• BIST 107.303
  • Altın 153,156
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 8 °C
  • İzmir 19 °C
  • Adana 17 °C
  • Antalya 17 °C

Yeni çıkan kitaplar ve editörün seçtikleri / 7 Mart 2016

Yeni çıkan kitaplar ve editörün seçtikleri / 7 Mart 2016
Yeni Çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi...

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim:
[email protected]

-------------------------------------------

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular.

Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

Kitap dünyasındaki son gelişmelerden haberdar olmak için ABC Kitap sayfalarını takip etmeniz sizin için yeterli.

ABC Kitap sayfalarını okumadan kitapçı ve sahaf turuna çıkılmaz.

İşte haftanın yeni çıkan kitapları ve editörlerimizin bunlar arasından sizin için seçtiği üç eser ve 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle seçtikleri 'Kadın' kitapları.

ABC izleyicilerine keyifli okumalar diliyoruz.

YENİ ÇIKANLAR

kimim.jpg

Sami Günal
BEN KİMİM VE YAZARIN SOYTARILIĞI
Ütopya Yayınevi

Gökkubbe altında önceden söylenmemiş sözün kalmadığı tüm insanlığın malumudur. Dolayısıyla neyi söylediğimizin değil de nasıl söylediğimizin önem kazanacağını da öğrenme olgunluğuna kavuştuk. Bu nedenledir ki kitabın adı özellikle seçilmiştir:
"Ben Kimim?"  Bağlantılı ikinci başlık ise: "Yazarın Soytarılığı"

Bu ironik itiraz da bilgi kirletilmesine "Yazar" sıfatıyla dâhil olunmasına ilişkin bir göndermedir.
"Ya doğru bildiğimiz yanlışlar üzerine ya da yanlış bildiğimiz doğrular üzerine yazmaya çalıştım" diyor, Sami Günal. "Okuyucu 'Ben de bunu diyordum' derse, kitabı amacına ulaşmış" sayacak.

Okuyucuyu sıkmamak ve okumaları sıcak bir hava içinde süreğen kılmak için sohbet üslubunu yeğlemiştir.

"Yazın türlerinin birbiri arasında geçişkenliği edebiyat kuramcılarımızın da kabullendiği bir olgudur. Bu nedenle tüm yazıları bir tür üzerinde tanımlamak doğru değildir.

Yazarımız, "kitabın türü hakkında bir tanımlamaya ihtiyaç duyulacaksa 'Öyküsel Denemeler' olabilir" demektedir...

176 s.
İstanbul, 2016

celestina.jpg 
Fernando De Rojas
CELESTİNA
Ayrıntı Yayınları

Modern İspanyol edebiyatının kurucularından olan Fernando de Rojas'ın Celestina adlı oyunu bir aşk hikâyesinin etrafında dönüyor. Rojas'ın ince üslubu keskin zekâsıyla birleşince aşk deneyimi neredeyse bütün hatlarıyla gözler önüne seriliyor oyunda. Aşk söz konusu olduğunda tutku ve hırs, sevgi ve nefret, intikam ve affetme gibi karşıt duyguların çatışma halinde olması kaçınılmazdır.

Calisto isimli erkek karakterin güzeller güzeli Melibea'ya olan tutkuları cevapsız kalınca, karanlık yeteneklere sahip olan Celestina'ya müracaat edilir. Dertli âşıkları kavuşturan, bunun için türlü oyunlar çeviren, imkânsız düğümleri çözen Celestina kimdir: Celestina terzi olduğunu söylese de gerçekte çöpçatan bir fahişeydi ve biraz da büyücülük yönü vardı. Bakireleri bulup çıkarmakta da pek maharetliydi. Öğrencilerin sırdaşıydı, rahiplerin emrindeydi. Onlara genç kızların bekâretini satıyordu.

Çocukların derdine şifa bulabilmek bahanesiyle farklı evlere gidiyor ve böylece her türden insanla iletişim kurmaya çalışıyordu. Cervantes'in "olağanüstü bir kitap" diyerek karşıladığı Celestina, kendinden sonraki edebiyat üzerinde hayli derin etkiler bırakmış; aşk ve mizah bahsinde öncü bir nitelik edinmiştir...

128 s.
İstanbul, 2016

bellek.jpg

Cem İleri
OKURUN BELLEĞİ
Everest Yayınları

Okurun Belleği, 21. yüzyılın ilk büyük yazarı olarak görülen W. G. Sebald hakkında Türkçedeki ilk kitap! Cem İleri, "Sebald fenomeni"ni ele alırken, yazarı Walter Benjamin ile birlikte okuyor. Benjamin'in Pasajlar'ının, tarih felsefesinin, modernite eleştirisinin, deneme ile düşünce arasında gidip gelen yazı biçeminin, "Benjamin okuru Sebald"ın yapıtını nasıl etkilediğini gözler önüne seriyor. Okurun Belleği, tarih, bellek, anı, zaman, mekân, travma, soykırım, göçmenlik gibi konuları, yine Benjamin'e özgü görsel bilinç- altı, istemsiz bellek, fotografik yeniden-üretim, diyalektik imge, aura, alegori, şok gibi kavramsallaştırmalar eşliğinde ele alırken, farklı okur belleklerinin yanyana ilerlediği bir tür kurmaca üst -okumaya dönüşüyor. 

