• BIST 94.213
  • Altın 144,563
  • Dolar 3,5456
  • Euro 3,8765
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 26 °C
  • Adana 29 °C
  • Antalya 29 °C

Yeni çıkan kitaplar ve editörün seçtikleri / 6 Mart 2017

Yeni çıkan kitaplar ve editörün seçtikleri / 6 Mart 2017
Yeni Çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi...

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim:
[email protected]

-------------------------------------------

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular.

Aldatıldık' dememek için, 'aldanmamak' için ve ülkemizde ve dünyada olan bitenlerin farkında olmak için okumak ve daha fazla okumak gerektiğini bir kez daha hatırlatmakta bir sakınca görmüyoruz.

Kürk Mantolu Madonna'nın popçu Madonna olduğunu zanneden medya figürlerine ülkenin teslim edildiği bir dönemde, daha fazla okumanın bir ödev olduğunu bilen okurlarımıza yeni bir seçki sunuyoruz.

Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

Kitap dünyasındaki son gelişmelerden haberdar olmak için ABC Kitap sayfalarını takip etmeniz sizin için yeterli.

ABC izleyicilerine keyifli okumalar diliyoruz.

YENİ ÇIKANLAR

0001691489001-1.jpg

Servin Sarıyer

TARİHİN YAZMADIĞI KADINLAR

Karakarga Yayınları

Erkeklerin yazdığı tarihi, toplumsal cinsiyet rollerini bozan kadınlar; isyancılar, korsanlar, suç imparatorları, devrimciler, maceracılar, seri katiller, savaşçılar, casuslar... Cesaretleri, uluslarının kaderine yön veren kahramanlardan bağımsızlık yolunda kitleleri peşinden sürükleyen devrimci halk savaşçılarına; yer altı dünyasına adını altın harflerle yazdıran uyuşturucu baroneslerinden seri katillere, tarihin yazmadığı kadınların hikâyeler, Servin Sarıyer’in “Tarihin Yazmadığı Kadınlar” adlı kitabında yer alıyor. 

176 s. İstanbul 2017

0001690594001-1.jpg

Hasan Ali Toptaş

KAYIP HAYALLER KİTABI

Everest Yayınları

Hasan Ali Toptaş’ın “Kayıp Hayaller Kitabı” Everest Yayınlarından çıktı.

“...bir yandan da kasaba kırtasiyecilerinden satın alınmış ucuz bir dolmakalemle oturup gecenin bu vaktinde acaba kim yazıyor beni, dedim; sonra bir yandan o vadinin ıslaklığına olanca yalnızlığım, hasretim ve diriliğimle gömülürken bir yandan da, hem kocaman bir bardakla çayını yudumlayıp hem de sigarasını tüttürerek acaba müsveddelerimi kim daktiloya çekiyor şimdi, beni kim diziyor satır satır, ya da çoktan dizilip basıldım da şu anda hangi okurun gözünde tekrar yazılıyorum, dedim...” Hasan Ali Toptaş’ın bazı eserlerinde karşımıza defaatle çıkan Sinemacı Şerif’in “jeneratöründen yükselen pat pat sesleri”yle açılan Kayıp Hayaller Kitabı, kasaba yaşamının kışkırtıcı ve büyülü, asâ tıkırtılarıyla hareketlenen dünyasından sinemanın hayal âlemine kaçan çocukların hikâyesi. Toptaş, kasaba yaşamını baştan sona düpedüz “dönüştürüyor” ve sonra usulca tekrar yerine bırakıveriyor. Üstelik sinemanın; yaşamı, hayal gücümüzü nasıl da dönüştürdüğünü ve bu gücünü edebiyatımızda nadiren karşılaştığımız bir yetkinlikte ortaya koyuyor. “Hasan Ali Toptaş XXI. yüzyılı görebilen ender kalemşorlardandır. Öyküleri, romanları, denemeleri ortadadır. Başarısını da melekesine, sezgisine, eski zaman kâhinlerine has o içrek görüsüne borçludur. -Hüseyin Ferhad, Şark Belleği-

