• BIST 108.594
  • Altın 144,399
  • Dolar 3,4942
  • Euro 4,1102
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 18 °C
  • İzmir 22 °C
  • Adana 26 °C
  • Antalya 27 °C

Yeni çıkan kitaplar ve editörün seçtikleri / 8 Şubat 2016

Yeni çıkan kitaplar ve editörün seçtikleri / 8 Şubat 2016
Yeni Çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi...

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim: [email protected]

-------------------------------------------

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular.

Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

ABC Kitap sayfalarını okumadan kitapçı ve sahaf turuna çıkılmaz.

İşte haftanın yeni çıkan kitapları ve editörlerimizin bunlar arasından sizin için seçtiği üç eser.

ABC izleyicilerine keyifli okumalar diliyoruz.

 

YENİ ÇIKANLAR

saldiri-004.jpg
al-(11)-001.jpg

Yasmina Khadra 
SALDIRI 
Destek Yayınları

Cezayirli yazar Yasmina Khadra’nın uluslararası bestseller romanı  “Saldırı”  kitabevi raflarındaki yerini aldı. Destek Yayınları tarafından piyasaya çıkartılan kitap,  Arap asıllı İsrailli bir Doktor olan Emin’in her gün hastanede tedavi ettiği savaş yaralıları arasında, bir gün kendi karısıyla karşılaşması sonucu alt üst olan hayatını anlatıyor. Karısını iyi tanıdığını sanan Emin, onun bir intihar bombacısı olduğunu öğrendiğinde uzun ve tehlikeli bir arayış sürecine girer. Karısının başka bir hayatı olduğunu şimdiye dek neden fark edememiştir, karısı bu felakete nasıl sürüklenmiştir ve aslında ona duyduğu aşk kocaman bir yalandan mı ibarettir?

Çevirisini Nevra Gülsoy’un yaptığı “Saldırı” , bir yandan kanlı toprakların karanlık panoramasını bütün çıplaklığıyla ve tarafsızca verirken, diğer yandan da insan psikolojisinin derinliklerine demir atıyor. İnsan algısını, ustalıklı ruhsal tahlillerle sorgulayan yazar Yasmina Khadra,  bomba sesleri kadar kulakları sağır eden iç seslerin yaratabileceği tahribatı sade ama güçlü diliyle anlatıyor. 

 240 s.

hy-004.jpg
HİSTORİA 1923
TARİH VE KÜLTÜR DERGİSİ
Bilgi Yayınevi

Tarih Topluluğu’nca hazırlanan 6 aylık tarih ve kültür dergi-kitabı Bilgi Yayınevi’nden çıktı.

Historia 1923, altı aylık yarı akademik-yarı popüler bir dergi-kitap. Belirli dosya konuları çerçevesinde hazırlanmış olan makalelerin yanı sıra, serbest makaleleri, röportajları ve köşe yazılarını da kapsıyor.

İlk kitap Prof Dr. Şerafettin Turan’ın anısına “Birinci Dünya Savaşı” özel dosyası ile çıkmış. Bunun yanı sıra eski ve genç kuşak tarihçilerimizin çeşitli konulardaki yazılarına da ilk kitapta yer verilmiş.

Katkıda bulunanlar:

Aydın Köksal, Semih Koray, Sina Akşin, Seçil Karal Akgün, Ergun Türkcan, Ömer Engin Lütem, Zeki Arıkan, İnan Kalaycıoğulları, A. Mete Tunçoku, Şerafettin Turan, Remzi Demir, Korkut Boratav, Salih Özbaran, İsmail Tokalak, Çiğdem Özbay, Tuba Uymaz, Vural Başaran, Ayhan Ural, Mehmet Bedri Gültekin, Eugene Garfield, Doğan Atılgan

tug-003.jpg
al-(11)-001.jpg

Ivan Sergeyeviç Turgenyev
BAŞKANIN ZİYAFETİ-PARASIZLIK-BEKAR
İş Bankası Kültür Yayınları

