• BIST 101.090
  • Altın 200,828
  • Dolar 4,7878
  • Euro 5,6116
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 28 °C
  • İzmir 27 °C
  • Adana 27 °C
  • Antalya 27 °C

Yıldırım'dan CHP'ye çağrı: Gelin birlikte referanduma gidelim

Yıldırım'dan CHP'ye çağrı: Gelin birlikte referanduma gidelim
Başbakan Yıldırım başkanlı tartışmalarına ilişkin " CHP'ye bir kez daha çağrıda bulunuyorum. Gelin millete birlikte gidelim" dedi.

Başbakan Yıldırım başkanlı tartışmalarına ilişkin "MHP milli bir irade sergilemiştir. Meseleye millet son noktayı koysun. Millet ne derse o olsun. Kimse milletin kararından korkmasın, önünden kaçmasın. CHP'ye bir kez daha çağrıda bulunuyorum. Gelin millete birlikte gidelim" dedi.

BAHÇELİ'YE ÖVGÜ

Başbakan Yıldırım, "MHP'nin, devletin ve ülkenin karşı karşıya olduğu sorunu görüp meseleye milletin son noktayı koyması yönündeki yaklaşımı doğrusu takdire şayandır. MHP, başkanlık sistemine karşı olabilir, parlamenter sistemin devamını da istiyor olabilir ancak kararı millete bırakmak gibi son derece önemli, son derece milli bir yaklaşım sergilemiştir." dedi.

BAŞKANLIK MESELESİ

Afyonkarahisar'da yapılan Ak Parti istişare toplantısında konuşan Başbakan Binali Yıldırım, Başkanlık sistemi tartışmalarına ilişkin, "MHP milli bir irade sergilemiştir. Meseleye millet son noktayı koysun. Millet ne derse o olsun. Kimse milletin kararından korkmasın, önünden kaçmasın. CHP'ye bir kez daha çağrıda bulunuyorum. Gelin millete birlikte gidelim. Başkanlık meselesi, ne Recep Tayyip Erdoğan'ın ne de Ak Parti'nin meselesidir. Bu iş milletin, ülkesinin işidir. Devletimizin beka meselesidir. Sistem tartışmalarını artık geride bırakıp geleceğe bakalım. Hedefimiz, sonuna kadar demokrasi, özgürlük" dedi. 



'Bizim cumhuriyet, cumhura sevgimizi siz mi sorgulayacaksınız?'

Ankara Valiliğinin güvenlik nedeniyle 30 Kasım'a kadar toplantı ve gösteri yürüyüşlerine kısıtlama getirdiğini anımsatan Yıldırım, "Bunun tek gerekçesi var, milletin güvenliği. Şimdi CHP'den bazıları 'AK Parti 29 Ekim kutlamalarını, 10 Kasım anmasını engellemek için böyle bir karar aldı' diye milletin gözünün içine baka baka yalan söylüyorlar. Allah aşkına, bizim Cumhuriyet, cumhura sevgimizi siz mi sorgulayacaksınız ya da ölçecek kalibrede misiniz? Cumhuriyet hamasetle büyümüyor. Cumhuriyet çalışmakla, üretmekle, millete hizmetle büyür." ifadelerini kullandı. 

'Avrupa unutmasın, fazla naz aşık usandırır'

Avrupa Birliği'ne (AB) üyelik yolunda önemli reformların AKP iktidarları döneminde gerçekleştirildiğini iddia eden Başbakan Yıldırım, AKP hükümetlerinin her zaman reform ve dönüşüm hükümetleri olduğunu belirtti. AB reform sürecinin her zaman gündemlerinde öncelikler arasında yer aldığını ve almaya devam edeceğinin altını çizen Yıldırım, şu ifadeleri kullandı:

 "AB için vizyonlu bir gelecek ancak Türkiye ile mümkündür. Siyasi, ekonomik konularda küresel rol almak isteyen bir AB bunu ancak Türkiye ile başarabilir. Bu nedenle vize serbestisi dahil tüm konular AB'nin Türkiye hakkında verdiği kararlar olmanın ötesine geçmekte ve kendi geleceği hakkında vereceği kararlara dönüşmektedir. Türkiye yarım asrı geçen süredir AB üyeliği yolunda çalışmalarını sürdüren bir ülkedir. Üzerine düşeni fazlasıyla yapmıştır. Bundan sonra karar AB'nindir. İster Türkiye'nin birliğe girmesi yönünde irade kullanırlar isterse başka bir iradeyi tercih edebilirler. Karar onların. Türkiye'nin alternatifleri her zaman vardır. Avrupa unutmasın, fazla naz aşık usandırır." diye konuştu.