310 s. İstanbul 2017

0001690961001-1.jpg

Jules Verne

DOKTOR OX’UN DENEYİ

İş Bankası Kültür Yayınları

Hikâyemiz, Flandre’da, hayali Quiquendone kentinde geçer. Kentin sakin, ölçülü, tutumlu ve ağırkanlı insanları yüzyıllardır hiçbir konuda aşırılığa kaçmadan, herhangi bir duygu belirtisi göstermeden, uyum içinde son derece durağan bir yaşam sürmektedir. Yöneticileri bile yaşamları boyunca inisiyatif kullanmadan, hiçbir önemli karar almadan bu dünyadan göçüp gitmektedir. Ancak Doktor Ox’un sözde kenti aydınlatma projesiyle gelişi Quiquendone’da bir şeyleri değiştirecektir. Doktorun gizli bir gündemi vardır ve bunun için kent halkını kobay olarak kullanmaktan çekinmeyecektir.

Zira bilim vicdansız kişilerin elinde tehlikeli olabilir. Jules Verne ince ironisinin her satırına sindiği bu eğlenceli novellada, dünyadan kopuk yaşayan, ortaçağla bağlarını koparmamış küçük bir kentin Flaman sakinlerinin çoktan miadını doldurmuş yaşam biçimlerini hicveder. Hikâye Alman asıllı Fransız besteci Jacques Offenbach’ın Doktor Ox adlı operasına da konu olmuş, librettonun yazımına bizzat Verne de katkıda bulunmuştur.

96 s. İstanbul 2017

0001690923001-1.jpg

Herman Hesse

KLEİN VE WAGNER

Yapı Kredi Yayınları

Saygın bir memur, sadık bir koca ve aile babası olan Friedrich Klein, kendini birdenbire hayali bir cinayet ve suçun yükü altında bulur: Karısı ve üç çocuğunun ölümü, sahte pasaport, bir tabanca, çantasına istiflenmiş para ve gösterişsiz saygınlığı. Kırklı yaşlarını süren Klein, her şeye en baştan başlamak, yeni, genç bir adam olabilmek için gücünü toplar. Klein ve Wagner anlatısını yazdığı dönemde Hermann Hesse, kendi özel yaşamında girdiği bunalımla C. G. Jung’a başvurmuş, bu kitapta, bilinçaltının işleyişine ilişkin dönemi için henüz yeni olan psikoloji bilgileriyle desteklediği bilimsel bir teknik kullanmayı denemiştir.

 “Peki, ne diye dikiliyordu şimdi burada, geceleyin, bu küçük yabancı odada, elinde bir ayna ve başında bir şapkayla, acayip bir soytarı gibi – neydi bu hali? Neydi niyeti? Masanın kenarına oturdu. Ne yapmak istemişti? Ne arıyordu? Bir şey aramıştı galiba, çok önemli bir şey aramıştı.”

92 s. İstanbul 2017

0001690404001-1.jpg

Zygmunt Bauman

AKIŞKAN AŞK

Alfa Yayıncılık

“Bireyleşme”nin aşırı bol olduğu dünyamızda ilişkiler iki ucu keskin kılıç gibidir. Güzel düşler ile kâbus arasında gidip gelirler, birinin ne zaman diğerine dönüşeceği bilinmez. Çoğu zaman, bu iki hal, farklı bilinç düzeylerinde de olsa, bir aradadır. Akışkan bir modern yaşam çerçevesinde ilişkiler, en canlı, en dayanılmaz, en derinden hissedilen ve en yaygın karşıt-anlamlılıkların tezahürüdür belki de. İnsanlar arasındaki bağların rahatsız edici kırılganlığı, bu durumun esinlediği güvensizlik duygusu, keza bu duygunun bağları sıkılaştırma ama çok fazla değil yönünde kışkırttığı duygu... İşte bu eserin aydınlatmaya, anlatmaya ve anlaşılır kılmaya çalışacağı şey budur.