540 s
İstanbul, 2016

nuri.jpg

Muhittin Şimşek
BİR ÖNCÜNÜN ROMANI NURİ DEMİRAĞ
(Dünyaya Otuz Yıl Geç Gelseydim Türkiye'nin Kaderi Değişirdi.)
Alfa Yayıncılık

Sermayedarın olmadığı, toplu iğne bile yapacak kadar sanayileşmenin bulunmadığı iddia edilen 1930'ların Türkiye'si… Divriği'den çıkan bir girişimci, ülkeyi bir uçtan bir uca "Demirağlarla" örmekle kalmayıp, ülkenin ihtiyacı olan uçakları üretiyor. Sahibi olduğu bugünkü Atatürk Havalimanının arazisinde "Gök Okulu" açıp gençleri pilot olarak yetiştiriyor, İstanbul'a ilk boğaz köprüsü projesi yapıp, kaynağını buluyor, Divriği'nin bir maden yatağı olduğunu ortaya çıkarıyor ve yaptırdığı çalışmalarla 14 çeşit madenin çıkarılması için girişimlerde bulunuyor.

Anadolu'nun bağrından çıkmış bu "Öncü" insan, dönemin "kifayetsiz muhterisleri" tarafından engelleniyor... Hayatını millete faydalı olmak için geçirmiş "ilklerin adamı" her engellenişte kendi kendine sormuş: Niçin? Ümitsizliğe düşmeden, her engellenmede yeniden başlamış mücadeleye...

Sonuçta, Türkiye'nin en zengin iş adamı olan Nuri Demirağ ölürken kızına, "Dünyaya otuz yıl geç gelseydim Türkiye'nin kaderi değişirdi" diyecektir. Bu belgesel roman, olmazı olduran bu "öncü adam"ı gençlere tanıtmak ve aslında bu toprakların insanlarının isterlerse neleri başarabilecekleri anlatan bir kitaptır.

270 s.
İstanbul, 2016

radikal.jpg

Kolektif
RADİKAL DEMOKRASİ
Kitlenin Biyopolitikası, Halkın Hegemonyası
Koç Üniversitesi Yayınları

Alexandros Kioupkiolis ve Giorgos Katsambekis'in editörlüğünü yaptığı Radikal Demokrasi: Kitlenin Biyopolitikası, Halkın Hegemonyası kitabının yazarları da post-Marksizmin analitik araçlarını kullanarak bu üç hareketi mercek altına alıyor. Bunu yaparken son dönemdeki eylemler etrafında gelişen yenilikçi pratikleri ve fikirleri detaylı bir şekilde inceleyip bunların demokrasiyi yeniden canlandırma potansiyellerini tartışıyorlar. 

Alexandros Kioupkiolis, Aristotales Üniversitesi'nde Hukuk, Ekonomi ve Siyaset Bilimi Fakültesi'nde siyaset teorisi dersleri veriyor. Giorgos Katsambekis, Aristotales Üniversitesi'nde Siyaset Bilimi Bölümü'nde doktora öğrencisi. 

264 s.
İstanbul, 2016

 hoffman.jpg
Ernst Theodor Amadeus Hoffmann
KEDİ MURR’UN HAYAT GÖRÜŞLERİ
Can Yayınları

Kedi Murr'un Hayat Görüşleri, E.T.A. Hoffmann'ın başyapıtı olarak kabul ediliyor. Kediler tarihine bürünerek edebiyat ve toplum eleştirisini de ihmal etmeyen Hoffmann'ın bu yapıtı, Alman Romantik edebiyatının zirvesini tutuyor.

Besteci Johannes Kreisler'in anılarını kaleme aldığı elyazmalarını, Murr adında bir ev kedisi ele geçirir. Murr, edebî hırsları olan bir kedidir ve parlak fikirleri vardır. Sözgelimi bestecinin elyazmalarını, kendi hayat hikâyesini kâğıda dökmek üzere müsvedde olarak kullanmak, bunlardan biridir. Kedi Murr'un ve orkestra şefi Kreisler'in biyografileri işte böyle iç içe geçer, birbirine karışır.

512 s.
İstanbul, 2016

babaquin.jpg

Carl Einstein
BEBUQUİN
Encore

Babası öldüğünde Carl Einstein on beş yaşındaydı. Tek romanı Bebuquin 'in umutsuzluk ve kuşku içinde ölen kahramanında hem babasından, hem de kendinden bir şeyler vardır. Babasının ölümünden kırk yıl sonra, Nazilerin eline düşmemek için intihar etti.

