Yeni Çıkanlar | 10 Aralık 2018

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular. Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

YENİ ÇIKANLAR

Daniel R. DeNicola

CEHALETİ ANLAMAK

Bilmediklerimizin Şaşırtıcı Etkisi

Çevirmen:Semih Süren

Sola Unitas

Cehalet, basit bir bilgi eksikliğinden daha fazlasıdır. Neden mi?

Günümüzde cehalet oldukça revaçta. Politikacılar, “Sonuçta ben bir bilim adamı değilim ya,” diyerek argüman sunuyor. Öfkeli vatandaşlar, Latince bir deyim duyduklarında hemen karşı çıkıyorlar: Burası Amerika, Meksika'da ya da Latin Amerika'da yaşamıyoruz! Uzmanlık değil de deneyim eksikliği bir yeterlilik hâline geliyor. Kabul gören sahte haberler ve yinelenen yanlışlıklar sarsılmaz inançlara dönüşüyor. Amerikan hükümeti ve tarihine ilişkin cehalet öylesine endişe edici durumlara varmakta ki ideal bir kültürlü vatandaş fikri artık garip karşılanıyor. Komplo teorileri ve yanlış bilgi serpilip budaklanıyor. Yaşadığımız çağın ismi Bilgi Çağı olabilir ancak hiç de öyle yeterli bilgilendiriliyor gibi görünmüyoruz.

Filozof Daniel DeNicola bu kitapta cehaletin keşfine çıkıyor. Cehaletin bolluğu, dirayeti ve neden olduğu sonuçlar üzerine derin bir gözlem sunuyor. Cehaleti anlamayı hedefliyor ki bu hedef en başta paradoksal görünüyor. Bilinmeyen nasıl olup da bilinir kılınır ve hâlâ bilinmeyen olma özelliğini sürdürür?

DeNicola cehaletin bir eksiklik ve boşluktan fazlası olduğunu, bilgi ile dinamik ve karmaşık etkileşimlerde bulunduğunu öne sürüyor.

Daniel R. DeNicola, felsefe profesörüdür. Gettysburg Koleji'nde “Renklerin Felsefesi”, “Yerlerin Felsefesi” gibi üst düzey felsefe dersleri vermiştir. DeNicola, “Cehaleti Anlamak” adlı kitabıyla 2018 yılında Amerikan Yayıncılar Birliği'nden PROSE ödülünü almıştır.

320 s.

İstanbul 2018

Kitabı satın almak için görsele veya linke tıklayınız.

*

James Wallman

İSTİF ÇAĞI

Çeviren:Senem Karagözoğlu

Doğan Novus

İhtiyacımız olmayan eşyalarımız, giymediğimiz kıyafetlerimiz, oynamadığımız oyuncaklarımız var…

Ama istediğimiz her şeye sahip olmak bizi mutlu etmeye yetmiyor.Satın aldığımız eşyalar evlerimizde birikiyor, bizi strese sokuyor ve boğuluyormuşuz gibi hissetmemize neden oluyorlar hatta kimizaman bizi öldürdükleri bile oluyor.

Trend tahmin uzmanı James Wallman bu kitabında, sahip olduğuher şeyi elinden çıkaran bir yöneticiden uzak bir dağ kulübesinetaşınan hali vakti yerinde bir aileye, tüketim çılgınlığına sırtınıdönen insanların hikâyelerini anlatıyor. Wallman'ın biriktirmeçılgınlığına sunduğu çözüm ise çok basit ancak aynı ölçüde önemli. Değerlerimizi dönüştürmemiz lazım! Sahip olduğumuz şeylerdenziyade deneyimlerimize odaklanmalıyız. Yeni bir saat ya da yeni bir çift ayakkabı yerine dostlarımızla birlikte geçirdiğimiz zamana ya da paylaşabileceğimiz deneyimlere yatırım yapmalıyız.

 

Psikoloji, ekonomi ve kültür konularındaki ilginç içgörüleriyleİstif Çağı, değişim konusunda hayati bir manifesto niteliğinde.Daha mutlu ve sağlıklı olmak isteyenlere, daha azıyla dahamutluyum diyenlere ilham olacak bir kitap.

328 s.

İstanbul 2018

Kitabı satın almak için görsele veya linke tıklayınız.

