Çok Okunanlar

Polis, taksiden indirdiği kadına tecavüz etti!

Korkut Boratav: AKP kemer sıkma politikasını ağırlaştıracak

Küçük Tetikçi'nin saklamaya çalıştığı '17-25 Aralık' sözleri...

FETÖ lideri Gülen bu cesareti nereden buluyor! ‘Cihâd-ı asgardan cihâd-ı ekbere dönüyoruz'

Rektör Bey binecek, devlet ödeyecek! '3000 motor, 333 beygir olmazsa binmem'

ABC Kritik | Cemal Çağlı | Kuşatılan Gençlik Gelişmeyen Benlik

Öğretmen Cemal Çağlı yazdı...

İnsan merkezli eğitim sistemlerinde bilgi, ki­şinin özgürce gelişebilmesi ve kendisini özgürce ifade edebilmesi için kullanılan araçtır. Bilgi, gelişim ve değişimlerde, projelerde, daha iyi yaşayabilmenin gereği olan modellerin yaratılmasında kullanılmasıyla bir anlam kazanır.

Bir ülkedeki eğitimin çağdaşlığı, gelişmişliği, o ülkedeki eğitim programlarına ve uygulamalarına bakarak belirlenebilir.

Birey Nasıl Gelişir?

Birey, başkalarının dayatmalarıyla değil kendisinin isteyip de yaptıklarıyla gelişir. Bir insanı diğerinden ayıran temel özellik, gelişim sürecinde sergiledikleri farklı eylemleridir.

Bu farklı eylemliliğe sınır getiren, bu dinamik yapıyı statik hale sokmaya çalışan her program doğanın diyalektiğiyle çelişen programdır. Bireyin özgürlüğünü, toplumu elinde bulunduran egemenlerin çıkarlarına feda eden böyle bir anlayış, gelişimi ve değişimi tersine çevirmek isteyen anlayıştır.

Toplumun çoğunluğuna, insanca bir yaşam düzeyi sunamayan sistemlerde, bağımsız ve özgür düşünce kötü düşüncedir. Zararlıdır, engellenmesi ya da yok edilmesi gereklidir.

Genç Eylemcidir

Sindirilmek, susturulmak özgür kişilerde alerji yaratır. Bu yüzdendir ki eylemcidir, tepkicidir, değiştiricidir ve de değişendir. Değişmek ve değiştirmek eyleminde oldukça dinamiktir. Gün gelir kendini yönetenleri devirmek ister, gün gelir yaşadığı sistemi yıkmak ister. Bu yönüyle de devrimcidir.

İnsanların yaşama haklarının ellerinden alınmasını asla kabul etmez. Ölüm ve zulüm karşısında çifte standartlardan yana değildir.

Egemenler Özgür Kişiliklerden Korkar

İşte egemenler bu özgür kişilikten daima korkmuşlardır. İlk çocukluktan başlamak üzere her süreçte adına yuva, okul dedikleri kurumlar eliyle özgür kişilikleri yok etmenin yolunu bulmuşlardır. Katı kurallar koyarak, daha ilkokul birinci sınıfından başlayarak çocuğun özgür düşünmesini, özgür davranmasını engellemişlerdir. Okuma yazmayı çabucak öğrensinler diyerek, minik yavrularımız korkunç bir yarışın içine sokulmuşlardır.

Öğrenme, gözlemleyerek, dokunarak, deneyerek olmalı

Küçük yaştaki çocuklar, bütün öğrendiklerini evde ya da sokaktaki gözlemlerinden, deneyimlerinden, dokunmalarından öğrenmiştir. Bir başka türlü söylersek; yaşamsal zorunluluklar onu öğrenmeye yöneltmiştir. O, öğrendiklerini ezberlememiş, sadece benzer davranışları tekrarlayarak belli bir kültür düzeyine ulaşmıştır. Çocuğa mutfakta yatılmayacağını anne ve baba öğretmemiştir, mutfağın nesnel koşulları onların bu sonuca varmasını sağlamıştır. Aynı şekilde bazı cisimlerin sert bir zemine düştüğünde parçalandığını gözlemleyerek kendisi öğrenmiştir…

Katı kurallar öğrenmeyi olumsuz etkiler.

