• ABC Kitap | Yeni Çıkanlar | 4 Mart 2019

    ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için “Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi” oluşturdular. Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

    YENİ ÇIKANLAR

    Turan Dursun

    BAŞLANGIÇTAN BU YANA İNSANLIK

    Berfin Yayınları

    Yönetenler, egemen güçler ve servet sahipleri, kendi sömürülerini tanrılaştırarak göğe çıkardılar. Musevilik, Hıristiyanlık ve İslamiyet bu sürecin üzerine oturdu ve meta ekonomisinin gelişip, dallanıp budaklanması tek tanrılı dinleri ortaya çıkardı. Tarih boyunca dinlerle kurulan çıkar ilişkileri ve sömürü düzenine karşı, Turan Dursun gibi sözünü sakınmayan, bilimsel temellere dayanan kahramanlar hayatları pahasına savaştılar.
    Bu kitap, Turan Dursun’un daha önce yayınlanmamış, 8 Ekim 1978- 9 Mart 1979 tarihleri arasında, “Başlangıcından Bu Yana İnsanlık” adı altında yayınlanan radyo oyunlarının metinleridir. Farklı ara başlıklar altında dokuz programdan oluşan yazılar, kaynakçalarla da desteklenmektedir. Bu programların sadece ana başlıkları bile, bu programların zengin içeriğini gözlerimizin önüne sermektedir.
    Başlıca program adları şöyledir: Bilim, Efsane ve Dine Göre İlk İnsanlar; Antropolojik ve Sosyolojik açıdan İlkeller ve Toplumsal Yaşamları; İnsan, Değişmesi ve Değişmesindeki Temel Etken; Din Etnolojisi Açısından Özellikle İlkellerde ve İlk Çağlarda İnsan ve İnanç; İnsan ve Emek (Çalışan İnsan ve Emekçi Çalışması, Emeği); Sanat Etnolojisi Açısından İnsan ve Sanat…Sürgünleri ve baskıları göğüsleyerek yaşamını sürdüren Turan Dursun bütün eserlerinde, karanlığı aydınlatarak bilimsel görüşe ışık tutmuştur. Karanlık dünyadan ancak TURAN DURSUN gibi kahramanlarla bilim ve gerçeğe ulaşılacaktır.
    141 s.
    İstanbul 2019

    SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN

    Emine Nilgün Yurtsever

    ANTİKA DÜNYASINA YOLCULUK

    Yitik Ülke Yayınları

    Antika Dünyasında Yolculuk, antika severlerin ve koleksiyonerlerin heyecanla, merakla okuyacakları özel bir rehber kitap. İnsanın yolculuğu nesnelerin yolculuğuyla birlikte gelişiyor, ilerliyor. Emine Nilgün Yurtsever Aşure ve Cunda’da Yolculuk adlı kitaplarından sonra bir antikacı olarak antika kültürü üzerine kaleme aldığı bu özgün çalışmasıyla okurlarını selamlıyor.
    Antika derin bir okyanus. Ben bu okyanusta ulaşabildiğim adalarda antikayla yaşamayı, antikanın keyfine varmayı, onun faydalarını öğrendim. Yaklaşık 20 senedir Antikacı Dükkânı’nda bu okyanusun derinliklerine daldım. Bu bilgileri antika severlerle paylaşmak ve bu yolculuğu daha da keyifli bir hale getirmek için Hüma ile beraber Mardin’den çıktık yola. Ayvalık, Berlin, İstanbul güzergâhında Hüma’nın on dört senelik antikalarla yolculuğu sırasındaki gelişimini ve vardığı noktayı okuyacaksınız. Antikayla ilgili bilgileri, paralel yaşam programlarında ‘kader’ olgusunu, aşk ve hasret ilişkisini izleyeceksiniz.

    166 s.
    İstanbul 2019

    SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN

    Mehmet Rauf

    EYLÜL
    (Günümüz Türkçesiyle)

    Can Yayınları

    “Bence Eylül, tek başına, bir yazarın ismini edebiyat tarihine silinemeyecek şekilde nakşetmek için kâfidir.”