'FETÖ terör örgütünün hiçbir mensubu AK Parti içinde barınamaz'

Başbakan Yıldırım, "FETÖ terör örgütünün hiçbir mensubu, bizim AK Parti teşkilatının içinde yer alamaz, barınamaz. Bu teşkilatta teröristlere hiçbir zaman yer olmadı ve asla olmayacak. Eğer sızmalar varsa onları da temizlemek konusunda zerre kadar tereddüdümüz olmaz." diye konuştu.

Yıldırım, şu ifadeleri kullandı:

"Muhalefet temsilcileri çıkıp AK Parti'nin içişlerine yönelik ileri geri laflar ediyorlar, değerlendirmeler yapıyorlar. Siz AK Parti'yi bırakın da kendi partilerinize bakın. AK Parti, istişarelerinde zaten eleştirisini de öz eleştirisini de yapar. Siz ne yapıyorsunuz, kimin tarafında duruyorsunuz, onun izahını yapın. FETÖ ile kol kola girenlerin, FETÖ'nün avukatlığını yapanların, FETÖ'nün sözcülüğünü yapanların, mağdur edebiyatı yapanların bize söz söylemeye hakları da yok hadleri de yok."

 'Buradan bankalara ve iş çevresine söylüyorum'

Vatandaşlara ve özellikle iş alemine çağrıda bulunan Başbakan Yıldırım, "Kendinizden eminseniz korkmayın, eğer bu örgütle öyle veya böyle ilişki içerisine girmemişseniz asla tereddüt etmeyin, korku yaşamayın, size hiçbir şey olmaz." dedi.

Yıldırım, FETÖ'nün bir amacının da iş dünyasını tedirgin etmek ve ekonomiye zarar vermek olduğuna değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Buradan bankalara ve iş çevresine söylüyorum. Bizim amacımız, işletmeleri yok etmek değil, orada çalışan mağdurları perişan etmek değil. Bizim amacımız eğer şirketlerde, iş yerlerinde FETÖ ile ilişkisi olanlar varsa, onları oradan çekip almak ve gerekli cezayı vermektir. Yoksa kişileri bırakıp, kurumları cezalandırmak çok büyük haksızlık olacağı gibi bir anlamda kendi ayağımıza da kurşun sıkmaktır, iş alemimizi ve ekonomimizi baltalamaktır.

Savcılarımız, karar vericiler bu konuda özellikle dikkat etmek zorundadır. Bu işlemleri yaparken toptancı bir anlayışla değil, mutlaka kılı kırk yararak, suçluyu suçsuzdan ayırarak karar vermeleri gerekiyor. Adalet Bakanlığımız da bu işin takipçisi olmak durumundadır."

'Aşiretler sahaya indiler'

Yıldırım, "Terör örgütüne destek veren belediyelerin yönetimlerini değiştirdik, bundan sonra da aynı desteği veren bütün belediyeleri değiştirmekten asla tereddüt etmeyeceğiz. Böylece belediyelerden terör örgütüne akan paraları durdurmuş olduk. Bölgedeki aşiretler, terörün bitmesi konusunda artık daha kararlı, seslerini daha fazla yükseltmeye başladılar ve aşiretler sahaya indiler." dedi.

'5 bin kilometrekarelik bir alan bütün terör unsurlarından temizlenecek'

Fırat Kalkanı Harekatı'nın Özgür Suriye Ordusu öncülüğünde gerçekleştiğini, Türk Silahlı Kuvvetlerinin de gereken lojistik desteği sağladığını anlatan Yıldırım, "Bu temizlik harekatı yeterli güvenli alan oluşturuluncaya kadar devam edecek. Takriben 5 bin kilometrekarelik bir alan bütün terör unsurlarından temizlenecek. Irak'ta, Suriye'de istikrarın sağlanması, DEAŞ'tan PYD'den, YPG'den, PKK'dan bölgenin temizlenmesi ve ülkemize sızmaların önlenmesi için gereken her türlü tedbiri aldık, almaya devam ediyoruz" diye konuştu.

