ABC Kritik | Prof. Dr. Coşkun Özdemir | Futbol dünyamız

Nasıl bir ülke nasıl halidir bu? Nasıl bir taraftarlık? Maça gelen rakip takımın otobüsünü taşlamak. Oyun sırasında kaleciyi hedeflemek. Korner atan oyuncuya şişe, para atmak. Rakip takım idarecilerine küfürler. İşte Beşiktaş-Fenerbahçeyarı final maçı yarıda kaldı, maç tatil edildi.

Bu ayıbın suçluları kimler? Şenol Güneş’in başı yarıldı. Geçmiş olsun ona. Bu edepsizlikler geçmiş olamayacak GS-FB maçı da ne kadar ayıplı oldu. Gençliğimde meraklıydım futbola. Kadırga talebe yurdundan GS’li, FB’li, Beşiktaşlı kol kola giderdik maçlara. En çok Şeref stadını hatırlıyorum. Paşa paşa maç seyrederdik. Ne kavga ne dövüş... Olsa olsa “ulan nasıl koyduk“ diye şakalaşırdık.

Biz Cihat, Büyük Fikret, Hakkı Şükrü, Şeref Gündüz, Arif, Bülent gibi büyük futbolcuları izledik. Nedir o öyle 6 gol atılmış hepsi yabancı. Bunlar para ile alınmış, neresi Fenerli,  Beşiktaşlı Galatasaraylı bunların. Büyük paralar dönüyor, siyaset herşeyin içinde. Nerede o eski futbol sevdası? Ayıptır söylemesi Beyoğluna da kravatsız çıkmazdık. Ne oldu bu memlekete? Bir anım var, hiç unutamadığım. Belki 40-50 yıldır ilk defa kayın biraderimin önerisi ile bir derbi maçına gittim ve inanılmaz bir olaya tanık oldum. Seyircinin takımı çıktı alkış, ıslık, düdük, borazan. Ardından rakip takım.

Bütün stadyum tam bir uyum içinde “hepiniz o…..çocuğusunuz” diye haykırdı. Binlerce genç. Bu ülke çocuğu. Atatürk’ün cumhuriyeti emanet ettiği gençler. Şaşkınlıkla tabii üzüntü ile izledim bu gençleri. Yahu çocuklar bunlar yarın milli takımda beraberce mücadele edecekler. Arkadaş onlar. Onları neden bilmem ne çocuğu yapıyorsunuz, nedir bunun mantığı. Yalnız futbolda mı var bu aymazlık? Ne gezer. Metrodaki giriş çıkışlara bakın. İnsanlar göğüs göğüse. Asansörlerde bazen yaşlıların dışarda kaldığını görüyorum. Bir şoför bizim tekerlekli sandalyedeki kızımıza sesleniyor” Yahu  senin ne işin var dışarda otursana evinde. Yaya geçitlerine ne yayalar, ne de şoförler uyuyor.

Bir yabancı grup”sizin bu yaya geçitlerini neden yaptığınızı anlamadık.Bir kaç kişiyi birden haklamak için mi diyor.” İşte böyle bir memleket olduk. Vallahi bizim çocukluğumuzda uygarlık vardı terbiye vardı, büyüğe, okumuşa öğretmene saygı vardı. Emin olun burada bu yozlaşmada bu aymazlıkta politikacının rolü büyüktür. Nasıl bir dil kullanıyorlar bakar mısınız?

Nasıl bir seviyesiz kavgalaşma. Bir adam, bir herif Yunan kazansa daha iyi olurdu diyor. Ülkenin kurucusu, kurtarıcısına küfür, karalama. Bu olup bitenlerden bütün millet sorumlu ama en çok yönetenler, politikacılar. Bu ayıplardan kurtulmak için el birliği ile yaman bir mücadele lazım. İşsizlik hele üniversite mezunları için kaygı verici düzeyde. 70 bin öğrenci hapiste.

Enflasyon yükseliyor. Paramız değer kaybediyor. 24 Haziran baskın seçimi halkımız için iyi bir sınav olacak diye umutluyduk. Halkın bilinçlenmesi, yurdunu sevmeesi ve korumayı öğrenmesi lazım. (bunu öğretmiyorlar) Aydınlanmadan uzak biyolojik yaşamla  demokrasi olmaz. 

Haydi el birliğiyle bu ülkeyi cehaletten, bencillikten, aymazlıktan gafletten koruyalım.
 

YAZARLAR