• BIST 108.953
  • Altın 144,354
  • Dolar 3,4810
  • Euro 4,1079
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 14 °C
  • İzmir 22 °C
  • Adana 23 °C
  • Antalya 25 °C

Zamana karşı, 'Zaman'la beraber...

Zamana karşı, 'Zaman'la beraber...
"Dün karanlık güçler tarafından “FETÖ’cü bir yayın organı” ele geçirilmedi; Zaman gazetesine geçmişte kurduğu kumpaslar uğruna balyoz indirilmedi. Tam aksine, bu iktidarın kutularda gizlediği “sırları” gözler önüne serdiği için indirildi."

Taner Timur
Yoksa bu ülkenin en demokrat gazeteleri Cumhuriyet ile Sözcü mü? 

Baksanıza Zaman Gazetesi’ini Erdoğan’ın hizmetine sunan operasyona en şiddetli tepkiler bu gazetelerden geldi. Yıllardır karşı çıktıkları başörtülü kızları bu kez kanlar içinde, yerlerde sürüklenirken görünce yürekleri sızlamış, isyan ediyorlar. “ ‘Başörtülü bacılar’ yerlerde!” diyor, Cumhuriyet gazetesi; Sözcü ise kanlı resimlerin altına “Kabataş yalandı; bu gerçek!” başlığını uygun görmüş. 

Zavallı Zaman!

O da bugün, sessiz sedasız, “yeni demokrasi”nin kendisinden beklediği bir başlıkla yayınlanmış: “Köprüde tarihi heyecan!”. Üçüncü Boğaz köprüsünün 9 metrelik son tabliyesi de bugün konulacakmış. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılacağı bir törenle!.. Alt başlık da daha geniş bir koalisyonun programı: “Dokunulmazlıklar kaldırılsın!” Burada da “Devlet” konuşuyor; Devlet Bahçeli!.. 

Bunlar böyle; fakat “muhalefet” saflarından farklı sesler de geliyor. Örneğin Aydınlık Gazetesi. Onlar gayet memnun; kararı alkışlıyor ve “Bu mu gazetecilik?” diye soruyorlar. Sanki kararı kendileri almışlar? Öyle ki attıkları sevinç çığlığına Yeni Şafak, Star ve Yeni Akit gibi gazetelerde bile rastlayamıyoruz. Demokratik hukuku değil de, aşiret hukukunu, “vandetta”yı savunur gibi bir halleri var. 

Bitmedi; bir de Ahmet Hakan gibi, bu “başı sonu belirli” olmayan, “tanımlanamayan” belaya karşı “verilen mücadelenin tam yanındayım” diyenler var. Yani orta yolcular. Vur, diyorlar, ama “mazlum” haline getirme; zaten kötü olan insan hakları karnemizi daha da kötüleştirme! Kısaca, akıl veriyorlar. Sanki Anayasa Mahkemesine savaş açmış bir kafanın böyle bir akla ihtiyacı varmış gibi? Tam da CNN Türk’te aynı yönde tasfiyelerin gerçekleştirildiği bir sırada. Kapital’de sözü edilen, “egoist hesabın buzlu sularında” yapılan adi pazarlıklarla..

***

Peki, yıllardır iktidar ve yandaşlarının bir türlü baş edemediği, her taşın altından çıkan bu “paralelci” yapı ne ola ki?

17-25 Aralık 2013 “darbesi” ile başlayan ve artık her türlü vuruşun mübah haline geldiği bu kavga neden hala bitirilemedi? 

Aslında bir şey gayet açık: “Darbe”den sekiz ay kadar sonra yapılan cumhurbaşkanlığı seçimleri, en az % 10-15 oy potansiyeli olduğu sanılan bu yapının aslında kâğıttan bir kaplan olduğunu ortaya koydu. Oysa iktidar ve korosu bambaşka bir telden çalmaya devam ediyorlar. Ve öyle bir noktaya geldik ki, artık kendilerine karşı çıkan herkes “paralelci”, ya da onların oyuncağı sayılıyor. Muhalefet parti liderleri bile bu suçlamalardan kurtulamadı. Hatta Amerikalı dilbilimci filozof Noam Chomsky bile koyu bir Gülenci çıktı! Sık sık FETÖ’cü kanallarda arzı endam etmiyor mu? Yedi sekiz sene önce her muhalifin “Ergenekoncu” ilan edildiği günlere dönmüş gibiyiz!

