darbeicindedarbegif.gif

Çok Okunanlar

'Piyasalara saldırının en büyüğü geliyor'

Abdulkadir Selvi'den Brunson iddiası

Erdoğan'ı istifaya davet etti

'CHP'de uzlaşı sağlandı, kurultay talebi ertelendi'

Canlı yayında ilginç 'dolar' kavgası: Ben sizinle aynı gemide değilim

ABC Kitap - Yeni Çıkanlar / 16 Temmuz 2018

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular. Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

Jose Saramago

BELKİ DE NEŞE

Çeviren:Işık Ergüden, Zarife Biliz

Kırmızı Kedi Yayınevi

“Hayat, en uzunu, sakalı nehri andıran en uzun ömürlü ihtiyarınki
De dâhil olmak üzere, ardında her zaman karanlık
Suskunluklar, küle dönmeyen harabeler, meçhul
Adalar bırakır. Altmış yıl değil, akla hayale sığmayacak altı
Yüz yıl daha geçse bile, bu süre adaları yaşanır kılmaya,
Harabeleri kül etmeye yetmez; insan karanlıklardan bahsetme
Mecburiyetinden gene kurtulamaz.”

Çağdaş dünya edebiyatının ölümsüz kalemlerinden José Saramago'nun üç kitaptan oluşan Toplu Şiirler'i artık Türkçede.

344 s.

İstanbul 2018


H.G. Wells

GELECEK GÜNLERİN HİKAYESİ

Çeviren:Pınar Dinkurt

Laputa Kitap


"Gelecek Günlerin Hikayesi" 1897'de The Pall Mall Magazine'de yayınlanan beş bölümünden oluşan bir roman.

Wells, 22. yüzyılın Londra'sını distopik bir gelecekte betimliyor. Şehirleşmenin, sınıf savaşı, tıp, iletişim, ulaştırma, tarım teknolojisi vb konular üzerine birçok şey söylüyor. Tabii Wells'in her zaman ki gibi bir sosyolog gözüyle ve anlatımıyla.

Wells'in yaratmış olduğu atmosfer, yıllar sonra yazılacak olan Isaac Asimov'un Robot Serisinin okuyucularına tanıdık gelecektir. Asimov'un öyküleri arasındaki paralellikler dikkat çekicidir.

"Gelecek Günlerin Hikayesi" distopyanın ilk örneklerindendir.

Wells tıpkı Quevedo gibi, Voltaire gibi, Goethe gibi ve kimi başka yazarlar gibi, edebiyatı iyi bilen biri olmaktan çok edebiyatın kendisi.

- Jorge Luis Borges

112 s.

İstanbul 2018

 


 

Pierre Gilliard

RUS SARAYINDA ON ÜÇ YIL

Son Çareviç Aleksey Romonov’un Eğitmeninden

Çeviren:Alp Tümertekin

İş Bankası Kültür Yayınları

İsviçreli eğitmen Pierre Gilliard, Romanovlar Hanedanı'nın son çarı II. Nikolay ve ailesiyle 1905 Devrimi sırasında tanışır. 1906 yılından itibaren önce Çar II. Nikolay'ın kızları Marya, Olga, Anastasya ve Tatyana'ya, 1912 güzünden itibaren Çareviç Aleksey'e Fransızca dersleri verir. 1913'ten sonra ise çareviçin resmi eğitmeni olarak imparator ailesiyle bir arada bulunur.
Gilliard'ın anılarına konu olan on üç yıl (1905-1918) belki de bütün imparatorluk tarihindeki en önemli zaman dilimlerinden biridir.

Görevi nedeniyle aileyle bir arada geçirdiği bu yıllarda ailenin günlük yaşamını paylaşır, onlarla pek çok geziye katılır.

304 s.

İstanbul 2018

Mahatma Gandi

BÜTÜN İNSANLAR KARDEŞTİR

Çeviren:Levent Özşar

Biblos Kitabevi

Bağımsızlığa kavuşturduğu halkı tarafından Mahatma (Ulu Ruh) diye adlandırılan Mahatma Gandi bir eylem adamı olduğu kadar Çağdaş siyaset felsefesinin önemli kişiliklerinden biridir. Şiddet kullanmama ilkesinden ödün vermeden sömürgeci imparatorluğu ülkesinden kovmayı başarması insanlık tarihinde eşsizdir. Bütün İnsanlar Kardeştir, Mahatma Gandi'nin kendisi tarafından anlatılan düşüncelerinden, inançlarından oluşan bir seçki. Kendi yaşamının yanı sıra, politika, tinsellik, yoksulluk, acı çekme, sevme, şiddet kullanmama, öz disiplin, din, doğruluk, kadınlar, teknoloji, gözü peklik bu kitabın konuları arasında.