*

Muzaffer Buyrukçu

SICAK SULARDA BUZDAN BİR YELKENLİ

Kırmızı Kedi Yayınevi

Muzaffer Buyrukçu'nun edebiyatımızdaki yerini tam olarak ortaya koyan öykülerinden Sıcak Sularda Buzdan Bir Yelkenli…

Memleketin Özallı yıllarında, küçük bir burjuva ailesinin evindeyiz. Ömer ve Birsen çiftine ‘'çat kapı'' misafirliğe gelen akrabalar ve küçük yaşamların içine sıkışmış büyük hesaplaşmalar! Sahte gülüşler, ilk dokunuşta akan irinler! Muzaffer Buyrukçu öyle bir sahne kuruyor ki öyküsünde; mutluluk, erotizm, gerilim, kıskançlık, nefret birbirinin peşi sıra çıkıyor karşımıza! Birsen'in düşleri aracılığıyla adeta birer Hieronymus Bosch tablosu çiziyor Buyrukçu!

84 s.

İstanbul 2018

Kitabı satın almak için görsele veya linke tıklayınız.

*

İvan Sergeyeviç Turgenyev

KLARA MİLİÇ

Çeviren:Ceren Durukan Akyüz

İş Bankası Kültür Yayınları

İvan SergeyeviçTurgenyev (1818-1883): Avrupa'da ve ülkemizde eserleri ilkönce çevrilen 19. yüzyıl Rus romancıları arasında yer alır. Moskova, Petersburg ve Paris üniversitelerinde öğrenim gören Turgenyev, döneminin Avrupalı bakış açısına sahip tek Rus yazarı olarak anılır. Zayıf iradeli Rus aydınlarını, serflerin yaşantısını, toprak sahibi soyluların aşklarını ve kendisini yakın hissetmediği radikal genç kuşağı tarafsız ve gerçekçi bir dille eserlerine aktarmıştır. 1882 yılında kaleme aldığı ve son eserlerinden olan KlaraMiliç'te ise Turgenyev toplumsal meselelerden uzaklaşıp mutluluk, aşk, acı, ölüm ve varoluşun sırları gibi insanlığın sonsuz meselelerine odaklanır. Turgenyev dünyada olduğu gibi ülkemizde de pek çok yazarı etkilemiş, hatta Sabahattin Ali Kürk Mantolu Madonna eserinde KlaraMiliç'e atıfta bulunmuştur.

100 s.

İstanbul 2018

Kitabı satın almak için görsele veya linke tıklayınız.

*

Müjdat Gezen

GALİBA BEN SANATÇIYIM

Kırmızı Kedi Yayınları

Müjdat Gezen, 2000'lerin hemen başında kaleme aldığı bu kitabında, geçmiş güzel anları, insanları ve yaşanmışlıkları anıyor. Andıkça anımsıyor, anımsadıkça daldan dala sıçrayarak, deyim yerindeyse ‘'fikri firar'' ediyor. Andıkları hep mi güzel? Değil. Ama Gezen, kırılsa da gücense de, hakkı da yense ne yapıp edip güzel anmasını, güzel bağlamasını biliyor. Bize anmanın, anımsamanın kinci değil affedici, hırçın değil müşfik yanını gösterirken cümlesini hep şu sözle tamamlıyor: Öyle söyledim ki gülelim.

164 s.

İstanbul 201

Kitabı satın almak için görsele veya linke tıklayınız.

*

Metin Özbek

SAPİENS’TEN ÖNCE İNSAN VARDI

İmge Kitabevi

Dünden Bugüne İnsan ve Irklara Veda gibi antropolojik çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Metin Özbek, bu defa kurmaca bir eserle karşımızda.

Özbek; duru, akıcı ve sade diliyle, insansız bir dünyadan Sapienslere kadar, insanlık tarihini kadın karakterlerle anlatıyor.

Günümüzden 7 Milyon yıl öncesinde Doğu Afrika'da başlayan insan ailesi tarihinin, mücadelelerle dolu milyonlarca yıl süren evriminin sonrasına odaklanan hikâye, 3.3 Milyon yıllık iskeleti Etiyopya'da bir göl yatağında bulunan Lusi Hanım'la başlıyor, kitap boyunca insanlık tarihinin kadın kahramanlarıyla devam ediyor:
 

Alet yapan Habilis Ana,

Filistin'de ateş yakan Erektus Ana,

125 Bin yıl önce ölüsünü gömen, yeni ateş yakma ve av teknikleriyle beslenme alışkanlıklarını değiştiren Neandertal Ana,

100 Bin yıl önce terzilik yapan, ok ve mızrak kullanan, mağara resimlerinin ve bereket tanrıçalarının esin kaynağı Sapiens Ana…

414 s.

