ABC Kitap | Yeni Çıkanlar | 16 Nisan 2019

ABC Kitap | Yeni Çıkanlar | 16 Nisan 2019

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için “Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi” oluşturdular. Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

YENİ ÇIKANLAR

Tuğrul Keskin

SUSSAM GÖNÜL RAZI DEĞİL

Everest Yayınları

Bu kitabı yayınlama gerekçemi, birinci bölümün girişine alınlık yaptığım George Orwell’in sözü anlatıyor en çok da.

Yurdumuzda ve geniş coğrafyamızda derin acılar çekiliyor, bir grup insan olabildiğince mutsuz, yer yer umutsuz.

Şiirse, büsbütün kimsesiz ve Eflatun’un ülkesinden kovulduğundan bu yana, hâlâ kovulmakta hayattan ve hâlâ sahipsiz, yapayalnız!

Söz, etkisini neredeyse yitirmiş durumda. Aynı dili konuştuğumuzu söylüyor kimileri, fakat hiç kimse bir diğerini anlamıyor. Herkesin birbirine “anlatabildim mi?” diye sormasının gerekçesi bu olmalı.

Bütün bu olumsuzluklar ve kamplaşma içerisinde yazılar yazmayı, şiirler sezdirmeyi sürdürüyoruz elbette, çünkü yazmak ve sezdirmek varlık nedenimiz bir yanıyla da.

Bu kitaptaki yazılar; Sol ve Yurt Gazeteleri, ABC Gazetesi ve kimi dergilerde yayınladığım yazılardan seçilerek, yeniden düzenlenmiş ve elinizdeki kitabı oluşturmuştur.

Bu kitap; bir umudu yeniden çağırmak ve çoğaltmak için yayınlansa da, Fuzuli’nin 1500’lerde söylediği “Söylesem Tesiri Yok, Sussam gönül Razı Değil” sözüne yaslanmış ve bu sözdeki derinliği anlayarak kendine ad yapmıştır.

– Tuğrul Keskin

219 s.

İstanbul 2019

SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN

Joanna Bourke

AĞRININ HİKAYESİ

Duadan Ağrıkesicilere

Çeviren:Ebru Kılıç

Koç Üniversitesi Yayınları

İçimizdeki en yakarıcı tonları açığa çıkaran ses, ağrı çeken insanın sesidir ve buna hepimiz aşinayızdır. Istırap paylaşılır; insan olmanın anlamını bir ağ gibi yoğun bir şekilde sarmalamıştır. Bir ağrı-olayı her zaman bireyin yaşamına aittir; onun yaşam öyküsünün bir parçasıdır.

Ağrıyı, hastalık ve hastalık grupları üzerinden değil, ağrı çeken bedenin takdir edilmesi yoluyla daha iyi anlayabileceğimize inanan Joanna Bourke, ağrı çeken insanların kullandığı dilleri analiz ederken, ağrıyla ilgili derin bir kavrayışa sahip olmak isteyen, ağrı klinikleriyle, palyatif bakımla, ağrı araştırmalarıyla ilgisi olan, hastaları ve kendileri için ağrının anlamını bilmek isteyenleri hedefliyor.

Bu ıstırap hastalar, doktorlar ve hemşireler arasındaki klinik karşılaşmalarda nasıl bir rol oynar? Ağrı çeken bir insanın kıvranan bedeni ve söze dökülmeyen inlemelerine tanık olduklarında, bazı tanıklar neden buna sırtını döner? Metaforik ağrı dillerinin incelenmesi, ağrının algılanmasındaki tarihsel değişiklikler hakkında spekülasyonlarda bulunabilmemizi sağlayabilir mi?

Joanna Bourke, üç yüzyıllık Batı literatüründen yararlanarak, ağrı pratiğinin, dil, kültür ve beden arasındaki dinamik iç bağlantılar sürecinde inşa edilme ve yeniden kurulma biçimlerini tarihsel olarak inceliyor.

– Joanna Bourke, University of London, Birkbeck College’da tarih profesörü.

375 s.

