ABC Kitap | Yeni Çıkanlar | 13 Mayıs 2019

ABC Kitap | Yeni Çıkanlar | 13 Mayıs 2019

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için “Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi” oluşturdular. Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

Oktay Ekşi-Taner Baytok
CUMHURİYETLE YAŞADIĞIMIZ YILLAR
Kaynak Yayınları

Oktay Ekşi ve Taner Baytok Cumhuriyetle Yaşadığımız Yıllar’da şu soruların
yanıtlarını bulmaya çalışıyorlar: Bize bu güzel ülkeyi ”bağımsız, laik, onurlu ve
modern bir Cumhuriyet” olarak emanet eden Atatürk ve Kurtuluş Savaşı
kuşağına olan minnet ve şükran borcumuzu ödeyebildik mi?
Ödeyemediysek, neden ve kimlerin hangi hataları yüzünden borçlu kaldık?
Bu duruma gelmemizde yabancı ülkelerin Türkiye’yle ilgili politikalarının rolü
var mı?

İsmet İnönü Atatürk’ün yolunda yürümüş müdür?

Darbelerin Cumhuriyet’e verdiği en büyük zarar ne dir?
Varsa, bunda bizim kusurumuz yok mu?
Bunu yaparken diplomasiye 40 yılını vermiş olan Taner Boytok ile gazeteciliğe
58,5 yılını vermiş olan Oktay Ekşi, tüm birikimlerini ortaya koyup görüşlerini
tüm açıklığıyla savunuyorlar.
Bakalım onların değerlendirmeleri sizinkine uyuyor mu?

244 s.

İstanbul 2019

SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Tzetan Todorov

AYDINLANMA ZİHNİYETİ
BGST Yayınları

“Tanrı’nın ölümünden, ütopyaların çöküşünden sonra müşterek yaşamımızı
hangi entelektüel ve ahlâki temel üzerine inşa etmek istiyoruz?” Çağımızın
önemli düşünürlerinden Tzvetan Todorov bu soruyu, Aydınlanma ve hümanizm
geleneğini eleştirel biçimde sahiplenme çağrısı yaparak yanıtlar. Aydınlanma,
insanın kaderini eline almaya ve eylemlerinin nihai amacını insanlığın esenliği
olarak belirlemeye karar verdiği andır. Bireyin ve hakikat arayışının iktidar
karşısında özerkliği, laiklik, evrensel değerlerle donatılmış bir insanlık ideali
Aydınlanma’nın yapı taşlarıdır. İnsani değerlerin ve hakikat duygusunun
değersizleştirildiği, keyfiliğin, cehalet savunusunun ve ben merkezciliğin
güçlendiği günümüzde Aydınlanma zihniyetini canlı tutmak işte bu yüzden önem
taşımaktadır.

112 s.

İstanbul 2019

SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

H. Anna Suh

LEONARDO’NUN DEFTERLERİ

Çeviren:Alev Serin

Akıl Çelen Kitaplar

Bu kitap, Leonardo da Vinci’nin uygulamalı resim ve mimarlık dersleri, sanat,
felsefe ve bilim üzerine notlarından ve çizimlerinden oluşmuştur. Gerçek bir
eğitim kılavuzudur. Açıklamalar basit ve nettir. Kitabı okudukça kendinizi büyük
üstat ile aynı odada birlikte çalışıyor gibi hissedeceksiniz.

336 s.

İstanbul 2019

SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ


Tim Parks

YAŞAM VE YAPIT

Yazarlar Okurlar ve Yazar-Okur Karşılaşmaları

Çeviren:Şakir Özüdoğru

Ayrıntı Yayınları

Romancı ve eleştirmen Tim Parks’ın, önemli edebiyat dergilerinde benzer bir
kurgu ve amaçla yayımladığı bu denemeler, ünlü romancıların eserleriyle
hayatlarındaki kesişmeleri, edebi ve psikolojik bir derinlik içerisinde bulup
ortaya çıkarıyor…
Bu çarpıcı ve zevkli kitapta Charles Dickens, Fyodor Dostoyevski, Thomas Hardy,
Anton Çehov, James Joyce, Samuel Beckett, Muriel Spark, Philip Roth, J. M.
Coetzee, Julian Barnes, Colm Tóibín, Geoff Dyer, Peter Stamm, Graham Swift,
Dave Eggers, Haruki Murakami, Peter Matthiessen, Stieg Larsson ve E. L. James
gibi yazarları yazmaya yönelten saikler ele alınıyor. Bu yazarların eserlerine bir
biçimde sızan kişisel özelliklerine Tim Parks aracılığıyla bakmak, günümüz
edebiyatına ve romancılığına yön veren detayları ve temaları keşfetmemize
olanak sağlıyor…

288 s.

