Yeni Çıkanlar | 11 Şubat 2019

Yeni Çıkanlar | 11 Şubat 2019

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular. Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

YENİ ÇIKANLAR

Maggie Nelson

ARGONAUTLAR

Çeviren: Selin Siral

Kolektif Kitap

Kuşağının en sivri, en cüretkâr yazarlarından biri kabul edilen Maggie Nelson'ın eleştirmenler tarafından övgüyle karşılanan son kitabı Argonautlar anneliğe, dönüşüme, müşterekliğe, ebeveynliğe, aileye, dilin ve aşkın imkânlarına felsefi bir bakış yöneltiyor, bu ifadelere ilişkin sınırlayıcı ve tutucu yaklaşımları, daha kapsayıcı tanımlara varma adına süregiden mücadeleyi ustalıkla analiz ediyor. Bunu yaparken temelde sürekli şu soruları deşiyor: Bir kabuğa, bir kimliğe ihtiyacımız var mı gerçekten? Öyle bile olsa, bir kimlikle özdeşleşmek mümkün mü? Nelson tüm bu kalıpların öznel, kendini yenileyen, yanıp sönen doğasına ışık tutmayı sürdürüyor.
Denilebilir ki bu kitap, yazarın kendi deyimiyle ve kelimelerin geniş anlamıyla “kalbin çok cinsiyetli anneleri”; savaşçı argonautlar için yazılmıştır ve bunu “şanlı beyaz erkeğin” dilini, kimliğini, tutumunu sekteye uğratarak yapar.
“Maggie Nelson kültürümüzün prefabrik düşünce ve duygu yapılarını, vahşiliği bütünüyle aşkın hizmetinde bir zekâyla anlamamızı kolaylaştırıyor. Hiçbir kutsallık güvenli değil, tutuculuğa, ucuz ironiye geçit yok bu kitapta.”
- Ben Lerner
“Maggie Nelson bir kez daha büyüleyici bir iş çıkarmış. Anneliği ve queer bir aile olmayı belirli bir biçimde yaftalayan ve yanlış anlayan kültürün radikal altkültürler de dahil– zırvalığına ustalıkla sesleniyor. Son derece kırılgan bir zekâyla Nelson incelenmedik bir bölge bırakmıyor; kendi kalbi de dahil. Kültür için hayati önem taşıdığını bildiğim gibi, benzer bir kitap olmadığını da biliyorum.”
- Michelle Tea

232 s.
İstanbul 2019

Durmuş Çalışkan

CEZERİ’NİN OLAĞANÜSTÜ MAKİNELERİ

Babil Kitap

Bundan 813 yıl önce, 1206'da, Diyarbakır Artuklu Sarayı'nda muhteşem bir mühendislik kitabı yazıldı: Kitab'ül Hiyel. Kitabın yazarı, sarayın başmühendisi Ebu'l İz El-Cezeri'ydi. Olağanüstü makinelerin mucidi Cezeri; geçmişin bilgisi ile geleceği inşa eden büyük bir mühendis, sanatçı, dâhi ve aydınlanma adamıydı. Anadolu, tarihinin en kaotik dönemlerinden birini yaşarken, Artuklular bir yanda Selçuklular ve Eyyubiler, diğer yanda Bizans ve Haçlılar arasında muazzam bir varlık mücadelesi veriyorlardı. İşte böylesine zorlu bir dönemde, Artuklu sultanlarının sunduğu düzen içerisinde dünyanın ilk insansı robotlarını tasarlayan ve çalıştıran, şifresi Enigma'dan bile güçlü kilitler üreten, bugün kullandığımız krank mili ve 4 zamanlı dişli mekanizmaları geliştiren Cezeri, mühendisliği sanatla, bilimi hayatla buluşturdu.

