• BIST 106.825
  • Altın 145,536
  • Dolar 3,5179
  • Euro 4,1308
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 20 °C
  • İzmir 30 °C
  • Adana 27 °C
  • Antalya 26 °C

Yüksek Seçim Kurulu’na 15 Net Soru

Deniz YILDIRIM

Hiç kuşkusuz referandumun örgütlenmesinden sonuçlanmasına kadar geçen sürecin siyasal galibi HAYIR ve şimdi bunu sayısal olarak da tescil ettirmek için uğraşan milyonlarız.

Siyasal analiz için zamanımız var; öncelikli görevimiz sayısal olarak da hakkımızı tescil ettirmektir. Öyleyse odak daraltalım.

Görünen şu: Yüksek Seçim Kurulu seçim sandıkları açılmaya başladığında kurulun AKP’li üyesinin “mühürsüz pusulalar da geçerli sayılsın” talebini resmi, imzalı bir karara bile dayandırmadan apar topar almış ve referandum sonuçlarını şaibeli hale getirmiştir.

Yanıtlanması gereken ve yanıtlanmaması durumunda halkın rejim değişikliği öngören referandum sonuçlarını artan oranda sorgulayacağı görülen sorular var. Madem YSK itirazları görüşmek üzere toplanacakmış, şu soruları da yanıtlasın mümkünse.

1) Seçim Kanunu açıkken; 12 Nisan Perşembe günü ilçelerde Sandık Kurul Başkanları’na verilen eğitimde ısrarla altı çizilmişken ve dağıttığınız genelgede de mühürsüz pusulaların geçersiz olacağı yine kanuna dayalı olarak yazılmışken son anda böyle bir değişikliği yapma hakkını kimden, nereden alıyorsunuz? Kendinizi kanunun ve halk iradesinin tam tecelli etmesine dönük arayışların üstünde görme gücünüzün kaynağı nedir?

2) Yaklaşık olarak 1.5 ile 2.5 milyon arasında mühürsüz oy pusulasının kabul edildiği söyleniyor. Bu da yaklaşık 10 bin sandık demek. 10 bin sandık kurulunun aynı anda pusulaların arkasını mühürlemeyi unutması mümkün müdür? Ve Türkiye’de bu uygulama yeni olmadığına göre, bu oranda bir “unutkanlık” neden daha önceki hiçbir seçimde gerçekleşmemiştir?

3) Yine belirtildiğine göre mühürsüz pusulaların ağırlıklı olduğu bölgeler Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki sandıklardır. 10 bine yakın sandık kurulunun mühürlemeyi tesadüfen unuttuğu bir ortamda, bu unutuşun ülke geneline dengeli dağılması gerekmez mi? Neden ve nasıl özel olarak bu iki bölgede “unutulmuştur?”

4) Eğer böyle değilse, neden kaç sandık kurulunun mühürsüz pusula uygulaması yaptığını açıklamıyorsunuz?

5) 2014 yerel seçimlerinde Bitlis Güroymak ve Aydın Buharkent’te tek sandıktan çıkan mühürsüz pusulalara AKP’nin yaptığı itirazları kabul ederek seçimleri iptal ettiniz. 2014’te geçerliyken şimdi geçersiz olan bu kuralınızda belirleyici kanun mudur yoksa AKP’nin öncelikleri midir?

6) Yurtdışından gelen sandıklarda çıkan mühürsüz oyları geçersiz sayarken yurtiçinde geçerli saymanızın ve sonra bu çelişkinin sizi zora sokacağını görüp yurtdışından gelenleri de geçerli sayma telaşınızın kaynağında ne yatmaktadır?

7) Kurulunuz yeni ihaleyle 450 bin adet Tercih yazılı mühür bastırmış ve tüm sandık kurullarına bunlardan ikişer adet dağıtmışken Evet mührü nasıl sandık kurullarına ulaşmıştır ve Evet mührünü neye dayanarak kabul ediyorsunuz?

8) İki tercihin olduğu ve tercihlerden birinin de Evet olduğu ortamda Evet yazılı mührü nasıl geçerli kabul ediyorsunuz?

9) Genel seçimlerde Adalet ve Kalkınma Partisi yazan mühür de dağıtacak mısınız?

10) Mühürsüz pusulaların da kabul edilmesiyle ilgili başvuruyu sandıklar kapanır kapanmaz neden AKP’li üye yapmıştır?

11) Aynı AKP’li üye bugün basına yansıyan açıklamalarında seçimin iptaliyle ilgili olarak, kurulunuzun iradesinin yerine ve hatta önüne geçerek “rüyanızda görürsünüz” açıklaması yapma cesaretini kimden, kimlerden almaktadır?

12) Biz “Hayır oyu çıkan mühürsüz pusulaları da iptal edin” diyebiliyoruz. Özel olarak AKP’li üye ve elbette kurulunuz yanıtlamalıdır: Mühürsüz pusulalarda Evet oyunun çok olduğundan nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz? Elinizde bu oyların sayısı mı var?

13) Bu soruyu tekrar soruyoruz: Neden mühürsüz oy kullanılan ve oyları geçerli sayan sandık kurullarının listesini, sayısını ve bölgesel dağılımını açıklayıp kamuoyundaki tartışmayı sonlandırmıyorsunuz?

14) Sizin bir cep telefonu mesajıyla, hiçbir devlet ciddiyeti içermeyen, yazılı bir karara dayanmadığı gibi kanuna da aykırı bir uygulamayı maç biterken kurullara bildirmenizden sonra kaç sandık kurulunun açılan pusulaların arkasına mühür vurduğunu saptayabiliyor musunuz?

15) Bu soruları gidermeden, halkın en az yarısının aklındaki ciddi şüpheleri ortadan kaldırmadan bir daha bu ülkede yapılacak hiçbir seçimin güvenilir kabul edilmeyeceğini görmüyor musunuz? Türkiye’ye bu denli büyük kötülüğü yapma hakkınızı kendinizde buluyor musunuz?

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Yazarın Diğer Yazıları
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)