İstanbul 2019

SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ


İlkay Kara

AÇIK YARANIN SESİ

İletişim Yayınları

Ahmet Kaya’nınki 1957’de Malatya’da başlayıp 2000 yılında Paris’tesürgünde
sonlanan, içinden göç, yoksulluk, devrimcilik, hapishane,albümler, konserler,
şiirler, yasaklamalar, toplatma kararları,televizyon programlar, ödüller,
hayranlar ve şöhret geçen bir hayat. İlkay Kara, bu hayatın şarkılara da sinen
yansımalarına bakarak birtür “direnişin” ve “kapanmayan yaraların sesi” olarak

Ahmet Kaya şarkılarındaki politik tutumları ele alıyor, Türkiye’deki
toplumsal muhalefetin zaman içinde ürettiği anlam dünyasını Ahmet
Kaya şarkıları aracılığıyla açığa çıkarmaya çalışıyor.

Ahmet Kaya’nın düne,
şimdiye ve geleceğe dair bakış açılarının şarkı sözleri aracılığıyla izlendiği Açık
Yaranın Sesi’nde Ahmet Kaya repertuvarındaki mücadele tecrübesini anımsatan
şarkılar; yas şarkıları; “sızı”lı şarkılar; ihbara, ihanete ve korkuya dair
şarkılar; tezgâhtarların, fabrika kızlarının, emekçilerin şarkıları; açlığın
ve yoksulluğun şarkıları; aşk şarkıları; dağlara söylenen, Kürt sorununa dair
şarkılar teorik bir zemine oturuyor. Hem Türkiye’deki toplumsal mücadelenin
müzikle ilişkisine bakan hem biyografik olmasa da Ahmet Kaya’nın hayatının
arka planına mercek tutan, okurken mutlaka eşlik edilecek şarkılar bulunacak bir
kitap.
”Bana bir çocuk diyor ki, ‘Ahmet Abi ben bugüne kadar Ferdi Özbeğen’i
dinliyordum, devrimcilerin böyle şarkılar yaptığını bilmiyordum. İzin verir misin,
devrimci olabilir miyim?’ diyor. Bir taraftan başka biri diyor: ‘Ahmet Abi senin
için komünist diyorlar, çok üzülüyorum.”

191 s.

İstanbul 2019

SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Ürün Görseli
Haruki Murakami

DOĞUM GÜNÜ KIZI

Çeviren:Ali Volkan Erdemir

Doğan Kitap

“Ne var ki, tek bir dilek hakkın var, iyice düşünesin” dediyaşlı adam bir
parmağını havaya kaldırıp. “Tek bir dilek. Sonra kararını değiştirip
vazgeçemezsin.”
Bir doğum günü hikâyesi… Kısacık bir metinle yüreğimizde bir şeylerin yerini
değiştiren bir büyü yapıyorHaruki Murakami.

68 s.

İstanbul 2019

SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Doğum Günü Kızı
Mihail Lifşits

MARX’IN SANAT FELSEFESİ

Fol Kitap
Marx, Kasım 1837’de babasına yazdığı mektupta yasadığı günleri bir geçiş
dönemi olarak tanımlar. Bu mektupta, “Her değişim, bir ölçüde bir kuğu
şarkısıdır; bir ölçüde de bir büyük yeni şiirin başlangıcıdır.” diye yazar. Bu eserde
Marx, Hegelci felsefenin kuğu şarkısını, ‘bir büyük yeni şiirin başlangıcı’na
dönüştürmeye çalışır. Marksist estetiğin sloganı şudur: Sanat öldü! Yaşasın
sanat! Marksist edebiyat eleştirmeni ve estetik kuramcısı Mihail Lifşits’in Marx’ın
Sanat Felsefesi adlı eserini, Terry Eagleton’ın Sunuş’u ve Murat Belge çevirisi ile
sunuyoruz.