*** 

Büyük bir olasılıkla “Ergenekon” ve benzeri davalar nasıl sonunda birer “kumpas” olarak ilan edildilerse, bir gün bu davalar da aynı şekilde “kumpas” ilan edilecekler. Ortada sahte deliller, “dava” için özel olarak üretilmiş kasetler, gizli tanıklar olmasa bile. Zaten bu “Fetö Çetesi” meğerse o kadar yalnız, o kadar güçsüzmüş ki artık bunlara gerek bile kalmamış görünüyor. Bakınız AKP kurucusu ve eski Cumhurbaşkanı Gül bile, Kayserili dostları Boydak’ların imdadına koşamadı. 

***

İyi de Zaman gazetesi sütten çıkmış ak kaşık mı? İlk kumpaslar sırasında bu yazarlar ne yapıyorlardı? Bu aşağılık operasyonlara alkış tutmuyorlar mıydı? Hatta “dahası! dahası!” demiyorlar mıydı? Diyorlardı ve kuşkusuz bu adi işlemlerin ortağı oldular. Fakat hukuku katleden bu kirli kampanyada yalnız onlar mı vardı? Ve bugün, Zaman’a, “Ergenekon”da oynadığı uğursuz rol yüzünden mi el konularak gazete iktidar korosuna ikram ediliyor? O tarihlerde Yeni Şafak, Star, Sabah vb gibi gazeteler neler yazıyorlardı? Bu “İş” için özel gazeteler yayınlanmadı mı? Ve bugün, olay, Nasreddin Hoca misali “kadı ola davacı ve mübaşir dahi şahit” durumuna dönüşmedi mi? O halde sonunu da söyleyelim: “Ol mahkemenin hükmüne derler mi adalet?”..

Elbette ki demezler.. Sonunda AB sözcüleri bile utandı ve seslerini yükseltmeye başladılar. AB Parlamentosu Başkanı Martin Schulz, “AB temel değerlerinde hiçbir indirgeme kabul edilemez” demiş; “Türkiye AB’ye yakınlaşma tarihi şansını kaybediyor”. Dikkat edilirse Schulz “yakınlaşma”dan (Annäherung) söz ediyor; artık “üye olma” demiyor; galiba bu ülke o “şans”ı kaybedeli epeyce oldu. Bu ifadeye yer veren Frankfurter Allgemeine’de Yeşiller Lideri Cem Özdemir’in de Angela Merkel’i “bile bile bu kirli işe alet olmaması için” uyardığını okuyoruz; tekmelenen protestocuların resimlerinin altında. Fransız, İngiliz, Amerikan gazetelerinde de benzer haberler; benzer çağrılar. L’Humanité, Osmanlı müsaderelerini hatırlatan “confiscation” sözcüğünü kullanmış; The Guardian ise olayları “Türk polisi gazeteyi protestoculara gözyaşartıcı bombalar atarak ele geçirdi” başlığı altında vermiş.. İşte Türkiye’nin dışarıdaki görüntüsü de bu! Meğerse ne kadar da çokmuş bu Fethullahçılar!?

***

Bilmem daha fazla uzatmaya gerek var mı? Kimseye akıl verecek değilim; fakat özetle şöyle düşünüyorum: Dün karanlık güçler tarafından “FETÖ’cü bir yayın organı” ele geçirilmedi; Zaman gazetesine geçmişte kurduğu kumpaslar uğruna balyoz indirilmedi. Tam aksine, bu iktidarın kutularda gizlediği “sırları” gözler önüne serdiği için indirildi. Ve böylece tüm basını uşaklaştırma operasyonunda bir adım daha atıldı. Bu adım, varılan noktada giderek daralan “demokrasi cephesi”nin karşılaştığı saldırı hakkında da gerçekçi bir fikir veriyor. Ve kurularla yaşların karıştığı sepette “demokratik cephe”yi de artık ne yazık ki demokratlar değil, demokrasi düşmanları tayin ediyor.

Not: Taner Timur’un Facebook sayfasından alınmıştır.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)