İspanya İç Savaşı'nda, Durutti Dostları'na katıldı, anarşistlerin saflarında savaştı. Temsili sisteme, parlamentarizme karşı derin kuşku besleyen bir anarşistti. 1912' de yayımlanan Bebuquin dışavurumcu edebiyatın örneklerinden sayılır. Başka roman yazmayan Einstein? öykü yapısının, olay örgüsünün ve hatta karakterlerin psikolojisinin önemli olmadığını vurgular? şansı öne çıkarır. Bir kurmacanın farklı yönlerde ilerleyebileceğini, değişik biçimlerde sonuçlanabileceğini düşünür. Dahası, edebiyatı metaforik kültüre dahil olduğu için eleştirir. Aslında, yazılı metne karşı tutumu kavramsal süreçlerin işleyişini parodileştiren, görsel dili yazıya tercih eden dadaistlerinkine çok benzer.

112 s.
İstanbul, 2016

bordeui.jpg

Anne Jourdain, Sidone Naulin
PİERRE BOURDIEU’NÜN KURAMI VE SOSYOLOJİK KULLANIMLARI
İletişim Yayıncılık

Bourdieu'nün sosyolojiye yaptığı katkıların ve aldığı eleştirilerin derli toplu sunulduğu, Bourdieu sosyolojisine giriş niteliğindeki kitap, bu- sosyolojik yaklaşımın günümüz düşünce dünyası üzerindeki dikkat çekici etkisini değerlendirme imkânı veriyor.

Pierre Bourdieu, 20. yüzyılın Fransız sosyologları arasında, bugün dünyada en çok tanınan ve sosyolojik yöntemi en çok tartışılandır. Habitus, simgesel şiddet veya uzam gibi anahtar kavramlara dayanan, yeni bir toplumsal kuramın kurucusu olan Bourdieu'nün amacı, toplumsal ilişkilerin gerçekliğini ortaya çıkararak, bu ilişkileri daha etkili biçimde eleştirmektir.

Yazarlar, çok geniş bir yelpazede eser vermiş bu sosyologun çalışmalarını üç bölümde ele alıyorlar: Sosyoloji mesleği hakkında epistemolojik değerlendirmeleri; okul, kültür gibi alanlardaki araştırmalara kattığı özgün kavramlar; önerdiği toplumsal uzam kuramı. Ayrıca, Bourdieu'nün araştırmalarına katılan veya bunlardan esinlenen bazı sosyologları da ele alıp, Bourdieu ekolü olarak adlandırılan sosyoloji çevresinin haritasını çıkarıyorlar.

148 s.
İstanbul, 2016

azorno.jpg

Inger Christensen
AZORNO
Yapı Kredi Yayınları

Avrupa şiirinin ustalarından Inger Christensen'den (1935-2009) bir anlatı başyapıtı. Ingeborg Bachmann tadında bir tutku sarmalı... Bu kitap için "Amacım, varolmayan bir dünyayı var kılmak" diye yazmıştı Christensen.

Bir erkek ya da iki erkek... Beş kadın ya da bir kadın... Bir roman ya da bu roman... Bir romanın yedinci sayfası ya da bu romanın yedinci sayfası... 1950 sonrası "Azorno Inger Christensen'in poetikasını oluşturan ikiyönlülük -sanat gerçeklik üzerinedir ama gerçeği işleme biçimi her zaman gerçekdışı olabilir- görüşünü sürdürmekte." 
-Thomas Bredsdorf-

96 s.
İstanbul, 2016

namik.jpg 
Namık Kuyumcu
HER VEDA ELVEDA DEĞİLDİR
Destek Yayınları

Namık Kuyumcu’nun son romanı “Her Veda Elveda Değildir” Destek yayınlarından yayımlandı. Gidişler belki de aşkın kirlenmemiş yüzüdür... Aşk ve yüzleşmenin öyküsü... Erkek egemen dünyaya karşı, bilinçli kadınların tercihlerini korkusuzca yaşayışları... Masalların ve destanların sisli hatıralarda kaybolup gitmesine itirazı olan günümüz Amazonlarının soluklu hikâyesi... "Sevmek kadar sevişmek de emek ve hünerdir..." diyen cesur kadınların erkekleri ve ezberleri bozan aşk yolculukları...

408 s.
İstanbul, 2016

EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

yakma.jpg

Kolektif
CANIMI YAKMA!
Kırmızı Kedi

Kırmıza Kedi Yayırevi’nin okurlarını yeni sunduğu “Canımı Yakma” kitabında Türkiye’nin önde gelen yazarlarının kadın hikayeleri yer alıyor.