206 s. İstanbul 2017

0001688292001-1.jpg

Christelle Dabos

AYNADAN GEÇEN KIZ

Genç Destek Yayınları

Fransa’nın büyük yayımcılarından Gallimard Jeunesse’nin öncülüğünde RTL televizyonu ve Télérama dergisi, genç okurlar için yazmayı hayal eden herkesin katılabileceği büyük bir yarışma organize ettiler. Yayıncı, yazar, gazeteci ve halktan oluşan geniş bir jüri, gönderilen 1362 eser arasından sadece bir tanesini ödüle layık buldu. İşte şu an o kitabı tutuyorsunuz elinizde!

“Aynadan Geçen Kız” serisinin ilk kitabı olan Kış Nişanlıları, fantastik edebiyatın gözde yapıtlarından biri...

Sembolizme ve mitlere güçlü göndermeleri olan kitap, şifrelerle dolu eşsiz bir okuma serüveni vaat ediyorAnima’da ailesiyle yaşayan, özellikle büyük amcasıyla sıkça vakit geçiren Ophélie, yetenekli, içekapanık ve tuhaf bir kızdır. Dokunduğu eşyaların geçmişini okuyabiliyor ve aynalardan geçerek seyahat edebiliyordur.

Ophélie’nin huysuz ve gizemli bu adamla birlikte atılacağı macera, beklenmedik bir geleceğe gebedir.

376 s. İstanbul 2017

0001688784001-1.jpg

Lieve Joris

ŞAM KAPILARI

Tekin Yayınevi                                             

Gençliğimizde büyüdüğümüz dünyaya ikimiz de isyan ettik. Ben asiliğimden dolayı ödüllendirilirken, o cezalandırıldı. Yaşadığım toplum bana yer açtı, onunki ise onu gitgide kendi içine kapattı. Onun yerinde olsaydım ben ne yapardım diye kendime sormayı asla bırakmadım. Ya da o benim yerimde olsaydı.

Gazeteci kimliğiyle roman üslubu arasında hassas bir denge kurmuş olan Lieve Joris, bu otobiyografik nitelikli eserinde bizleri de Orta Doğu ile ilgili görüşlerimizi sorgulamaya itiyor. Doğu ve Batı birer muhayyel kavram mıdır yoksa gerçekten farklı hakikatlere sahip, iki düşman mı? 

Lieve Joris’in sürükleyici dili, kendi konumunu da samimiyeti elden bırakmadan anlatışı ve modern Suriye’ye dair sunduğu panaromik manzara kitabı elinizden bırakmamanız için güçlü deliller sunuyor. 

320 s. İstanbul 2017

0001690137001-1.jpg

İrfan Değirmenci

BİR UYUYUP UYANALIM

İnkılap Kitabevi

Zaman zaman haberlere konu olan anket çalışmaları vardır hani, “Aşağıdakilerden hangisinin komşunuz olmasını istemezsiniz?” diye sorulan… O anketlerde en çok işaretlenen şıkların hepsini düşünün şimdi. Kimden nefret ediliyorsa onları düşünün. Nefret suçlarının kurbanlarını düşünün. Önyargıyla yaklaşılanları düşünün. Ötekileştirilenleri düşünün. Dışlananları, kovulanları, ayrımcılığa ve haksızlığa uğrayanları düşünün. Haklıyken haksız konuma düşürülenleri, kapının önüne konulmak istenenleri düşünün…

Yeterince düşündüyseniz okumaya başlayabilirsiniz. Uykunuz geldiği anda, hiç çekinmeyin, kitabı bir kenara koyup gözlerinizi yumun. Bir uyuyup uyanalım, her şey daha güzel olacak, biliyorum…

