• BIST 109.049
  • Altın 156,292
  • Dolar 3,8656
  • Euro 4,5580
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 9 °C
  • Adana 11 °C
  • Antalya 11 °C

Yusuf Kaplan: Adam kıtlığı döneminde, adam gibi adamlar yok ediliyor

Yusuf Kaplan: Adam kıtlığı döneminde, adam gibi adamlar yok ediliyor
TRT Diyanet'te yayımlanan 'Neden' programında AKP'yi eleştiren Kaplan bugünkü köşesinde içini döktü.

İktidara yakın yayın politikası ile bilinen Yeni Şafak gazetesi yazarı Yusuf Kaplan, hükümeti ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın danışmanlarını ağır ifadelerle eleştirmişti.  
TRT Diyanet'te yayınlanan "Neden" programında, AKP'nin Suriye ve Mısır'da hata yaptığını belirtip "Yeter ya, batırdılar memleketi" diyen Kaplan programın ardından ak trollerin yeni hedefi haline gelmişti. Kaplan Yenişafak Gazetesi'ndeki köşe yazısında kendini savundu. AKP'nin Türkiye'yi getirdiği durumu 'Kaht-ı rical' dönemi olarak adlandırdı. (Kaht-ı rical: Adam kıtlığı, adam gibi adamların yokluğu, yok edilmesi demek.)

Yusuf Kaplan'ın AKP'yi sert dille eleştirdiği programın görüntüleri;

Öte yandan geçtiğimiz gün yayımlanan programda Erdoğan'ın Başdanışmanı Yiğit Bulut'a da gönderme yaparak, "Jölelilerle, şunlarla, bunlarla gaz veriyorlar; memleketi batırdılar" eleştirisi yapan Kaplan'ın bugünkü yazısında "Karakter sahibi insanlara su kadar, ekmek kadar ihtiyaç hissettiğimiz zorlu bir zaman diliminde, karakter sahibi insanların karakter suikastına tâbi tutulması yeteri kadar düşündürücü hatta ürpertici!" ifadelerini kullanması dikkat çekti. 

Kendisine İslam Devleti'nin dört halifesini örnek aldığını öne süren Kaplan yazısını şu ifadelerle noktaladı; 

"Genelde her mü'min'in, özelde ise öncü insanların, liderlerin etrafında dört büyük sahabe örneklik eder, ermelidir bize.
Sağına sadakat timsali Hz. Ebubekir karakteri, soluna adalet timsali Hz. Ömer karakteri, önüne ahlâk timsali Hz. Osman karakteri, arkasına ise cesaret timsali Hz. Ali karakteri yerleştirmeli ve onsan sonra yola çıkmalıdır Müslüman.
İşte o zaman yıkılmaz sanılan duvarlar yıkılır, açılmaz sanılan kapılar açılır ardına kadar...
Yine işte o zaman karanlığın en zifirî noktaya ulaştığı ânda, şafak atar ve “şafak bulutları”, insanlığa kanatlandırıcı bir rahmet ve diriltici bir hakikat ışığı sunar.
Bu insanlar var aramızda. İşte Sezai Karakoç, yaşayan sahabeyi andıran çığır-insandır. Onun sözleri dikkate alınmalı, söylediklerine dikkatle kulak kabartılmalıdır.
Bendeniz kendimi bu insanlardan biri olarak görmüyorum. Bu insanlar gibi olmaya çalışan, cehdeden, fikir, oluş ve “varoluş” (hiçleşme) çilesi çeken, o yüzden bu dünyayı elinin tersiyle iten, kendisini sadece hakikate kilitleyen, mevzi'yi koruma savaşı veren, insanlığın yükünü omuzlarında hisseden âciz bir kul olarak görüyorum.
Ortalığın çakallardan, yalakalardan geçilmediği zor zamanlarda hakikat bayrağı yere düşmesin, hakikat bayrağını yeniden göndere çekecek yolculuk sekteye uğramasın diye sadece hakikati hatırlatan hakikat insanlarına saldırmak, karakter suikastine tâbi tutmak bir “toplum”u intiharın eşiğine sürüklemek anlamına gelir. Vesselâm.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)