128 s.

İstanbul 2019

SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Mesut Gürbüz

ALBERT EİNSTEİN

BAŞTAN SONA BİR HAYAT

İlgi Kültür Sanat Yayınları

20 yüzyılın dehası olarak anılan ünlü fizikçi Einstein’ın oluşturduğu teoriler
astronomi başta olmak üzere birçok bilim dalının önünü açıcı bir işleve sahiptir.
Onun bilim ve araştırma tutkusu, hayatın zorluklarına rağmen hiç tükenmemiş
ve gelecek nesillere örnek teşkil etmiştir. Hem çalışma disiplini hem de bilim
dünyasında çığır açan teorileriyle modern bilimin bu noktaya gelmesinde büyük
katkısı olan Einstein, her zaman kendinden söz ettirmiş ve bilim denince akla
gelen ilk isim olmuştur.
Büyük dâhi Einstein’la buluşacağınız bu eserde; onun hayat hikâyesini,
mücadelesini ve dehasını oluşturan yolculuğunu bulacaksınız.
“Mutlu olmak istiyorsan, bir amaca bağlan; insanlara ya da eşyalara değil.”

“Coşku, zekâdan önce gelir.”
“Hata yapmamış insan asla yeni bir şey denememiştir.”

80 s.

İstanbul 2019

SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

David Leeming, Jake Page

TANRIÇA MİTLERİ

Çeviren:Şükrü Alpagut

Say Yayınları

Dünyadaki her şeye hükmeden, her şeyi veren ve her şeyi alan ki onlardı. Modern
zaman dinlerinde, psikolojide ve bilimde isimleri anıldı, efsaneleri anlatıldı.
Kadim zamanların bereketli, doğurgan Toprak Analarından modern zaman
cadılarına; ölümün kırbaçlarını sevgi sancıları olarak yorumlayan Vika’dan,
Tanrı’nın kayrasına eren Meryem’e kadar sevilen, korkulan, merhamet dilenen,
avunulan, tapılan, bazen yıldız gibi parlayan ama bazen insanlığın üzerine
karanlıklar salan

Tanrıçaların öyküsüdür bu kitap…

David Leeming ve Jake Page’in en önemli efsaneleri en anlaşılır ve incelikli bir
dille anlattıkları Tanrıça Mitleri, tarihöncesinden günümüze dek anılan
Tanrıçalardan bir geçit resmi sunuyor okura.
Karanlık ve aydınlık. Buz ve ateş. Somluk ve ruh. Zamanın dönüşü. Bağrı geniş
toprak ve onu saran gökler. Yaşamın ivediliği, devinim, açılıp büyüme, varlığın
ezgisi; rüzgârın görünmez soluğu, acı, ölüm sessizliği. Hepsi, onun şişmiş ıslak
derinliklerinden, kendi taşıdığı güneş ışığına çıkıp görülür, yeni baştan görülmek
için ona geri döner; her görünüş, onun kendi zevki için şekil verdiği kendi
varlığından ne azı ne de fazlasıdır.

224 s.

İstanbul 2019

SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Ürün Görseli

Bernard Malamud

SİHİRLİ FIÇI

Çeviren:Seda Çıngay Mellor

Kafka Yayınevi

“Malamud ışığın, neşenin, birazcık umudun yoksunluğunu çeken, kuşatılmış
hayatların hüzünlü vakanüvisi.”

– Philip Roth,London Review of Books
1959 yılında Amerikan Ulusal Kitap Ödülü’ne layık görülen ve yayınlandığı
günden bu yana modern Amerikan öykücülüğünün klasik eserleri arasında yer
alan Sihirli Fıçı,New York ve İtalya’nın kasvetli ve yoksul köşelerindeki tekinsiz
manzaraları resmederken, göçmen ve mültecilerin, ayakkabıcı ve
pazarlamacıların, turistlerin ve kiracıların, çöpçatanların ve küçük hırsızların,
meleklerin ve hahamların hikâyelerini anlatıyor.

Kitapta yer alan on üç öykü, suçluluk ve mutluluk duygularının insan ruhundaki
çatışmasına, iyi niyetin uğradığı hüsrana ve gönül yaralarına yoğun bir şehir
gerçekçiliği içinde ama büyülü bir pencereden bakıyor. Eserleriyle dünya
çapında pek çok ödüle layık görülen Malamud, en önemli meseleleri şiirsel
imgelerle zahmetsizce ortaya koyarken toplumla romantik ve mistik bir zeminde
yüzleşiyor.