"Fırat'ın sularında boğulan Gönül... Urfa'nın orta yerinde babasının bıçak darbeleriyle ölen kız çocuğu Sevgi... Kısas köyünde traktörün altına atılan Rabia... Mardin'de, 'namus' adına karnında 5 aylık bebeği, recm edilerek, yani taşlanarak öldürülen Şemse... Aile meclisi kararıyla Bitlis'ten İstanbul'a varan ölüm fermanını yüklenmiş Güldünya... Sabah akşam şiddet gördüğü kocasından korunmak için yaptığı başvurulara yanıt alamayan ve mosmor gözleriyle ölümünden sonra bile ülke gerçeklerini anımsatan Ayşe Paşalı... Her biri birer simge ad...

Onlar ve daha niceleri artık konuşamıyor. İsteseler de konuşamazlar, seslenemezler, 'Görün bizi, unutmayın bizi,' diye haykıramazlar. Sesleri yok. Dilleri yok. Çünkü öldürüldüler. Bu kitapta yer alan öyküler, yazılar, bu söylediklerimin bilincindedir. Daha geniş kitlelerin bilincinde de olsun diye bu kez bu yola başvurduk. Farklı imzalar, farklı tatlar, farklı biçemler, farklı söylemler ama aynı düşler, aynı akıl ve yürek, aynı vicdan, aynı idealler..."

-Zeynep Oral-

Yazarlar:
Ayşe Kulin - Ayşe Kilimci - Adnan Özyalçıner - Adnan Binyazar - Büşra Ersanlı - Çiler İlhan - Erendiz Atasü - Feride Çiçekoğlu - Feridun Andaç - Feyza Hepçilingirler - Işıl Özgentürk - Jale Sancak - M. Sadık Aslankara - Mehmet Zaman Saçlıoğlu - Mine G. Kırıkkanat - Nilüfer Açıkalın - Nilüfer Kuyaş - Sezer Ateş Ayvaz - Suzan Samancı - Tülin Dursun - Ulviye Alpay - Yasemin Yazıcı - Zeynep Aliye - Zeynep Altıok - Zeynep Oral

216 s.
İstanbul, 2016

huxley.jpg 
Aldous Huxley
EDEBİYAT VE BİLİM
Epos Yayınları

Edebiyat ve Bilim, hem Edebiyat ve beşeri bilimler ile Bilim ve teknoloji ilişkisini, hem de bu iki kültür arasındaki çatışmanın tarihini incelemektedir.

Yaşadığı dönemlerdeki özgürlükçülüğün sonsuz evrensel hümanizmlerini takip eden Huxley, özgürlükler anlayışı ve yaşamı ile modern sonrası edebiyatı ve sanatları derinden etkilemiştir. Huxley'e göre edebiyat ile bilim farklı kültürleri temsil eder. 

Bu deneme, aynı zamanda hümanistik değerlerle bilimsel süreçlerin uygun sentezlerle nasıl birlikte geliştirilebileceğine ilişkin öneriler sunuyor. 

"Edebiyatın ve bilimin işlevi nedir, psikoloji nedir, yazınsal dilin doğası nedir? Edebiyatın işlevi, psikolojisi ve dili, bilimin dili, işlevi ve psikolojisinden nasıl ayrılır? Edebiyatla bilim arasındaki bağıntı geçmişte nasıldı? Şimdi nasıldır? Bu bağıntı gelecekte nasıl olabilir? Sanatsal yönden konuşulursa, edebiyat insanının gelecek yüzyılların bilimine katkısı nasıl olmalıdır?
Bu kitapta yanıtlamaya çalışacağım sorular işte bunlar olacaktır." Aldous Huxley

102 s.
İstanbul, 2016

temizel.jpg

Enis Temizel
PİRİ REİS-ENDÜLÜS MACERASI
Bilim ve Gelecek Yayınları

1929'da Topkapı Sarayı'nın depolarında bir dünya haritası bulunur. 16. yüzyıl başlarında Piri Reis tarafından yapılmış bu dünya haritası, gerçeğe uygunluğuyla bilim dünyasında büyük ses getirir.

Piri Reis (1465/70-1554), büyük Osmanlı denizcisi ve haritacısıdır. Yanında yetiştiği amcası, ünlü denizci Kemal Reis ile Ege ve Akdeniz'de korsanlık yapmış, Osmanlı İmparatorluğu'nun emrinde çalışmış, Osmanlı Donanması'nda resmi hizmete girmiş ve en son Mısır Kaptan-ı Deryası iken idam edilmiştir. 1486'da Endülüs'te katliama uğrayan Müslümanlar Osmanlı Devleti'nden yardım ister. Osmanlı Devleti, Kemal Reis'i kendi bayrağı altında İspanya'ya gönderir. Piri Reis ile amcası Kemal Reis ile birlikte Katolik olmadıkları için eziyet gören, aralarında Müslümanlar ve Yahudilerin de bulunduğu insanları, İspanya'dan Kuzey Afrika ve Osmanlı topraklarına taşıyarak kurtarır.