İstanbul 2019

SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN

Doris Lessing

BEŞİNCİ ÇOCUK

2007 Nobel Edebiyat Ödülü

Çeviren: Niran Elçi

Delidolu Yayınları

Beşinci Çocuk’un Uyandırdığı Kadim Korkular

2007 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Doris Lessing’in imzasını taşıyan Beşinci Çocuk; okurları, kökleri derinlere uzanan evrensel korkularıyla yüzleştirirken annelik, toplumsal normlar, ahlaki seçimler ve aile ilişkileri gibi pek çok zorlu mesele üzerine düşündürüyor. Hiç kimsenin hoşlanmadığı, hatta içten içe korktuğu için uzak durmayı tercih ettiği olağandışı bir çocuğa sahip olmanın yol açtığı ruhsal etkilere odaklanan, onu sevememenin yarattığı suçluluk duygusunu cesaret isteyen bir dürüstlükle anlatan bu romanı bir solukta okuyacaksınız.Filmlere de konu olan “şeytani çocuk” imgesini, ustaca kaleme alınmış bir korku, gerilim başyapıtına dönüştüren Doris Lessing’in, mutlulukla örülmüş aile yaşamının nasıl ilmik ilmik çözülüp gittiğini resmettiği Beşinci Çocuk; empati duygusunu tetikleyen hikâyesi ve etkili kurgusuyla okurunu daha ilk sayfalarından avucuna almayı başarıyor.Harriet ve David, geleneksel aile yapısının önemini yitirdiği bir toplumda, akrabaları bir araya getirdikleri büyük evlerinde dört çocuklarıyla mutlu bir yaşam sürmektedir. Dışarıdaki yıkıcı dünyanın etkilerinden uzak, düşledikleri eski moda değerlere adanmış huzurlu yuvayı kurmakla övünen çiftin yaşamı, beşinci çocukları Ben’in doğumuyla altüst olur. Harriet, içinden çıkan bu çirkin, iri ve kontrolü güç bebekle birlikte hiç tanımadığı bir karanlıkla ve ummadığı bir toplumsal tepkiyle karşı karşıya kalır; bir zamanlar gerçek kıldıkları aile düşü giderek kâbusa dönüşür.Harriet birçok kez uyanmış, Ben’in yarı karanlıkta durup onları seyrettiğini görmüştü. Bahçenin gölgeleri tavanda oynaşır, koca odanın içindekiler hiçlikte kaybolurken, karanlığın içinde bütünüyle seçilemeyen bu ifrit çocuk oracıkta dikiliyordu. İnsana ait gibi durmayan o gözler, Harriet’i uykularından uyandırıyordu.

168 s.

İstanbul 2019

SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN

Roger Stuart Woolhouse

AMPİRİST FİLOZOFLAR

Çeviren: Gökhan Murteza

Pinhan Yayıncılık

İnsan bilgisinin ve idelerinin kaynağı nedir? Farklı yollarla elde edilen farklı bilgi türleri var mı Bilimin yapısı nasıldır?

Bu sorulara cevap verirken deneyim ve gözlemin hem önemini hem de rolünü vurgulayan modern dönemin kurucu filozofları, bu çalışmanın ana eksenini oluşturur. Woolhouse, bu isimlerin bilgi felsefesine dair görüşlerini ve iddialarını sunarken, ortaya koydukları ahlak ve siyaset felsefesini de göz ardı etmez. Eserin tarihsel bağlamı ise modern dönemin hem 20. yüzyıl hem de günümüz için ne kadar mühim olduğunu gösterir.

208 s.

İstanbul 2019

SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN

Lawrence M. Krauss

ŞİMDİYE KADAR ANLATILMIŞ EN HİKAYE

NEDEN BURADAYIZ?

Çeviren:Aral Demircan

Aylak Kitap

Hikayemiz dram ve sürprizlerle doludur. Tüm insanlık tarihini kapsar ve en önemlisi, güncel hali hikayenin sonu değildir.

Başlangıçta ışık vardı. Fakat bundan öte, kütle çekimi vardı. Sonrasında işler çığırından çıktı… Hikayemiz dram ve sürprizlerle doludur. Tüm insanlık tarihini kapsar ve en önemlisi, güncel hali hikayenin sonu değildir.

“Rastlantısal evrenimize dair, Galile’den Büyük Hadron Çarpıştırıcısı ve ötesine uzanan bu sürükleyici hikayenin içine dalmak oldukça aydınlatıcı ve şaşırtıcı bir deneyimdi.”

336 s.

İstanbul 2019

SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN

M. Nuri Durmaz

MARX’IN YASALARI

Metis Yayınları

Marx bir pozitivist miydi? Ya da kesin ve değişmez toplumsal yasaların varlığına inanan bir Aydınlanmacı mı? İnsanın ve toplumun da aynı doğa yasaları gibi mutlak yasalar altında devindiğini mi düşünüyordu?

