• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 9 °C
  • Adana 6 °C
  • Antalya 13 °C

Yobazlık ve içki düşmanlığı!

Merdan YANARDAĞ

Önceki gün Adana Valiliği "Rakı Festivali" diye bilinen ve yıllardır Çukurova insanın büyük ilgi gösterdiği etkinliği yasakladı. 

Tayyip Erdoğan ise, daha üç ay önce bir konuşmasında içki içen bilim insanlarına, akademisyenlere ve aydınlara saldırmıştı.

Önce resmi sıfatı cumhurbaşkanı olan Tayyip Erdoğan'dan başlayalım. Erdoğan, akademisyenler için şöyle demişti; “Koca koca profesörler, işçi sigara içiyor. Ya siz nasıl profesörsünüz?”

Lafa bakar mısınız!

Aşağılayıcı, dışlayıcı, suçlayıcı ve saldırgan...

İşareti alan Adana Valisi durur mu! O da yaptığı açıklamada, "Biz içki içilmesini istemiyoruz" dedi.

Size ne ya! Söyler misiniz, size ne?

Bu ülkede içki içmek yasak mı? Dünyada içki içmenin yasak olduğu tek bir demokratik ülke var mı? İsteyen içer isteyen içmez.

İçki içtiği için çevresine, yakınlarına zarar verenler varsa, bunu cezalandıran yasalar da var.

Siz dinci önyargılarınız nedeniyle insanların yaşam tarzlarına müdahale edebileceğinizi ve herkese her istediğinizi söyleyebileceğinizi mi sanıyorsunuz? 

Siz insanlara hakaret etme, onların yaşam anlayışını sorgulama hakkını nereden alıyorsunuz?

Bu zihniyet dünyası, kasaba yobazlığı e cehaletten beslenen ilkel bir anlayış değil de nedir?

Biliyoruz ki, içki zararlı değil, aşırı içki zararlıdır. Tıpkı aşırı tüketilen her şey gibi… Bu bilimsel olarak kanıtlanmış bir olgu.

Emin olun ki, içki içenler bu dünyada insanlık için aşırı dincilik (dindarlık değil, dincilik), yobazlık ve mezhepçilik kadar tehlike yaratmadı.

Örneğin; Irak ve Suriye’de insanlık dışı katliamlara imza atanlar, tekbir getirerek insan boğazı kesenler, kadınları Musul pazarında açık artırmayla satanlar hiç içki içmiyor.

Onlar mı daha tehlikeli, akşamları kimseye zarar vermeden iki kadeh içenler mi?

Siz sırf içki içtiği için bir bilim adamının, bir akademisyenin, bir subayın, bir esnafın, bir işçi ya da köylünün, Adana'da festivale katılacak bir Çukurovalının; şeriatçı bir IŞİD üyesi kadar insanlara zarar verdiğini gördünüz mü?

Suruç'ta üniversite öğrencisi gençlerimizi, Ankara'da Gar meydanında 102 solcu ve muhalif yurttaşımızı katledenler sarhoş muydu ayyaş mı? 

Onlar, Erdoğan ve AKP iktidarı üzerini ne kadar örtmeye çalışırsa çalışsın, kendileriyle ideolojik akrabalığı olan dinci teröristler ve IŞİD üyesi cihatçılardı.

Sayın Erdoğan, farkında mısınız, sizin himaye ettiğiniz dincilik (dindarlık değil, dincilik)  bu toplum ve insanlık için çok daha zararlı ve tehlikeli.

***

Dünyada, dini siyasallaştırarak kutsal, değiştirilemez, eleştirilemez ve sorgulanamaz inançlara (doğmalara) göre devleti ve toplumu yönettiği için gelişip kalkınan tek bir ülke var mı?

İslam dünyası sizce neden derin bir ilkellik, yoksulluk, cehalet ve sefalet içinde kıvranıyor? Neden?

Hiç düşündünüz mü, niçin bu dünyada Türkiye’den daha gelişkin bir İslam ülkesi yok?

Müslüman toplumlar neden utanç verici bir zavallılık içinde ve Batı'nın kulu kölesi halinde yaşıyor?

Suudi Arabistan ve Körfez Emirlikleri, muazzam petrol gelirlerine karşın, neden hala Ortaçağ karanlığını aşamadı?

Neden bilimde, teknolojide, kültürde, sanatta, sporda ilerlemiş tek bir İslam ülkesi bile göremiyoruz?

Bunun nedeni, sizin büyük bir kin duyduğunuz ve yıkmak için elinizden geleni yaptığınız Cumhuriyet Devrimi olabilir mi?

***

Cumhuriyet Türkiye’si, İslam’ın Ortaçağını aşmaya çalışan ve bunu büyük ölçüde gerçekleştiren tek ülkeydi. İslam dünyasının parlayan yıldızıydı.

Siz bu yıldızı soldurdunuz.

Biz onu aydınlanmacı, toplumcu ve özgürlükçü temellerinin üzerinde yeniden kuracağız. 

Ve o gün kadehlerimizi -kiminde şarap kiminde meyve suyu olsa da- bu halk için, insanlık için ve mazlum müslüman milletler için kaldıracağız.

Göreceksiniz!

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.