294 s.

İstanbul 2018

E.T.A. Hoffmann

KÜÇÜK ZACHES NAMIDİĞER ZİNNOBER

Çeviren: Bilge Uğurlar, Türkis Noyan

Can Yayınları

“Eğer sen, sevgili okur, arada sırada birçok olaya içinden gelerek gülümsediysen ne mutlu; demek ki sen bu sayfaların yazarının arzu ettiği ruh hali içindeydin ve böylece birçok bakımdan onu mazur görebilirsin!”

E.T.A. Hoffmann'ın ilk olarak 1819'da yayımlanan bu masalı, Aydınlanma'nın “ithal” edildiği ve akabinde şiirin yasaklanıp perilerin sınır dışı edildiği, masalların hor görüldüğü bir diyarı anlatıyor. Ülkede kalabilen tek peri Rosabelverde günlerden bir gün ormanda sırtında küçük oğlunu taşıyan bir köylü kadınla karşılaşır. Köylü kadının oğlu Zaches, sevimsiz, kötü huylu, çirkin ve annesinin bile tahammül edemediği bir hilkat garibesidir. Peri, merhamet duyduğu oğlana bir tılsım bahşeder: Bundan böyle, bu tuhaf yaratık kendisine bakan insanlar tarafından dünya güzeli ve akıllı bir insan olarak görülecektir. Küçük Zaches, büyüyüp muhteşem Zinnober olarak başarı merdivenlerini birer birer tırmanır, olaylar gelişir...

Alman edebiyatının klasikleri arasında yerini alan Küçük Zaches Namıdiğer Zinnober, gerçeklik ile masalsılığın usta bir dengeyle harmanlandığı, Aydınlanmacı akla yönelik kimi zaman körlüğe varan tutkunun satirik bir üslupla eleştirildiği bir başyapıt.

144 s.

İstanbul 2018


Tahir M. Ceylan

DİNAMİK AHLAK

Sezgisel Akılcılık Temelinde Fenomenolojik Bir Yorum

Ayrıntı Yayınları

Bütün bir çember yalan da olsa her şeydir, kırık bir çemberse doğru da olsa hiçbir şey. Yeryüzündeki en yüksek davranış bütünlük sağlayıcı davranıştır. Çünkü ancak bütün olan varoluşa meydan verir. İnsan için bütünlük sağlayıcı davranış da şüphesiz ortaklık yaratan davranıştır. Çünkü bütünlüğe hizmet etmek iddiasındaki tekil bir davranış, ortaklık sağlamadan tekyönlü bağlar oluşturarak bu iddiasını gerçek kılamaz. Örneğin halkının iyiliğini düşünen ama bu iyiliği karşılıklı ve eşit ilişkiler üzerinden değil de sadece başkaları için kendi yaptıkları üzerinden gerçekleştirme tutkusu taşıyan ve ortaklık yaratmadan tebaasını pasif alıcılar olarak bırakan bir kralın yönettiği ülke, sahici bütün oluşturamadığı için dayanıklı olmaktan uzak kalır. Buna karşılık örgütlü ve aktif yurttaşlara sahip, demokrat bir liderin yönetimindeki her ülke, ortak üyelere sahip sahici bir bütün olduğu için uzun süre ayakta kalır. Dolayısıyla içinde ortaklık taşıyan bütünlükler insanın sığınabileceği yüksek, sahici ve nispeten kalıcı yapılardır. İnsan için ortaklık kurmada başvurabileceği hangi araçlar vardır diye soracak olursak şunu söyleyebiliriz: En sahici ortaklık araçları duygu ve sonrasında dildir. Dil duygunun bir üst hâli, duygu da duyunun bir üst hâlidir. Aslında duygu bir çeşit duyudur fakat kategorik olarak sıcak, soğuk duyusu gibi duyulardan elbette farklıdır.

Ahlak son kertede bir bütünlük içinde yer alacak olan en geniş ortaklığa izin veren davranışlar toplamıdır; o yüzden şöyle denilmesi uygundur: Öyle davran ki kendi içindeki bütünlük bozulmadan bütün bir yeryüzü ortak olsun. “Kendi içindeki bütünlük bozulmadan” demek ihtiyacı duyuyoruz çünkü bazen insan kendi dışındaki ortaklıkları beslemek için kendi içindeki bütünlüğü helak eder...

Tahir M. Ceylan

240 s.

İstanbul 2018



Margaret Compton, W.T. Larned

KIZILDERELİ MASALLARI

Çeviren:Macidegül Batmaz

Maya Kitap

Kuzey Amerika'nın cesur halkı Kızılderililerin masalları…

Yakılan büyük ateşin çevresinde kabilenin yaşlıları tarafından anlatılan bu fantastik masallar, Kızılderililerin kültür ve inanışlarıyla birlikte renkli dünyalarını da gözler önüne seriyor.