İvan Sergeyeviç Turgenyev (1818-1883): Avrupa'da ve ülkemizde eserleri ilkönce çevrilen 19. yüzyıl Rus yazarlarındandır. Döneminin Avrupalı bakış açısına sahip tek Rus yazarı olarak anılır. Bu kitapta Turgenyev'in sahne eserlerinin ilk komedi örneklerinden olan Başkanın Ziyafeti (1849), Parasızlık (1845) ve Bekâr (1849) adlı oyunları yer almaktadır. Turgenyev Başkanın Ziyafeti'nde taşradaki asilzadeler arasındaki bir mal taksimini, Parasızlık'ta maddi sorunlarına rağmen büyük şehirde yaşamakta ısrar eden bir asilzadeyi, Bekâr'da ise bir evlilik hazırlığı esnasında yaşananları konu eder.

256 s.
İstanbul, 2016

yar-002.jpg
al-(11)-001.jpg

Kolektif
YARGIYA FELSEFEYLE BAKMAK
Yapı Kredi Yayınları

Kurtul Gülenç ve Özlem Duva'nın hazırladığı Yargıya Felsefeyle Bakmak yargı kavramını, onun hukuksal statüsünü ve bu statünün belirli bir biçimde konumlandırılmasından kaynaklanan teorik ve pratik sorunları enine boyuna tartışmaya açan bir çalışma. Yargı ve yargı yetisi kavramlarının, insan, din, dil, bilgi, etik, politika, estetik, hukuk gibi felsefenin farklı disiplinleri ve problemlerinden yola çıkarak ele alındığı ve tüm boyutlarıyla tartışıldığı çalışmada sırasıyla Uluğ Nutku, Yasin Ceylan, R. Levent Aysever, Mehmet Ali Sarı, Devrim Sezer, Hakan Çörekçioğlu, Metin Bal, Murat Satıcı ve Kemal Şahin'in yazıları yer alıyor.

252 s.
İstanbul, 2016

pamuk-001.jpg
al-(11)-001.jpg

Orhan Pamuk
KIRMIZI SAÇLI KADIN
Yapı Kredi Yayınları

İlk aşk deneyimi bütün bir hayatı belirler mi?  Yoksa kaderimizi çizen yalnızca tarihin ve efsanelerin gücü müdür?

Nobelli Orhan Pamuk’un yeni romanı bu sorulara yanıt arıyor.

Orhan Pamuk, Yapı Kredi Yayınları'ndan çıkan yeni romanı Kırmızı Saçlı Kadın'da bizi otuz yıl önce İstanbul yakınlarındaki bir kasabada liseli bir gencin yaşadığı sarsıcı bir aşk hikâyesiyle, büyük bir insani suçun peşinden sürüklüyor.

Pamuk’un yeni kitabını önümüzdeki günlerde daha kapsamlı şekiled değerlendireceğiz.

204 s.
İstanbul, 2016

vv.jpg
al-(11)-001.jpg

Christine Orban
VİRGİNİA İLE VİTA
Can Yayınları

1927, Virginia Woolf'un edebî hayatının verimli bir yılıdır, Deniz Feneri'ni yazmayı tamamlamış ve bastırmıştır. Aynı yıl, Woolf, edebiyat tarihinin devrim niteliğindeki eserlerinden biri olarak değerlendirilen Orlando romanına ilham kaynağı olacak büyük bir aşk yaşar. Kocası, yayıncı Leonard Woolf'la birlikte yaşadığı Monk's House'un hemen yakınındaki aile şatosunda hayatını sürdüren Vita Sackville-West'le tutkulu bir ilişkiye başlar. Kendi bohem hayatı ve Vita'nın gösterişli, eksantrik, aristokrat hayatı arasındaki uçurumun, tutkunun, kıskançlığın, aşkın edebî yaratıcılığa dönüşmesinin yanı sıra, her ikisi de yazar olan iki kadının büyük aşkını gözler önüne seren roman, büyük ölçüde biyografik nitelikler de taşıyor. 

Yazar Christine Orban'ın, Virginia Woolf'un özenle tuttuğu günlüklerinden ve Vita Sackville-West'le mektuplaşmalarından yola çıkarak kaleme aldığı roman, sıra dışı, güçlü, kırılgan iki kadının aşkı ve yaratıcılığı kendi tarzlarında bir araya getirişlerinin hikâyesi olmanın yanında, aynı zamanda bir başka romanın, Orlando'nun da yazılış serüveninin romanı. 