Büyük mucidin dehasına yakışacak şekilde hazırlanan Cezeri'nin Olağanüstü Makineleri: Herkes İçin Cezeri kitabı, Durmuş Çalışkan'ın 15 yıllık titiz çalışmasıyla, sadece mühendislerin değil herkesin Cezeri'yi anlayabilmesi için yazdığı metinler ve çizdiği teknik resimlerle onun mühendisliğini ve felsefesini renkli ve masalsı bir dille ortaya koyuyor.

336 s.
İstanbul 2019

Mine Söğüt

GERGEDAN

Büyük Küfür Kitabı

Yapı Kredi Yayınları

Mine Söğüt Gergedan'la unutulmaz Deli Kadın Hikâyeleri'nin izinden gidiyor. Yüksek gerilimli bir dille zihni kamçılayan öyküler kuruyor. Güncel olaylara yaşadığımız günlere getirdiği bakış açılarıyla okurunu derinden sarsıyor. Bir ateş yakıyor. Karanlık dağılıyor.

Arada bir kedi eziyorsun. Sonra bir sincap. Sonra bir kirpi. Sonra köpek. Sonra ne olduğu anlaşılamayan şey. Sonra bir gelincik. Geç. Bir tilki. Geç. Bir kaplumbağa. Geç. Bir tavuk. Geç. Bir kertenkele. Geç geç. Bir yılan. Geçiniz. Bir kunduz. Geçiniz. Bir ceylan. Bir gelincik. Onu da geçiniz. Bir inek. Geç. Bir koyun. Geç. Bir devekuşu. Geç geç geç. Bir ejderha. Geç geç.

Bir Zümrüdüanka eziyorsun.
Geçiyorsun.
Bir gergedan eziyorsun.
Geçiyorsun.
Yeryüzünün gerçek tanrıları tekerlerinin altında, bağırsakları dışarıda. Herkesle beraber irili ufaklı kan lekeleri bıraka bıraka ardında işe gidip geliyorsun.

120 s.
İstanbul 2019

Tarık Buğra

OĞLUMUZ-YARIN DİYE BİR ŞEY YOKTUR

İletişim Yayınevi

Tarık Buğra, Kurtuluş Savaşı'nı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşsorunsalını konu alan siyasal roman geleneğimizin Yakup KadriKaraosmanoğlu ve Kemal Tahir ile birlikte önde gelen yazarlarındanbiri olmasının yanı sıra öykücülüğüyle de dikkat çeker.Öykülerinde çoğu zaman “sıradan” insanın başından geçenleri ya dageçmesi ihtimal dahilinde olanları kendine has bir duyuş ile anlatanBuğra, bazen bir hastalığın hüznünü, bazen bir aşkın tutkusunu,bazen de bir sohbetin neşesini kendimiz yaşıyormuşçasına içimizdehissettirir. Romanlarında olduğu gibi öykülerinde de taşrada olmayı,taşra insanıyla bir arada bulunmayı, sözün özü “taşranın ruhunu”anlatmayı ihmâl etmez.
Tarık Buğra'nın kaleme aldığı öykülerin ilk kısmını bir araya getirenbu kitap, daha önce Buğra'yı sadece romanlarından bilen okurları
“öykü de yazmış bir romancı” ile değil, her cümlesiyle başlı başına biröykücüyle bir araya getirirken, aynı zamanda Buğra'nın metinleriyle
ilk kez karşılaşacak okurların Tarık Buğra edebiyatının büyük “girişkapısını” aralamalarına bir imkân sağlıyor.“Buğra'nın, hikâyeciliğini belirgin iki çizgi üzerinde geliştirerekdönemin edebi tartışmalarına teoriyle değil, pratikle yanıt verdiğinidüşünebiliriz. Buğra öykücülüğünün bir çizgisi Proust ve Tanpınar'labuluştuğu ‘zaman' çizgisidir. Bu elbette Bergson sonrası modernistyazının da çizgisidir.
(...) Buğra öykücülüğünün başta sözünüettiğim ikinci çizgisi hümanizmdir. Zamana ilişkin öykülerinde nasılTanpınar'la aynı yerdeyse, insancıl ve insancı öykülerinde de Sait Faikçizgisindedir.”
Jale Parla'nın Önsöz'ünden...