Tarihsel gerçeklerden yola çıkan elinizdeki grafik roman, çizerinin hayal gücüyle fantastik boyutlar kazanmıştır. Piri Reis ve Kemal Reis, Katolik olmayan halkı işkenceden geçiren Başengizisyoncu Torguemada ile katledilmeleri emrini veren İspanya Kralı Ferdinand ve Kraliçe İsabel'in askerleriyle savaşlarında başarılı olabilecekler mi? Paralel evrende Işık İnsanlarını karanlığın elinden kurtarabilecekler mi?

136 s.
İstanbul, 2016

orhangazi.jpg 
Orhan Gazi Ertekin
YARGI VE İKTİDAR OYUNLARI
(Oligarşik Yargıdan Örgüt Yargıya, Örgüt Yargıdan Şirket Yargıya)
Tekin Yayınevi

Demokrat Yargı Derneği Eşbaşkanı Orhan Gazi Ertekin, adalet arayışının hiç bitmediği bu topraklarda ilhamını Şeyh Bedreddin'in ilke, umut ve mücadele birikiminden alarak, özgürleştirici, eşitlikçi, yerli ve küresel adalet arayışları temelinde bir kültürün yerleşmesi için yapılması gerekenleri anlatıyor. 

Artık yeni sorular sormalı ve yeni cevaplar bulmalıyız. 
Bu çalışma, işte böyle bir acil ihtiyaç tespitiyle Türkiye'nin hukuk ve yargı sorunu nezdinde, bir yandan 17-25 Aralık 2013 sonrası içine girdiğimiz yargı krizine, diğer yandan da yargı tartışmalarımız bakımından yeni düşünsel kavram ve kurumlara dikkat çekerek bir düşünsel ve politik yol hattını sınamaya çalışacaktır.

İktidarın memuru olmayı reddederek yargının konumu, hukukun gerçek anlamını bulması, sınıfsal nüfuz güçlerinden bağımsız olması noktalarında yeni bir mücadele alanı inşa ediyor.

232 s.
İstanbul, 2016

KADIN KİTAPLARI

Dünya Emekçi Kadınlar Günü 8 Mart nedeniyle ABC KİTAP’da bu hafta kadın kitaplarına yer verelim istedik. Hem yeni çıkan kadın kitaplarına dikkatinizi çekmek hem kadın sorununa ilişkin inceleme / tartışma kitaplarını gündeme tşımak hem de yeni baskısı yapılan önemli kadın yazarları sizlere bir kez daha anamsatmak istedik.

kardesler.jpg 
Kolektif
DEVRİMİN KARDEŞLERİ
(Feminist Spekülatif Kurgu Antolojisi)
Kolektif Kitap

Devrimin Kardeşleri, feminist spekülatif kurgu başlığı altında bilimkurgudan doğaüstü kurguya, fanteziden büyülü gerçekçiliğe uzanan türleri kapsayan, alanının en saygın editörleri Ann ve Jeff VanderMeer'in derlediği kapsamlı bir öykü antolojisidir. 1970'lerden günümüze feminist spekülatif kurgu alanının ses getiren öykülerini bir araya toplayan seçki, okuyucuyu hayal gücünün uçsuz bucaksız diyarlarında gezintiye çıkarıyor.

James Tiptree, Jr. erkeklerdeki cinsel arzunun kadınları öldürme arzusuna dönüştüğü bir distopya yaratırken, Ursula K. Le Guin, iz bırakmaya ihtiyaç duymayan kadınları anıyor. Susan Palwick kurt adamların istila ettiği hayal dünyamızı yerle bir ederek bir kurt kadının adımlarını takip ederken, Eleanor Arnason okurları kadınların ağzından dökülen sözcüklerin gücüyle yaratılan alemlere, Kelly Barnhill ise cinsiyet kavramının geçişken olduğu büyülü bir diyara davet ediyor. Yeni doğum yapmış bir annenin bedeniyle ve bebeğiyle kurduğu ilişki Hiromi Goto'nun karanlık anlatımıyla kalıpları yıkarak belleklerde yerini alırken, ataerkil normlarla bezeli efsaneler ve halk masalları da Nnedi Okorafor'un kaleminden nasibini alıyor.

Devrimin Kardeşleri'nde yer alan öyküler, toplumsal cinsiyetin işleyişini sorgulamakla kalmıyor, kimi zaman mizahi kimi zaman grotesk bir anlatıyla kaideleri yerle bir ediyor; gerçekliğin sınırlarında gidip gelirken nelerin mümkün olduğunu ve olabileceğini gösteriyor. Dünyayı daha iyi bir yer yapmak için. Herkes için.