192 s.
İstanbul, 2016

beket.jpg
al-(11)-001.jpg

Samuel Beckett
ECHO’NUN KEMİKLERİ
Ayrıntı Yayınları

İnsan tekinin yüreğindeki ve zihnindeki kimi karanlık yerlere dokunuyor Samuel Beckett bu eserinde: Ölüm, hayat, doğa, varlık, eylem, zaman, anlam… Bu eski fakat hâlâ etkisini sürdüren puslu alanlara elindeki neşterle ince kesikler atıyor Beckett; insani varoşulun gelip geçiciliğine, değersizliğine, anlamsızlığına ilişkin duygu ve düşünceler de işte bu neşter kesiklerinden sızıyor. Sızmalara patlatmalar eşlik etmiyor, aksine asude bir akış söz konusu. İniltiyi andıran, kırılıp dağılan kelimelerse hep aynı kör noktaya, yani ölümün soğuk zaferine ulaşıyor, ama ölüm toprak altında dahi ruhlara huzur vermiyor: 

Ölüler zor ölür, öteki dünyaya davetsiz girenlerdir onlar, buldukları yere yerleşmek zorundadırlar, çamurun içine inen kuyulara ve kapaklı deliklere, ta ki arazinin efendisi çok uzun süren bir kabul sürecinin ardından onlarla ilgilenme işini yükleninceye kadar. O zaman ölüler arasında şüphesiz ki serbest hale gelirler, o zaman dertleri biter, doğal dertleri yani.

Trajik olanın da komik olanın da artık hükmünü yitirdiği, mevcut anlamların ve değerlerin hızla çözülüp dağıldığı, eylemin mümkün olmadığı, kara yazgının egemenliğini büsbütün ilan ettiği bir eşikte; "doğal dertlerinin" yükünden kurtulmaya çalışan insanın çaresizliğini işliyor Beckett, o her zamanki kurucu "gaddarca" tavrıyla... 

192 s.
İstanbul, 2016

ozne.jpg
al-(11)-001.jpg

Viktor A. Lektorski
ÖZNE, NESNE, BİLİŞ
Yordam Kitap

Viktor A. Lektorski bu kitabında insana dair bir etkinlik olarak bilginin niteliği, yine felsefenin özel bir alanı olan epistemoloji tarafından bilginin tarihsel olarak nasıl yorumlandığı ve ortaya çıkan yaklaşımlar ekseninde de bilgi sorunsalı üzerine bir tartışma yürütüyor. 

Felsefe tarihinin ilk sorunlarından biri olan ve özellikle son yüzyıldaki bilimsel devrimin etkisiyle daha dinamik bir incelemeye konu olan bilgi, Lektorski tarafından Marksist bir yaklaşımla ele alınıyor. 

Bilgi sorunsalı; bilginin ortaya çıkışına etki eden bilen (özne) ve bilinmeye değer bulunan (nesne) arasındaki diyalektik ilişki düzleminde ve epistemolojideki yeni tartışmalardan yola çıkarak Marksist bakış açısıyla çözümlenmeye çalışılıyor, epistemolojinin geleneksel yöntemleri ve meta?zik maddecilik yine Marksist çözümleme ile eleştiriliyor, bilgi ve biliş alanının yorumlanmasında ortaya çıkan bulanıklık ve tutarsızlık diyalektik maddeciliğin yöntemiyle aşılmaya çalışılıyor.

368 s.
İstanbul, 2016

gece.jpg
al-(11)-001.jpg

Antonie de Saint Exupery
GECE UÇUŞU
Remzi Kitabevi

Sürükleyici bir dille yazılmış bu kısa romanda Saint-Exupéry, kendi deneyimlerine de dayanarak, Patagonya, Şili ve Paraguay'dan Arjantin'e gece uçuşları yapan kahraman pilotların dünyasına davet ediyor okuru. Bir tek gecede yaşanan olaylardan yola çıkarak, insanın doğayla mücadelesini, ölüme karşı duruşunu, amacına ulaşabilmek için göze aldığı şeyleri destansı bir biçimde anlatan Gece Uçuşu unutulmayacak bir roman. Uçmayı, yani "Doğanın ilahi gücünün simgeleri olan geceye, güne, dağlara, denizlere ve fırtınalara" teslimiyet gerektiren bu deneyimi, bugüne kadar Saint-Exupéry'den daha şiirsel ve büyüleyici anlatan Tür kimse çıkmadı.