Animizm inanışının izlerini taşıyan bu 21 masalda, Kızılderililerin mistik ve rengârenk kültürünü tanıyacaksınız.

Bozkırlardan çıkıp kocaman bir kıtaya yayılan bu masallarda büyücülerden perilere, kurtlardan kuğulara, yıldızlardan rüzgârlara kadar canlı ve cansız her varlığın bir ruhu olduğunu göreceksiniz.

Geçmişle geleceği birbirine bağlayan bu masallar, masal seven herkesin kitaplığında bulunmalı.

168 s.

İstanbul


 

Jasper Fforde

RENKRASİ

Çeviren:Ergin Kaptan

April Yayıncılık

Kimse Renk Uzmanı’nı aldatamaz, renk testinde hile yapamazdı. Sonucun ne çıkarsa sonsuza dek oydun. Hayatın, kariyerin ve sosyal statün oracıkta, birkaç dakika içinde belirleniyordu ve yaşamın kaygı verici tüm belirsizlikleri ebediyete kadar yok oluyordu. Hayatının haritası orada çiziliyordu. Görebildiğiniz renklerin hiyerarşideki seviyenizi belirlediği bir dünya. Bej borsanın en revaçta malı üretimi yasak olan kaşıklar. Kamu hizmetine ayrılan Ford T’ler yollarda geziyor. Yüce Munsell'ın manifestosu, medeniyetin tek kutsal kitabı. Görünürde her şey huzur içinde... Oysa ülke için için kaynıyor. Peki ya renkler bir gün ayaklanmaya karar verirse? Jasper Fforde günümüzden yüzyıllar sonrasını renklerin gölgesinde, ustalıkla kaleme alıyor. Renkrasi, ilkelleştirmeye, diktatör gölgesinde özgürleşme savaşına, hayatı en baştan bir kez daha kurmaya dair bir distopya.

Renkrasi zekice fikirlerden çok daha fazlası. Lezzetli bir kurgu ve Dickens'ın, Pratchett’ın kaleminden çıkmış gibi görünen zengin detaylar taşıyor.

520 s.

İstanbul 2018


 

Andrew Hughes

JOHN DELAHUNT:BİR CİNAYETİN HİKAYESİ

Çeviren:Emre Can Sarısayın

Can Yayınları


Dublin, 1841. Aralık ayında soğuk bir sabah. Küçük bir oğlan çocuğu tatlı sözlerle kandırılıp annesinin yanından alınıyor ve vahşice katledilmiş olarak bulunuyor. Yoksulluk, eşitsizlik ve siyasal istikrarsızlığın egemen olduğu kentte işlenen onlarca elim cinayetten biri, ama diğerlerinden farklı olarak halkı galeyana sürüklüyor. Çünkü John Delahunt adında sorumsuz bir öğrenci olan katil, aynı zamanda Dublin Kalesi'ndeki istihbaratçıların ücretli muhbiri. İşin tuhafı, katil ne işlediği cinayetten pişmanlık duyuyor ne de alacağı cezadan korkuyor. Hücresinde idam gününü beklerken serinkanlılıkla hikayesini kaleme almayı seçiyor.

Tarihî bir araştırma yaparken tesadüfen bu olayın belgelerini bulan Andrew Hughes, 1841'de geçen hikâyeyi Dickens'vari bir atmosferde ve gotik edebiyata yaraşır bir dilde aktarmayı ustalıkla başarmış.


368 s.

İstanbul 2018


Mary Beard

KADIN VE İKTİDAR

Bir Manifetso

Çeviren:Tüvana Zararsız, İrem Sağlamer

Pegasus Yayınları

Mary Beard bu cesur kitabında sık sık kendisi de dâhil dünyadaki bütün kadınlara dil uzatan ve onları küçük düşürmeye çalışan kadın düşmanlarına ve internet saldırganlarına sesleniyor. Kadın düşmanlığının izlerini antik köklerine kadar takip ederek cinsiyet tuzaklarını ve zamanın başlangıcından beri güçlü kadınlara yapılan haksızlıkları inceliyor. Homeros'unOdysseia'sına kadar uzanarak kadınların günlük yaşamda liderlik rollerinden uzak tutulduğuna, topluluklara hitap etme hakkının erkeklerin tekelinde olduğuna dikkat çekiyor. Medusa'dan dili kesilen Philomela'ya, Hillary Clinton'dan yerine oturması söylenen Elizabeth Warren'a kadar örneklerle Beard, kadınların iktidarla ilişkisine dair kültürel varsayımlarımız ile güçlü kadınların erkek şablonuna uymayı reddetmesi gereken bütün kadınlar için önemli birer örnek teşkil etmeleri arasında aydınlatıcı paralellikler yakalıyor. Sosyal medyada karşılaştığı cinsiyetçi saldırılardan yola çıkan yazar hepimize şu soruları soruyor: Eğer kadınların, iktidar yapılarına dâhil oldukları düşünülmüyorsa, yeniden tanımlamamız gereken şey iktidar değil midir? Ve bunun için daha kaç asır beklememiz gerekiyor?

