28 Ocak 2020 Salı

Prof. Dr. İ. Melih Baş | 21 Ocak : Lenin öldü mü gerçekten?

Önümüzdeki 21 Ocak salı gününün önemli bir anlamı var: Lenin’in ölüm yıldönümü (elbette ki yalnızca bedenen). 1924’de yitirdiğimiz bu önemli devrimci, herkesin kabul ettiği üzere 20. yüzyılın önemli devrimlerinden biri olan 1917 Ekim-Sovyet devriminin önderi. Lenin’in gerçek adı Vladimir İlyiç Ulyanovidi.

Lenin fikirleriyle hem taraftarları üzerinden hem de karşıtları dolayımıyla yaşıyor. Lenin’in kapitalizmin en yüksek aşaması olan emperyalizm tahliliyle 20. yüzyılı anlamamıza olanak sağladığı bilinen bir gerçektir.

Bakın Lenin kapitalizmin en önemli dergilerinden The Economist’e habire kapak olageliyor:  27 Nisan 1991 sayısı; 21 Ocak 2012 sayısı…vd.

Ekonomiyi anlamakta güçlük mü çekiyorsunuz? Lenin’in yazdığı birçok kitap içinden özellikle ikisine göz atmanızı salık veriyorum:

Birincisi Emperyalizm, Kapitalizmin En Yüksek Aşaması ve diğeri de ülkemizde yaygınca bilinmeyen ve okunmayan yapıtı Marksizmin Bir Karikatürü ve Emperyalist Ekonomizm.

Emperyalizmadlı yapıtında Lenin kimi eğilimleri saptamıştır. Bunları kısaca sayalım: Kapitalizmin yoğunlaşmasıyla birlikte ortaya çıkan tekellerin iktisadi yaşamda belirleyici olmaları; banka ve sanayi sermayesinin iç içe geçmesiyle ortaya çıkan finans sermayesi; sermaye ihracının ön plana çıkması; dünyada toprakların paylaşılmış olması nedeniyle yeniden paylaşımın gündeme gelmiş olması; şiddet, gericilik, ilhak eğilimleri vd.

Lenin Emperyalizm adlı eserini kaleme alırken onun yapıtından yaklaşık on beş yıl önce geliştirilen köktenci ve toplumcu emperyalizm çalışmalarından oldukça yararlanmıştı. Bunların başında RudolfHilferding (özellikle Finans Kapital adlı eseri) ve J. A. Hobson (Emperyalizm Bir Çalışma adlı eseri) gelmektedir.Bu eserlerden ilki dilimize çevrilmiş, ikincisi henüz çevrilmemiştir.

Emperyalizmin klasik, süper ve ultra emperyalizm aşamalarından söz edilmekte ve tartışmalar süregelmektedir.

Aslında emperyalizm üzerine Marksçı kuramların ele alındığı bir kitaptan tümüne bakmak da ilginç olabilir. Geçen ay tam da bu konuda yeni bir kitap (Marksçı Emperyalizm Kuramları : Bir Tarih,  MurrayNoonan) yayınlandı. İlgilisi için linki şöyle: https://www.bloomsbury.com/uk/marxist-theories-of-imperialism-9780755600915/

İkinci önerdiğimiz kitapta ise Lenin, halkerki savaşımının iktisadî boyuta indirgenmesini eleştirerek, siyasal mücadele ile birlikte ele alınmasının ve yürütülmesinin gereğini vurgular. Aslında bu bağlamda Lenin’in Devlet ve Devrim adlı eserini de anımsatmış olalım.

Tekrar Emperyalizm kitabına dönersek, Lenin kapitalizmin bu aşamasındaki çürümeye, asalaklaşmaya dikkat çekerek tekellerin doğal kaynaklar ve piyasalar üzerindeki egemenliğini irdeler.

İktisatçı Samir Aminde 20. yüzyıldan 21. yüzyıla miras olarak devreden bu tekel tiplerinin ön plana çıkanlarını şöyle sıralamıştı: Teknolojik Tekel / Dünya Finans Pazarlarının Finansal Denetimi / Gezegenin Doğal Kaynaklarının Tekelci Kullanımı / Medya ve İletişim tekelleri / Kitlesel Yok Etme Silahları Üzerine Tekel

Doğal kaynaklar deyince, Henry Kissinger’ın ünlü sözünü anımsamamak olanaksız: Petrolü denetlersen ulusları, gıdayı denetlersen insanları denetlersin.

Prof.Dr. Mustafa Kaymakçı dostumuzun editörlüğünü yaptığı “Açlık ve Emperyalizm” adlı kitabı da güncel destek olarak okuyabilirsiniz. Günümüzde milyonlarca sayıda insanın açlık sınırında olduğunu ve yine milyonlarca çocuğun da açlıktan öldüğünü görmekteyiz.Hemen belirtelim yoksulluğun bir bileşeni de açlıkla ilgili olarak yetersiz ve yanlış beslenme. Bu konuda bkz. Kenan Demirkol’un Akıllı Beslenme TV program kayıtlarının YouTube’daki bölümleri!

Lenin’i günümüzde anarken, sosyalist iktidar koşullarında 1921’de kapitalizme kısmi ve geçici ödünler vermek olarak da tanımlanabilen Yeni Ekonomik Politika (NEP) konusunun da incelenmesi yararlı olabilir.

SONSÖZ

Sonsözü Lenin’e bırakalım:

“Eğer bir toplumda, devrim ve toplumsal değişim için koşullar olgunlaşmışsa, ama bu toplumsal değişimi gerçekleştirecek bir güç yoksa, o toplum için için çürümeye başlar…..Her devrimin temel sorunu iktidar sorunudur”.

Toplumsal çürümenin örneklerini hergün Tele1 ekranındaki izlencelerde görüyorsunuz ve izliyorsunuz. Ne diyordu yitik (yakılmış!) ozanımız Behçet Aysan Sesler ve Küller adlı şiirinde “…yok başka bir cehennem yaşıyorsun işte”.