112 s.
İstanbul, 2016

sol.jpg
al-(11)-001.jpg

Kolektif
ÖTEKİ YUNAN SOL’U
(Syriza'nın Solundaki Parti ve Örgütler)
h2o Kitap

Yunanistan'da 2012 yılındaki genel seçimlerde önemli bir çıkış yapan Syriza (Radikal Sol Koalisyon), 25 Ocak 2015 tarihinde yapılan genel seçimleri kazanarak sadece Yunanistan'da değil tüm dünyada solun tarihinde az görülen bir başarıya imza attı.

Ne var ki Syriza çok kısa bir süre içinde Troyka olarak adlandırılan Avrupa Birliği, Avrupa Merkez Bankası ve İMF'in kemer sıkma politikalarına teslim oldu.

20 Eylül 2015 tarihinde yapılan erken genel seçimde sandıktan yeniden birinci parti olarak çıkan Syriza'nın başını çektiği koalisyon hükümetinin programı belli: Esnek çalışmayı yaygınlaştıracak, iş güvencesinin kalan kırıntılarını ortadan kaldıracak, emeklilik yaşını yükseltecek, tarımda küçük çiftçiye uygulanan vergileri ikiye katlayacak, bir özelleştirme furyası başlatacak, esnafı ezecek...

Peki, çare sol değil miydi? Evet, halen de öyle: Syriza'nın solunda da bir Sol var. Üstelik bu sol koalisyona girmeyen Yunanistan Komünist Partisi'nden (KKE) ibaret değil. Syriza'nın solu KKE'den başka çok çeşitli parti ve grupların yer aldığı, muazzam bir zenginliğe sahip.

Son genel seçimde Syriza dışındaki sosyalist partiler toplam yüzde 9,3 oranında oy aldılar. Umudunu Syriza'dan kesmeyenler ve gelecekte Öteki Yunan Solu'nun oynayacağı yaşamsal rolü göremeyenler için bile bunun küçümsenemeyecek bir oy oranı olduğu çok açık. Öyleyse, bugün, Öteki Yunan Solu'nu tanımanın tam zamanıdır.

112 s.
İstanbul, 2016

EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

sc-004.jpg
 

Leyla Civil
SARI ÇİZMELER
İnsancıl Yayınları

Leyla Civil’in “Sarı Çizmeler” adlı öykü kitabı İnsancıl Yayınlarından yayımlandı. Yalın, duru, içinize işleyen öyküler bunlar.

Gerçekçi yapıt okumak günümüzde neredeyse olanaksız duruma gelmişken, Civil’in öyküleri yaşama ve yazına ilişkin umut veriyor. Nedensellikleri güçlü kurulmuş kurguları sağlam öykülerin kimilerin adlarını örnek vermek gerekirse; Sarı Çizmeler, İshak Baba, Sığınmacı, Çatışkı, Yitikler, Başlangıç...Korkmayan, gerçeklerin altında ezilmeyi seçmeyen insanların öyküsü hepsi de.

Hepimizin yaşamnından bir parça bulabileceği bu insan sıcağı öyküler yaşamımıza biraz daha farklı göz atmamızı sağlayacak. Eleştirmen Cengiz Gündoğdu da kitaba ilişkin şöyle diyor:

“Leyla Civil’in öyküleri… gerçekçi geleneğin çizgisini sürdürüyor Leyla Civil. Gerçekçi bir yöntemle, diyalektik akış içinde insanı anlatıyor. Kapitalizm çarkında yok olan insanlar… Sömürüye karşı savaşım verenler. Zor koşullarda bile umudunu yitirmeyen insan…”