280 s.
İstanbul 2019

Charles Bokowski

CANLILAR VE ÖLÜLER İÇİN FIRTINA

Çeviren:Avi Pardo

Parantez Yayınları

Yaşayan ve Ölü Fırtına'da nadir bulunan dergilerin yanı sıra ülkenin her yerindeki kütüphanelerden ve özel koleksiyonlardan derlenmiş şiirler yer alıyor. Bukowski'nin yayımlanmış son kitabı. Türkçeye ilk defa çevrilen şiirler…
Charles Bukowski bir zamanlar bir milyonerle evliydi.
Charles Bukowski yeraltında iyi tanınır.
Charles Bukowski öğleye kadar uyur ve her zaman akşamdan kalmauyanır.
Charles Bukowski Genet ve Henry Miller tarafından övülmüştürpek çok zengin ve başarılı insanonlar tarafından övülmek ister.
Charles Bukowski içer ve faşistlerle, devrimcilerle, yavşaklarla,fahişelerle ve kaçıklarla konuşur.
Charles Bukowski şiirden hoşlanmazdövüşçü gibi görünürama her seferinde dayak yerviski ya da şarap içer.

232 s.
İstanbul 2019

Halit Kakınç

YAZILMAMIŞ BİR TARİH

Destek Yayınları

• 8 milyon yıl önce de, 20 bin yıl evvelinde de nükleer savaşlar mı yaşandı yerkürede?
• Üzerinde yeterince durulmayan, gerektiği gibi ciddiye alınmayan verileri görmezden mi geliyoruz?
• Kehanetler, ezoterik saçmalıklar değil... İncelenmeyi bekleyen, açıklanmayı hak eden veriler mevcut mu?
• Lemurya (Mu) ve Atlantis diye uygarlıklar var mıydı bilinen tarihin öncesinde?
• Var idilerse, sonra ne oldular? Yok oldularsa eğer, nasıl ve niçin gerçekleşti bu yok oluşlar?
• Neredeydiler?
• Battı mı Atlantis? Okyanusa mı gömüldü sessizce? Kurtulanlar nerelere gittiler?
• Köpekbalıklarına yem mi oldular? Mamutlar tarafından mı çiğnendi cesetleri? Sellerde boğularak mı can verdiler?
• Lemurya, Kumari Kandam, Atlantis, Osirian, Rama, Sodom ve Gomora, Mohenjo Daro, Harappa, Hepsi hayal ürünü mü bu beldelerin?
• Tektit denilen olgu nasıl kanıtlıyor bu iddiaları?
• Bu iddialara yer veren yazılı belgeleri görmezden mi geliyoruz?
216 s.
İstanbul 2019

Ursula K.Le Guin

GÜNÜN GEÇ VAKİTLERİ

Çeviren:Can Gürses

Ayrıntı Yayınları

Uluslararası yazın çevrelerince 20. yüzyılın “Bilimkurguya edebiyat saygınlığı kazandıran” seçkin yazarları arasında ilk sıralarda anılan Ursula K. Le Guin; edebiyat yaşamının başından beri şiire özel bir yer ayırmış, şiirlerini belirli aralıklarla, bağımsız bütünler ve yer yer de özel seçkiler vasıtasıyla okura sunmuştur.

Roman ve öykülerinde kurduğu benzersiz dili derinden akan bir su gibi izleyip belirlemiş olan Le Guin şiirinin son örnekleri Late in the Day adıyla 2016 yılında yayımlanmıştı. Günün Geç Vakitleri, bu şiir toplamını Le Guin'in kendi yazmış olduğu önsöz, sunuş, sonsöz ve ek metinlerle birlikte Türkçeye aktarıyor: İnsancıllığın ölümünün vahşi törenlerle kutsandığı bir çağda kah eşyanın, kah mitolojik kahramanların, kah doğanın insancıllığına sığınan, okuyana hem son hem sonsuzluk hissini aynı kuvvette duyuran ebedi bir zaman'ın şiirleri...