-İrfan Değirmenci / Eski bir televizyoncu ;)-

496 s. İstanbul 2017

0001690753001-1.jpg

John D.H. Downing, Tamara Villareal Ford, Geneve Gil, Laura Stein

RADİKAL MEDYA

İmge Kitabevi

Kellner, University of California, Los Angeles- Dünyada radikal medya üzerine yapılan az sayıdaki çalışma arasında bugün hâlâ en kapsamlı olma niteliğini taşıyan ve birçok dile çevrilen bu öncü kitap, Türkiye’de iletişim, kültürel çalışmalar, siyaset bilimi, sosyoloji ve gazetecilik alanlarında çalışan öğrenciler ve araştırmacılar açısından önemli bir boşluğu dolduracak nitelikte.

Radikal medyanın günümüzde ve geçmişte medyaya ilişkin kavrayışımızın ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini ileri süren John D. H. Downing, radikal medyanın önemini ve çeşitliliğini göstermek üzere dans ve grafitiden video ve internete, hicivli baskılar ve sokak tiyatrosundan kültür parazitine, isyan şarkılarından performans sanatına ve yeraltı radyoya kadar varan ayrıntılı örneklerle radikal medyanın tarihsel ve uluslararası niteliğini ortaya koyacak kapsamlı bir analize girişiyor. Kitap, Portekiz, İtalya, Birleşik Devletler ve eski Sovyet Bloğu’ndan radikal medya örneklerinin irdelendiği ayrıntılı vaka çalışmalarıyla devam ediyor.

511 s. İstanbul 2017

0001690662001-1.jpg

Georgi Gospodinov

HÜZNÜN FİZİĞİ

Metis Yayıncılık

Bulgar yazar Georgi Gospodinov’un dönemden döneme, hikâyeden hikâyeye atlayarak ince ince kurduğu bir labirent-roman Hüznün Fiziği. Romanın anlatıcısı, başkalarının zihinlerine nüfuz edip onların yaşadıklarını yaşayabilen, hayat denen labirentte kaybolmuş, kendini kaybedip başkalarında bulmuş bir adam. Onun hikâyesinin iç içe geçmiş koridorlarında dolaşırken biz de kaybolup kendimizi onda buluyoruz – zira anlattıkları öylesine samimi, öylesine duygulu, hüzünlü, komik, derin, dokunaklı…

“Ben geçmiş satın alan bir kişiyim. Öykü tüccarı. Başkaları çay, kişniş, çek senet, altın saat, toprak ticareti yapar. Ben geziyorum ve toptan geçmiş satın alıyorum. Bana ne derseniz deyin, ne isim verirseniz verin. Elinde toprak olanlara ‘toprak sahibi’ derler, ben zaman sahibiyim, başkalarına ait zamanın sahibiyim, başkalarına ait öykülerin ve geçmişin sahibiyim. Dürüst bir alıcıyım, fiyatı asla düşürmeye çalışmam.”

272 s.İstanbul 2017

EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

0001691286001-1.jpg

Emre Kongar

DİREN !/ DEMOKRASİ İÇİN MANİFESTO!

Kırmızı Kedi Yayınları

Prof. Dr. Emre Kongar’dan içinden geçtiğimiz tarihsel döremeçte demokratik hak ve özgürlüklerimize yönelik tehditlere karşı nasıl direneceğimize ilişkin çarpıcı bir eser… 100 sayfalık bir el kitabı.. Toplumu sarsacak bir manifesto..

Kongar’ın yeni çalışması “Demokrasi İçin Manifesto / Diren!” Kırmızı Kedi Yayınları’ndan çıktı.

21. Yüzyılda, Türkiye Cumhuriyeti önemli bir dönüm noktasını daha yaşamaktadır:

Demokrasiyi korumak ve  kollamak için direnmek!

Demokrasi istiyorsanız, demokrasiye layık olduğunuzu göstereceksiniz:

Evde, sokakta, işte, eğlencede...

