ABC Kitap | Yeni Çıkanlar | 25 Mart 2019

ABC Kitap | Yeni Çıkanlar | 25 Mart 2019

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için “Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi” oluşturdular. Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

YENİ ÇIKANLAR

Hanne Blank
DÜZCİNSEL
Heteroseksüelliğin Şaşırtıcı Derece Kısa Tarihi
Çeviren:Tuğçe Ellialtı Köse
İletişim Yayınları

Heteroseksüellik bizden daha büyük, bağımsız ve daha güçlü gibigörünüyor. Öyle değil. Gerçekte heteroseksüel/homoseksüelşemasını yaratan biziz ve nihayetinde o şemanın çokluklarınınkapsayamayacağı da biziz. Neticede bir kültür olarak biz, bir başkabüyük açıklamaya; duygularımızı, arzularımızı ve tutkulu gönülişlerimizi açıklamak için başka bir şemaya geçişimizi tahayyüledeceğiz. Şu anda, heteroseksüele inanıyoruz. Ve bu da geçecek.
– Hanne Blank
Hanne Blank, heteroseksüelliğin tarihinin izini sürüyor ve bu tarihin,şaşırtıcı biçimde sandığımız kadar da uzun olmadığını ortaya koyuyor.Heteroseksüellik kavramının neden ve nasıl ortaya çıktığını, toplumsalolarak birçok açıdan nasıl belirleyici hale geldiğini inceliyor. Bunuyaparken hem tarihsel hem sosyolojik hem de psikolojik kaynaklarabaşvuruyor; evlilik, din, tıp gibi birçok alanda bu kavramın toplumsalhayat ve iktidar ilişkileri üzerindeki etkilerine işaret ediyor. Edebiyat,sinema, eğitim, politika gibi hayatımızın her veçhesine sirayet eden vekaçınmanın mümkün olmadığı alanlarda heteroseksüelin, “normal”inkarşılığı olarak sürekli önümüze sürüldüğünün farkına varmamızısağlıyor.

278 s.
İstanbul 2019

SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN

düzcinsel

İrfan Yalçın
GENELEVDE YAS
h2o Kitap

İstanbul. Karaköy. Zürafa Sokak. No: 14.
Basit bir adres. Sadece postacıların değil neredeyse tüm erkeklerin bildiği, kadınlarıyla meşhur, kadınlara yasak bir adres.Sıradan insanların sıra dışı acılarının mekânı. İş bulamayan yoksul kadınların açlığa karşı tutunacakları son dal.Yaşı geçmekte olanların günden güne tükendikleri, bütünüyle düştükleri ve düşkünleştikleri, geri kalanların ibretlik geleceklerini gördükleri çaresizlik kuyusu.
Genç bir Yaprak’ın düşmesiyle yarınsızlıklarının acısını gözbebeklerinde hisseden kabuk bağlamış kadın gövdeleri.Bu âlemin her yerinde ölümü bile hiçleştirenlerin “insanlığımız budur” haykırışı yankılanır. “Koca” lakaplıların kadınlara, Arap’ın Zargana’ya olan insanlığı, bir diğerimize olan insanlığımıza benzetilebilir mi? “Anne” lakaplıların “kızlarına” olan insanlığı çok mu uzak kalır çocuklarımıza olandan?Korkmayın, utanmayın burası bir genelev… Nonoşları, zürafaları, tansiyoncuları, bohçacılarıyla; komünist olanlarıyla; dünyanın düz olduğuna inananlarıyla ev ev bir sokak. Her meslekten, her yaştan, her erkekten misafirleriyle; sözcüleri, gözcüleri, dikizcileriyle burası bir ülke.
En derin acıların yapmacık bir kahkahayla seyreltildiği, tebessümlerin gelip geçiciliğinde hüznü ağır basan bir dünya.O halde neden yas tutmamaktayız…
Genelevde Yas, 1998’de “14 Numara” adıyla Sinan Çetin’in yönetmenliğinde sinemaya uyarlanmıştır.