    – Halid Ziya Uşaklıgil

    Fakat her şey boş değil mi? Ne olsa, ne yapılsa kış gelmeyecek mi? Ya gelinceye kadar… Hiç mi, hiç mi bir şey yapılamaz? Böyle görerek, anlayarak, bile bile hayat ve mutluluktan vazgeçmeye katlanmaktan başka bir şey mümkün değil mi?

    Yüz yılı aşkın bir süredir bazen mutlulukla bazen gözyaşlarıyla okunan Eylül, edebiyatımızda derin izler bırakmış, birçok farklı metinde tekrar tekrar karşımıza çıkmış bir roman. Üç ana karakter etrafında gelişen, İstanbul’un da dördüncü bir karakter gibi dahil olduğu, Mehmet Rauf’un başyapıtı olan bu romanda kişiler, ruhsal dünyaları en ince ayrıntılarına kadar incelenerek karşımıza çıkarılıyor.

    Yasak aşk temasının dönemine göre oldukça cesurca işlendiği bir aşk ve karasevda romanı olan Eylül, metin üzerinde yapılan kapsamlı bir çalışmayla, orijinal diline en az müdahaleyle sadeleştirilerek yayına hazırlandı. “Psikolojik roman” denince akla gelen ilk eser olan Eylül’ü şimdi eski hataların tek tek ayıklandığı yeni çevirisi, yazarla yapılan “Eylül’ü Nasıl Yazdım” söyleşisi ve notlandırılmış, döneme ait harita, fotoğraf ve kartpostallarla zenginleştirilmiş baskısıyla okurlarımıza sunuyoruz.

    E, sonbahar bu… artık bu kadar güzellik ve sıcak verdikten sonra! Eylülden daha ne beklenir? Eylül, malum ya, hüzün ve matem ayıdır.
    328 s.

    İstanbul 2019

    SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN

    Edgar Allan Poe

    KELİMELERİN GÜCÜ

    Çeviren:Cem Soydemir

    Doğu Batı Yayınları

    Seçkiye ismini veren “Kelimelerin Gücü” Poe’nun Platonik diyaloglar tarzında yazdığı üç öyküden biri… belki de en çarpıcısı! —diğer ikisi: “Monos ve Una’nın Diyaloğu” ve “Eiros ile Charmion’un Sohbeti.” Gelecekte —dünyanın yok oluşundan sonra— ruhlar Cennette birbirleriyle felsefi diyaloglara girerek yaratılış meselesini tartışıyorlar. Ruha en büyük mutluluğu veren şeyin bilme arzusu olduğunu, işte bu yüzden ruhun bilgi arayışı asla son bulmadığını anlatıyorlar bize. Bu öyküleri Poe’nun kendine özgü düzyazı-şiirleri olarak okumak da mümkün. Poe adeta düşsel bir sıçramayla analitik aklın sınırlarını aşıp felsefi meseleleri şiirsel bir yaklaşımla sunuyor.

    Seçkide yer alan bir diğer yapıt, “Morella” Poe’nun ilk dönemlerinde Arabesk tarzda yazdığı muhteşem öykülerinden birisi. Kendisi bir mektubunda şöyle diyor: “Yazdığım son öykü Morella ve en iyisi olduğuna inanıyorum.” Diğer pek çok öyküsü gibi bunda da ölümden sonraki yaşam ve Ruh göçü temasını işliyor. Poe “Sfensk”te bize hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını ve duyumlarımızın oyunlar oynayarak bizi yanıltabileceği fikrini kendine özgü kurgusuyla ele alıyor. “O Adam Sensin” edebiyat tarihinin en önemli öykülerinden biri, çünkü ilk mizahi dedektiflik öyküsü olarak kabul ediliyor. Fakat Poe’nun suçlu psikolojisini ele alışı ve detektiflik öykülerine pek çok yeni unsur katması bakımından da özgün bir öneme sahip. Ve “Bon-Bon” Poe’nun hem en ünlü mizahi öykülerinden birisi hem de felsefe birikimini bize gösteren ve onu salt bir edebiyatçı olarak göremeyeceğimizi anlamamıza yol açan zengin bir başyapıt.
    117 s.