“Bir anı yalnızca bir anıydı, onu unutabilirdiniz ama değiştiremezdiniz.”
“Hayat hakkında düşündü. İnsan arzuladığı şeylere hiçbir zaman gerçekten
erişemiyordu. Ne kadar çabalarsan çabala, hatalar yapıyor ve o hataları geride
bırakamıyordun. Dışarıdaki gökyüzünü ya da okyanusu hiçbir zaman
göremiyordun çünkü hapistin ama kimse buna hapishane demiyordu, sen
diyecek olursan da neden bahsettiğini anlamıyor ya da anlamadıklarını
söylüyorlardı.”

216 s.

İstanbul 2019

SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

MALAMUD SİHİRLİ FIÇI ile ilgili görsel sonucu

Edward Cadogan

ÇANAKKALE’DE ATEŞ ALTINDA

Çeviren: İsmail Hakkı Yılmaz

İş Bankası Kültür Yayınları

Dünyanın en güçlü devletlerinin ordularının, Mustafa Kemal başta olmak üzere
tüm subay ve er kadrosuyla Osmanlı Ordusu tarafından bozguna uğratıldığı
Çanakkale Savaşı’nda iki taraftan da on binlerce kişi öldü, yaralandı, sakat kaldı;

yüz binlerce insanın hayatı bir daha asla eskisi gibi olamayacak şekilde değişti.
Ancak hayatı fazla değişmeyenler de vardı. Örneğin, üç bin daireyle Londra’daki
Chelsea semtinin çoğunun sahibi olan Cadogan Ailesinin mensubu ve elinizdeki
anıların yazarı olan Chelsea Kontu Binbaşı Edward Cadogan gibi. Çanakkale’ye,
en şiddetli çarpışmalar bittikten sonra gönderilen ve savaşın hercümercini sıcak
anlarında değil, daha sakinlediği bir dönemde yaşayan bu iyi eğitimli ve sanatkâr
ruhlu kont, sonrasında Mısır ve Filistin’de de bulundu.

Buralarda yaşadıklarını
yazdı, fotoğrafladı, resimledi. Ardından ülkesine ve parlamentodaki görevine
dönüp soyunun ve servetinin imtiyazıyla hayatına devam etti.

Ancak arada,
fotoğraflarına da yansıyan küçük bir fark vardı: Cadogan ateşi ve ölümü
görmüştü. Olaylara hem bir asilin ayrıcalık ve üstünlük duygusuyla, hem de bir
askerin vazifeşinaslığı ve avamdan neferlerine yönelik yoldaşlık hissiyle bakan
bu gönüllü süvari binbaşısının anıları, istilacıların siperlerinde ve ordugâhlarında
yaşananları aktararak Çanakkale Savaşı’na farklı bir pencereden bakmamızı
sağlıyor.

216 s.

İstanbul 2019

SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Yusuf Alper

UÇURUMLARDAN GEÇEREK GELİRİM SANA

Psikodinamik Açıdan Ataol Behramoğlu ve Şiiri

Tekin Yayınevi

“Ataol Behramoğlu, 60 kuşağı şiirinin örnek şairi ve çağdaş şiirimizin önemli bir
temsilcisidir. Behramoğlu, şiirlerini her ne kadar bilinç düzleminde yazıyor olsa
da bilinç dışından kaynaklanan özellikler de yapıtlarında görülmektedir.

Toplumcu gerçekçi dünya görüşünü taşımakla birlikte, varoluşsal duygu ve
düşüncelerini de zihninden geçirmekte ve şiirine yansıtmaktadır. Bu, onun iyi bir
şair ve gerçek bir birey olduğunun göstergesidir.”
Yusuf Alper, “Uçurumlardan Geçerek Gelirim Sana” çalışmasında Ataol
Behramoğlu ve şiirini psikodinamik açıdan ele alarak ilginç yaşanmışlıklar ve
dinamiklerle edebi bir bakış açısıyla inceliyor…

160 s.

İstanbul 2019

SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Ürün Görseli

 

İlgili Haberler

ÇOK OKUNANLAR

YAZARLAR