• BIST 103.200
  • Altın 197,070
  • Dolar 4,7083
  • Euro 5,4926
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 25 °C
  • İzmir 27 °C
  • Adana 33 °C
  • Antalya 28 °C

Zirve Yayınevi katliamı davasında 9 yıl sonra karar çıktı

Zirve Yayınevi katliamı davasında 9 yıl sonra karar çıktı
Malatya'da 9 yıl önce gerçekleştirilen Zirve Yayınevi katliamıyla ilgili davada, 5 sanığa 3'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi.

Zirve Yayınevi'nde gerçekleştirilen üç cinayetle ilgili davada karar çıktı.

Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki 115'inci duruşmasına tutuksuz yargılanan Emre Günaydın, Salih Gürler ve Abuzer Yıldırım polis araçlarıyla getirildi.

Duruşmaya, tutuksuz sanıklardan Ruhi Abat, emekli albay Mehmet Ülger, Murat Göktürk, Levent Ercan Gelegen de katıldı.

Mahkeme heyeti; daha önce adli kontrol kapsamında elektronik kelepçe takılan Emre Günaydın, Cuma Özdemir, Hamit Çeker, Salih Gürler ve Abuzer Yıldırım'ı  "tasarlayarak adam öldürme" suçundan 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum etti.

Öte yandan, duruşma nedeniyle polis ekipleri, adliye çevresinde geniş güvenlik önlemi aldı.

Malatya'da 18 Nisan 2007 tarihinde Zirve Yayınevi'ne düzenlenen saldırıda, burada çalışan Alman uyruklu Tilman Ekkehart Geske ile Necati Aydın ve Uğur Yüksel, boğazları kesilerek öldürülmüştü.

Gülen cemaatinin yargıdaki ve emniyetteki uzantısı, cinayeti Ergenekon kumpasının bir parçası gibi göstererek davaları birleştirmek için büyük çaba göstermişti.

"PARALEL YAPI HEM ZİRVE HEM ERGENEKON DOSYASINA SIZDI"

Sanık Ruhi Abat esas hakkındaki savunmasınında Zirve Yayınevi davasının dosyasının hazırlanması bakımından özel, algı oluşturma dosyası olduğunu ve dosyanın FETÖ tarafından oluşturduğu söylemişti.

Dosyanın asıl malzemelerinin Savcı Şeref Gürkan ve Zekeriya Öz'e gönderilen ihbar mektupları olduğunu savunan Abat, "FETÖ ihbar mektuplarında istediğini alamayınca büyük bir hayal kırıklığına uğradı. Çünkü o özene, bezene hazırladıkları 32 sayfalık ihbar mektupları boş çıktı. Vazgeçtiler mi? Hayır, hala çalışıyorlar. Paralel yapı Zirve Yayınevi davasını Ergenekon'a bağlamak için hem Zirve dosyasına hem de Ergenekon dosyasına sızdı" ifadelerini kullandmıştı.

Abat, FETÖ'nün içine sızmadığı bir kurum kalmadığını savunarak, şöyle devam etmişti:

"FETÖ'nün alçak ekibinin özel illere açılmış yalancı şahit üretme imalathaneleri var. Lütfen bunlar incelensin. Bu yüzden ne ocaklar söndü. FETÖ ve ekibinin dünyada ve ahirette yatacak yeri yok, Peygamber'imizi arabaya bindirmişler. Peygamber ile konuştuğunu söyleyecek kadar alçak bunlar. Madem gaipten bilgi alıyorsun 3 tane insan öldürülmeden engelleseydin. FETÖ demek ihtilallerin gayrimeşru çocuğu demek."

Abat, FETÖ yüzünden birçok kurumun zarar gördüğünü iddia ederek, "İmam hatip liseleri, Kur'an kursları, ilahiyat fakülteleri zarar gördü. FETÖ'nün hiçbir kurumu zarar görmedi. İmam hatip liselerini kapatarak çocukları FETÖ'nün kucağına attılar." demişti.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    1234567
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)