Çeviren : Albina Ulutaşlı - Gözde Serteser - Poyzan Şahiner - Eda Doğançay - Cansen Mavituna - Özge Akkaya - Hale Şirin - Deniz Güzgün - Elif Sorgun - Amy Marie Spangler - Yasemin Barlan - Gonca Doğan - Yaprak Aydın

468 s.
İstanbul, 2016

simon.jpg
Simone de Beauvoir
KADIN, “İKİNCİ CİNS” 1
(Genç Kızlık Çağı)
Payel Yayınları

Simone de Beauvoir'ın (Le Deuxieme Sexe - İkinci Cins) adlı bu dev eseri Fransa'da ilk yayımlandığı zaman öylesine büyük bir ilgi gördü ki, iki yıl içinde 97 kez basılarak bir rekor kırdı. Kitap büyük yankılar yaptı. Bugüne kadar sürüp gelen “kadın anlayışı“ bu eserle birlikte birden altüst oldu. Yazarlar, aydınlar, okurlar birbirlerine girdiler. Tartışmalar uzayıp gitti. Böylece yazarın ve kitabın ünü de dünyanın her tarafına yayıldı.

Amerika'da aynı yıl içinde dört baskı birden yaparken, hızla çevrildiği dünyanın belli başlı bütün dillerinde de tekrar tekrar basılıyordu. Türkçede de yayımladığımız ciltlerin kısa sürede tükenip yeni baskılar yapması kitaba gösterilen bu ilginin dünya çapında olduğunu belirtmeye yeter. Bütün yazarların “her kadın ve erkeğin muhakkak okuması gereken kitap“ dediği bu büyük eseri tam metin halinde üç cilt halinde yayımlıyoruz: 1. Genç Kızlık Çağı, 2. Evlilik Çağı, 3. Bağımsızlığa Doğru adını alan bu kitaplar, hem bir bütün olarak, hem de her biri belli bir konuya ayrıldığı için, ayrı ayrı okunabilir.

utopya.jpg
Yasemin Temizarabacı Yıldırmaz
ÜTOPYANIN KADINLARI KADINLARIN ÜTOPYASI
Sel Yayıncılık 

Bu çalışmada ütopyanın ilk örneklerinin görüldüğü Eski Yunan'dan günümüze kadar, ütopyanın siyasal ve toplumsal yaşam için ortaya koyduğu yeni biçimler ve ütopyaların toplumsal cinsiyet çerçevesinde ne şekilde yapılandıkları incelenmektedir. 

Günümüzde olduğu gibi ütopyalarda da yaşamın her alanının toplumsal cinsiyet farklılıklarına göre yapılanmış olduğu ve ütopyalarda ataerkil düşüncenin izlerinin farklı biçimler alarak da olsa her zaman görüldüğü, farklı dönemlere ait ütopya örnekleri üzerinden ortaya konmaya çalışılacaktır.

181 s.
İstanbul, 2005

feminist.jpg
Françoise Collin, Irene Kaufer
FEMİNİST GÜZERGAH
(Rosi Braidotti ve Mara Montanaro'nun Katkılarıyla)
Dipnot 

Françoise Collin bu kitap için kaleme aldığı bir ön yazıda, burada Irène Kauer ile görüşmeleri boyunca yapmayı üstlendiği işe geri dönerek şöyle yazıyor: "Ama düşünmek, sorulara yanıt vermek midir? Yoksa, soruların kendilerini hep yeniden formüle etmek, terimlerinin yerini değiştirmek ve onları başka bir şekilde birbirine bağlamak mıdır? Soruyu yanıtlarken, uzun bir yolculuk boyunca formüle ettiğinizi düşündüğünüz, yıllar boyunca sadece kitaplarda ve metinlerde değil çeşitli inisiyatif ve eylemlerde de yazılı olan şey, yeni bir nefesle, başka açılardan, keskin terimlerle nasıl yeniden formüle edilebilir? Uzun bir yazma ve eyleme çabasının ortaya serdiği şey, bir formül halinde ya da birkaç satırda nasıl özetlenebilir? Tüm hayatını, bir şey söyleyebilmek için her şeyi [birden] söylemeyi reddetmekle geçirmişken, 'her şey' üzerine konuşma talebi nasıl karşılanabilir?

O zaman, ilginç olacağı kuşku götürmez bir yol, başlangıçtan bu yana kadınları bir hareket halinde bir araya getirmiş ve çok anlamlılığı sonsal olarak ortaya çıkmış olan bazı kurucu temaların gerçekliğine yeniden birlikte geri dönmektir: Böylece, 'bedenim bana aittir', 'eşit işe eşit ücret', 'özel olan politiktir', 'şayet istersem çocuk yaparım' hermenötik bir çalışmanın konusu haline gelir. Ortak olanın nasıl her zaman 'bir gibi' olduğunu algılarız."