192 s.
İstanbul 2019

SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN

genelevde-yas

Dr. Enver Demirel Yılmaz
ÖĞRETMEN BENİM
Mizmer Yayınları

Son zamanlarda insan varlığına bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşan, dünyayla rekabet edebilecek nesiller yetiştirmeyi hedefleyen evrensel ve milli bir eğitim sistemi kurma iddiamız oldukça canlı bir biçimde dile getirilmekte. Teorik olarak insan merkezli olan bu sistem, uygulamada öğretmenleri temel alacağının müjdesini veriyor…
Elinizdeki kitap, işte bu evrensel ve milli birikimi bir arada ortaya koyabilecek eğitim sisteminin, bilimsel ve kapsayıcı bir çatı modeli olma çabasındaki Dokuz Tip Mizaç Modeli’ne (DTMM) göre kaleme alınmıştır.
Öğretmen Benim, tüm eğitimcilere hem mesleki hem de sosyal yaşamlarını kolaylaştırmak için gerçekçi ve somut, pratik karşılığı bulunan yanıtlar veriyor: Eğitimcilerin kendilerine özgü potansiyellerini keşfetmeleri ve sınıf içi etkililiklerini artırmaları için özel önerilerde bulunuyor. Aynı zamanda;
– Öğrencileri çok kısa sürede doğru ve kapsamlı bir biçimde tanımanın,
– Onlarla etkili iletişim ve ilişki kurmanın,
– Okula uyum sağlamalarını kolaylaştırıp onları motive etmenin,
– Verimli çalışmaya yönlendirmenin,
– İstenmeyen davranışları önlemenin ve etkili müdahalelerde bulunmanın,
– Öğrencilere hem kişisel, hem akademik hem de mesleki alanlarda sağlıklı ve uygun rehberlik etmenin A’dan Z’ye bütüncül bir yol haritasını sunuyor.

382 s.
İstanbul 2019

SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN

öğretmen-benim

Charles Nodier
INFERNALİANA
Çeviren:Ayten Er
Çınar Yayınları

“Kanlı Rahibe”, “Vampir Arnold-Paul”, “Bir Brukolak’ın Öyküsü” gibi korku edebiyatı tarihinde önemli bir yer kaplayan metinlerden oluşan Infernaliana’da, hem zamanında gerçek olduğuna inanılan olaylar hem de gotik edebiyatla özdeşleşmiş figürlerin öyküleri yer alıyor. Mezardan geri dönen varlıkların, şeytani pazarlıklara giren insanların, nasıl başa çıkılacağı bilinmeyen hayaletlerin, lanetlilerin, iblislerin, vampirlerin tekinsiz anlatıları bu kült kitapta bir araya geliyor.
Romantik akımın öncüsü olan, araştırmacı ve kurgucu kimliğiyle birçok korku unsurunu edebiyat alanına taşıyarak kara romantizmin de kurucuları arasında yer alan Charles Nodier, Infernaliana’da insanın içine işlemiş korkuların edebi anlatılara dönüşümünü yansıtıyor.
“Charles Nodier, Avrupa’daki vampir çılgınlığını başlatan kişidir.”
– Matthew Bunson

144 s.
İstanbul 2019

SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN

infernaliana

Juniçiro Tanizaki
GÖLGEYE ÖVGÜ
Çeviren:Didem Kizen
Jaguar Kitap

Tüm dünyada olduğu gibi Japonya’ya da modernizm sadece yeni fikirleri ve tekniğiyle değil, zevkleriyle de gelir: Renkler hiç olmadığı kadar parıldar, mekânlar güçlü ışıklarla aydınlanır, eşyadaki yaşanmışlık izleri birer birer kaybolur. Yazdığı her metinde Doğu-Batı sorunsalını bir şekilde dert edinen Tanizaki, tüm bunları basit bir moda değişikliği olarak tanımlayıp geçmez: Dünyayı algılamanın ve yaşamanın bu yeni biçimiyle sert bir hesaplaşmaya girer. Tanizaki gibi bir dehanın bu hesaplaşmaya dair söyledikleri, sadece bir beğeni dönüşümünün değil, modernizm tecrübesi yaşamış her kültürün ortak macerası olarak da okunabilir.
Gölgeye Övgü, gölgenin (ve onun estetiğinin) Japon kültüründeki yerine atfedilen bir methiye olmanın yanı sıra gittikçe rüküşleşen, ince zevklere sırtını dönen günümüz dünyasından bakınca bir ağıt aynı zamanda; kör edici ışıklar altında kaybolmaya yüz tutmuş bir mirasa ağıt…
“Neden karanlıkta güzellik arama eğilimi sadece Doğulularda bu kadar güçlüdür? […] Bana göre biz Doğulular, içinde bulunduğumuz şartlardan hoşnut olmayı amaçlayıp elimizdekilerle mutlu olduğumuz için karanlıktan şikâyet etmek yerine bunun bir çaresi olmadığını kabullenip ışık azsa azdır der, karanlık üzerine düşüncelere gömülür ve karanlığın içindeki doğal güzelliği keşfederiz.”
“Bu kitabı her okuduğumda içim Tanizaki’ye bir kez daha büyük bir hayranlıkla doluyor.”
– Kengo Kuma
“Yitip giden bir dünyaya, onun estetiğine ve değerlerine dair yoğun bir tefekkürün kitabı.”
– David Mitchell

