ABC Kritik | Günay Güner | Yeni kimlik kartı ve Türk Bayrağı

ABC Kritik | Günay Güner | Yeni kimlik kartı ve Türk Bayrağı

Türkiye Cumhuriyetimizin kimlik kartları değiştiriliyor. Birkaç yıl daha değişim süresinden söz edilse de bankaydı, krediydi denip, insanların bugünden değişime zorlanmıyor değiller. İşin bu yönü bir yana, bir devletin kimlik kartı yapması kolay iş midir? Kuşkusuz değildir. Olmadığı yeni karttan bellidir. Yurttaş olarak Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartının hepimizin içine sinmesi gerekir. Ne ki bu, yeni karta baktığında insan, ''Bu kartı hazırlarken hiç mi denetleyen, gözden geçiren olmadı'' diye düşünmeden yapamıyor.

Türk Bayrağının şekli, yapımı, korunması, ölçüleri, rengi, koşulları önce 29 Mayıs 1936 tarih ve 2994 sayılı Türk Bayrağı Kanunuyla, ardından, bu yasayı yürürlükten kaldıran 22/9/1983 tarih, 2893 sayılı Türk Bayrağı Kanunu ile belirlenmiştir. Bu kanuna aykırı uygulamalar TCK’nin 526. maddesi uyarınca cezalandırılır. Şimdi kimlik kartına bakalım. Kart üzerindeki Türk Bayrağı yasadaki koşullara hiçbir biçimde uygun değil. Ne ay yıldız beyaz, ne zemin aldır. Hiç ilgisiz ve çirkin bir renk kullanıldığı gibi, bir de sözde kabartma görünümü verilmiş. Devletin yetkilileri en önemli belgelerden kimlik kartı üzerinde, ulusun bayrağını “bozamaz”, “yanlış” kullanamaz!

Kartın arka yüzünde, yasalar hiçe sayılarak, inatlaşır gibi yapılmış, Beştepe’deki sarayın silueti var. Ulusun tümünce benimsenmemiş bu yapının, ortak yurttaşlık belgesi, kimlik kartına konması uygun değildir.

Bitmedi. Kimlik kartında “son geçerlilik tarihi” gibi garip bir tarih var. Devletin kimlik kartında son geçerlilik diye bir anlayış olamaz. Bu tarih geldiğinde bu kişi yurttaşlığını mı yitirecek? Anlamı nedir? Nedeni teknik aşınma bile olsa devletin kartında böyle bir tarih olamaz.

Başında “Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı” ibaresinin yer aldığı kartta her başlığın, sözcüğün bir de İngilizcesi yazılmış. Sömürge kimlik kartı mı bu?

Gerçekten bu kart nasıl yapıldı, us almıyor. Nasıl açıklamalı? sıralanan sorunlar öyle görülemeyecek, ayrımında olunamayacak sorunlar değil ki. Üstelik hâlâ dağıtımı sürüyor.      

YAZARLAR