    İstanbul 2019

    SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN

    Mark Miodownik

    EŞYANIN TABİATI

    Çeviren:Selen Ak

    Domingo Yayınevi

    “Kendimizi uygar saymak hoşumuza gidebilir ancak bize
    uygarlığı bahşeden, büyük ölçüde malzeme zenginliğimizdir…
    Biz onları yarattık, onlar da karşılığında bizi
    bugünkü halimize getirdiler.”
    Malzemeler dünyasında yaşıyoruz. Etrafımız gündelik tasarım ve mühendislik mucizeleriyle çevrili. Çeliği düşünün: Ağzımıza sokuyor, istenmeyen tüylere karşı kullanıyor, içine biniyoruz. En sadık dostumuz ama nasıl işlediğini bilmiyoruz. Cam neden saydam? Lastiğe esnekliğini veren ne? Ataş neden bükülüyor? Bir malzeme neden göründüğü gibi görünüyor, neden davrandığı gibi davranıyor?

    Mark Miodownik bizi malzemelerin iç dünyasına götürüyor. Mucidini idamdan kurtaran porselenden ayakkabılarımızdaki köpüğe, elinizdeki kâğıttan uygarlığımızın günah keçisi betona kadar, yaşamlarımızı şekillendiren bu mucizelerin nasıl doğduğunu, keşiflerinin ardında yatan akılalmaz öyküleri ve tüm bu yolculuğun insan ırkının becerisine, yaratıcılığına dair ne anlattığını ortaya koyuyor.

    Eşyanın Tabiatı’nı benzersiz kılan, 20 dilde yayımlanmış bir popüler bilim klasiğine dönüştüren şey Miodownik’in saplantı derecesindeki tutkusu ve bu tutkuyu kelimelerle bize bulaştırma becerisi. Sadece etrafımızdaki nesnelere değil, dünyaya bakışımızı da değiştiriyor.

    280 s.

    İstanbul 2019

    SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN

    Michael Kerrigan

    HİTLER- CANAVARIN ARDINDAKİ ADAM

    Çeviren:Barbaros Uzunköprü

    Kronik Kitap

    Dünya tarihini değiştiren diktatörünfırtınalı hayatı…
    Adolf Hitler, Alman aile yapısını şekillendirme sürecinde kendi ailesinden ne derece etkilendi? Kendisinin sanata dair görüşleri bir ulusun mimari anlayışını nasıl etkileyebildi? Hitabet becerisini nasıl keşfetti? Propaganda İkinci Dünya Savaşı’nda nasıl Hitler’in en tehlikeli silahı hâline geldi? Savaşı idare etme şekli ve Alman komuta kademesiyle ilişkisi, henüz sıradan bir askerken sahip olduğu “siper bakış açısı”nın mirası mıydı?

    Michael Kerrigan tüm bu sorulara yanıt aramakla kalmıyor, okuyucuyu ayrıca Hitler’in dünya tarihini temellerinden sarsan fırtınalı hayatında soluksuz bir maceraya davet ediyor. Bu macerada hem dram hem de gerilim bütün acımasızlığıyla kendini hissettiriyor; savaş boyunca askerlerin ve halkın içinde bulunduğu ruh hâli açık bir biçimde görülebiliyor.

    Kitabın en çarpıcı tarafı; yaşanan soykırım ve savaşın dehşeti tarafından gölgelenen Hitler’in iç dünyasını, sanata olan düşkünlüğünü, çocukluğunu, aile yaşamını, okul arkadaşlarını, öğretmenlerini, kadınlarla olan ilişkisini ve etten kemikten bir insan olan “diğer” Hitler’i ön plana çıkarması… Zira bunların Hitler’i Hitler yapan sürece etkisi, yadsınamayacak kadar büyük bir önem arz etmekte.
    “Hitler: Canavarın Ardındaki Adam”, içerdiği 180 adet çizim, fotoğraf ve resimle tüm okurlara gerçek bir belgesel heyecanı sunuyor.