224 s.
İstanbul, 2016

patriyarka.jpg
Sylvia Walby
PATRİYARKA KURAMI
Dipnot 

Patriyarka Kuramı, erkek egemenliği üzerine temel kuramsal tartışmalara kapsamlı bir bakış sağlıyor. Kitap, bir yandan Marksizm, radikal ve liberal feminizm, post-yapısalcılık ve ikili-sistem kuramı gibi yaklaşımları ele alırken, diğer yandan ise bu kuramsal yaklaşımlardan her birinin, ücretli çalışma, ev işi, devlet, kültür, cinsellik ve şiddet gibi bir dizi olguya nasıl yaklaştığını ele alıyor.

Walby, Patriyarka Kuramı'nda cinsiyetler arası ilişkileri açıklarken sınıf analizi ile radikal feminizmi sentezliyor olsa da diğer kuramsal yaklaşımların analizlerini de göz önünde bulunduruyor. Kitapta bir yandan patriyarkanın kadınların hayatlarındaki değişimlere nasıl uyum gösterdiğini tartışılırken diğer yandan mevcut feminist mücadeleye ilişkin detaylı bir muhasebe gerçekleştiriliyor.

334 s.
İstanbul, 2016

imge.jpg
Kolektif , Gülay Toksöz
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRKİYE’DE KADIN EMEĞİ
İmge Kitabevi 

Kadın emeği, iktisadi ve toplumsal yaşamdaki tüm önemine karşın; ihmal edilen, üzerinde yeterince düşünülmeyen ve araştırılmayan bir konudur. Bu kitapta, Türkiye'de kadın emeği araştırmalarının önde gelen isimleri, kadının hane içindeki karşılıksız emeği ile hane dışındaki gelir getirici çalışma biçimlerini tarihsel bir perspektiften, çeşitli boyutlarıyla ele alarak tartışıyorlar. İşgücü piyasalarının toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri üzerine kurulu yapısı, Osmanlı İmparatorluğu'ndan başlayıp günümüze kadar uzanan bir zaman kesiti içinde çeşitli yönleriyle inceleniyor. 

Kitapta kapsamlı biçimde değerlendirilen konular arasında şunlar da yer alıyor: Toplumsal cinsiyete dayalı işbölümü çerçevesinde kadınların ev içinde üstlendikleri ev işleri ve bakım hizmetleri ile kadınları istihdama katılmaktan alıkoyan kamusal bakım hizmetlerinin yokluğu, kadınların istihdama katılımını etkileyen makroekonomik politikalar ve uluslararası kuruluşların ve sosyal tarafların kadın istihdamına ilişkin politikaları, kadın emeğinin göçü, sanayi işkolunda kadınların üstlendikleri düşük vasıflı ve düşük ücretli işler, eğitim sektöründeki vasıflı işler…

366 s.
İstanbul, 2015

muzik.jpg
Yadigar Sude Altay
ANADOLU’DA KADIN VE MÜZİK
(Kadın Kimliği ve Halk Kültüründe Kadın'ın İfade Biçimleri)
Çerçeve Yayınları 

Halk kültürünün yapı taşları kadınlarımızdır. Ağıtlar,niniler ,boğaz çalmak,kadın oyun ezgileri gibi gelenek göreneklerimiz kadınlar tarafından yaşatılmaktadır.Kadınlarımızın erkek araştırmacılara kapalı oldukları bir gerçektir. Kadın elamanlardan oluşan derleme heyeti vasıtasıyla halk kültürünün gizli kalmış yönlerinin açığa çıkması önemlidir.Kültür bir toplumun aynasıdır.Halk kültürü içerisinde önemli yeri olan kadınlarımız ve kültürel değerlerimizi konu alan bu araştırma gelecek kuşakları aydınlatacak önemli bir çalışmadır.
-Yücel Paşmakçı-

İnsanlık tarihinin en eski yaşam biçimlerinin izlerini taşıyan Anadolu, kadının varoluş sürecinin de tanığıdır. Kadın, kendini müzikle ifade ettiği kültürel edimler geliştirir. Boğaz Havası ile Ayşe olur, Dudu olur, Ümmü olur kimliğini bulur yarattığı bu ezgilerde, ağıtlarla yaşanmış tüm acıların üstesinden gelmek istercesine yanar, türkülerin kıvrak ezgilerinde coşar, bedeniyle de varolmak ister oyun havalarının eşliğinde, ninniler söyler yaratısını kutsamak için, kına ezgileriyle yakılır kınası, kurban olsun diye onu yaratan Anadolu'ya.... kadın olur.

