ABC Kritik | Kadir Cangızbay | Rakı üzerinden Animizm''e geri dönüş

ABC Kritik | Kadir Cangızbay | Rakı üzerinden Animizm''e geri dönüş

Epey bir süredir rakı şişelerinin etiketinde 'alkol dostunuz değildir' diye yazıyor.  İster alkol olsun, isterse zemzem, hiçbir nesneden ne dost olur ne de düşman. Nesnelerin ne canı, ne de ruhu vardır, dolayısıyla düşmanlık veya dostlukları diye bir şey olamaz. 

Nesnelere can, ruh, duygu, niyet, irade, varoluşlarına da amaçlılık atfetmek, insanın yüz binlerce hatta milyonlarca yıl önceki ilk zihniyet biçimine tekabül eder: Latince’de can-ruh demek olan ‘anima’dan animizm.

Animist zihin yapısı içinde kafanıza düşen kuru yapraktan yürürken ayağınıza takılan taş veya gürleyen maksat vardır; dostça veya düşmanca.Nesnelere can ve ruhun ardından bir de kudret atfetmeye başladığınızda ise artık tam tamına idolatri (put merkezlilik) dünyasına girmişsiniz demektir. 

Kendi idolleriniz, yani putlarınız tapınılası, başkalarının putları ise yıkılası, kırılası, yok edilesidir; hele bu başkaları aynı zamanda sizin düşmanlarınız ise. Daha doğrusu, sizinkinden/sizinkilerden farklı putlara tapınan veya hiçbir puta tapınmayanlar artık sizin gözünüzde düşman, üzerlerine cihat edilecek zındıklardır.

Putperest kendi putuna/putlarına ilahlık atfettiği ölçüde kendi dışındakileri de şeytanileştirmiş olacaktır; zira tanrının ‘öteki’si, şeytandır.

“Alkol dostunuz değildir” ibaresinde dile gelen, animizmle idolatrinin birbirine bulandığı karma bir zihniyettir. Bir nesne olarak alkole bir ruh atfetmek animizmin, bu ruhu kötü/düşman bir ruh addetmek ise idolatrinin bir tezahürüdür.

Hemen bütün nesneler gibi alkol de nerede ve nasıl kullanıldığına göre yararlı veya zararlıdır; gözünüze sürerseniz hem canınız yanar hem de gözünüz tahriş olur, yaraları mikroplardan  temizleyip pansuman yapmanın ise olmazsa olmazıdır.

Bir nesneye nerede, nasıl, ne için ve ne kadar kullanıldığından/tüketildiğinden bağımsız olarak özsel bir zararlılık/kötülük/düşmanlık atfetmek ise, tam tamına ‘haram’ kavramına denk düşer ki, bu da animisto-idolatrik bir zihniyet yapısının bir ürünüdür ve de “alkol dostunuz değildir” ibaresi “alkol haramdır”, “alkol bütün kötülüklerin anasıdır” türünden dogmatik ve ötekileştirici sloganların ikiyüzlü versiyonunundan başka bir şey değildir ve de rakı şişesininin etketinde yer aldığına göre burada ‘alkol’le kastedilen, rakıdır.

Oysa rakı, alkol değil, alkol de içeren sıvı bir besin maddesidir ve de Türkçe’de bu tür içeceklere içki deriz. Ancak şu da var ki, yüzde 4-5 alkol içeren biraya içki derken, onun iki misli alkollü bozayı hiç de içki olarak görmeyiz; hakeza ‘bekletilmiş/mayalanmış’ ayran olan kefir de en az bira kadar alkollü olsa da hemen hiç kimse onu içki olarak görmez.

Ben de içkiyi bilmeden tatmıştım, bizimkilerin Şeker bayramlarında misafirlerimize akide şekeri ve lokumun yanında küçük pembe cam kadehlerde ikram ettikleri nane veya muz likörleri üzerinden. 

Bir de çok içmekten fenalaşıp bayıldığım iki vaka vardır, aşağı yukarı 40 yıl önce, yani bayağı gençken ve en fazla iki üç hafta arayla; ama, içtiğim rakı değil ayrandı ve de bir dikişte iki litre içmeye kalkan, ne içerse içsin, kim olursa olsun mutlaka başına bir şey gelirdi.

YAZARLAR