    224 s.

    İstanbul 2019

    SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN

    Hans Kelsen

    DEMOKRASİ:DOĞAL –DEĞERİ

    Çeviren: Yasin Uysal

    Dost Kitabevi Yayınları

    Demokrasi Kelsen hakkındaki yanılgıların önüne geçebilecek çok önemli bir kitaptır. Hukuki pozitivizmin hâkim güce itaat ve demokrasi düşmanlığı olduğuna yönelik ezberleri çürütür. Kelsen düşüncesinde yasa yaratıcı irade bulunduğuna ve yasa yaratımının kaynağında devlet olduğuna ilişkin görüşleri yıkar. Egemenlik, temsil, ulus iradesi gibi sözleşmeci modern kurguları ifşa ederek, her türlü tek adam kültüne, azınlığın ya da çoğunluğun baskısına veya mutlak değerlere dayalı hakikatlere karşı, demokrasiyi savunur. Onun sayesinde pozitivizm karşıtı tabii hukukçu sığ bir Kelsen reddi anlamsızlaşır. Kelsen’i tabii hukukçu görüşe kaydırarak Neo-Kantçı liberal düşünür diye aklamaya çalışanların daha sığ yanılgısı da bu kitapla ortaya çıkar: Bireyci liberalizme karşı olan Kelsen’in hukuki pozitivizmi “bir” demokrasinin sınırsız güçlerinin başlıca dayanağıdır. Kuramcının otoritarizm karşıtı radikal demokratik tavrı onun içkinci, yapısalcı, göreci ve kuşkucu yaklaşımıyla özdeştir. Kelsen’in bu kitabı yalnızca yazıldığı dönemin değil, her dönemin despotizmine ve despotlarına karşı bir “özgürlük manifestosu”dur.
    – Cemal Bali Akal

    94 s.

    İstanbul 2019

    SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN

    Hazırlayan: S. Seza Yılanoğlu

    YAŞAR KEMAL:İNSANI, TOPLUMU, DÜNYAYI KUCAKLAMAK-

    YAŞAR KEMAL SEMPOZYUMLARI

    Literatür Yayıncılık

    “Bir, benim kitaplarımı okuyan katil olmasın, savaş düşmanı olsun. İki, insanın insanı sömürmesine karşı çıksın. Kimse kimseyi aşağılayamasın. Kimse kimseyi asimile edemesin. İnsanları asimile etmeye can atan devletlere, hükümetlere olanak verilmesin.
    Benim kitaplarımı okuyanlar bilsinler ki, bir kültürü yok edenlerin kendi kültürleri, insanlıkları ellerinden uçmuş gitmiştir.
    Benim kitaplarımı okuyanlar yoksullarla birlik olsunlar, yoksulluk bütün insanlığın utancıdır.
    Benim kitaplarımı okuyanlar cümle kötülüklerden arınsınlar.”
    Büyük usta “Yaşar Kemal: İnsanı, Toplumu, Dünyayı Kucaklamak” adlı sempozyumla 2016 yılında Galatasaray Üniversitesi’nde anıldı. Sempozyumda büyük ustanın, topluma, insanlara ve dünyaya bakışı farklı açılardan dile getirilirken; romancılığı, gazeteciliği, röportaj yazarlığı, doğaya ve çevreye karşı olan duyarlılığı, kadının toplumdaki yerine ilişkin görüşleri tartışıldı. Sempozyum bildirilerinden oluşan bu derlemenin amacı, Yaşar Kemal’in eserlerine ışık tutmak ve büyük ustanın zengin yazın dünyasını genç ve gelecek kuşaklara tanıtmak, aktarmaktır.
    İçindekiler;

    Açılış Konuşmaları
    Toplumsal Sorumluluk ve Edebiyat
    Gazetecilik ve Edebiyat
    Doğa, Kadın ve Kültürel Haklar
    Yaşar Kemal’in Dostları: İzler, İzlenimler, Anılar

    186 s.