Marx’ın bütün yapıtı üzerinde girişilmiş uzun ve sebatlı bir araştırma ürünü olan bu felsefi inceleme, Marx’ın yasa fikrinin pozitivist yasa anlayışından nasıl farklı olduğunu gösterebilmeyi amaçlıyor. M. Nuri Durmaz’ın günümüz için en anlamlı gördüğümüz paragraflarından birini alıntılayalım:“Marx’ta belirsizliğin dışlandığı katı bir kesinlikçilikle karşılaşılmaz. Marx, toplumsal gerçekliğe tarihdışı bir kesinlik gözüyle bakmadığı için, belirsizliğe olumsuz bir içerik yüklemez. Otomatik, kendiliğinden gelişecek bir gelecek anlayışı yoktur… Marx mutlak bir erekselliğin değil, potansiyelliğin içinden konuşur. Hem gerçekleşmeye hem de gerçekleşmemeye muktedir olan bir potansiyellik olarak beklentilerinde belirsizliği dışsal değil, gerçekliğe içkin bir mesele olarak kavrar, belirsizliği anlamaya çalışır. Bunu yaparken de ‘belirsizliğin azaltılması’ ile ‘belirsizliğin göğüslenmesi’ arasındaki kritik farkı atlamaz. Belirsizliği ortadan kaldırılması gereken bir kötülük olarak değil, bilakis göğüslenmesi gereken bir şey, hatta yeni fırsatlar, imkânlar olarak görür.”

344 s.

İstanbul 2019

SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN

Serpil Seyhan Gürbüz

MADAMLAR GİDİNCE ANLADIK

H2o Kitap

Unutulmayı kimse istemez, ölüler bile. Neyse ki ölülerden önce öyküleri gömülemiyor. Hatırlayanlar var geçmişi. Geçmiş ise unutulma ülkesine bir geçittir sadece; öykülerle dolu bir diyar, pek çok coğrafyaya açılan bir giriş.
Kimi cesur insanlar bu öyküleri ellerinden tutup, ceplerine doldurup ıslık çala çala, güle oynaya geçmişten günümüze taşırlar. Serpil Seyhan Gürbüz de cesurlarımızdan ve unutulma ülkesine yolculuktan koparıveriyor tek tek insanlarını. Evet, her insanın bir öyküsü var, bir türlü gömülemeyen…

Bu kitapta beceriyle anlatılıp satırlarda saklanan öyküler sizi bir yerlere götürecek ve buna engel olmak için pek fazla şansınız yok, kendinizi akışa bırakın.

Şiirlere de rastlayacaksınız, Âşık Veysel’in sokağına da. Çok fazla değil Merzifon, Çanakkale, İstanbul arasında dolaşacaksınız; dudaklarınıza gülücükler konacak, gözlerinize hazan yerleşecek…

Neden rüyadan uyanacakmışız ki tam da yalnız kalışımızın öyküsündeyken?

152 s.

İstanbul 2019

SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN

Ramazan Güngör

YALPA

H2o Kitap

Serseri ruhlu, isyankâr, ezber bozucu; vitrinlere değil sokağın tam kalbine yazılan öyküler. İnsanın iç çelişkilerinin, gelgitlerinin, Araf halinin duru ve akıcı bir dille anlatımı. Okuru olayın tanığı olmaktan çıkarıp yaşananların bir parçası haline getiren samimi, sıcak ve çekici kurgular.

Olaylar çok farklı ortamlarda öykülense de temelde aynı soruna temas ediyor: İnsanın yaşadığı ve kıskacından bir türlü kurtulamadığı ikircikli haline. Bu öykülerde aldatan ile aldatılanın kadın olduğu bir bahar gününü de yaşayabilirsiniz; bir dosta ihanetin, kişinin kendine ihanetine son vermesine dönüştüğü heyecan dolu saatleri de.

Hiç umulmadık bir yerde ve anda bir kadın dayanışmasına dönüşebilir kuşaklar arası saygı.

Bir garaja dostları koyabilirsiniz yaşamın kıvrımları boyunca umutları yeşertsinler diye.

Bir otel odasında bir kadını sorgulamak erkekliğin sorgulanmasına dönüşebilir.Bu öykülerde kadınlar hesap sorabilir.

136 s.

İstanbul 2019

SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN

İlgili Haberler

ÇOK OKUNANLAR

YAZARLAR