74 s.
İstanbul, 2016

anna.jpg
al-(11)-001.jpg

Anna Seghers
TRANSİT
Everest Yayınları

"Nereye gitmeyi ümit edebiliriz? Artık güvenli bir cennet kalmadı, hayata yeniden başlayabileceğimiz veya geçmişteki haksızlıkları silebileceğimiz 'başka kıtalar, hayali kentler' yok. Bu kitabın yeniden keşfi bizler için bir ayılma anı ve aynı zamanda bir ikazdır: Seghers'in vaktiyle dikkat çektiği büyük tehlike bizim artık 'normal' gördüğümüz durumdur."
-Peter Conrad-

Kaçış, sürgün ve mültecilik gibi güncelliğini bugün de koruyan sorunları ele alan en önemli modern klasiklerden biri olan Transit, belgesel ile kurmacayı bir araya getiren sarsıcı bir roman. Kitap, Anna Seghers'in kendi deneyimlerine ve kaçış hikâyesine dayanıyor. Yahudi kökenli Seghers, Nazilerin işgali sırasında Fransa'da yaşayan bir komünistti. Aralarında André Breton ve Claude Lévi-Strauss'un da bulunduğu kaçaklarla birlikte Marsilya'dan Meksika'ya ulaşmayı başardı. Bu çarpıcı kaçış öyküsü ve sürgün, Transit gibi etkileyici bir romanın ortaya çıkmasını sağladı.

1937 yılında bir Nazi toplama kampından kaçan Seidler sonunda kendisini Marsilya'da bulur. Burası, Amerika'ya ulaşmak isteyenlerin kaderini belirleyecek, çeşit çeşit dramların yaşandığı, transit vizesi alma çabasında insanlık sınavı verilen son duraktır. Seidler tesadüf eseri Weidel adlı yazarın kimliğine bürünür. Almanların geldiğini öğrenen Weidel bir otel odasında intihar etmiş; adını, yazdıklarını, transit vizesini hatta hayatının yaşamadığı kısmını adeta Seidler'e miras bırakmıştır! Weidel karakterinde, vize alamayacağını anladığında, Pasajlar'ın notlarıyla ağzına kadar dolu bavulunu geride bırakarak Portbou'da intihar eden Walter Benjamin'in gölgesini görmemek olanaksızdır.

"1942 yılında tamamlanan bu roman, bana göre Seghers'in yazdığı en güzel romandır. 1933 sonrası edebiyatımızda bu türden bir kesinlikle ve neredeyse kusursuz biçimde yazılmış pek fazla roman sayabileceğimi sanmıyorum."
-Heinrich Böll-

167 s.
İstanbul, 2016

jose.jpg
al-(11)-001.jpg

Jose Saramago
MIZRAKLAR, MIZRAKLAR TÜFEKLER, TÜFEKLER
Kırmızı Kedi

"Silah sanayinde neden hiç grev olmaz?" Saramago, ömrünün sonlarına doğru kafasını kurcalayan bu soruya yanıt aramak için, tamamlayamadığı bu son romanına başlıyor. Romanın çıkış sorusu son derece yaşamsal ve güncel bir etik anlam taşımaktadır: Silah üreten fabrikaların karanlık geçmişi, her türlü grev girişiminin kanlı bir şekilde bastırıldığını göstermektedir. Silah fabrikalarında hiç durmayan ve zorla sürdürülen bu üretim, aslında dünyada asla bitmeyen savaşları da temsil etmektedir.

Bir silah fabrikasında çalışan ve ağır silahlar bölümüne terfi etmek dışında bir amacı olmayan Artur, acaba idealist karısı Felícia'nın peşinden gidip, görev aşkıyla çalıştığı fabrikanın İspanya İç Savaşı'nda oynadığı karanlık rolü deşifre edecek midir? Yani Saramago'nun metinlerinde sıkça vurguladığı bir ilkeyi, "çöküş koşullarında bir erdem isyanı başlatmayı" başarabilecek midir?

Saramago'nun romanı yazma sürecinde aldığı notlar, usta bir yazarın romanını kurgularken aklından geçenlere ışık tutuyor ve kitapta yer alan Saramago üzerine yazılmış diğer metinlerle birlikte, okuru romanı tamamlamaya, sorulan etik soruların peşinden gitmeye davet ediyor.

130 s.
İstanbul, 2016

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)