128 s.

İstanbul 2018


 

İlhan Durusel

DEFTERDAR-EVLAT KATİLİ İÇİN EL KİTABI

Yapı Kredi Yayınları


“Bir serum şişesinin hayatındaki en önemli şey ne olabilir? Bir insanın?”

Mahalleler, evler, odalar; eski fotoğraflardan yükselen fısıltılar, mektuplara sıkıştırılan suskunluklar, kasaba garajlarında unutulmuş kederler ve hevesler; beş vakitler, bir vakitler, birbirine karışan kaderler, birbirini bileyen diller... Günümüz öykücülüğünün öncü yazarlarından İlhan Durusel, duyduğu gibi anlatıyor öykülerini; yazı'nın bilinen imkânlarının ve mümkünlerinin ötesinde bambaşka pencereler aralıyor okuruna unutmak ve hatırlamak için.

Başka şeylerin kökeni, sebebi Memedali'ymiş der rivayetler. O var diye varmış bazı şeyler. Küfesiz hamallık, çorbayı kaşıksız, ekmek bana bana bitirmek, kaldırımda elle lağım kazmak. Bizim vazifemiz de bize bunları veren Memedali'ye rahat çalışması için biraz yer açmak. Memedali'nin çalışkanlığını Tanrı'ya bildirmek de bizim işimiz. Tanrı'nın işi bu dünyayı, bu dünyanın bayat ekmeğini, yavan tulumba suyunu, kazan dolusu kelle-paça çorbasını, lağımı, molozu, kömür küfelerini, ticari buzdolaplarını, sanayi tüplerini, nemli talaşı, çimento torbalarını, şeker çuvalını ve pamuk hararlarını yarattığı için bir Memedali'ye bir bize bakıp gururlanmak.

164 s.

İstanbul 2018

 

Sadık Erol Er

EMIL MICHEL CIORAN:BİR ALACAKARANLIK DÜŞÜNÜRÜ

Çizgi Kitabevi Yayınları

Dünyaya iftira etmekle meşhur olan ve kendi kuşağının en önemli entelektüel figürleri arasında gösterilen Cioran, azizlerin ve mistiklerin gölgesinde soluklandıktan sonra, insandan kaçan bir depresyon düşkününe dönüşmüştür. Çağına hâkim olan dekadansın tinselliği yorumlarını metafizik esinleriyle selamlayan Cioran, doğmuş olmaktan, varoluşa, ölüme ve teolojiye kadar uzanan geniş felsefi zemini tamamen nihilist, kuşkucu, ancak dikkatli ve düşünceli bir tavırla ele alır. Göçmen, sürgün ve vatansız Cioran'ın aynı zamanda paradoksal ve saçma bakış açısıyla ördüğü felsefi kodların izini süren bu çalışma, onun bilinmeyen yüzünü açığa çıkarmayı amaçlarken, bir sevgisizlik öyküsüne de tanıklık etmektedir.

167 s.

İstanbul 2018

 


 

İlgili Haberler

ABC Kitap

ABC Kitap - Haftanın Kitabı | 14 Ağustos 2018

ABC Kitap

ABC Kitap - Editörün Seçtikleri | 14 Ağustos 2018

ABC Kitap

ABC Kitap - Yeni Çıkanlar | 14 Ağustos 2018

ABC Kitap

ABC Kitap | Haftanın Kitabı | 6 Ağustos 2018

ABC Kitap

ABC Kitap | Editörün Seçtikleri | 6 Ağustos 2018

ABC Kitap

ABC Kitap | Yeni Çıkanlar | 6 Ağustos 2018

ABC Kitap

ABC Kitap | Haftanın Kitabı | 30 Temmuz 2018

ABC Kitap

ABC Kitap | Editörün Seçtikleri | 30 Temmuz 2018

ABC Kitap

ABC Kitap | Yeni Çıkanlar | 30 Temmuz 2018

ABC Kitap

ABC Kitap - Haftanın Kitabı / 23 Temmuz 2018

ABC Kitap

ABC Kitap - Editörün Seçtikleri / 23 Temmuz 2018

ABC Kitap

ABC Kitap - Yeni Çıkanlar / 23 Temmuz 2018