80 s.
İstanbul 2019

SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN

gölgeye-övgü

Ahmet Karacalar
LİPODEM VE TEDAVİSİ
h2o Kitap

“Bacaklar bütünsel güzelliğin başlangıç noktasıdır.”

Kadınlarda kalın bacaklar çoğunlukla lipödem’e bağlıdır. Lipödem süreğen bir yağ dokusu hastalığıdır ama aynı zamanda bir estetik sorundur. Kalori alımından bağımsızdır ve diyet ile spora çok az yanıt verir; cerrahi müdahale kaçınılmazdır.

Prof. Dr. Ahmet Karacalar tıp yazınında bir ilki gerçekleştirmek üzere kaleme aldığı Lipödem ve Tedavisi kitabında lipödem hastalarının sağlıklı ve estetik bir görünüm kazanmaları için kendisinin yarattığı ve superdry4d liposuction adını verdiği psikoestetik cerrahi yöntemini ve sürecini tanıtıyor.

Kitapta neyin lipödem olup olmadığından hastalığın tanılanma aşamalarına, tedavi yöntemlerinden operasyon sonrası sürecin seyrine dair pek çok bilgi paylaşılmakta, bir başucu rehberi sunulmakta.

Hekim hasta diyaloguna ve tedavi sürecinde hastaların tepkilerine, yanıtlarına ve deneyimlerine büyük önem veren Karacalar, kendi kendisinin doktoru olmasını önerdiği hastalarına, kişiye özel tedavi yöntemini benimsemekte ve bunun örneklerini vermekte.

“Taşın içinde saklı meleği gördüm ve onu serbest bırakıncaya kadar taşı kazıdım,” diyor ünlü
heykeltıraş Michalengelo. Bacaklardaki fazlalıkları yontup çirkinlik içindeki güzelliği çıkarmak da benzer bir bakış açısı gerektiriyor.”

120 s.

İstanbul 2019

SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN

lipödem-ve-tedavisi

Gül Gülsün Yıldız
SENİ KORUYAN KADINLAR VAR BU DÜNYADA
h2o Kitap

Demir kapıların engel olamadığı “nehir” öyküler.

Hapishane… Kadınlar… Kadınlar hapishanesi. Adı üstünde, buraya düşer kadınlar, erkekler ve erkeklikleri yüzünden, en çok da gün gözüyle gördüğümüz bir karabasana dönüştürülen yaşam yüzünden.

Adaletli bir dünya için eski düzenin topyekûn değişmesi gerektiğini düşünen genç bir kadın da düşer aralarına. Kendisinden daha renkli hayatları olanların ortasına.

Kadınların kadınlara karşı bakışı; örselenmiş hayatlar, törpülenmiş düşünceler, yıpranmış bedenler; kadınların kadınlara hikâyeleri: Buruk ama güçlü, haklılığına inanan ve masum, hayat dolu olmasa da neşesini kaybetmemiş, saçını şöyle bir savurup yere güvenle basan…
Bir hapishanede en çok iki şey bulunur: Zaman ve umut. Umut her daim zamana üstün gelir. Yargılanamayan zamana, hayatımızdan çalan o melun iblise…

Umut özgürlüğe dönüşecektir. Dışarısı. Genç kadın. Öyküler soluklanmaz, devam eder: Sokaklar, evler, mekânlar; cepçilik, hırsızlık, 1 Mayıs, hastane… Bağırıp, çağırıp haykırmayan; sakinlik ve dinginliğiyle yumuşacık sarıveren bir söyleyiş…
Oyuncu ve senarist Gül Gülsün Yıldız’dan sürekli, “sessiz” öyküler.

120 s.
İstanbul 2019

SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN

seni-koruyan-kadınlar-var-bu-dünyada

tele1-kitap

İlgili Haberler

ÇOK OKUNANLAR

YAZARLAR