• Adı daha faaliyete geçmeden şantiye aşamasında kötü çalışma koşulları, iş kazaları, işçi direnişleri gibi pek çok olumsuzlukla anılan 3. hava limanın da taşınma işlemi geçen hafta tamamlandı. Bununla birlikte hava limanında ki alt yapı eksiklikleri, ulaşım güçlüğü gibi önemli pek çok sorun gündem yaratmaya devam ediyor.

    Hal böyleyken bu kere de apronda (uçak pisti) çalışacak görevlilere uygulanacak cezalar basına yansıdı ve ortaya yine garip ve adaletsiz uygulamalar çıktı.

    Buna göre apronda yapılacak hatalara uygulanacak cezalar döviz cinsinden olacak ve 50 dolardan başlayan cezalar 15 bin dolara kadar çıkacak.

    Yine bina, idari ofis, hangar gibi yerlerde örneğin temizliğe aykırı hatalar için uygulanacak cezalar ise 100 dolar ile 1000 dolar arasında değişiyor.

    Uygulamalar İş kanununa aykırı

    Her şeyden önce bu tür cezaların uygulanacağı kişiler kim ona bakmak gerek. Bunlar şüphesiz ki Hava limanı apronunda görev yapan operatör, güvenlik görevlisi, taşıma işçisi, şoför, temizlik işçisi, gibi yer hizmetleri çalışanları ile idari hizmetlerde yani ofislerde görev yapan mavi ve beyaz yakalı işçiler.

    Bu işçilerin önemli bir kısmı asgari ücret ve asgari ücretin biraz üzerinde ücretlerle çalışıyorlar. Buna karşın çalışmaları esnasında bir hata yaparsalar yukarıda belirttiğimiz fahiş tarife üzerinden cezalandırılacaklar.

    Oysa bilindiği gibi İş hukuku işçinin ücretini başkaca bir geçim kaynağı olmadığı için özel düzenlemelerle korumaktadır. Buna göre;

    İşçilerin ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemez, başkasına devir ve temlik olunamaz (md.35). Haciz ve devre ilişkin bu sınırlamalar nafaka borcu için uygulanmaz. İşveren, işçinin ücretini kural olarak işçinin onayı olmaksızın takas ve mahsup edemez (Türk Borçlar Kanunu md.407). İşçinin kasten verdiği zararlar nedeniyle yapılacak mahsup işlemlerinde ise, işçinin rızası aranmaz (TBK md.407/2). Ancak bu gibi durumlarda ücretin haczedilebilir kısmı kadar takas yapılabilir.

    Yasal düzenlemeden de açıkça anlaşılabileceği gibi işçilerin ücretlerine sebep olabileceklere zarar durumunda dahi ancak mahkeme kararı ile yasal sınır olan ¼ haciz uygulanabilir. Bunun üzerinde bir kesinti söz konusu olamaz.

    Diğer taraftan İş hukukunda yer alan ve bir disiplin cezası olan ücret kesme cezasının da elbette ki yasal sınırları vardır.

    İş Kanunumuzun 38.maddesine göre, işveren, hangi sebeplerle ücret kesintisi cezası verileceğini toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmelerinde göstermiş olmalıdır. Yine, kesinti miktarı da önceden belirtilmiş olmalıdır. Kesinti yapılması durumunda, kesilen ücret, bir fona gider ve bir kurul tarafından nasıl harcanacağı belirlenir. Bu nedenle işveren, bu parayı kullanamaz. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın hesabına yatırmak zorundadır. Ve yine aynı maddeye göre de işçi ücretlerinden bu yolda yapılacak kesintiler bir ayda iki gündelikten veya parça başına yahut yapılan iş miktarına göre verilen ücretlerde işçinin iki günlük kazancından fazla olamaz.

    Görülebileceği gibi 3. Hava limanındaki işçilere uygulanacak ceza tarifesinin bir yasal alt yapısı bulunmamaktadır. Buna karşın işçilere bu tür fahiş cezaların uygulanması koşulunda elbette ki işçiler yasal zeminde her zaman hak arayabileceklerdir.