Türkiye'nin, Irak ve Suriye'nin toprak bütünlüğünden yana olduğunu her fırsatta, her zeminde dile getirdiklerini aktaran Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Coğrafyamızda kan ve gözyaşı artık sona ersin istiyoruz, kardeş kanı dökülmesin istiyoruz. Coğrafyamızın 2. Dünya Savaşı sonrasında olduğu gibi parsel parsel yeniden bölünüp parçalanmasını istemiyoruz. Başika'da DEAŞ'a karşı bu zamana kadar etkin mücadele sürdürüldü. Başika Kampı'ndaki askerlerimiz, bölgede eğitim veriyor. Burayı Irak topraklarından ülkemize yönelecek terör saldırılarını önlemek açısından çok önemli görüyoruz. Biz bu kampı boşaltırsak ülkemize yönelik terör saldırılarının da önünü açmış olacağız. Terör örgütlerinden başkasına yaramayacak bu talebi asla ve asla dikkate almayacağız. Ayın şekilde Fırat Kalkanı, tüm hızıyla devam ediyor. İnşallah DEAŞ örgütünü hem Suriye'de hem Irak'ta temizlemek için koalisyon güçleriyle bir yandan, bir yandan da kendi imkan ve kabiliyetimizle sürdürüyoruz."

'Irak'ta yeni Kerbelalar yaşanmasını istemiyoruz'

Başbakan Yıldırım, Irak meselesinin Türkiye'ye yabancı bir mesele olmadığını dile getirerek, şu değerlendirmede bulundu:

"Irak, kardeşlerimizin meselesidir. Komşularımız Irak'ın, Suriye'nin, Ortadoğu'nun geleceği, bu coğrafyanın ortak geleceğidir. Ayrıca kültürel coğrafyamızda yaşanan hiçbir zulme, haksızlığa ve işgale kayıtsız kalamayız. Kültür coğrafyamızda kardeşlerimizin yaşadığı her acı bizim de acımızdır. Bugün 3 milyon Suriyeli kardeşimiz, bizim misafirimizdir. Bu durum, sözlerimizin samimiyetinin ve gerçekliğinin en güzel ispatıdır. Irak'ta yeni Kerbelalar yaşanmasını istemiyoruz. Hepimiz Ehli Beyt aşığıyız, Kerbela'daki acıyı hala içimizde hissediyoruz.

Hepimiz, İslam'ın şerefiyle müşerref olmuş insanlarız, Müslümanız. Biz, bu dünyadan, ahirete gittiğimizde mezhebimizle yargılanmayacağız. Bizi bağlayan tek şey var, dinimizdir, Rabbimiz'dir, peygamberimizdir, gerisi teferruattır. Kimse mezhepleri öne çıkarmasın. Mezhepleri öne çıkarmak, bu bölge için yapılabilecek en büyük kötülüktür. Bugün Irak'ta yapılmaya çalışılan maalesef bir mezhep savaşının kapısını aralamaktır. Türkiye olarak biz, buna dikkat çekiyoruz yoksa bizim Irak'ın toprak bütünlüğüne, devletinin parçalanmasına ve bölünmesine yönelik asla ve asla bir düşüncemiz olamaz."

'Bütçenin merkezinde insan var, yatırım var'

Başbakan Yıldırım, "2017 bütçemizi Meclise sunduk. Her zaman olduğu gibi bütçenin merkezinde insan var, yatırım var. Önümüzdeki dönemde mali disiplini de kararlılıkla sürdüreceğiz. 2017'de bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 1,9 civarında olacak. 2017 bütçesinde yine en büyük payı eğitime ayırdık. Bütçenin yüzde 22'si, yani 122 milyar lira eğitimin. Hatırlayın bu, 2002'de sadece 11 milyardı. Geçen yıla göre yatırım ödeneklerini de yüzde 30 artırıyoruz. KOBİ'lerimize 1 milyar 100 milyon lira destek vereceğiz." diye konuştu.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      İlgili Haberler
      Diğer Haberler
      1234567
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)