• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 7 °C
  • Adana 8 °C
  • Antalya 5 °C

Yeni durumda demokratik muhalefet sokakta örgütlenmeli

Torun Ahmet TÜRKMEN

Nasıl bir süreçten geçtiğimizin farkında olmamız gerektiğine inanıyorum. Artık olağanüstü bir dönemin yaşanmakta olduğunu, yarının bugünkü yaşadıklarımızı aratabilecek özellikler taşıdığını görmemiz gerekiyor.

Yeni dönemin yeni olanakları da bağrında taşıdığının bilincinde olarak, toplumsal algının son derece dikkatli bir şekilde takip edilmesi ve dönemin önceliklerinin iyi gözetilmesi gerektiğine inanıyorum.

Artık şunu net bir şekilde ifade edebiliriz; Türkiye’de siyasi İslamcı, faşizan, tüm siyasal karşıtlarını baskı ve şiddetle yok etmeyi düşünen bir dikta rejimiyle karşı karşıyayız.

Tam anlamıyla Dünya literatüründeki dikta tanımlamasına yüzde yüz uymayan bir yapı söz konusu. Uzun ve sancılı bir süreç yaşayabiliriz. Ama tüm dikta rejimlerinin ortak özelliği olan, karşıtlarını yok etme, baskı, şiddet, hak ve özgürlükleri yok sayma niteliklerine sahip.

Bu tanımı sadece biz yapmıyoruz. Son Amerika ziyaretinde ortaya çıktığı ve satır aralarında ifade edildiği gibi ABD ve batı ülkeleri de bu görüş etrafında konsensüse varmış gözüküyorlar.

Bu durum yeni bir olgudur. Her yeni şeye yeni tanımlamalar getirme zorunluluğu ortaya çıkmış gözüküyor. Olguları doğru tahlil edip doğru çıkarımlar yapmak zorundayız. Bu yapılmadığında ortaya çıkacak tablo istenmeyen sonuçlara, siyasi tablonun daha da karanlık noktalara sürüklenmesini getirebilir.

Bu noktadan itibaren, AKP iktidarı tarafından parlamenter sistemdeki kontrol edemediklerini düşündükleri kurumlara dönük yeni uygulamaların daha belirgin bir şekilde gündeme getirilebileceğini düşünebiliriz.

Parlamento zaten işlevsiz hale getirilmiş. Yargı kontrol altında, kuvvetler ayrılığı ilkesi kuvvetler birliği haline dönüştürülmüş. İktidar sahipleri bu durumu saklama gereği bile duymuyorlar. Tam bir güç zehirlenmesi içinde bulunuyorlar. Bir iktidar milletvekili açık açık “Yasama bizde, yargı bizde, yürütme bizde” diyebiliyor. Dolayısıyla, sistemin değiştiğini ifade etmiş oluyorlar.

Medya büyük oranda susturulmuş, son olarak “tarafsız” görüntüsü ile övünen Hürriyet gazetesi de kontrol altına alınmış, bünyesindeki demokratik unsurlar ve onların gözetiminde yapılan yayınlar ya ortadan kaldırılmakta ya da işlevsiz hale getirilmektedir.

Sağduyunun sesi olarak tanımlanan “Anayasa Mahkemesi"ne dönük her an operasyon beklentisi hakim. Bu noktada Devlet bahçeli ile birlikte bir yol arayışı içerisinde oldukları konuşuluyor.

Tablo bu. Şimdi her zamankinden fazla akli ve akıllı davranmak zorundayız. Birliğimizi ve birlikteliklerimizi her zamankinden fazla gözetmeliyiz.

Şimdi diktatörlüğe karşı olan tüm güçlerle birlikte tek bir noktaya odaklanma zamanı. Diğer olgu ve sorunların buna bağlı değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

İğdiş edilmiş, tek bir kişinin, ona mutlak bağlı bir partinin mutlak kontrolünde olan, kurulları çalıştırılmayan, emir komuta ile çalışan bir AKP parlamento grubunun  olgusuyla karşı karşıyayız.

Bu durumda Siyasal partiler, toplumsal duyarlılığı olan kurumlar ve şahısların önünde toplumsal muhalefeti örgütleme dışında bir seçenek kalmıyor. Henüz var olan yasalardan kaynaklanan demokratik haklar iyi değerlendirilmek zorunda. Toplumsal, demokratik muhalefet gerektiğinde sokağa inmelidir.

Sokak meşrudur. Sokak insanların olduğu her yerdir.  

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.