Kuralsızlığı özgürlük kabul eden çocuk, odasında bile özgür değildir. Dağınıklık anne babayı çileden çıkarır ve her şeyin yerli yerinde olması istenir. Yine burada düşünülen çocuk değil, yetişkinin yorulmaması durumudur. Bütün bu kuşatmalar dayatmalar sokağı çocuk için güzel bir dünya, etkin bir çekim alanı kılar. Bizim için sokaklar, taşı toprağı, çamuru olmayan ve sadece bir yerden bir yere gitmeyi sağlayan mekânlardır. Oysaki çocuk için bambaşka bir şeydir sokak. Taşı toprağı, kedisi, köpeği, böceği olan bir sokak çocuk için en güzel sokaktır.

Oyundan kopuk eğitim robotlaştırıyor çocuklarımızı

Oyun çocuktur, çocuk oyundur, çocuk kuralsızlıktır, başkaldırıdır, cesarettir. Çocuk, deneydir, yaratıcılıktır ve de yeniden üretmektir. Ah keşke duyabilsek içimizdeki çocuğun sesini! Üst benliğin kuşatması altında öldürmesek içimizdeki çocuğu! Öldürülünce çocukluk, geriye suskunluk, nefret, ölüm, zulüm kalıyor. Korku kaplıyor yüreğimizi. Güzellikleri sunarken yüzümüz kızarıyor. “Seni seviyorum” demekten utanıyoruz, ama küfretmekten, hükmetmekten, suçlamaktan, iftira etmekten, kabalık yapmaktan utanmıyoruz.

Öldürdük içimizdeki çocuğu

Bir zamanlar çocuk olan bizler şimdi yetişkinleriz. Ama unuttuk çocukluğumuzu. Bize yapılmasını istemediklerimizi, şimdi hiç çekinmeden çocuklarımıza yapıyoruz. Hem de eğitim ve eğitmenlik adına. Daha da ileri giderek bu çağdışı sindirme politikasına “çağdaş eğitim” diyerek.

Üretmeyip tüketen toplum

Üretken bir toplum değiliz, üretilmiş olanla yetiniyoruz. Bilgi bombardımanın arasında düşünme özürlü insanlar olmuşuz. Mutlak doğrular ve yanlışlar bizi önyargılı, soyut düşünmeyen farklı düşüncelerin analiz ve sentezini yapamayan insanlar haline getirmiş. Her şeyi bildiğini zanneden ama çok az şey bilen aptallara dönüştürülmüşüz.

Yorumlayan mı papağan gibi aktaran mı?

Bu eğitim sisteminde, öğretilenleri sözcüğü sözcüğüne papağan gibi aktaran çocuğu zeki çocuk olarak kabul ederiz. Bütün zamanını ders çalışmakla geçiren çocuğu süper çocuk olarak düşünürüz. Ömründe ova, plato, ırmak görmeyen çocuğun bu coğrafi bilgileri hatırlayamaması durumunda azarlarız ve ona “tembel" unvanını veririz. Kendi yaşadığı mahallenin sokaklarını bilmeyen çocuklardan hiç görmediği ülkenin nüfusunu, yüzölçümünü, başkentini, coğrafi konumunu bilmesini utanmadan isteriz.

İlgili Haberler

ABC Kritik

ABC Kritik | Kadir Cangızbay | Rakı üzerinden Animizm'e geri dönüş

ABC Kritik

ABC Kritik | Alper Taş | İslam ve Sol Çalıştayı

ABC Kritik

ABC Kritik | Mehmet Aslan | Cengiz Gündoğdu'nun estetik anlayışı

ABC Kritik

ABC Kritik | Günay Güner | Ankara yeni tren garının düşündürdükleri

ABC Kritik

ABC Kritik | Fikret Başkaya | 'Yok ediyorum, öyleyse varım!'

ABC Kritik

ABC Kritik | Cemal Çağlı | Kuşatılan Gençlik Gelişmeyen Benlik

ABC Kritik

ABC Kritik | Çağlar Ezikoğlu | Cevap ver Fethullahçı Erkan Tan!

ABC Kritik

ABC Kritik | İbrahim Utku Nar | Kadrolu işçiler, asgari ücret artışından muaf tutulacak

ABC Kritik

ABC Kritik | Prof. Dr. Coşkun Özdemir | Yurdumuzda  inançlar nasıl bir rol oynuyor?

ABC Kritik

ABC Kritik | Fikret Başkaya | Yurttaşı nasıl bilirsiniz?

ABC Kritik

Prof. Dr. Coşkun Özdemir | Yurdumdan İnanç Manzaraları: Kimler Ne demişti?

ABC Kritik

ABC Kritik | Coşkun Özdemir | Milli Egemenlik ve Milli İrade