Bu çalışma, müzik aracılığı ile kendini ifade etmek üzere yarattığı kültürel formların izinde, kadın kimliğine öneli bir bakış kazandırmıştır. 
-Z.Tülin Değirmenci-

160 s.
İstanbul, 2015

wwo.jpg
Virginia Woolf
KENDİNE AİT BİR ODA
İthaki Yayınları 

"Yapabileceklerim, sizlere önemsiz sayılabilecek bir noktada fikir sunmakla sınırlıydı; eğer kurmaca birmetin yazmak istiyorsa, bir kadının parası ve kendine ait bir odası olmalıydı." Kendine Ait Bir Oda, Virginia Woolf'un yazdıkları arasında yazıldığı dönemi en iyi yansıtan ve en akılda kalıcı kitaplardan biridir. Yazıldığı dönemin ve hatta öncesinin "kadın" algısını mükemmel bir şekilde resmeden Woolf, tek özellikleri "kadın olmamak" olan erkeklere kalemini hiç sakınmadan savurur.

136 s.
İstanbul, 2016

hayal.jpg
Sheila Rowbotham
YENİ BİR ÇAĞ HAYALİ YİRMİNCİ YÜZYILI YARATAN KADINLAR
(Yirminci Yüzyılı Yaratan Kadınlar)
Sel Yayıncılık

Yirminci yüzyılın başında kadınlar cinsellikten özgür aşka, vatandaşlık haklarından demokrasiye, annelikten ev işine gündelik hayatın her alanında yaşadıkları sorunlardan nasıl toplumsal bir dönüşüm yaratabileceklerini tartışıyorlardı. Kadınların "modern" bireylere dönüştüğü bu tarihi kesit hâlâ tek bir soru sorduruyor: Bugün, yüz yılı aşkın bir süre sonra daha iyi durumda mıyız?

Yirminci yüzyıla, kadın hareketinin geçirdiği evrelere, yarattıkları dönüşümle günümüzün toplumsal cinsiyet algısını tahminlerinin ötesinde şekillendirmiş bu kadınların mücadelesine, yalnızca yazdıklarıyla veya sansasyonel eylemleriyle öne çıkanların değil, bir köşesinden harekete dahil olmuş kadınların, günlük yaşam hayalcilerinin ve maceracılarının hayatları üzerinden de bir kez daha bakmak gerekiyor.

İstanbul, 2013

butler.jpg
Judith Butler
CİNSİYET BELASI
(Feminizm ve Kimliğinin Altüst Edilmesi)
Metis Yayıncılık

1990'da yayımlandığında feminist kuramda ve toplumsal cinsiyet araştırmalarında çığır açan, queer kuramın öncü metinlerinden sayılan Cinsiyet Belası nihayet Türkçede. Judith Butler'ın cinsiyetin ne ölçüde 'doğal' olduğunu sorgulayarak cinsiyetin performatif yapısına dair kışkırtıcı savını ilk kez ortaya koyduğu bu metin, birbiriyle bağlantılı pek çok tartışmayı birden barındırıyor.

248 s.
İstanbul, 2008

perincek.jpg
Doğu Perinçek
KADIN KİTABI
Kaynak Yayınları

Doğu Perinçek’in “Kadın Kitabı” Kaynak Yayınları’ndan yayımlandı.

Kadın konusu, erkek konusudur. Erkek konusuysa henüz kadın konusu olamamıştır. Bir toplum, kadına tavrıyla sınanır.

Kadınların çektiği acılar ve cinsler arası eşitsizlik, insanlığın en köklü, en taşlaşmış sorunudur. Bir devrim, kadına getirdiği kişilik ve özgürlük kadar devrimdir. Bir devrimin ne kadar devrim olduğunu anlamak için kadının durumuna bakmak gerekir.

Yazar kitabın, “güzelliğin kadınlarca tanımlanacağı, aşkın kadınlar tarafından anlatılacağı günlerin özlemiyle” yazıldığını belirtiyor.

280 s.
İstanbul, 2016

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
  • Haftanın Kitabı: "Torik Akını"16 Ekim 2017 Pazartesi 11:00
  • Editörün seçtikleri / 16 Ekim 201716 Ekim 2017 Pazartesi 10:00
  • Haftanın çok satan kitapları / 9 Ekim 201709 Ekim 2017 Pazartesi 14:25
  • Editörün seçtikleri / 9 Ekim 201709 Ekim 2017 Pazartesi 14:07
  • Yeni çıkan kitaplar / 9 Ekim 201709 Ekim 2017 Pazartesi 11:43
  • Haftanın Kitabı: "Bütün Şiirleri: Direnç"09 Ekim 2017 Pazartesi 10:28
  • Haftanın Kitabı: "Beyaz Zambaklar Ülkesinde"02 Ekim 2017 Pazartesi 10:32
  • Editörün seçtikleri / 2 Ekim 201702 Ekim 2017 Pazartesi 10:24
  • Yeni çıkan kitaplar / 2 Ekim 201702 Ekim 2017 Pazartesi 10:00
  • Haftanın çok satan kitapları / 2 Ekim 201702 Ekim 2017 Pazartesi 09:53
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)