Tek başınıza veya örgütlü olarak...

Oturarak, yürüyerek, durarak, konuşarak, susarak, yazarak, okuyarak...

Başta muhalefet ve ifade hak ve özgürlüğünüz olmak üzere, temel hak ve özgürlüklerinizi, demokratik yollar ve yöntemlerle, barış içinde kullanarak...

Direneceksiniz!

Direneceğiz...

Direnecekler!

103 s. İstanbul 2017

0001691058001-1.jpg

Jan Rehmann

İDEOLOJİ KURAMLARI / Yabancılaşma ve Boyun Eğme Güçleri

Yordam Yayınları

Jan Rehmann “İdeoloji Kuramları” adlı önemli çalışması Yordam Yayınları’ndan çıktı.

Neoliberal kapitalizmin, yaşadığı bunca krize rağmen, hegemonik istikrarını koruması nasıl açıklanabilir? İdeoloji kuramlarının ortaya 

çıkışı, yabancılaşmanın ve boyun eğmenin işleyişine ilişkin Marksist araştırmaların bir yeniden temellendirilmesini yansıtmaktadır. Geleneksel kavramlar olan “manipülasyon” ve “yanlış bilinç” kavramlarının ötesine geçen bu kuramlar, dikkatlerini, hegemonik aygıtların maddi varoluşuna yöneltmiş ve ideolojik pratiklerin, ritüellerin, söylemlerin çoğunlukla bilinçdışı olan etkilerine odaklanmıştır. Jan Rehmann, ideoloji kuramlarının Marx’tan Adorno/Horkheimer’a, Lenin’den Gramsci’ye, Althusser’den Stuart Hall’a, Bourdieu’den W. F. Haug’a, Foucault’dan Butler’a kadar uzanan farklı damarlarını yeniden inşa ediyor. Bunları, sahici bir diyaloğu mümkün kılacak şekilde karşılaştırıyor ve farklı yöntemleri, bugünkü ileri teknoloji kapitalizminin “piyasa totalitarizmi”ne uyguluyor.

368 s. İstanbul 2017

0001688785001-1.jpg

Mehmet Tevfik Özcan

MODERN TOPLUM VE HUKUK DEVLETİ

Tekin Yayınevi

Mehmet Tevfik Özcan’ın “Modern Toplum ve Hukuk Devleti” adlı kitabı, bir aşiret devletine dönüştürülmek istendiğimiz bu günlerde Tekin Yayınevi tarafından okurlara sunuldu.

Hukuk devleti toplumsal iktidar sisteminin ağırlığının siyasetten çok hukuka dayandığı bir düzenin adıdır. Bu durum, siyasetin anlamlı düzeyde depolitikleştiği koşullarda gerçekleşir ve depolitikleşmenin dışında kalan siyasal gereçler de hukukun çizdiği sınırlarda kullanılır.  Hukuk devleti, her siyasetin hukuk tarafından tanındığı anlamına gelmez; daha çok kapitalist toplumdaki egemen iktidar sisteminin hukukun temin ettiği meşruluk ekseninde yürütülmesini ifade eder. 

Hukuk devleti, yönetilenlerin insan onurunun dikkate alınmasının zorunluluk haline geldiği koşulların ortaya çıkardığı bir yönetişim türüdür.  Ancak, hukuk devleti, insanların siyasal sisteme dönük tercihlerinden ibaret bir ortak istemin sonucu değildir; bu yönde açığa vurulmuş belli bir düzeydeki istemle birlikte elverişli bir yapılaşmanın yaşandığı toplumsal koşulların ürünüdür.  Elinizdeki çalışma, hukuk devletinin toplumsal koşullarının aydınlanması yönündeki bir deneme olarak, daha ileri araştırmalarla tamamlanacağı beklentisiyle kaleme alınmıştır.

İstanbul 2017 440 s.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)