İstanbul 2018

Kitabı satın almak için görsele veya linke tıklayınız.

*

Todd Mcgowan
 

SAHİP OLMADIĞIMIZ ŞEYİN KEYFİNİ SÜRMEK
 

Psikanalizin Politik Projesi
 

Çeviren:Kemal Güleç
 

İmge Kitabevi

 

Psikanalizle politikayı bir araya getirmeye çalışan sayısız teşebbüse karşın, psikanalizin temel ilkelerinde yer alan politik projeyi tanımlayan ilk kitap budur. McGowan, psikanalizin temel ilkelerinden çıkan bu politik projenin Marksizmin yirminci yüzyıldaki akıbetinin ardından özgürleşimci politikaya yeni bir kanal açtığını ileri sürüyor.

 

Psikanalizin politik muhtevasının peşine düşenler genellikle Freud'un cinsellik üzerine erken çalışmalarına bakar, oysa McGowan Freud'un ölüm dürtüsünü keşfedişine ve kavramın Lacan'daki gelişimine odaklanıyor. Ölüm dürtüsünün bir sonucu olarak gerçekleşen kendi kendine zarar vermenin, politik felsefemizin merkezine almamız gereken özgürleşmenin kurucu edimi olduğunu ileri sürüyor.

 

Psikanalizin, özgürleşmeyi kaybın üstesinden gelmeyi sağlayacak bir eylemden ziyade kaybın benimsenmesi olarak düşünme imkânı barındırdığını iddia ediyor. McGowan, keyif patikasını bulmanın ancak kaybın benimsenmesiyle mümkün olabileceğini, keyfin politik mücadelenin belirleyici faktörü olduğunu ve ancak kaybın merkeziyetini benimseyen bir politik projenin küresel kapitalizm karşısında uygulanabilir bir alternatif oluşturabileceğini savunuyor.
 

“Psikanaliz yeni pozitif politik programlar ortaya koymaz; bunun yerine, her istikrarlı kolektif bağ için tehdit oluşturan yıkıcı bir gücün, bir ‘olumsuzluğun' ölüm dürtüsünün dış hatlarını tespit etmekle yetinir. Bu anlayış çerçevesinde, farklı psikanalistler devrimci, liberal veya muhafazakâr görüşleri savundular. Söylenebilecek her şey söylendi mi peki? McGowan'ın kitabı baştan sona yeni bir hat çizerek bu dağınıklığa çekidüzen veriyor: Psikanalizin verdiği en önemli ders, özgürleşimci politikanın herhangi bir ortak İyi mefhumunu değil, ölüm dürtüsünün olumsuzluğunu temel alması gerektiğidir. Bu düşüncenin sonuçları sarsıcıdır, bizi Freudcu Marksizmin standart versiyonlarının çok ötesine taşır; Sahip Olmadığımız Şeyin Keyfini Sürmek psikanaliz-politika aksındaki her şeyi tepeden tırnağa değiştirir.”

- Slavoj Žižek

463 s.

İstanbul 2018

Kitabı satın almak için görsele veya linke tıklayınız.

*

Robert Gerwarth
 

MAĞLUPLAR
 

Birinci Dünya Savaşı Neden Bitmedi?
 

Çeviren:Yüksel Taşkın

 

Doğan Kitap

 

Yüzyıl önce, Cihan Harbi'ni sonlandıran ateşkes antlaşması Avrupa'da savaşı gerçekten bitirmiş miydi?

Robert Gerwarth bu eşsiz çalışmasında, Birinci Dünya Savaşı'nın ardından yapılan barış antlaşmalarının savaşı bitirmediğini anlatıyor. Kitap tekrar çizilmek istenen sınırlar, sürgünler, yeni milliyetçiliklerle İkinci Dünya Savaşı'nın tohumlarını eken bir şiddet dalgasınınAvrupa'yı sardığını maharetle ortaya koyuyor.

Nefes kesen, ustalıklı bir panorama. Savaş sonrası anarşisini, yıkılan imparatorlukların ve doğan ulus devletlerin epik hikâyesini anlatıyor.

Avrupa'nın 20. yüzyılını yeniden düşünmemizi sağlıyor.

- The Times Literary Supplement

Önemli ve tam vaktinde yazılmış… İhmal edilmiş bir dönemi yeniden ele almamız gerektiğini gösteriyor.

- Margaret MacMillan, The New York Times Review of Books

Anlaşılır, zekice ve müthiş detaylarla dolu…

- Financial Times

456 s.

İstanbul 2018

Kitabı satın almak için görsele veya linke tıklayınız.

*

Rick Kempen

BİRA

Çeviren:Mustafa Özen

Kolektif Kitap

Biranın öyle düşünmeden kafaya dikip susuzluğunuzu gidereceğiniz bir içki olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Yapımında sadece su, tahıl, maya ve şerbetçiotu kullanılmasına rağmen sayısız türde üretilebilen bu halk içkisi insan medeniyetiyle neredeyse yaşıt, şaraptan ise bin yıl daha eski. Sanayi Devrimi'ne kadar tarihin her döneminde ve coğrafyasında kadınlar tarafından üretilen bira uzun yıllar halkların beslenme rejiminin önemli bir parçası olmuş. “Bu kitabın konusu da işte bu halk içeceği olan biradır.”

 

Elinizdeki kitap otuz yılını bu içkiye adamış bir “bira militanın” biranın çevresini kuşatan alan olarak tanımladığı “Bira Diyarı”na yapacağınız yolculukta kullanışlı bir rehber niteliğinde. Bira yapımından biranın tarihteki yerine, bira türlerinden tadıma, ambalajından saklanmasına, hangi yemeklerle ne tür bira içilebileceğinden sağlıkla ilişkisine, bira ülkelerinden bira festivallerine ve dünyanın önemli tadım merkezlerine dek biraya dair her şeyi bu kitapta bulabilirsiniz.

“Uygar şarapla avam bira karşılaştırmasına son vermenin zamanı geldi de geçiyor.”

286 s.

İstanbul 2018

Kitabı satın almak için görsele veya linke tıklayınız.

*

Maria Sharapova

DURDURULAMAZ

Şimdiye Kadar Hayatım

Martı Yayınları

İşin özünde motivasyonum basit: Herkesi yenmek istiyorum. Mesele yalnızca kazanmak değil; esas mesele kaybetmemek!

Ekranlardan hayranlıkla izlediğimiz yıldızlar hakkında genel olarak ne düşünürüz ve bizim onlar hakkında taşıdığımız önyargılarımıza karşın işin aslı nedir? Genelde onların şanslı olduklarını, zengin bir ailede doğdukları için tüm kapıların onlar için açıldığını ve bulundukları yere pek de çaba sarf etmeden ulaştıkları yargısına sahibizdir. Peki ya gerçek nedir? Sharapova'nın hayat hikâyesini okuduğumuzda zafere çiçekli yollardan değil, engebeli, taşlı yollardan yürüyerek ulaşan bir insanı görürüz karşımızda.

 

Onun hikâyesi esas olarak, altı yaşındaki kızının günün birinde dünyanın en iyisi olacağına yürekten inanan yoksul bir adamın, bu hayal uğruna Rusya'dan ayrılıp kızıyla birlikte cebindeki az bir parayla dilini bilmedikleri bir ülkeye, Amerika'ya gitmesiyle başlıyor.

 

Azim ve kararlılıkla yürünen yolun sonunda Maria Sharapova, daha on yedi yaşındayken Wimbledon'ı kazanır. On sekizinde dünya sıralamasında bir numaraya yerleşir. Beş kez Grand Slam'de zafere ulaşır. Bu başarılarının yanında yenilgiler ve suçlamalarla da karşı karşıya kalan Sharapova boyun eğmeyen karakteri sayesinde her şeye rağmen yoluna devam eder.

 

Durdurulamaz Sharapova'nın her ne olursa olsun kazanma arzusunu gözler önüne seren muhteşem bir otobiyografi.

Tenis bir oyun değildir. Bir spor ve bir bulmaca, bir dayanıklılık testidir. Kazanabilmek için elinizden ne gelirse yaparsınız. Tenis benim düşmanım ve dostum, kâbusum ve tesellim, yaram ve merhemim.

288 s.

İstanbul 2018

 

Kitabı satın almak için görsele veya linke tıklayınız.
 

 

*

YAZARLAR