külliyatın konusuydu.
Bir de buna sosyalist dernekleri, devrimci sendikaları ve sivil toplum kuruluşları ile yasal siyasi partileri ekleyince külliyat epeyce kalabalıklaşıyordu.
Kim nerde kurulmuş, kurucuları kimler, hangi ideolojik politik hattı benimsemiş çok ayrıntılı ve uzun bir çalışmayı gerektiriyordu.
Sonra araya upuzun bir 12 Eylül girdi.
Ağır baskı ve cezaevi dönemi Türkiye Sosyalist Hareketini'de kırdı ve savurdu.
Pek çok örgüt ve yapı dağıldı. Kalanların bir kısmı ise giderek küçüldü. Varlığını koruyanlar ise kabuk değiştirerek uzun koşularına devam ettiler.
Gezi direnişi ise gençliğin uzun yıllar sonra sokakla buluştuğu birbirini gördüğü tanıdığı ve kitlesel gücünü keşfettiği bir eylemlilik oldu. 
Aradan uzun yıllar geçmiş Türkiye köklü sosyalist devrimci gençliği yerini bambaşka bir yeni kuşağa bırakmıştı.
İyi ama bu köklü ve gurur veren Türkiye sol tarihinde kim kimdi?
Kim hangi örgütü hangi derneği hangi sendikayı kurmuştu? 
Hangi yazar hangi eserleri vermiş hangi büyük direniş tarihimizn dönüm noktası olmuştu?
İşte bu kitap bu saikle doğdu. 
Genç araştırmacı yazar Şenol Çarık Türkiye Sosyalist Sol Hareketini yakından takip eden bir gazeteci olarak tarihin tozlu sayfalarına girdi tanıklarla konuştu ve bu kısa özeti ortaya çıkardı.
Türkiye solunun soyağacını öğrenmeye hazır mısınız?

316 s. İstanbul 2016

oda-kitap-001.jpg

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)