128 s.
İstanbul 2019




Celia Blue Johnson

SIRADIŞI YAZARLAR

Çeviren:Ceyda Aldemir Down

Hep Kitap

Hep kitap'ın yazmayı ve okumayı hayatının merkezine yerleştirenlere yol arkadaşlığı yapmayı hedefleyen “Atölye” serisi bu defayazarların eğlenceli ve şaşırtıcı yanlarını ortaya çıkarıyor; enmahrem mekânlarının, çalışma odalarının kapılarını açıyor okura:Sıradışı Yazarlar: Joyce'tan Dickens'a Büyük Yazarların Takıntılarıve Tuhaf Alışkanlıkları.

Kimi gece çalışmayı seviyordu, kimi gün doğarken. Kimi çalışmaodasını gittiği her yere taşıyordu, kimi yatakta uzanmadançalışamıyordu, kimiyse ayakta yazıyordu. Hayran olduğumuzcinayet sahnelerini küvette elma yerken yazan Agatha Christie;hikâyelerini omzunda bir kediyle kaleme alan Edgar Allan Poe;trafikte, arabasının içinde yazmayı seven Gertrude Stein…

Birbirinden tuhaf alışkanlıkları ve takıntılarıyla dünya edebiyatının önemli isimlerinin en özel anlarına tanıklık etmek istemezmisiniz? Celia Blue Johnson'ın detaylı araştırmasının eseri SıradışıYazarlar, her yazarın kendine özel tuhaf bir yolu olduğunun kanıtı!

160 s.
İstanbul 2019



Brian Massumi

DUYGU POLİTİKASI

Çeviren:Hakan Erdoğan

Otonom Yayıncılık

Duygu, etkileme ve etkilenme gücüdür. Dünyaya açıklığın bir ifadesi olan bu basit tanım, bir dünya soruya açılıyor. Etkilemek ve etkilenmek karşılaşmada olmaktır, karşılaşmada olmak ise maceraya çoktan atılmış olmak. Duygu, bir öznenin içselliğinde kapalı kalan bir hissediş olmak bir yana, dünyanın olaylarına dolaysız bir katılımı içerir. Duygu deneyimin yeğinlikleriyle ilgilidir. Peki ya politika? Politika, karşılaşma maceralarından başka ne olabilir? Karşılaşmalar, ilişki maceraları değilse nedir? İşte bu yüzden, duygudan bahsetmeye başladığımız anda, ilişkisel karşılaşmanın politik boyutu içinde buluyoruz kendimizi.

Brian Massumi felsefe, politik teori ile gündelik yaşam arasında yeni güzergâhlar oluşturduğu bu söyleşilerde, duyguyu süreç olarak varoluşuna itibar eden bir ifadeye kavuşturup onun politikliğini ortaya koymayı amaçlıyor. Yukarıdaki basit tanım, kitap boyunca nakarat gibi tekrarlanıyor. Her tekrarlandığında, giderek çeşitlenen yan kavramları yardıma çağırıyor. Bu yan kavramlar da tekrar ediyor. Hepsi birlikte, duygu pratiğini politika olarak, politikayı yaşam biçimi olarak düşünmeye olanak tanıyan bir kavramlar ağı oluşturuyor.

220 s.
İstanbul 2019


Oktay Rifat

PERÇEMLİ SOKAK

Yapı Kredi Yayınları

Köşe başını tutan leylak kokusu

Yakamı bırak da gideyim

Yapı Kredi Yayınları modern şiirimizi yaratan ustaların kitaplarının ayrı basımını sürdürüyor. 1956'da çıkan Perçemli Sokak şiirimizde çığır açan Birinci Yeni'yi İkinci Yeni'ye bağlayan sembol kitaplardan. Oktay Rifat'ın bu önemli kitabı, önceki baskıları da gözden geçirilerek, yeni ve ayrı bir basımla okuruna ulaşıyor.

56 s.
İstanbul 2019

 

 

YAZARLAR