    İstanbul 2019

    SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN

    Hüseyin Nazlıkul

    100 YIL YAŞAMAK MÜMKÜN

    Anti-Aging Kılavuzu ve Özel Röportajlarla

    Destek Yayınları

    “Ayna ayna söyle bana, kaç yaşında görünüyorum?”
    Aynanın cevabını duyamadan uykusundan uyandı, gözleri açık yatağında bir süre kaldı.
    Sonra aniden dün geceden beri okumakta olduğu Nazlıkul’un kitabını koltuğunun altına sıkıştırarak gerçekten aynanın karşısına geçti.
    Yüzündeki çizgilere, kollarındaki sarkmalara, karnında biriken yağ kütlesine baktı ve gevşemiş tenine dokundu. Yüzüne gömülmüş gibi duran gözleriyle karşılaştı. Duvardaki gençlik resmiyle aynaya yansıyan halini kıyaslarken, kitabı daha da sıktığının farkında değildi…
    Buzdolabı kitapta önerilmeyen yiyecek ve içeceklerle tıka basa doluydu. Nasıl giderek kilo aldığını, bedeninin nasıl hantallaştığını, düşüncelerini toparlamakta ne kadar zorlandığını şaşkınlıkla fark etti.
    En kötüsü de tüm bunları değiştirecek motivasyona sahip değildi. Neyi, neden, nasıl yapacağını ve nereden başlayacağını bilemiyordu.
    Gençliği ellerinin arasından kayıp giderken bir rehbere ihtiyaç duyuyordu, bir öğreticiye, bir umut verene…
    Ve sanki Nazlıkul onu izliyordu…
    100 yıl yaşamak mümkün ile Hüseyin Nazlıkul bu arayışımıza cevap vererek yine bize yol gösteriyor… Yine neyi, neden, nasıl yapacağımızı ve nereden başlayacağımızı öğretiyor…
    Yaşlanma nedenlerini, sporun önemini, beslenme tercihlerini, kaliteli uykunun sağlığımızdaki yerini, toksik maddelerden arınma yollarını anlatıyor. Hayatlarımıza dokunurken hastalarıyla olan paylaşımlarıyla bizi de olayın içine katıyor, izleyici olmaktan çıkıp hayatın içinde aktif rol almamızı istiyor, dümene geçmemiz için bizi yüreklendiriyor.
    En önemlisi, kendimizle kurduğumuz ilişkide, bir aynayla dertleşmek yerine, direkt kendi içimize bakabilme gücünü bize iade ediyor.
    Hüseyin Nazlıkul yaşam biçimlerimizi yeniden düzenlememizde yardımcı olmak için nazik ellerini her zamanki gibi sevgiyle ve cesaretle uzatıyor…

    376 s.

    İstanbul 2019

    SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN

    Dilek Zerenler

    BERNARD SHAW’UN OYUNLARI

    Mitos Boyut Yayınları

    Bernard Shaw’un hayatını ve yazılarınıetkileyen unsurlardan biri onun sosyalizmeduyduğu inançtır.Bu anlayış doğrultusundaoyunlarının konusunu ve kişilerini oluşturmuş,insanlığın daha iyi bir geleceğe ilerleyebilmesi içinolayların farklı açıdan görülmesi, bunun için deakıl ve düşüncenin kullanılması gerektiğini savunmuştur.
    Bu çalışmada,‘Hoşa Gitmeyen Oyunlar’ başlığında yer alan oyunlarındanBayan Warren’ın Mesleği,‘Hoşa Giden Oyunlar’ başlığında yer alan oyunlarındanCandida,‘Puritanlar İçin Oyunlar’ grubundanSezar ile Kleopatra‘Bilim ve Dinin Komedisi’ başlığı altındakioyunlarındanİnsan Üstüninsanadlı oyunları seçilerekShaw’un oyun yazarlığı süresince bıraktığıayak izleri takip edilmeye çalışılmış,bunun için de öncelikleyaşamı, siyasi görüşü, düşünce tiyatrosunuoluşturan görüşleri ele alınmıştır.

    104 s.

    İstanbul 2019

    SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN